-D.10/92 Yargıtay/Hukuk 16/92
(Dava No. 2282/89; Lefkoşa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: N. Ergin Salâhi, Taner Erginel, Metin A. Hakkı
İstinaf eden: Sevil Türkalp (Veki-li M. Zeki Kervan), Lefkoşa.
(Davacı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: 1. Zorlu Töre, Lefkoşa.
2. Mehmet Ünal Bay, Lefkoşa.
3. Zihni Çelikiz, Lefkoşa.
- (Davalılar)
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Serhan Çınar
Aleyhine istinaf edilenler namına: -Ali Rıza Görgün
K A R A R
N. Ergin Salâhi: Davacı Lefkoşa Kaza Mahkemesinde Eylül 1989 tarihinde dosyaladığı 2282/89 sayılı bir dava ile Bedreddin Demirel Caddesi Numara 83'deki bir binayı 3.3.1987 tarihinde davalı numara 1'e kiraladığını, davalı numar-a 2 ve 3'ün de bu kira anlaşmasında davalı numara 1'in kefili olduğunu iddia ederek 1.3.1989 tarihinden itibaren her ay için baki kira bedeli olan 1400 Sterlin birikmiş kira ve her ayın ilk gününden itiabren ödeme tarihine kadar bu kira ödemelerinde %48 fa-iz talep etmiştir.
Davalılar ise dosyaladıkları müdafaa takririnde özetle; 3.3.1987 tarihinde imzalanan kira sözleşmesinin 2 yıllık olduğunu ve 28.2.1989 tarihinde sona erdiğini, bu süre zarfında aylık kiranın 80 Sterlin olduğunu, kira sözleşmesi hitamın-da konu binanın davacı numara 1 tarafından işgal edilmesine devam edilmesi halinde 200 Sterlin ödenmesine dair kira sözleşmesinde yer alan hükmün cezai mahiyette olduğunu, her halükârda kira sözleşmesi hitamında ödenmesi öngörülen bu miktarın 17/81 sayılı -Kira Denetim Yasasına aykırı olduğunu ileri sürmüşlerdir.
Davayı dinelyen İlk Mahkeme neticede Mahkemeye Emare 1 olarak sunulan 1.3.1987 tarihli kira sözleşmesinin 28.2.1989 tarihinde sona erdiği ve sözleşme uyarınca son ödenmesi gerken kira bedelinin 80- Sterlin olduğu, konu binanın kira denetim bölgesi içerisinde bulunduğu ve anlaşma hitamında binanın davacı 1 tarafından işgal edilmesine devam edilmesi halinde 200 Sterlin ayda ödenmesi husundaki şartın kira sözleşmesi sona erdiği cihetle 17/81 sayılı Kir-a (Denetim) Yasasının 3(1) maddesine aykırı olduğu bulgusuna vararak davacının dava ve talebini reddetmiştir.
İstinaf bu karardan yapılmakta olup aşağıdaki 3 istinaf sebebini içermektedir:
"1. Muhterem Bidayet Mahkemesi Davacı ile Davalılar arasındaki -Emare 1 Kira Sözleşmesinin 28.2.1989 tarihinde sona erdiği yani Davalıların 1.3.1989 tarihinden itibaren dava konusu binanın yasal kiracısı statüsüne girdiği hususundaki bulgusu hatalıdır. Esasen taraflar arasındaki Emare 1 mukaveleye göre Davalılar 1.4.19-89 tarihinden itiabren dava konusu dükkânı mukaveleli olarak aydan aya icar ve tasarruflarında tutacaklar hükmünü öngrmemektedir. Muhterem Bidayet Mahkemesi bu hususta bulgu yapmamakla hatalı hareket etmiştir.
2. Muhterem Bidayet Mahkemesi taraflar aras-ındaki Emare 1 kira sözleşmesinin herhangi bir şekilde ve/veya herhangi bir nedenle geçersiz olduğu hususunda bulgu yapmadığı halde bu mukavelenin 1(a) maddesinin geçerliliğini kaale almamakla ve/veya mesleye uygulamamakla ve/veya davalıların yasal kiracı -statüsüne girdikleri bulgusu ile hareket ederek geçerliliğini kaale almamakla hatalı hareket etmiştir.
3. Yukarıdaki sebeplere binaen Muhterem Bidayet Mahkemesinin davacının davasını reddetmekle hata etmiştir."
İstinafın duruşmasında yukarıda alıntıs-ı yapılan istinaf sebepleri birlikte ele alınmış ve başlıca 2 husus üzerinde durulmuştur. Müstedif avukatının iddiasına göre Mahkemeye Emare 1 olarak sunulan kira sözleşmesi 28.2.1989 tarihinde sona ermemiş olup 1.3.1989 tarihinden itibaren davalı numara 1-, Emare 1 kira sözleşmesi uyarınca ayda 2000 Sterlin kira ile mukaveleli kiracı olarak binanın müsteciri olmaya devam etmiştir. Taraflardan herhangi birisi bir aylık ihbar vererek aydan aya devam eden akde dayalı bu kira sözleşmesini sona erdirmek hakkına -sahiptirler ve gerek davalı ve gerekse davacı böyle bir ihbar vermediği sürece davalı kanuni kiracı statüsüne geçmemiş, akde dayalı 200 Sterlin aylık kira ile kiracı olmaya devam etmiştir. İlk Mahkeme Emare 1 olarak sunulan kira sözleşmesinin 28.2.1989 tar-ihinde sona erdiği bulgusuna varmak ve davalı numara 1'in son ödemekle mükellef olduğu kira bedelini 80 Sterlin olarak tespit etmekle hata etmiştir.
Müstenif avukatı ayrıca kira sözleşmesi sona ermediği ve davalılar anlaşmaya dayanarak 200 Sterlin aylık -kira ödemeye devam ettiği cihetle İlk Mahkemenin talep edilen kira bakiyesi 1400 Sterlin ve bu miktar üzerinden %48 faiz ödenmesine hükmetmemekle hata ettiğini ileri sürmüştür.
Müstenif avukatı yukarıdaki iddialarını destekelemek için kira sözleşmesinin -ilgili maddelerine atıfta bulunarak bu sözleşmenin 2 sene hitamında aylık kira sözlşemesine dönüştüğünü ve aynı şartlara tabi olarak kira sözleşmesinin her ay yenilenerek devam etmekte olduğunu ve kira sözleşmesi şartlarına uygun olarak bir aylık ihbarla s-ona erdirilmediği cihetle halen devam etmekte olduğunu ileri sürmüştür. Müstenif avukatının iddiasına göre 17/81 sayılı Kira (Denetim) Yasası kira mukavelesi sona erdirildikten sonra uygulanacak bir yasa olduğuna göre İlk Mahkemenin sözü edilen kira sözleş-mesi sona ermeden bu yasayı uygulamak ve taraflar arasındaki aydan aya kira sözleşmesinin bu yasa maddelerine aykırı olduğu bulgusuna varmakla hata ettiğini ileri sürmüştür.
Aleyhine istinaf edilenler avukatı Mahkemeye Emare 1 olarak sunulan kira sözleşm-esinin 1. maddesine bakıldığına bu kira sözleşmesinin 28.2.1989 tarihinde sona erdiğinin açıklıkla görüldüğünü ve 1(a) bendinde kira sözleşmesi hitamında davalının konu yeri işgale devam etmesi halindee 200 Sterlin ayda kira ödemesinin öngörüldüğünü, burad-a kullanılan deyimin "işgal" olduğunu; keza aynı paragrafın (b) bendinde kira sözleşmesi yani 28.2.1989 tarihinden sonra tarafların yeniden anlaşma yapmalarını öngördüğünü, her iki bent birlikte okunduğunda kira sözleşmesinin açıklıkla 28.2.1989 tarihinde -sona erdiğinin görüldüğünü iddia etmiştir. Aleyhine istinaf edilenler avukatı, ayrıca, geçmişte içtihat kararlarında değinildiği gibi, kira sözleşmelerinin muğlak terimlerle devamlılık kazanmayacağına işaret etmiştir. Keza kira sözleşmesi sona erdiğine gör-e sözleşme hitamından sona her ay için ödenmesi öngörülen 200 Sterlinin hem fahiş olduğu hem de 17/81 saylı Kira (Denetim) Yasasını dışlamaya yönelik olduğu cihetle geçerli olmadığı yönünde İlk Mahkemenin bulgusunun da hatalı olmadığını ileri sürmüştür.
-Yapılan argümanları değerlendirirken Mahkemeye Emare 1 olarak ibraz edilen kira sözleşmesinin 1. maddesine bakıldığında kira süresinin 1.3.1987 tarihinden başlamak üzere 28.2.1989 tarihine kadar 2 yıl olduğu açıklıkla görülmketedir. Aynı maddenin (b) fıkra-sında ise "taraflar vade sonunda yeni ir anlaşma yapmakta serbesttirler" deyimi yer almaktadır. Bu durumda kira sözleşmesinin 28.2.1989 tarihinde hitam bulduğu açıklık kazanmakta olup İlk Mahkemenin bu yöndeki bulgusunun hatalı olduğu söylenemez. Müstenif -avukatının ısrarla üzerinde durduğu husus Emare 1 sözleşmenin 1(a) bendidir. 1(a) bendi ise aynen şöyledir:
"(a). Kiracı 28.2.1989 tarihinde malı ihbarsız tahliye edip, bu mukavelename şartları uyarınca Mal Sahibine teslim etmek mecburiyetindedir. Etmediğ-i takdirde ayda £200.- (200 Sterlin) kira ile, aydan ayda kiracı olarak, fakat diğer mukavelename şartları aynı kalmak şartıyle işgale devem etmeği kabul etmiş sayılacaktır."
Müstenif avukatının iddiasına göre yukarıdaki bent uyarınca kira sözleşmesi 28.-2.1989 tarihidnen sonra 200 Sterlin aylık kira ile aydan aya kira sözleşmesine dönüşmüş olup taraflardan herhangi birinin 1 aylık ihbarı ile bu kira sözleşmesi sona erdirilinceye dek devam etmektedir. Müstenif avukatının bu iddiasını lâyıkı ile değerlendir-ebilmek için kira sözleşmesini göz önünde bulundurarak geçmiş içtihat kararlarına değinmeyi uygun bulduk. Örneğin Y/H 56/80, Mehmet Hasan n/d Mehmet Butik ile Ahmet Becerikli arasındaki davada taraflar arsında 2.1.1975 tarihinde akdedilen ve 2.1.1977 tarih-inde hitam bulan bir kira sözleşmesi yapılmıştı. Ancak kira sözleşmesi hitamında taraflardan herhangi birisinini vade hitamından 1 ay önce mukavelenin feshedildiğine dair yazılı bir ihbar vermemeleri halinde mukavelenin aynı şartlarda 1 sene daha yenilenme-si öngörülmüştü. Bu şekilde 1 sene daha yenilenecek kira sözleşmesi sonunda yeni 1 aylık ihbar verilmemesi halinde kira sözleşmesinin sene ve sene yenilenerek devam edeceği iddia edilmekte idi. Konuyu inceleyen Yargıtay, icar mukavelelerinde taraflar açık -olarak belitmedikleri hallerde bu şekilde deyimlerle mukavelenin devamlılık kazanamayacağını aşağıdaki görüşe yer vererek vurgulamıştır:
"Mahkemeler bir mukavelenin yıldan yıla yenilenmesi suretiyle daimilik kazanacak şekilde yorumlanmasına karşıdırlar, m-eğer ki mukavelede tarafların niyetlerinin bu olduğunu gösteren sarih bir hüküm olmuş olsun. Bir mukavelenin aynı hüküm ve şartlara bağlı yenilendiğini belirten genel mahiyetteki hükümler o mukavelenin yıldan yıla yenilenmesi için yeterli değildir."
Yine- Yargıtay bu kararda Woodfall Landlord and Tenant, 27th ed., vol.I p.973-974 para 2080'de şu alıntıya yer vermiştir:
"The leaning of the courts has been against perpetual renewals, so that in order to establish this consctruction the intention has to be -unequivocally expressed, and a proviso in general terms that the lease to be granted shall contain the same covenants and agreements as the lease containing the covenant or option has been repeatedly held not to extend to the covenant or option for renewal-. Equivocal expressions will not ve construed as conferring a perpetual rights of renewal where they are fairly capable of being otherwise interpreted."
-Keza, ayrıca, Swinburne v. Milburn (1884), 9 App. Cas. 844 at 850 de Lortd Selborne'ub aşağıdaki görüşüne de yer vermiştir:
"I am not inclined to adopt the language which is to be found in some authorities, to the effect that there is a sort of legal pr-esumption against a right of perpetual reneval in cases of this kind; bu these authorities certainly do impose upon anyone claiming such a right the burden of strict proof, and are strongly against inferring it from any equivocal expressions which may fair-ly be capable of being otherwise interpreted."
Birinci alıntıdan görüleceği gibi muğlak veya genel mahiyette olan ifadelerle i-car kontratlarının yenilenerek devam etmesinin uygun olmadığı, ikinci alıntıda yapılan içtihat kararında ise icar akitlerinin yenilenmesine karşı bir karine olduğu ve bu karineyi çürütmenin katı bir ispat külfeti ile mümkün olacağı vurgulanmaktadır.
Bu p-rensipler önümüzdkei mesleye uygulandığına esasta kira sözleşmensinin 1. maddesinde sözleşmenin 28.2.1989 tarihinde hitam bulduğu görüldüğü gibi 1(a) maddesinde yer alan aydan aya 200 Sterlin kira ile kiracı olarak devam etmesi şartını bu sözleşmenin aydan- aya 200 Sterlin kira ile devam ettiği şekilde yorumlayarak davalı numara 1'in mukveleli kiracı olarak bu binayı icarında bulundurmaya devam ettiği bulgusuna varmak olanaksızdır. Esasen 1(a) paragrafında "işgale devam etmeği kabul etmiş sayılacktır." deyim-i kullanılmaktadır ki be deyimin kiracının binayı tahliye etmemesi ve kullanıma devam etmesi halinde ödenecek kirayı tespit etmek yönünde konulmuş bir şerh olarak kabul edilmesi ve bu deyimden sözleşmenin ihbar verilmemesi halinde yenilenerek devamlılık ka-zandığı anlamının çıkarılmaması gerekir.
Bu nedenlerle müstenif avukatının ileri sürmüş olduğu ilk argümanın reddedilmesi gerekir.
Müstenif avukatının üzerinde durduğu ikinci husus 2 yıllık olan kira sözleşmesinin yıllık kira olarak sona ermesinden son-ra aylık kira sözleşmesine dönüştüğü ve aylık kiranın 200 Sterlin ayda olduğu yönündedir. Ayrıca, müstenif avukatı İlk Mahkemenin sözleşmenin 1(a) bendinin geçersiz olduğu bulgusuna varmadan davalıların yasal kiracı statüsüne geçtikleri bulgusuna varmakla -hata ettiğini ileri sürmüştür.
İlk Mahkeme kararına bakıldığında müstenif avukatının iddia ettiği gibi İlk Mahkemenin Emare 1 sözleşmenin 1(a) bendindeki şartın geçersiz olmadığı yönünde bulgu yapmadığı doğru değildir. Kararın 6. sayfasında İlk Mahkemeni-n bulgusu söyledir:
"Emare 1 sözleşmenin kiracının iki yıllık kira müddeti sonunda binayı tahliye etmek zorunda olduğu ve tahliye edip mal sahibine teslim etmemesi halinde aydan aya kiracı olarak ayda £200 Sterlin kira ödeyeceğini ifade eden kısmı Kira (-Denetim) Yasası kurallarına uygun olmadığı cihetle Emare 1 kira sözleşmesinin bu şartı yasal kiracının binayı tasarrufunda bulundurduğu sürece uymakla yükümlü olduğu bir şart veya kayıt değildir."
İlk Mahkeme bu karara varırken Emare 1 kira sözleşmesinin- 28.2.1989 tarihinde sona erdiği ve yasal kiracılık münasebetinin bu tarihten sonra başaldığı bulgusuna varmıştır. Yukarıda değindiğimiz gibi İlk Mahkemenin bu bulgusu yanlış değildir. İlk Mahkeme daha ileriye giderek yukarıda alıntısı yapılan bulguya varı-rken 17/81 sayılı Kira (Denetim) Yasasının 12(1) maddesini İngilteredeki muadilleri ile incelemiş ve neticede Emare sözleşmenin 1(a) paragrafında yer alan kira hitamından sonra ödemesi öngörülen kira sözleşmesindeki kira ödeme şartının yasaya aykırı olduğ-u sonucuna varmıştır. Bu sonuca varırken aşağıdaki görüşlere yer vermiştir:
"17/81 sayılı Kira (Denetim) Yasasının 12(1) maddesi İngilterede İncrease of Rent and Mortage İnterest (Restrictions) Act, 1920'nin 15(1) maddesinin hemen hemen aynıdır. İngilter-ede Philips v. Copping (1935) 1 K.B. 15 davasında sayfa 24'de Maugham L.J. şöyle demiştir:
'.... Then comes s. 15 as to the effect of which different options have been expressed. The section created a statutory tenancy and defends the possession of the st-atutory tenants, saying that he shall 'So long as he retains possessions, observe and be entitled to the benefit of all the tems and conditions of the original contract of tenancy, so far as the same are consistent with the provsions of this Act! What does- that mean? To my mind the phrase is not so framed as to extend to the case of the payment of rent. It is not dealing with rent.'
-Bu görüş Regional Properties Ltd. v. Oxley (1945) A.C. 347 davasında sayfa 355'de Lord Macmillan tarafından desteklenmiştir.
Görülebileceği gibi yasal kiracı tasarruf süresince kira sözleşmesinin Kira (Denetim) Yasası kurallarına uygun olan şart ve kayı-tlarına uymakla yükümlüdür ifadesi kira ödemeyi içermemektedir; yasal kiracının ödemekle yükümlü olduğu kira bedeli yasal kiracı statüsüne girmezden hemen önce ödemekle yükümlü olduğu kiradır."
Konuyu incelediğimizde İlk Mahkemenin yukarıdaki hukuki duru-mu yanlış değerlendirdiğini veya yanlış yargıya vardığını söylemek olası değildir. 17/81 sayılı Kira (Denetim) Yasası bir anlaşma sona erdikten veya erdirildikten sonra halen o binayı tasarrufunda bulunduran kişiyi korumak amacına yönelik olduğuna göre cez-ai mahiyette veya 17/81 sayılı Yasanın ilgili maddelerinin ruhuna ters düşecek şekilde yapılacak anlaşmaların 17/81 sayılı Kira (Denetim) Yasasının ilgili kurallarını engellemeye yönelik olduğu cihetle geçersiz olduğunu kabul etmek gerekir.
Önümüzdeki m-eselede söz konusu kira sözleşmesi 2 yıllık olup sarahaten 28.2.1989 tarihinde sona erdiğine ve son ödenen kira bedeli 80 Sterlin olduğuna göre kira sözleşmesi hitamında ödenmesi gerken miktar tarafların anlaşması ile dahi olsa kira denetim kuralları içeri-sinde mütalâa edilmesi gerekir. İlk Mahkemenin de bunu bu şekilde değerlendirmekle hata ettiği söylenemez.
Bu nedenlerle müstenifin üzerinde durduğu 2. istinaf sebebinin de reddedilmesi gerekir.
Netice olarak istinafın reddedilmesine, istinaf masraflar-ının müstenif tarafından aleyhine istinaf edilenlere ödenmesine karar verilmesi gerektiği görüşündeyim.
Taner Erginel: Sayın Yargıç N. Ergin Salâhi'nin serdettiği görüşler ve vardığı netice ile hemfikirim. Bu karardaki gerekçelere ek bir görüş belitmeyi bu- meselede lüzumsuz bulmaktayım.
Metin A. Hakkı: Yukarıda ünvan ve sayısı gösterilen istinafta Sayın N. Ergin Salâhi'nin serdettiği görüşler ve vardığı sonuca tamamen katılmaktayım. Ancak onun izhar ettiği görüşlere paralel olarak yasal açıdan istinafın ko-nusu ile ilgili olarak ben de birkaç söz söylemeyi uygun gördüm.
Anayasamız, bilhassa 46. maddesi ile tüm yurttaşların serbest sözleşme yapma hakkını garanti altına almıştır. Bu sözleşme hakkı serbestiyetine kira mukavelesi yapma hakkı da dahildir. Yasa -koyucu, Anayasamızın gösterdiği kısıtlamalar dahilinde bu hakkı sınırlayabilir, ancak böyle bir kısıtlamanın gıyabında, bir mal sahibi ile kiracı mevcut hehangi bir Yasa hükmüne ters düşmeme koşulu ile serbest kira mukavelesi yapmada serbesttir. Akitler Ya-sası da bazı tip mukavelelerin geçersiz olduğunu hükme bağlamıştır. Buna örnek olarak Fasıl 149 Akitler Yasasının 24-30 maddeleri verilebilir.
Yürülükte bulunan kira yasamız bazı hallerde bir kira mukavelesinin hitam bulması halinde mal sahibinin kiracı -aleyhine ne gibi sebeplerle kira mukavelesi sona erdikten sonraki dönemde tahliye emri alabileceğini göstermektedir. Bir başka deyişle, bazı ahvallerde bir kira mukavelesi sona erdikten sonra da mevzuat, kircının ilgili gayrımenkulü tasarruf etmesine olana-k sağlar, ve ortaya 'yasal kiracı' statüsü çıkar. Yasanın kiracıya bahşettiği bu haklardan kkiracı ekndi gönlü ile feragat edemez. Bu hususu gösteren birçok yerli içtihalar olmakla beraber misal olarak 1960 öncesi verilen Dionyssion Lambriandies v. Alexand-ors Mavrides davası verilebilir. (Bak: Cyprus Law Reports vol. 23 sayfa 49). Nitekim tarafların muvafakatı ile de olsa Kaza Mahkemelerinin kira Yasasının öngörmediği sebeplerle tahliye emri vermesi halinde, Yüksek Mahkeme tarafından ilgili tahliye kararını-n icrasının durdurulması ve iptal edilmesi söz konusudur. Bu nokta ile ilgili olarak Hukuk İstida 2/70 sayılı yerli Yüksek Mahkeme kararı örnek gösterilebilir.
Yukarıda söylenenler kanuni kiracılık döneminde yapılan işlemlerle sınırlıdır. Mukaveleli kira-cılık döneminde bir mal sahibi ile kiracının karşılıklı anlaşarak ve herhangi bir yasa hükmüne ters olmadan mukaveleli kiracı kalmayı istemeleri kanuna aykırı değildir. Bu husus, 9/76 sayılı Mahkemeler Yasasının 38. maddesine istinaden bizim Mahkemelerimiz-in uygulamakla yükümlü olduğu mevzuat arasında yer alan 'Common Law' prensipelri ve Yasaların (Statute Law) tefsiri ile ilgili prensiplerde de sarihtir. Nitekim Halsbury's Laws of England, Third Edition vol. 8 sayfa 43, paragrag 248'de "contracting out" ba-şlığı altında aynen şöyle denmektedir:
"248. Contracting out. As a general rule, any person can enter into a binding contract to waive the benefits conferrred upon him by an Act of Parliament, or, as it is said, can contract himself out of the Act, unless- it can be shown that such an agreement is in the circumstances of the particular case contrary to public policy. Statutory conditions may, however, be imposed in such terms that they cannot be waived by agreement, and, in certain circumstances, the legisl-ature has expressly provided that any such agreement shall be void."
Yine Halsbury's Laws of England, Third edition, vol. 36 sayfa 444 ve 445'de paragraf 673 ve 674'-de aynen şöyle denmektedir:
"673. Waiver of statutory rights. Individuals for whose benefit statutory duties have been imposed may by contract waive their right to the performance of those duties, unless to do so would be contrary to public policy or to -the provisions or general policy of the statute imposing the particular duty of the duties are imposed in the public interest. Such a contract may be implied from acquiescence. In some cases, and in particular where a statute bars a legal remedy without ex-tinguishing a right, the courts treat mere failure to plead the statute as acquiescence.
A statutory right which is granted as a privilege may be waived either altogether or in a particular case; and where an individual for whose benefit such a right is -granted waives it , it is not competent to another person who is not intended to be benefited to insist on its performance."
"674. Cases in which contracting out is prohibited. The following are instances of agreements which would involve the deprivation- of statutory or other rights and which are expressly rendered void or ineffective by statute. ..........."
Mezkûr eserin verd-iği örnekler dikakatlice incelendiğinde görülecektir ki bir kiracı ile mal sahibinin karşılıklı arzu etmeleri halinde ve herhangi bir yasa hükmüne ters düşülmeme koşulu ile, kiracı ile mal sahibi mukaveleli kiracılık döneminde ikisinin uygun gördüğü şartla-rı ihtiva eden kira mukaveleyi yapmada serbesttirler. Nitekim Maclay v. Dixon davasında İngiliz Yüksek Mahkemesi bu doğrultuda bir karar vermişti. (Bak: All England Law Reports (1944) vol. 1 sayfa 22). Mezkûr içtihatın başlığından sonra "Editorial Note" ba-şlığı altında aynen şöyle denmektedir:
"Where a statute does not make contracting out illegal, no objection can be taken that the parties so arrange their affairs that the restrictions imposed by the statute are avoided. The mere fact that the parties set- out to arrange a letting which would ve outside the Rent Acts does not prevent such a letting being a bona fide letting within the terms of the Act. Where both parties agree to avoid the restrictions of the Act, it cannot for that reasons be said that the- letting is not a bona fide one."
Yukarıdaki genel prensiplerden ayrılıp bu istinafın olgularına bakıldığında taraflar arasınd-a aktedilen kira mukavelesinin birbirine tenakuz teşkil edecek şekilde 3 ayrı madde içerdiği görülmektedir. Şöyle ki mukavelenin 1. paragrafında kira müddetinin 1.3.1987 tarihinde başlayıp 28.2.1989 tarihinde sona erdiği ve 2 yıllık olduğu sarihtir. Aynı m-ukavelenin 1(b) maddesi altında vade hitamında tarafların oturup yeni anlaşma yapmakta serbest olduğu görülmektedir. Aynı mukavelenin 1(a) paragrafında ise mukavelenin esas 2 yıllık süresi sona erdikten sonra kiracının istinaf konusu malı tahliye edeceği ö-ngörülmekte, etmezse de kira süresince 80 Sterlin'lik aylık kira öngörülen mecura 200 Sterlin ödeyeceği belirtilmektedir. Birbirleri ile bağdaşması mümkün olmayan bu 3 ayrı provizyonun hangisinin uygulanması gerekmekte idi? Kanımca Kaza Mahkemesi içinde bu-lunduğu durumda mevzuatı bir hata yapmadan uygulamıştı ve verdiği karar yerindedir. Bunun da etraflı incelenmesini Sayın N. Ergin Salâhi az önce okuduğu kararda yapmış olduğu cihetle o konuya ben tekrar eğilme ihtiyacını görmüyorum ve onun serdettiği görüş-lere aynen katıldığımı bu kısa kararımın başında belirtmiştim. Yalnız bu kısa kararda vurgulamaya çalıştığım husus şudur ki, bir yandan yasal kiracılık döneminde kiracıya yasanın bahşettiği hakları kiracı 'waive' edemezken mukaveleli kiracılık döneminde ma-l sahibi ile kiracı, herhangi bir yasa hükmüne ters düşmemek koşulu ile diledikleri şartları içeren mukaveleyi yapmada serbesttirler ve buna mevzuatımız cevaz verir.
N. Ergin Salâhi: Netice olarak istinafın reddedilmesine, istinaf masraflarının müstenif t-arafından aleyhine istinaf edilenlere ödenmesine, oybirliği ile, karar verilir.
(N. Ergin Salâhi) (Taner Erginel) (Metin A. Hakkı)
Yargıç Yargıç - Yargıç
9 Haziran 1992
Full & Egal Universal Law Academy