D. 38/2019 Yargıtay/Hukuk No: 169/2019
(Lefkoşa Dava No: 4178/2019)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA.
Mahkeme Heyeti: Ahmet Kalkan Bertan Özerdağ Peri Hakkı
İstinaf Eden: Birken StocksalesGmbH yetkili vekili Av. Talat Yörük vasıtasıyla Almanya (Davacı)
ile
Aleyhine İstinaf Edilen: Asoğlu Ltd. Lefkoşa (Davalı)
Arasında.
İstinaf eden namına: Avukat Doğu Abidin
(İstinaf tek taraflı)
Lefkoşa Kaza Mahkemesi Kıdemli Yargıcı Alev Ulunayın 4178/2009 sayılı davada 17.9.2019 tarihinde tek taraflı ara emri istidasında verdiği emre karşı Davacı tarafından yapılan istinaftır.
-----------
KARAR
Ahmet Kalkan: Bu istinafta Mahkemenin kararını Sayın Yargıç Bertan Özerdağ okuyacaktır.
Bertan Özerdağ: Bu istinafta İstinaf Eden/Davacı kararda bundan böyle sadece Davacı olarak anılacaktır.
Davacı Alt Mahkemede HMUT Emir 2 nizam 1 tahtında dosyaladığı dava ile; Davalının Fasıl 148 Haksız Filler Yasasının 35.maddesine aykırı olarak "passing off" haksız filini işlediği iddiasıyla Davalıdan sair şeyler yanında genel ve özel zarar-ziyan talep etti.
Davacı bu davası altında tek taraflı bir ara emri istidası dosyaladı. Davacı istida altında ise özetle iki talepte bulundu. Bu talepler: "A. Davalının tasarrufunda bulunan Davacıya ait “Birkenstock” markasının taklidi olan ayakkabı ürünlerinin yedi eminin tasarrufuna verilmesine dair bir emir B. Bu ürünlerin Davalıya ait dükkân dışına çıkarılmaması veya satılmaması ve/veya zaptı rapt altına alınmasına dair bir emir" şeklindedir.
Tek taraflı olarak Alt Mahkeme huzurunda görüşülen istidada sunulan şahadeti tezekkür eden Alt Mahkeme KKTCde Fasıl 268 Ticaret Markaları Yasası kuralları tahtında “Birkenstock” markasının kayıtlı bir marka olmadığına vurgu yaptıktan sonra huzurundaki davanın Fasıl 148 Haksız Fiiller Yasası 35.maddesi uyarınca passing off niteliğinde zarar ziyan veya tazminat talep eden bir dava olduğunu belirlemiştir. Bu hususların akabinde Alt Mahkeme kararında aşağıdaki paragrafa belirtilenlerle ilgili bir gerekçeye dayanarak tek taraflı emir vermeyi uygun görmeyip istidanın tebliğine emir vermiştir:
“Ancak Davacının bu talepleri davanın esasını etkileyeceği kanaatinde olduğumdan bu aşamada karşı tarafa söz ve savunma hakkı vermeden tek taraflı olarak talep edilen emri vermeyi uygun görmem.”
Davacı istidanın tebliğine yönelik verilen emrin hatalı olduğunu ileri sürerek huzurumuzdaki bu istinafı dosyalamış-tır.
İstinafı tüm bu olgular ışığında incelediğimizde şu sonuca varmaktayız:
Davacının istidası incelendiğinde talebinin esasen 9/1976 sayılı Mahkemeler Yasasının 41.maddesine dayanmakta olduğu görülmektedir. Yasanın ilgili maddesi birçok Yargıtay kararında incelenerek unsurları belirlenmiştir. Bu safhada konu ile ilgili Yargıtayın aşağıdaki Yargıtay/Hukuk 40/1993 D.23/1993 sayılı kararına atıf yaparız:
"Tek taraflı yapılan bir ara emri istidasında ara emrinin verilebilmesi için sair kriterler yanında konunun acil olması ve acilen verilmemesi halinde davacının telâfisi imkânsız zarara uğrayacağına Mahkemenin ikna edilmesi gerekir. Konu bu denli acil değil veya meselenin tüm şeraiti dikkate alınarak karşı tarafa söz hakkı verilmesi uygun görülüyorsa istidanın karşı tarafa da tebliğ ettirilerek onlara da söz hakkı tanınması ve istidanın çift taraflı yapılmasının talep edilmesi gerekir. Bu durumda İlk Mahkemelerin ilkin karar vereceği husus tek taraflı istida ile yapılan ara emri müracaatının bu denli acil olup olmadığına karar vermesidir. Acil olduğu kararına vardıktan sonra istidayı tek taraflı olarak görmeye karar veren mahkeme birçok içtihat kararlarında değinildiği gibi örneğin: Zeki Halil ve diğeri ile Hüseyin İ. Malyalı arasındaki Yargıtay/Hukuk 48/80 (D.29/80)’de özetlenen prensipleri dikkate alarak bir karar vermesi gerekir.
………………
(a)Karara bağlanması gereken konunun ciddi olması;
(b)Davacının iddiasında haklı olduğuna dair belirtilerin bulunması;
(c)Men’i müdahale emri verilmezse ileride telâfisi mümkün olmayacak zararın doğacağı veya eski duruma dönüşün çok zorlaşacağı hususunda mahkemenin kanaat getirmesi."
Alt Mahkeme kararı irdelendiğinde Alt Mahkemenin meseleyi incelerken ne bu unsurlara değindiği ne de huzurundaki ihtilafı bu unsurlar açısından herhangi bir incelemeye tabi tuttuğu görülmektedir.
Alt Mahkemenin huzurunda tek taraflı yapılan istidanın içerdiği taleplerle ilgili olarak ilkin aciliyet konusunu ve istidanın karşı tarafa tebliğ edilerek itiraz dosyalanmasın-dan dinlenerek bir karar verilmesine kadar geçecek süre zarfında meseledeki statükonun değişip değişmeyeceğini belirlemesi statükonun değişmesinin söz konusu olması ve Davacının ileride telâfisi mümkün olmayacak zararının doğacağı veya eski duruma dönüşün çok zorlaşacağı durumu hasıl olduğunda istidayı tek taraflı olarak dinlemesi gerekirdi.
Alt Mahkemenin istidanın tek taraflı olarak dinlenmesine karar verdikten sonra ise yukarıdakilere ilaveten karara bağlanması gereken konunun ciddi olduğu ve Davacının ilk nazarda davasında haklı olduğuna dair belirtiler bulunduğu unsurlarına dayalı olarak meseleyi incelemesi ve tespitlerine göre istidadaki taleplerle ilgili bir karar vermesi gerekirdi.
Alt Mahkeme yapacağı incelemede huzurundaki meselede aciliyet olmadığına kanaat getirmesi durumunda istidanın tebliğine emir vermelidir.
Bunun yanında ara emri konusundaki prensip kararlarında belirtildiği üzere davayı neticelendirecek yönde emirler vermekten kaçınılmalı talep edilen emrin verilmesi durumunda böyle bir durum ile karşı karşıya kalınıp kalınmayacağı ara emrinin unsurları altında mesele incelendikten sonra belir-lenmelidir.
İstinafa konu karara bakıldığında Alt Mahkeme meseleyi ara emri unsur ve prensipleri tahtında herhangi bir incelemeye tabi tutmadan tek taraflı olarak yapılan başvuruda aciliyet bulunup bulunmadığını belirlemeden istidadaki taleplerin davanın esasını etkileyeceği kanaatine varması ve bunun sonucunda istidanın tebliğine emir vermesi hatalı olmuştur.
Buna ilaveten Alt Mahkeme huzurunda tek taraflı olarak yapılan istidanın karşı tarafa tebliğ edilerek itiraz dosyalanmasından dinlenmesine kadar geçecek süre zarfında talep edilen emre konu durumla ilgili statükonun değişip değişmeyeceğini belirlemeden bu konuda herhangi bir inceleme yapmadan gerekçesiz olarak istidanın tebliğine emir vermekle hata etmiştir.
Varmış olduğumuz bu sonuç ışığında Alt Mahkemenin istidanın tebliği ile ilgili vermiş olduğu emir iptal edilir. Dosya Alt Mahkeme tarafından istidanın ara emri unsurları tahtında incelenebilmesi için Alt Mahkemeye iade edilir.
İstinafla ilgili masraf emri verilmez.
Ahmet Kalkan Bertan ÖzerdağPeri Hakkı
Yargıç YargıçYargıç
25 Ekim 2019
Full & Egal Universal Law Academy