-D.17/80 Yargıtay/Hukuk 17/80
(Dava No. 788/78; Lefkoşa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti:Şakir Sıdkı İlkay, Salih S. Dayıoğlu, N. Ergin Salâhi.-
İstinaf eden: Başsavcılık, Hukuk Dairesi, Lefkoşa.
(Davalı)
- ile
Aleyhine istinaf edilen: İsmail Karagözlü, Alayköy
(Davacı )
- A r a s ı n d a.
Îstinaf eden namına: M. Arıkan.
Aleyhine istinaf edilen namına: A.M.Berberoğlu.
Emeklilik kararı - Emeklilik kararının Resmi Gazetede yayınlanması - Davacının müsteşar olarak atanması -- Davacının müsteşarlık baremi üzerinden emeklilik talebi - Davalının Davacının müsteşar olarak atanmasını hukuken geçersiz sayması - Üst Kademe Yöneticilerinin atanmalarını ilgili Bakan, Başbakan ve Devlet Başkanının imzalaması zorunluluğu - Davalının 53/7-7 sayılı Üst Kademe Yöneticileri Yasasının geriye dönük olmadığı, sözkonusu atamanın yapıldığı tarihte bu yasanın yürürlüğe girmediği iddiası - İdari işlemin kusurlu olması ve kusurun atamayı ne derecede etkilediği - İlgili şahsın yoklukla malûl olmayan bi-r idari işlemin iptali için 75 gün zarfında Mahkemeye müracaat hakkı - İdarenin Mahkemeye müracaatını 75 günden daha uzun bir süre sonra yapması - Hukuksal güvenlik ve Yönetimde kararlılık ilkeleri.
OLAY: Davacı Savunma Bakanlığında Müdür olarak görev if-a ettiği sırada Savunma Bakanının bir yazısı ile vekaleten müsteşarlık görevine atandı. Daha sonra bu göreve asaleten atandı. Atama Devlet Başkanı tarafından onaylanmasını müteakip ilgili Bakan ve Başbakan tarafından da onaylandı. Yaklaşık bir yıl bu görev-i yerine getiren Müstedi müsteşar mevkünin en üst bareminden emekliye ayrılma talebinde bulundu ve emekliye ayrıldığı Resmi Gazetede yayınlandı. Davacı müsteşar mevküne atandığı tarihten itibaren yaklaşık bir yıl süreyle kendisine müsteşar maaşı ödenmediği-ni, emekli ırıaaşının 3,5 ay süreyle ödenmediğini, emeklilik ikramiyesinin ise eksik ödendiğini iddia ederek bu miktarı talep etti.
Davalı ise Davacının müsteşar olarak atanmasının hukuken geçersiz olduğunu ve bir yasaya dayanmadığını iddia etti.
Davayı- dinleyen İlk Mahkeme, Davacıyı haklı bularak lehine hüküm verdi.
Davalı İlk Mahkeme hükmünü istinaf etti.
SONUÇ: Çoğunluk kararı, yapılan atamanın kusurlu olup olmadığı üzerinde durarak, atamanın ilgilî Bakan, Başbakan ve Devlet Başkanının onayı-, yani üçlü kararname ile yapıldığını belirtti. Çoğunluk kararı Anayasanın 93(6) maddesi altında Davacıyı müsteşar mevkiine atamaya ilgili Bakanın, Başbakanın va Devlet Başkanının yetkili olduğunu, ancak yetkinin kullanılışı ile ilgili olan 53/77 sayılı ya-sanın atamanın yapıldığı tarihte yürürlükte olmadığını bu bakımdan idari işlemin hatalı olduğunu vurguladı. Ancak idarenin yapılan idari işlemin iptali için 75 günlük süreyi geçtikten sonra Mahkemeye müracaat ettiğini ve idari işlemi geri alma nedeni olara-k da çok üstün bir amrrıe menfaatı olmadığı kanısına varan çoğunluk kararı, idarenin kendi sakat idari işlemlerinin sonucuna katlanması gerektiğini belirterek istinafı reddetti.
Azınlık kararı ise Davacının ne 53/77 sayılı Üst Kademe Yöneticileri Yasası a-ltında ne de sözkonusu Yasanın yürürlüğe girmesinden önceki KTFD Anayasasının Geçici l. maddesi altında yürürlükte olan mevzuat uyarınca ne de Anayasanın 93(6) maddesinin öngördüğü yasa altında atanmadığı görüşünü savurrdu.
Atıfta Bulunulan Bilimsel İçtih-atlar:
1- The Adminstrative Act by Forsthoff p.29 fn.88.
H Ü K Ü M
Şakir Sıdkı İlkay: İşbu istinaf Lefkoşa Kaza Mahkemesinin aleyhine istina edilen davacının lehine maaş ve ikramiye bakiyesi olarak TL214280 için verdiği hükümden yapılmıştır.
Aleyhine -istinaf edilen davacı Savunma Bakanlığında müdür mevkiine 1.3.1975'de Amme Hizmeti Komisyonu tarafından atandı. Müdür olarak görev ifa ettiği bir sırada Savunma Bakanının 7.8.1975 tarihli bir yazısı ile Bakanlıkta münhal bulunan müsteşarlık mevkii görevler-ini ikinci bir emre kadar vekâleten tedvire memur edildi. K.T.F.D. Anayasası yürürlüğe girdikten sonra da davarının, Bakanlar Kurulunun 4.8.1976 tarihli ve 8740 sayılı kararı uyarınca, Savunma ve Dışişleri Bakanlığı Savunma Müsteşarı mevkiine asaleten atan-ması Devlet Başkanı tarafından 6.1.1977 tarihinde onaylandı. Zamanın Başbakanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu sözü edilen kararı, Emare II ve V'den anlaşıldığına göre, Savunma ve Dışişleri Bakanının önerisi üzerine aldı. Atanmanın Devlet Başkanı- tarafından onylanmasını müteakip Başbakan, Savunma ve Dışişleri Bakanlığı ve sair ilgili mercilere birer yazı göndererek yapılan atamayı bildirdi vo davacıya yeni görevinde başarılar diledi.
Davacı, 26.9.1977 tarihinde Maliye Bakanlığına bir yazı göndere-rek 26/77 sayılı Emeklilik Yasası uyarınca "müsteşar mevkiinin en üst bareminden emekliye ayrılmak istediğini bildirdi. Bunun akabinde Savunma ve Dışişleri Bakanlığına Personel Dairesi Müdüründen 15.12.1977 tarihli ve "Müsteşar İsmail Karagözlü'nün emekliy-e ayrılması ile ilgili 26.9.1977 tarihlı müracaatı" başlıklı bir yazı gönderildi ve Maliye Bakanının davacının, 26/77 sayılı Emeklilik Yasasının 8(1)(a) maddesi tahtında emekliye ayrılmasını onayladığı bildirildi. Daha sonra da "Müsteşar İsmail Karagözlü'n-ün 16.2.1978 tarihinden itibaren emekliye ayrıldığı" 28.4.19,78 tarihli Resmi Gazete'de yayınlandı.
Davacı, müsteşar mevkiine atandığı 6.1.1977 ile emekliye ayrıldığı 16.2.1978 tarihleri arasında geçen süre içerisinde istihkakı olan müsteşar maaşının öde-nmediğini ve bu nedenle TL31380, emekliye ayrıldığı 16.2.1978'den 31.5.1978'e kadar geçen 3.5 aylık süre içinde kendisine emekli maaşı ödenmediği için TL24500 ve emekli ikramiyesi olarak istilıkakı olan TL278400'den kendisine mahsuben TL120000 ödendiği içi-n mütebaki olarak TL158400 alacağı olduğunu iddia ederek toplam TL214280 için hüküm talep etti.
Müstenif davalı, dosyaladığı müdafaa takririnde, davacının müsteşar olarak atandığını inkâr etti ve tebdilen de davacının müsteşar olarak atanmış olması halind-e bu atamanın hukuken geçersiz olduğunu ve herhangi bir yasaya dayanmadığını iddia etti.
Davayı dinleyen ve Başkan ile bir Yargıçtan oluşan Kaza Mahkemesi davacının 1.6.1977'de müsteşar olarak atandığını, 16.2.1978'de müsteşar olarak emekliye ayrıldığını -ve davada talep ettiği şekilde alacaklı olduğunu buldu ve lehine TL214280 için hüküm verdi. İstinaf işbu hükümden yapılmıştır.
İstinaf ihbarnamesinde ileri sürülen sebepler ve istinafın duruşmasında yapılan iddialar muvacehesinde ilkin kararlaştırılması g-ereken husus davacının müsteşar mevkiine 6.1.1977'de yapılan atanmasının kusurlu olup olmadığı ve kusurlu ise ne dereceye kadar kusurlu olduğudur.
Davacının müsteşarlık mevkiine atanması Savunma ve Dışişleri Bakanının önerisi, Başbakan dahil Bakanlar Kuru-lunun kararı ve Devlet Başkanının onayı ile yapılmış olduğuna göre bu atanmanın ilgili Bakan, Başbakan ve Devlet Başkanının imzası altında, diğer bir deyimle üçlü kararname ile yapıldığı sayılabilir. Atanmanın yapılmasına fazla olarak diğer bakanların muva-fakatının da alınmış olmasının yapılan
Atamayı olumsuz yönde etkilememesi gerekir. Atamanın üçlü bir kararname ile yapılmış olduğu, Emare IV ve V'den görüldüğü kadarı ile Bakanlar Kurulu, Maliye Bakanlığı ve Personel Dairesi Müdürü tarafından da teslim ed-ilmektedir.
Müstenif, yapılan atamanın, Anayasa'nın öngördüğü bir Yasa olan 53/77 sayılı Üst Kademe Yöneticileri Yasasından önce yapılmış olduğunu ve Yasa da geriye dönük olmadığına göre, geçersiz olduğunu iddia etmiştir.
Anayasanın 93(6) maddesi aynen ş-öyledir:
"(6) Üst Kademe Yöneticiliği yapan kamu görevlileri, ilgili Başan, Başbakan ve Devlet Başkanının imzalarını taşıyan bir kararname i1e atanır. Bu konudaki kurallar yasa ile düzenlenir."
Bu madde, müsteşar mevkiine üçlü bir kararname ile atama yapm-ağa ilgili bakan, Başbakan ve Devlet Başkanını yetkili kılmakta ve bu yetkinin bu konudaki kuralları düzenleyen yasa uyarınca kullanılmasını öngörmektedir. Böyle bir yasa ise söz konusu atamanın yapıldığı tarihte henüz yapılmamıştı. Bu bakımdan söz konusu -atama ile ilgili idari işlemin kusurlu olduğu aşikârdır. Mamfih önemli olan bu kusurun söz konusu atanmayı ne derece etkilemekte olduğudur.
Bu meselede sözü edilen atamayı yapmağa ilgili bakan, başbakan ve Devlet Başkanı Anayasanın 93(6) maddesi altında y-etkili idi. Eksik olan sadece bu yetkinin kullantlışı ile ilgili kuralları düzenleyen yasa idi. Böyle bir eksikliğe müstenit kusur veya sakatlık, kanımca, yapılan idari işlemi yoklukla malûl kılacak derecede önemli veya ciddi değildir. Bu nedenle söz konus-u idari işlemin iptal edilebilmeğe bağlı veya geri alınması mümkün idari işlemler sınıfından sayılması gerekir.
İptal edilebilmeğe tabi veya geri alınması mümkün bir idari işlem başlangıçtan geçersiz değil de geçerli sayılmakta fakat iptal edilebilmekte v-eya geri alınabilmektedir. Olumsuz veya ters idari bir işlem söz konusu ise genellikle bu idari işlemin iptali ile ilgili şahıs müracaatta bulunur. Olumlu veya muvafık bir idari işlem söz konusu olduğunda ise geri alınması için gerekli teşebbüsü genellikle- idare yapar.
Farsthoff'a göre idari işlemlerin meşruluğundan sorumlu olan bir İdare kusurlu veya sakat olup iptale tabi veya geri alınması mümkün bir idari işlemi geri almakla yükümlüdür. Buna rağmen Almanya`da Mahkemelerin modern uygulamasına göre kanun-a aykırı bir idari işlem ancak çok üstün bir amme menfaatı nedeni ile iptal edilebilir veya geri alınabilir.-Gör: The Administrative Act by Forsthoff p.29 fn.88.
Fransa'daki uygulama daha farklıdır. Buna göre yoklukla malûl olmaması, ilgilinin yanıltıcı t-utumu ssonucu alınmış olmaması veya diğer istisnai durumların var olmaması halinde kusurlu veya sakat bir idari işlem ancak dava açma süresi içinde geri alınabilir. Türkiye'de ise Danıştay bu gibi sakat bir idari işlemin geri alınmasını dava açma süresine -bağlama eğiliminde olmamış ve önüne gelen geri alma ile ilgili davaları incelerken hukuksal güvenlik ile yönetimde kararlılık ilekleri üzerinde durmuş, her sorunu kendi koşulları içinde çözmeye çalışmıştır. -Gör: Prof. Gözübüyük'ün İdari Yargı isimli eseri-, 3. baskı, sayfa 154 ve 155.
İlgili bir şahıs yoklukla malûl olmayan bir idari işlemin iptali için Mahkemeye 75 gün zarfında müracaat edebilir. İIgili bir şahıs bu şekilde süre ile bağlı iken İdarenin herhangi bir kısıtlamaya bağlı olmaması doğru ve adi-l olmaz. Kanımızca, İdare, yoklukla malûl olmayan veya hile veya ilgilinin yanıltıcı tutumu sonucu elde edilmiş olmayan sakat bir idari işlemini 75 gün zarfında geri almadığı hallerde Mahkemenin, Türkiye'de olduğu gibi, önüne gelen bu gibi geri alma davala-rını incelerken hukuksal güvenlik ve yönetimde kararlılık
Bu meselede İdare sakat idari işlemini doğil ki 75 gün zarfında fakat şimdiye değin geri almış değildir. Davacının emekliye ayrılıp müsteşar mevkiinden emekliye ayrıldığı Resmi Gazete'de yayınlandı-ktan sonra kendisine müsteşar mevkiinin emeklilik maaş ve ikramiyesinin ödenmemesi ile İdarenin sözü edilen sakat idari işlemini dolaylı olarak geri aldığı kabul edilse bile, ki böyle bir iddia müdafaa takririnde yer almış değildir, bunu söz konusu atama i-şleminden itibaren 75 gün zarfında değil de epeyce uzun bir müddet sonra yapmış olduğu aşikârdır. Kaldı ki geri alma nedeni olarak çok üstün bir amme menfaatı da, kanımca söz konusu değildir. Öteki yandan hukuksal güvenlik ve yönetimde kararlılık ilkeleri,- bu meselenin kendine özgü olguları ışığında, kanımca, söz konusu idari işlemin geri alınmamasını ve İdarenin kendi sakat idari işleminin sonuçlarına katlanmasını ve saygı göstermesini gerektirir.
Yukarıda söylenenler ışığında müstenifin yapmış olduğu ist-inafta muvaffak olmadığı ve istinafın reddedilmesi gerektiği görüşündeyim.
Salih S. Dayıoğlu: İşbu istinafa mesnet teşkil eden olgular Sayın Yargıc Şakîr Sıdkı İlkay'ın vermiş olduğu kararda yer aldığı cihetle bunlara benim de temas etmem gerekmemektedir.- Bu meselede kararlaştırılması gereken konu aleyhine istinaf edilenin müsteşar mevkiine hukuken atanıp atanmadığıdır.
Müsteşar mevkiine atama KTFD Anayasası yürürlüğe girmezden ve Anayasanın 93(6) maddesi uyarınca yasa çıkarılmadan önce Kamu Hizmetleri Ko-misyonunca yapılmakta idi. I7 Haziran 1975 tarihinde yürürlüğe giren KTFD Anayasası, müsteşarı da kapsayan üst kademe yöneticilerinin atanmasını hükme bağlamıştır. Sözü edilen Anayasanın 93(6) maddesi aynen şöyledir:
"(6) Üst Kademe Yöneticiliği yapan kam-u görevlileri, ilgili bakan, Başbakan ve Devlet Başkanının îmzalarını taşıyan kararname ile atanır. Bu konudaki kurallar yasa ile düzenlenir.
Görülüyor ki Anayasamızın yürürlüğe girmesinden sonra üst kademe yöneticilerinin atanmasını ilgili Bakan, B-aşbakan ve Devlet Başkanının imzalarını taşıyan kararname ile olması koşulunu da içeren çıkarılacak yasaya bırakmıştır. Nitekim 29 Kasım 1977 tarihinde yürürlüğe giren 53/1977 sayılı Üst Kademe Yöneticileri Yasası üst kademe yöneticisinin atanması ile ilgi-li olarak yukarıda belirtilen koşula ek olarak muhtelif koşullar getirmiştir.
Aleyhine istinaf edilen müsteşar olarak atandığı iddia edilen tarih 1.6.1977'dir- Onun, Anayasanın 93(6) maddesi uyarınca çıkarılan ve 29.11.1977'de yürürlüğe giren 53/77 sayılı- yasa altında müsteşar olarak atanmadığı ve keza onun, ilgili tarihte, Kamu Hizmetleri Komisyonunca da atanmadığı bir gerçektir.
Bu durumda aleyhine istinaf edilen ne 53/77 sayılı yasadan önceki süre içinde KTFD Anayasasının Geçici l. maddesi uyarınca yür-ürlükte olan mevzuat uyarınca ve ne de Anayasanın 93(6) maddesinin öngördüğü yasa altında müsteşar mevkiine atanmadığı cihetle atanmasının her türlü yasal dayanaktan yoksun olduğuna hükmedilmesi kaçınılmazdır. Binaenaleyh aleyhine istinaf edilenin müsteşar- mevkiine yasal olarak atandığını söylemeğe imkân yoktur.
Sonuç olarak istinafın kabul edilmesi gerektiği görüşündeyim.
N. Ergin Salâhi: Sayın Yargıç Şakir Sıdkı İlkay'ın serdettiği görüşler ve vardığı netice ile hemfikirim.
Şakir Sıdkı İlkay: Sonuç o-larak istinaf, oyçokluği ile, reddolunur. İstinaf masrafları istinaf eden tarafından ödenecektir.
(Şakir Sıdkı İlkay)(Salih S. Dayıoğlu)(N. Ergin Salâhi)
Yargıç Yargıç Yargıç
12 Haziran 1980
Full & Egal Universal Law Academy