-D.23/84 Yargıtay/Hukuk 17/84
(Dava No. Genel İstida 32/82)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Şakir Sıdkı İlkay,Başkan, Salih S. Dayıoğlu, Aziz Altay.
İstinaf eden: Halil Hüse-yin Yonca, Yeşilyurt.
-ile-
Aleyhine istinaf edilen: 1. KTFD'ni temsilen KTFD Başsavcısı, Lefkoşa.
2. KTFD Ekonomi ve Maliye Bakanlığını temsilen
KTFD Başsavcısı, Lefkoşa.
3. İçişleri ve İskân Bakanlığı, Lefkoşa.
- A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Hüseyin Malyalı.
Alehine istinaf edilen namına: Akın Sait.
H Ü K Ü M
Şakir Sıdkı İlkay, Başkan: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç Aziz Al-tay verecektir.
Aziz Altay: Limasol göçmeni olup halen Yeşilyurt'ta ikamet etmekte olan istinaf eden müstedi, Güzelyurt'ta oturan Lefkoşa Kaza Mahkemesi huzurunda aleyhlerine istinaf edilen müstedaaleyhler aleyhine 32/82 sayılı Genel istidayı dosyalayarak- 1.11.195 tarihinde Limasollu İrakli Mihailiden KL2000.-'ya 228 dönümden ibaret olan harup tarlalarını bir satış akti ile satın aldığı huusunda bir tesbit kararı verilmesini, söz konusu satış aktinin Kıbrıs Türk Federe Devletine temlik edilmesini ve adı ge-çen Ruma mütebaki satış bedeli borcu olan KL300.-'nın gösterilecek özel bir fona veya Hazineye yatırılması husuunda emir verilmesini istedi.
Müstedinin istidasına ekli yemin varakasında Limasolu Irakli Mihailiden Alektora köyünde bir İsteragulya mevkiind-e takriben 118 dönüm, diğeri Balyolina mevkiinde takriben 10 dönümdenibaret olan harup tarlalarını on senede ödenmek üzere KL2000.-'ya satın alıp hemen hemen tasarruf etmeye başladığını, satış bedeli ve faizlere mahsuben muhtelif tarihlerde KL1700.- ödeyer-ek KL300.- borcu kaldığını, mütebaki borcunu da ödeyip kendisine koçan çevirmesi hususunda Rum satıcıya teklifte bulunduğu halde Rum yönetiminin, Türklere taşınmaz mal satışını yasakladığı gerekçesiyle, bu isteğini yerine getirmediği için Avukat Ekrem Avcı-oğlu vasıtası ile satıcı aleyhine dava açtığını, ancak 1974 Barış Haekâtı dolayısıyle dava sonuçlanmadan Kuzeye geçtiğini, satış akti ile sair belgelerin halen Avustralyada bulunan avukatının yanınd kaldığını ileri sürdü ve konu taşınmaz malalr için 41/77 -sayılı İskân Topraklandırma ve Eşdeğer Mal Yasası altında eşdeğer müracaatında bulunduğunu, 27/82 sayılı İskân Topraklandırma ve Eşdeğer Mal (Değişiklik) Yasası uayrınca konu taşınmaz malları satın aldığını Mahkeme kararı ile kanıtlamak üzere işbu istidayı- dosyaladığını belirtti.
Müstedaaleyhler dosyaladıkları itiraznamede müstedinin ileri sürdüğü iddiaları hakkında bilgisizlik beyan ettiler ve müstedilerin iddiaları ışığında 1961 yılına kadar tüm borcun ödenmesi gerektiğini ve o tarihlerde toplumlar aras-ı oalylar başlamadığ için tüm işlemlerin yapılabildiğine göre bunların yapılmama- sına dikkatı çekerek müstedinin iddialarını reddettiler. Müstedaaleyhler ayrıca Yasaya göre aktin mevcut olması gerektiğini, mevcut olmayan akit hakkında verilen bilgilerin -ise yetersiz olduğunu, aktin şartlarının da yerine getirilmediğini ileri sürdüler ve istidanın reddini istediler.
İlk Mahkeme huzrundaki şahadeti değerllendirdikten sonra taşınmaz malın alanı ve yapılan ödemeler hakkındaki şahadetin çelişkili olduğunu, -yapılan ödemelerin ne kadarının faiz odluğunun bilinmediğini, satış aktinin içerdiği tüm şartlar hakkında şahadet bulunmadığını belirterek müstedi tarafından çağrılan şahadete değer vermemeyi uygun buldu ve Yasaya göre Mahkemeye ibraz edilmesi gerken satış- aktinin ibraz edilmediğini de dikkate alarak istidayı reddetti. Müstedi, İlk Mahkemenin gerek kendisinin gerekse şahitlerinin şahadetini kabul etmemekle hata attiğini, konu taşınmaz malalrı 1974 yılına kadar tasarrufunda buludnruduğunu dikkate almadan ve -satın alıp almadığı hussuuna herhangi bir bulgu yapmadan, satış aktinin Mahkemeye ibraz edilmesi gerektiği hususunda bulgu yapıp istidayı reddetmekle hataya düştüğünü ileri sürerek istinaf etti.
Bu meselede istinaf eden müstedi 1951 yılında Güneyde bir R-umdan bir satış aktine dayanarak 10 senede ödenmek üzere KL2000.-ya satın aldığını iddia ettiği taşınmaz mala karşı eşdeğer al için baaşvuruda bulunmuştur. kendisinin iddiasına göre satış bedelinin 10 sene içerisinde %9 faizle birlikte tümünün ödenmesi üze-rine kendisine koçan devredilecekti. Yine müsteiye göre bu satıştaan dolayı Ruma olan borcu zamanında ödenmediği ve halâ KL300.- borcu bulunduğundan koçanın devir işlemi yapılmamıştır. Müstedinin eşdeğer mal müracatı, Rumla yapmış olduğu bu satış aktine da-yandığı cihetle 41/77 sayılı iskân Topraklandırma ve Eşdeğer Mal Yasasının 56. maddesi uyarınca söz konusu taşınmaz malı Rumdan satın aldığını Mahkeme kararı ile kanıtlammakla yükümlüdür, ve müstedi bu istidayı bu amaçla Mahkemeye dosyalamış bulunmaktadır.- Bu durumda söz konusu alım satımı kanıtlayabilmek için Rum satıcı ile yapmış olduğu alım satım aktinin Mhakemeye ibraz edilmesi gerekip gerekmediğini incelemek gerekir.
27/82 sayılı iskân Topraklandırma ve Eşdeğer Mal (Değişiklik) Yasası ile değiştirilm-iş şekli ile 41/77 sayılı İskân Topraklandırma ve Eşdeğer Mal yasasının 56. maddesinin 3. fıkrasına göre, terk edilmiş taşınmaz mallarla ilgili olarak 20 Temmuz 1974 tarihinden önce yapılan alım satım akitlerinin kanıtlanmaları halinde, Eşdeğer Mal talebin-e kaynak olarak akbul edilebilir. Aynı maddenin 5. fgıkrasına göre, 3. fıkra uyarınca kabul edilen başvurulara ait işlemlerin tamamlanabilmesi için bu işlemlere ait belgelerin başvuru sahibinin eşdeğer mal talebine kaynak gösterilmesinde mal sahiplerinin y-azılı olarak muvafakat etmeleri gerekir. 5. fıkranın sonundaki aşrt bendine göre ise alım satım aktinde satıcı Rum ise haks ahibi bu alım satımı Mahkeme kararı ile kanıtlamakla, ilgili alım satım aktini Kıbrıs Türk Federe Devletine temlik etmekle ve ödenme-miş satış bedelini, eğer varsa, Hazineye ödemekle yükümlüdür.
Görüleceği gibi 3. fıkra, eşdeğer mal taleplerine dayanak olarak kabul edilebilmeleri için, alım satım akitlerinin sadece kanıtlanmalarında bahsetmektedir. Alım satım akitlerinin yazılı olup o-lmayacağı ve bunlara ait belgelerin ibraz edilip edilmeyeceği hususunda herhangi bir hüküm yoktur. Ancak 5. fırkada, 3. fıkra uyarınca yapılan başvurulara ait işlemlerin tamamlanabilmesi için, bu işlemlere ait belgelerin eşdeğer mal talebine dayanarak göst-erilmesine esas mal sahibinin yazılı olarak muvafakat etmesi istenmektedir. 3. ve 5. fıkralar birlikte ıkudnuğunda eşdeğer mal başvurularına dayanak teşkil eden alım satım işlemlerine ait belgelerin, satıcı Türk veya Rum olsun, ibraz edilmesi gerekmektedir-. Bundan da kanıtlanmanın belge ibrazı ile olması gerektiği açıktır. Şu da var ki, Yasa, alım satım aktinde satıcı Türk olduğu hallerdeki belge ibrazı ile yapılan kanıtlama için Mahkeme kararı aramamakta ancak satıcının Rum olduğu hallerde Mahkeme kararı y-ükümlülüğünü koymaktadır. Böylece satıcı Rum olduğu hallerde alım satımaktine ilişkin belgelerin Mahkemenins üzgecinden geçmesi istenmektedir.
Önümzüdeki meselede müstedi eşdeğer için yapmış olduğu başvuruya dayanarak teşkil etmesi gereken alım satım akti-ne ait herhnagi bir belge ibraz etmediği için İlk Mahkemenin müstedinin istidasını reddetmekle hataya düşmüş değildir. Bir an için söz konusu alım satım aktine ait belgelerin güneyde kalamsı sonucu zay odluğu ve bu nedenle bu belgeler hakkında ikincci dere-cede (secondary) şahadet çağırmak suretiyle alım satım aktinin ispat edilmesine Yasanın cevaz verdiği kabul edilse dahi, İlk mahkeme huzurunda söz konusu alım satım akti hakkında salimen bir bulgu yapılamsına dayanak teşkil edebilecek güvenilir ve yeterli -şahadet bulunduğu söylenemez. 1951'de yapılan ve Rumca olarak yazıldığı kabule dilen söz konusu alıms atım aktinin içerdiği şartlar hakkında yeterli şaahdet mevcut değildir. gerek müstedi gerekse ilgili tarihlerde avukat Ekrem Avcıoğlunun kâtibi olan Hasan- Mehmet ozansoy Rumca okuyamadıkları için yazılı olan aktin ne gibi şartlar içerdği ve bu şartlardan herhnagi birinin yerine getirilmemesi halinde sonuçlarının ne olabileceği hussuunda birşey söyleyememişlerdir. Tüm şartlar bilinmediğine göre aktin halâ ge-çerli ve uygulanabilir (enforceable) bir akit olup olmadığını da söylemeye olanak yoktur. Bu nedenle böyle bir alım satım aktinin sadece yapılmış odluğu ve konu taşınmaz malın da 1974 yılına kadar tasarruf edildiği hususları talep eden emrin verilmesi içi-n yeterli şahadet olamaz.
Sonuç olarak istinaf reddedilir.
Masraflar için herhnagi bir emir verilmez.
(Şakir Sıdkı İlkay) (Salih S. Dayıoğlu) (Aziz Altay)
Başkan Başkan - Yargıç
31 Ağustos 1984
-
-4-
-
Full & Egal Universal Law Academy