-D.3/94 Yargıtay/Hukuk 17/93
(Dava No: 2160/87; Mağusa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: N. Ergin Salâhi, Taner Erginel, Metin A. Hakkı
İstinaf eden: Sadıkoğulları Limit-ed Şirketi, Lefkoşa.
(Davalı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Kıbrıs Türk Turizm İşletmeleri Ltd. Şti., Girne.
- (Davacı)
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Avukat Erdal Öncü
Aleyhine istinaf edilen namına: Avukat Mustafa Güryel
K A R A- R
N. Ergin Salâhi: Mahkemenin kararını Sayın Yargıç Taner Erginel okuyacaktır.
Taner Erginel: İstinaf eden Davalı, İlk Mahkemenin Rebecca Otel isimli oteli tahliye etmesi için verdiği emre karşı bu istinafı dosyalamış bulunmaktadır ve tahliye emrinin h-atalı olduğunu iddia etmektedir.
Davanın olguları özetle şöyledir: Gazi Mağusa Boğaz yolu üzerinde Rumların terkettiği bir taşınmaz mal olan Rebecca Otel 8.11.1974 tarihli bir protokolle Davacı Kıbrıs Türk Turizm İşletmeleri Ltd.'e tahsis edilmiş bulunuy-ordu. 13.7.1981 tarihinde Davacı ile Davalı arasında otelle ilgili bir ortaklık sözleşmesi imzalandı. Bu sözleşmeye göre otel 4 yıl süreyle Davalı şirket tarafından çalıştırılacak ve otelin kârı taraflar arasında eşit oranda paylaştırılacakktı. Dört yıllık- sürenin sona erdiği 1.7.1985 tarihinde otelin tasarrufu Davacıya iade edilecekti. Bu konuda sözleşmenin 16. maddesi aynen şöyledir:
"Madde 16: Ortak İşletmeci, bu sözleşme hitamında, otel binası ile tüm döşeme demirbaş ve techizatını teslim aldığı şekild-e Şirkete teslim edecektir."
Sözleşme süresinin sona ermesine rağmen Davalının oteli terketmemesi üzerine Davacı, önümüzdeki davayı açtı ve Davalının oteli kira münasebeti olmadan mütecaviz olarak tasarruf ettiğini iddia ederek tahliye emri talep etti. D-avalı savunmasında mütecaviz olmadığını, sözleşme sona erince yasal kiracı statüsüne girdiğini iddia etti. İlk Mahkeme duruşma sonunda verdiği gerekçeli kararında Davalının yasal kiracı olamayacağını, çünkü söz konusu otelin Gazi Mağusa Belediyesi sınırlar-ı dışında olup 17/81 sayılı Kira (Dentim) Yasası kapsamına girmediğini ayrıca Bakanlar Kurulunun 10.12.1982 tarihli 575 sayılı Kararnamesi ile otel pansiyon ve yabancılardan intkal eden sanayi işletmelerinin Kira (Denetim) Yasası kuralları dışında kaldığın-ı belirtti ve Davalının yasal kiracı olmadığı dolayısıyle mütecaviz olduğu sonucuna vardı.
İlk Mahkemenin bu bulguları kesin ve tartışmaya açık olmayan bulgular olduğu için Davalı avukatı gerek İlk Mahkemede gerek istinafta savunmasını Davacının dava açm-a hakkına karşı yoğunlaştırmıştır. Davalının savunmasına göre 1989 İskân, Topraklandırma ve Eşdeğer Mal (Değişiklik) Yasası söz konusu oteli Davacı şirketten alarak İskân Bakanlığına devretmiş bulunmaktadır. Bu nedenle otel üzerinde herhangi bir hakkı kala-myan Davacının tahliye davası açması mümkün değildir. Davalı tanıkları bu argümanı desteklemek için otelin 15. kaynak paketine konduğunu, Davalının oteli puan karşılığı almak için pakete müracaat etmek niyetinde olduğunu söylediler. 18.10.1981 tarihli ve 9-8 sayılı Resmi Gazetenin Ek IV'ünde yayınlanan bir Bakanlar Kurulu kararı Davalının bu argümanlarına yanıt getirmektedir. Duruşma ibraz edilmemiş olmasına rağmen Mahkemenin adli ihbar olarak dikkate aldığı bu karar şöyledir:
"Karar numarası E - 957 - 91 E-şdeğerde kaynak olarak gösterilen Kıbrıs Türk Turizm İşletmelerinin tesisleri.
Bakanlar Kurulu 7.11.1985 tarihli protokolla K.T. Turizm İşletmeleri Ltd. Şti'nin tasarrufuna bırakılan ve eşdeğere kaynak teşkil eden tesisler için hak sahibi olanlara kesin t-asarruf veya tahsis verilinceye kadar, protokol tahtındaki malların kontrol ve yönetiminden K.T. Turizm İşletmeleri Ltd. Şti'nin sorumlu olmasını onayladı."
Bu karara göre hak sahibi kişlere kesin tasarruf verilinceye kadar otelin kontrol ve yönetiminin -Davacıda kaldığını dikakte alan İlk Mahkeme Davalı aleyhine tahliye emri verdi.
Mahkeme emrine karşı önümüzdeki istinafı dosyalayan Davalı avukatına göre;
A) İlk Mahkeme duruşmada ibraz edilmeyen 18.10.1991 tarihli kararı re'sen dikkate almamakla hatal-ı hareket etti.
B) Bakanlar Kurulunun 18.10.1991 tarihli kararında Davacıya verilen sadece binanın kontrol ve yönetimi olmasına rağmen Davacının tahliye davası açmaya hakkı olduğunu kabul etmekle hatalı hareket etti.
Davalı avukatının istinafta tekrarl-adığı bu iddialara katılmak mümkün değildir. Çünkü:
A) Phipson and Evidence 11th edition sayfa 48'de belirtildiği gibi Resmi Gazetede ilân edilmiş bir kararı Mahkemelerin adli ihbar olarak dikkate almaları mümkündür.
Yargıtay/Hukuk 49/86 (D.37/86) sayı-lı istinafta Yüksek Mahkememiz Resmi Gazetede yayınlanmış bir kararın adli ihbar olarak dikkate alınmasının hatalı olmadığını belirtmiştir.
Bu nedenle İlk Mahkemenin 18.10.1991 tarihli kararı dikkate almakla hatalı hareket etmediği görüşündeyiz.
B) Bi-r metinde geçen bir sözcüğe anlam verirken a metnin hangi amaçla kaleme alıdnığını araştırmak ve ilgili olduğu diğer metinleri de birlikte dikkate almak gerekir. Söz konusu otel 8 Kasım 1974 tarihinde Davacı şirkete tahsis edildikten sonra 7.11.1985 tarih-inde tahsisler yenilemiş ve 10 yıl daha uzatılmıştı. 7.11.1985 tarihli kararın 1 ve 3. maddeleri şöyledir:
" Bakanlar Kurulu aşağıdaki kararı aldı.
1. Bakanlar Kurulu'nun Ç(K - 1) 191 - 83 sayılı kararı ile Kamu Hüküm ve tasarrufuna alınan aşağıda -isimleri kaydedilen turistik tesislerin Şirkete 10 yıl süre ile ve yeni bir protokol ile tahsis edilmesi;
...................................................
e) Rebecca Otel
.....................................
2 .........................-..............................
3. Daha önce Bakanlar Kurulu'nun Ç (K - 1) 191 - 83 sayılı karar ile eşdeğer kaynak olan turistik konaklama ve yan tesislerin, eşdeğer karşılığı kesin tasarruf belgesi verilmesine kadar, şirketin tasarrufunda bırakılması.
-
Görüleceği gibi bu karar bir taraftan tahsisi uzatırken diğer taraftan söz konusu tesisler eşdeğer karşılığı verilinceye kadar Davacının tasarrufunun devam edeceğini belirtmektedir. Yukarıda alıntısını verdiğimiz 18.10.1991 tarihli Bakanlar Kurulu kararı-nda ise Davacının tasarrufuna bırakılan malların kontrol ve yönetiminin Davacıda olacağı vurgulanmaktadır. Bu metinleri birlikte okuduğumuz zaman söz konusu tesisler eşdeğer karşılığı verilinceye kadar Davacının tahsisten doğan haklarının devam edeceği anl-amı çıkmaktadır. Davacı kendisine 8.11.1974 tarihinde tahsis edilen otelleri çalıştırma, ortağa verme ve bunun gibi diğer işleri yapma hakkına sahipti. Nitekim bu hakka dayanarak dava konusu oteli Davalıya ortağa vermiştir. Bakanlar Kurulu daha sonra otell-erin tahsisini uzatmış ve eşdeğer olarak verilinceye kadar otellerin Davacının tasarrufunda veya kontrol ve yönetiminde kalacağını belirtmiştir. Öyle anlaşılıyor ki oteller eşdeğer olarak kimseye verilemezse Davacının tahsisi 10 yıl tamamlanıncaya kadar de-vam edecektir. Bakanlar Kurulu tahsisin geçmişte verilen tahsisten farklı olmasını ve davacının geçmişte kullandığı hakların bir kısmını kullanamamasını arzu etmiş olsaydı bunu açıkça ifade etmesi gerekirdi. Kararlarda tasarruf, kontrol, yönetim gibi kelim-eler Davacının daha önce sahip olduğu tahsisten doğan yetkilerin devam edeceğini anlamak için kullanılmıştır. Davacı söz konusu otelleri ortağa verme hakkına sahip olduğu gibi bu otelleri kontrol ve yönetebilmek için dava açıp tasarrufunu geri alma hakkına- da sahip olmalıdır. Bu nedenle Bakanlar Kurulunun 7.11.1985 ve 18.10.1991 tarihli kararlarının Davacının dava açma hakkına bir kısıtlama getirmediği kanısındayız. Dolayısıyle İlk Mahkeme tahliye emri vermekle hatalı hareket etmiş değildir.
Sonuç olarak -istinaf reddedilir, istinaf masrafları istinaf eden tarafından ödenecektir.
(N. Ergin Salâhi) (Taner Erginel) (Metin A. Hakkı)
Yargıç Yargıç - Yargıç
14 Şubat 1994
Full & Egal Universal Law Academy