-D.18/97 Birleştirilmiş
Yargıtay/Hukuk 18/96 ve 19/96
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA.
Mahkeme Heyeti: Taner Erginel, Metin A. Hakkı, Nevvar Nolan.
Yargıtay/Hukuk 18/96
(Dava- No: 4086/91; Lefkoşa)
İstinaf eden: Mustafa Hasan Murat, Lefkoşa
(Müstedaaleyh)
ile -
Aleyhine istinaf edilen: Kıbrıs Kredi Bankası Ltd.
Lefkoşa
(M-üstedi)
A r a s ı n d a .
İstinaf eden namına: Avukat Erden Algun
Aleyhine istinaf edilen namına: Avukat Altan Erdağ.
Yargıtay/Hukuk 19/96
(Dava No: 1772/89; Lefkoşa)
İstinaf eden: M-ustafa Hasan Murat, Lefkoşa
(Müstedaaleyh)
ile -
Aleyhine istinaf edilen: Kıbrıs Kredi Bankası Ltd.
Lefkoşa
(Müstedi)
A r a s ı n d a .
İstinaf ed-en namına: Avukat Erden Algun
Aleyhine istinaf edilen namına: Avukat Altan Erdağ.
Lefkoşa Kaza Mahkemesinin 1772/89 ve 4086/91 sayılı davalarda 28.6.1995 tarihinde verdiği karara (Şafak Öneri Kaza Mahkemesi Başkanı, Narin Ferdi Kıdemli Yargıç) karşı Daval-ı tarafından yapılan istinaftır.
-----------
H Ü K Ü M
Taner Erginel: Bu istinaftaki Mahkeme hükmünü Sayın Yargıç Metin A. Hakkı okuyacaktır.
Metin A. Hakkı: Yukarıda ünvan ve sayısı gösterilen istinaflar, Lefkoşa Kaza Mahkemesinin 28.6.1995 tarihind-e verdiği ve İstinaf Edenin Davalı olduğu 1772/89 ve 4086/91 sayılı davalardaki hükmünden kaynaklanmaktadır. 1772/89 sayılı davada Alt Mahkeme İstinaf Eden/Davalı aleyhine 115.000 Sterlin, bu meblağ üzerinden 2.6.1989 tarihinden tamamen tediye tarihine ka-dar %14 faiz ve 266/89 sayılı ipotek takrirnamesi ile Davacılar lehine ipotek edilen Lefkoşa Kazasında Yılmazköy'de 5530, 5521 ve 4515 Kayıt No'lu tarlaların aleni müzayede ile satılarak elde edilecek meblağın, Davalı/İstinaf Edenin, Davacı Banka nezdindek-i borcuna mahsup edilmesini emretmişti. Keza aynı kararda aynı Kaza Mahkemesi 4086/91 sayılı davaya istinaden, Aleyhine İstinaf Edilen/ Davacı lehine ve İstinaf Eden/Davalı aleyhine 380,583,792,25 TL ve masraflar için hüküm vermiş bulunmaktadır.
H-er 2 istinaf da aynı Mahkemenin, aynı tarafları ilgilendiren 2 davada verdiği kararlardan neşet ettiği, olguların büyük ölçüde müşterek olduğu, 2 davanın Alt Mahkemede konsolide edilerek birlikte dinlenmiş olduğu, ve her 2 istinaf müşterek olgusal ve yasal- noktalar içermesi nedeni ile Yargıtayın 3.11.1997 tarihli oturumunda, istinaflar ele alındığında tüm ilgililerin muvafakatı ile her 2 davadan yapılan istinaflar birleştirilerek dinlenmiştir. Bu şekilde konsolide edilen istinafları tezekkür etmezden önce -istinafın kökeninde yatan olguları aşağıdaki şekilde özetlemek yerinde olacaktır.
Yargıtay/Hukuk 18/96 ya konu 4086/91 sayılı dava, Davacı/Aleyhine İstinaf Edilen Banka tarafından Davalı/ İstinaf Eden aleyhine Lefkoşa Kaza Mahkemesinde 23.12.1991 tar-ihinde dosyalanmış ve özetle, Davalının Davacılara 222,028,143 TL borcu olduğu bu borcun 24.5.1991 tarihinden itibaren %73 faiz taşıdığını iddia edip bu rakamlar için Davalı aleyhine hüküm talep etmiş ve keza Davalının Davacılara 267/89 sayılı ipotek takri-rnamesi tahtında teminat maksadı ile Girne'de Tepebaşı Spolarka mevkiinde kâin 3049 kayıt numaralı koçana konu gayrımenkulün açık artırma ile satılması ve elde edilecek meblağın dava konusu borç, faizler ve masraflara mahsup edilmesi doğrultusunda Mahkemed-en emir talep edilmişti.
Yargıtay/Hukuk 19/96 ya konu 1772/89 sayılı dava ise, Davacı/Aleyhine İstinaf Edilenin, yine Lefkoşa Kaza Mahkemesinde, Davalı/İstinaf Eden aleyhine 27.7.1989 tarihinde dosyaladığı, 2.6.1989 tarihli mersum bir borç senedine i-stinaden Davalı/İstinaf Eden aleyhine faizler dahil 116,588 Sterlin için hüküm, mezkûr meblağ üzerinden 30.6.1989 tarihinden itibaren bir tamam ödenene kadar %14 faiz ve masraflar için hüküm talep ettiği ve bu borca teminat olarak Davalı tarafından Davacıl-ar lehine 266/89 sayılı ipotek ile ipotek edilen Lefkoşa Kazasında Yılmazköy'de 5530, 5521 ve 4515 no'lu koçanlarda konu tarlaların aleni müzayede ile satılması ve elde edilecek miktarın yukarıda sözü edilen meblağlara ve masraflara mahsup edilmesi talep e-dilmişti.
Davalı/İstinaf Eden, her 2 davaya da Alt Mahkemede Müdafaa Takriri dosyalamış, ve her 2 davanın masrafla iptal edilmesini talep ederken, bilhassa 2.6.1989 tarihli borç senedinin Davalıdan hile ile (fraud) temin edildiği, bu nedenle geçersiz- olduğu iddia edilmişti. Aleyhine İstinaf Edilen Banka aleyhine Yargıtay/Hukuk 19/96 sayılı istinafa konu davada, Davalı Alt Mahkemede Mukabil Talep yolu ile 50.000 Sterlin için hüküm, Nisan 1987 den itibaren %18 faiz ve masraflar için de hüküm talep etmi-şti.
Her 2 dava da Alt Mahkemede konsolide edilerek dinlenmiş ve neticede Mahkeme 28.6.1995 tarihinde yukarıda ünvan ve sayısı gösterilen istinaflara konu kararında, Aleyhine İstinaf Edilen Banka lehine 115.000 Sterlin için hüküm, bu meblağ üzerinden- 2.6.1989 tarihinden tamamen tediye tarihine kadar %14 faiz, 380,583,792,25 TL miktar için hüküm ve davalar dosyalandıktan sonra 267/89 sayılı ipoteğe konu gayrımenkulün Mahkeme harici taraflarca anlaşılarak serbest bırakıldığı gözönünde bulundurularak, sa-dece 266/89 sayılı ipoteğe konu gayrımenkullerin satılması ve elde edilecek meblağın Davalı/İstinaf Edenin hükümlü borcuna mahsup edilmesini emretmişti. Keza Davalının Mukabil Talebi de Alt Mahkemece reddedilmişti. Alt Mahkeme, sözü edilen karara varırke-n tarafların Alt Mahkemede duruşma esnasında ibraz ettiği 12 tanığın şahadetini dinlemiş ve taraflarca Mahkemeye ibraz edilen 40 adet emareyi de değerlendirmişti. Kendini bu kararda mağdur hisseden Davalı, 14.9.1995 tarihinde Alt Mahkemenin kararına karşı- yukarıda sayısı ve ünvanı gösterilen istinafları dosyalamıştır. Yargıtay/Hukuk 18/96 da, Davalı/İstinaf Eden 11, Yargıtay/Hukuk 19/96 da ise 10 istinaf sebebi öne sürmüştür. Bu şekilde konsolide edilerek dinlenen istinaflardaki öne sürülen 21 istinaf s-ebebini, istinaf safhasında İstinaf Eden, yakınmalarını 4 ana başlık altında toplamış ve istinafını o şekilde yürütmüştür. İstinaf Eden, İstinaf Mahkemesinde yakınmalarını aşağıdaki 4 ana başlık altında özetlemiştir:
Aleyhine İstinaf Edilen Banka, 2.6.19-89 tarihli
senedi İstinaf Eden/Davalıya imzalatırken, Bankanın veya taraflar arasındaki işlemlerin hile teşkil etmediği doğrultusundaki Alt Mahkeme kararı hatalıdır.
Alt Mahkeme tüm şahadet ve emareleri
değerlendirirken, Davalı ve tanıklarının şahadetine -yeterince ehemmiyet vermeyip Davacı ve tanıklarının şahadetlerini Müdafaanın tanıklarına tercih edip bulgu yapmakla hata etti.
Alt Mahkeme, Davalının, Mukabil Talebini
reddetmekle ve Davalının Mukabil Talebi doğrultusunda Davalı/İstinaf Eden lehine hüküm -vermemekle hata etti.
Alt Mahkeme Davacılar nezdindeki Davalının Banka
kartlarında (mersum borç senedi dışında) oynamalar olduğunu gördükten sonra, Davalı/İstinaf Eden aleyhine yine de hüküm vermekle hata etti.
Bu istinafı karara bağlamak için İs-tinaf Edenin öne sürdüğü 21 istinaf sebebini 4 ana başlık altında tezekkür ettiğimizde şöyle bir durum ile karşılaştık:
Yukarıda 4 ana başlık altında İstinaf Eden/Davalının özetlediği 3.üncü istinaf sebebine ilişkin, istinaf ihbarnamesinde görünen- 21 adet istinaf sebebinin hiçbiri de bu yakınmayı içermemektedir. Bir başka deyişle Alt Mahkemenin Davalı/İstinaf Edenin Mukabil Talebini reddedip iptal etmekle hata ettiğine dayalı bir istinaf sebebi, istinaf ihbarnamesinde yer almamaktadır. Sözü edile-n 21 istinaf sebebini İstinaf Edenin avukatı özetlemeye çalışırken, bunu istinafın duruşma safhasında, istinaf ihbarnamesi usule uygun olarak tadil olunmadan öne attığı görülmektedir. Bu nedenle gerek sözü edilen bu yakınmanın istinaf ihbarnamesinde yer a-lmaması, gerekse Aleyhine İstinaf Edilen/Davacıya bu hususun sürpriz teşkil ettiği, ve gerekse yerleşmiş prensiplere göre istinaf ihbarnamesinde yer almayan bir yakınmanın istinafın duruşmasında konu edilemeyeceği hususu gözönünde bulundurularak, bu istina-f sebebi reddolunur. Konuya şamil mevzuat yerini Usulü Mahkeme Nizamları Emir 35, Nizam 4'te almıştır. Sözü edilen Nizam aynen şöyledir:
"4. The appellant may, by his notice,
appeal from the whole or any part of
any judgment or order, a-nd the notice
shall state whether the whole or part
only of the judgment or order is
complained of, and in the latter case
shall specify such part. The notice
shall also state all the grounds of
appeal and set forth fu-lly the reasons
relied upon for the grounds stated.
Any notice of appeal may be amended at
any time as the Court of Appeal may
think fit."
Bu nizamın muadilini teşkil eden, 1965 öncesi eski İngiliz Usulü Mahkeme Nizamları, O.-58.R.3 dür. (Bak: Annual Practice, Vol.1,1958 sayfa 1664). Bunlara göre de istinaf ihbarnamesinde yakınmaların özetle belirlenmesi gerekir. İstinaf bunlarla sınırlıdır.
ve 4.üncü ana başlık altında özetlenen istinaf
sebepleri, birbiri ile yakınen bağla-ntısı olduğu gözönünde bulundurularak birlikte tezekkür edilmesi uygundur. Alt Mahkeme, İstinaf Eden/Davalı aleyhine 1772/89 sayılı davaya istinaden verdiği kararda, tarafların imzaladığı 2.6.1989 tarihli (ki sözü edilen senet emare 1 olarak Alt Mahkemeye- de sunulmuştur ve önümüzdedir) 115.000 Sterlinlik senedin, uygulamakla yükümlü olduğumuz Yasa hükümleri arasında bulunan mevzuat tahtında (Fasıl 149 madde 78) 'mersum bir borç senedi' (Bond in Customary Form) olduğunu kabul etmiş, bu doğrultuda ibraz edil-en tüm şahadeti değerlendirip senedi inceledikten ve Fasıl 149 madde 78'in öngördüğü tüm evsafa haiz olduğunu bulduktan sonra aynı Yasanın 80.inci madde hükümlerine göre, emare 1 borç senedinin içeriğinin doğru ve tarafları bağlayıcı olduğunu kabul ederek -aynı Yasa hükümlerine istinaden bunun ötesine gitmemiş, müdafaanın hile iddialarının yasal anlamda "hile" (fraud) teşkil etmediğini kabul etmiştir. Sözü edilen Fasıl 149'un 80.inci maddesi aynen şöyledir:
"Whenever any legal proceedings are
-taken on a bond in customary form, the
contents of such bond shall be conclusive
evidence of the facts therein stated.
Provided that in any such proceedings
it shall be a good defence to prove that
the signature of the debtor -or of any
other party to the bond is not in fact the
signature of such debtor or party or that
the bond has been obtained by, or in
circumstances amounting to, coercion or
fraud."
Burda Alt Mahkemenin, İstinaf Edenin iddia -ettiği gibi bir hatası varmıdır? İstinafın duruşmasında Yargıtayın müteaddid taleplerine rağmen İstinaf Eden/ Davalı Mahkemeye yakınma konusu yaptığı eylemlerin yasal anlamda 'hile' (fraud) teşkil ettiğini gösteren hiçbir içtihat gösterememiştir. Bu duru-mda Alt Mahkemenin bu konuda herhangi bir hatası olduğuna ikna olmadık. Alt Mahkeme de kararında kabul ettiği gibi ciddi bir müessese olması gereken Davacı/Aleyhine İstinaf Edilen Bankanın bu davada sergilenen çalışma tarzı, en kibar lisanı ile gayrı cidd-idir. Ancak bunlar yasal anlamda 'fraud' teşkil etmemektedir. İstinaf Eden/Davalı dava konusu mersum borç senedinin dışında Bankada bulunan, İstinaf Eden/Davalıya ait 2 kart arasında tutarsızlıklar olduğu üzerinde durmuştur. Bu tutarsızlıkların ve bu ey-lemlerin "fraud" teşkil ettiğini Mahkemeye herhangi bir içtihat ile gösterememiştir. Aslında bu tutarsızlıkların da 'hile' teşkil ettiği görülmemektedir. Şöyle ki; Davalı/ İstinaf Edene ait Davacıların nezdindeki emare 25 Banka kartında (Mavi 315), 2.7.1-987 tarihinde şöyle bir ibare yer almaktadır. "15.9.1987 de çekilip sehven geçemeyen 100.000". İstinafın duruşması esnasında her 2 taraf da mutabık kalmıştır ki 15.9.1987 diye görülen rakamın doğrusu 15.9.1986'dır. Bu kartta, (gayrı ciddiliğin örneği) A-leyhine İstinaf Edilen Banka tarafından yazılan ibarenin herhangi bir dayanağı olmamış olsa, bunun hile teşkil edebileceği düşünülebilirdi. Ancak zabıtların Mavi 290. sayfasında, emare 15 olarak Mahkeme önünde duran ve İstinaf Edenin teslim ettiği gibi ke-ndi imzasını taşıyan bir yazıda, İstinaf Edenin sözü edilen hesabından 100.000 Sterlin çekilip Nuri Erhat'a ödenmesini öngören bir yazılı talimat mevcuttur. Bu durumda ilgili talimatı İstinaf Eden/Davalı bizzat verdiğine göre yakınma konusu, karttaki yazı-nın dayanağı mevcuttur, bu durumda yasal anlamda 'hile' (fraud) düşünülmesi imkansızdır. A Fortiori Alt Mahkeme önünde Müdafaanın hile iddiaları ile ilgili tüm şahadet tetkik edildiğinde ortaya şöyle bir tablo çıkmaktadır. Davanın üzerine istinat ettirild-iği 115.000 Sterlinlik emare 1, 2.6.1989 tarihli senet, aynı taraflar arasında 7.7.1987 tarihinde imzalanan ve zabıtların Mavi 331. sayfasında emare 29 olarak duran ve İstinaf Edenin kendi imzasını taşıdığını teslim ettiği 80.000 Sterlinlik, %18 faiz taşıy-an ve daha eski senetten kaynaklanmaktadır. Bu senedin ilk talepte vacibüleda olduğu görülmektedir. Yine şahadetten açıkca görülmektedir ki, ilgili borç zamanında ödenmemiş, dolayısıyle buna biriken faizler, artı ipotek masrafları eklenip, davanın üzerin-e istinat ettirildiği 2.6.1989 tarihli 115.000 Sterlinlik yeni senet İstinaf Eden/Davalı tarafından imzalanmıştır. Aynı gün taraflar Tapuya gitmiş sözü edilen senette görülen 115.000 Sterlinlik mersum borç senedine teminat amacı ile 266/89 sayılı ipotek t-akrirnamesini Davalı/İstinaf Eden yine imzalayıp tapuya yatırmıştır. İpotek masrafları da Davalının borcuna eklenmiştir. Bu durumda, 115.000 Sterlinlik senedin, ana para dışında faiz ve ipotek masrafı içerdiği görülmektedir. Ancak bunların gayrıyasal ol-duğu veya hile teşkil ettiğini gösteren herhangi bir içtihatı İstinaf Eden Mahkemeye gösteremediğine göre Alt Mahkemenin bu konuda herhangi bir hataya düştüğü de söylenemez, ve bu konuda İstinaf Eden/Davalı bizi de ikna edememiştir.
Yukarıdakiler muv-acehesinde İstinaf Edenin özetlediği istinaf sebeplerini teşkil eden 1 ve 4.üncü istinaf sebepleri de redddolunur.
İstinaf Eden/Davalının özetlediği 2. ve son istinaf sebebi ise, Alt Mahkemenin duruşma esnasında ibraz edilen şahadeti değerlendirirken- Davalı ve tanıklarının şahadetlerine değer vermeyip, Davacı ve tanıklarının şahadetine değer vermekle hata ettiği doğrultusundadır. Geçmiş birçok Yargıtay kararlarında belirtildiği gibi Yargıtay, tanıkların şahadetleri ile ilgili Alt Mahkemenin bulguları-na genelde müdahale etmekten çekinir çünkü, tanıkları gören şahadetleri esnasında tavırlarını inceleyen Alt Mahkemelerdir. Yargıtay, tanıkları görmez sadece Alt Mahkemede verdikleri şahadeti gösteren zabıtlardan yararlanır. Alt Mahkemenin hataya düştüğü -haller olmuştur. Bu durumlarda o bulgulara müdahale etmek Yargıtayın görevidir. Bu meselede tüm ilgili zabıtları tetkik ettikten sonra, Alt Mahkemenin bir hataya düştüğünü görmediğimizden bu istinaf sebebini de reddetmeyi uygun görürüz. Bu konudan ayrıl-madan önce İstinaf Eden/Davalının yaptığı bir iddiaya özel olarak değinmemiz yerinde olacaktır. Alt Mahkeme, emare 1 borç senedini 'mersum bir borç senedi' kabul ederken, mevzuatın öngördüğü diğer kıstasların yanısıra ilgili Yasa maddesinin öngördüğü gibi- 2 şahit huzurunda imzalandığını kabul etmiştir. Bu şahitler Alt Mahkeme önünde şahadet vermiş, istintaka tabi tutulmuş ve olayın Alt Mahkemenin kararında bulgu yaptığı gibi böyle ceryan ettiğini söylemiştir. İstinaf Eden Davalı, bu şahitlerin aynı müess-esede çalıştıklarını, birlikte istişare ederek Mahkemeye geldiklerini ve doğru söylemediklerini, Alt Mahkemenin bu şahadete itibar etmekle hataya düştüğünü öne sürerken Mahkeme önüne bu şahadeti tekzip edici herhangi bir şahadet koyamamıştır. Bu durumda A-lt Mahkemenin hatalı bulgu yaptığını söylemek de imkansızdır.
Netice olarak; yukarıdakilerden de görülebileceği gibi İstinaf Eden, istinaflarında başarılı olamamıştır, ve konsolide edilerek dinlenen her 2 istinaf da masraflarla birlikte reddolunur.
-
Taner Erginel Metin A. Hakkı Nevvar Nolan
Yargıç Yargıç Yargıç
12 Aralık 1997
-
-11-
-
Full & Egal Universal Law Academy