-D.12/84 Yargıtay/Hukuk 18/84
(Dava No. 114/84 Girne)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Salih S. Dayıoğlu, Niyazi F. Korkut, Aziz Altay.
İstinaf eden: Hasan Bedel, Girne
- (Davalı)
-ile-
Aleyhine istinaf edilen: Girne Belediyesi, Belediye Başkanı, Başkan vekili
Belediyer Meclis Üyeleri ve kazaba hemşehrileri
- (Davacı)
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Mustafa İnan
Aleyhine istinaf edilen namına: Gözel Halim.
H Ü K Ü M
Salih S. Da-yıoğlu: Davacı (aleyhine istinaf edilen) Girne Kaza Maahkemesinde E.2 n.1 altınbda davalı (istinaf eden) aleyhine başlatmış olduğu bir yargısal işlemde davalının Yukarı Girne'de Harita/Varaka XII/216.V.Blok(A) Parsel 78 ve 79'da başlattığı inşaatın batı bl-okunun 6. katının inşaatını ve/veya ek inşaatını yapmaktan men edilmesi ve ykarıda belirtilen inşaatın davalıya verilen inşaat iznine uygun bir hale getirilmesi hususunda bir emir talep etti.
Dava 21.2.1984 tarihinde dosyalandı ve hemen akabinde aynı gün- davacı tek taraflı bir istida dosyalayarak daha önce tarifi verilen inşaatın, davanın sonuçlanmasına değin durdurlmasını öngören bir emir talep etti. Davacı istidasını Fasıl 6 madde 9 ile 9/76 sayılı Mahkemeler Yasasının 41. maddesine ve Hukuk usulü Nizam-atı E.48 n.2'ye istinat ettirdi. İstidaya ekli Girne Belediyesinde Bayındırlık ve İnşaat İşleri ssorumlusu olarak görev yapan Kudret Koran tarafından yapılan yemin varakasında ise, diğer şeyler meyanında, davalının anılan yerde iki blok inşaat yapmak için -izin talep ettiğini, bu blokların birisi doğu diğeri ise batıya baktığını, doğuya bakan blok için verilen izinde daire sayısının 5 olduğu ve yüksekliğinin ise 20.90m. olduğunu, batıya bakan blokun ise 5 kattan müteşekkil ve yüksekliğinin ise 17.03m. olduğu-nu, batıya bakan blokta inşaatın 17.03 metreyi de aşarak 6. katın inşaatına başladığını bu hususun inşaat iznine aykırı olduğunu iddia etti. tek taraflı olarak yapılan bu ara emir istidası yemin varakasında dermeyan edilen hususlar dikkate alındıktan sonra- geçici olarak ara emri veildiği ve istidanın kesinleşip kesinleşmememsini saptamak için istidanın duruşması 28.2.1984 tarihine ertelendi.
28.2.1984 tarihinde Mahkeme huzurune gelen taraflar meselenin Mahkeme dışı halledilmesi ihtimalinin var olduğunu be-yan ederek istidanın duruşmasının daha ileri bir tarihte alınmasını müştereken talep ettiler. Mahkeme de bu talebi yerinde buldu ve istidanın duruşmasını 5.3.1984 tarihine erteledi ve geçici olarak verilen ara emrinin o gün kadar yürürlükte kalamsına ayrıc-a emir verdi.
5.3.1984 tarihinde taraflaar bir önceki celsede Mahkemeye aktardıklarını yinelediler ve bunun üzerine ara emri yürürlükte kalmak koşuluyle istidanın duruşması 3.3.1984 tarihine yerinden erteledi. Mesele taraflar arasınd sulhen halledilmediğ-i için davalının itirazzname dosyalayacağı gerkçesi ile istida 19.3.1984 tarihine ertelendi ve Mahkeme ara emrin o tarihe kadar yürürlükte kalmasına ayrıca emir verddi. Nu meyanda 19.3.1984 tarihinde davalı tarafında itirazname dossyladı. Bu itiraznameye e-kli ve bizzat davalı tarafından yapılan yemin varakasında diğer şeyler meyanında davacının başvurduğu yöntemle böyl bir ara emir istidasının yapılamayacağını, davacının istidasında belirttiği mevuzatın bu gibi mseleye teşmil edilemeyeceğini doğru yöntemin -ise 67/63 ve 16/71 sayılı Yasalarla tadil edilmiş şekli ile Fasıl 96 madde 3 ve 20 hükümleri uyarınca ve bunlara uygun bir şekilde dosyalanacak ara emri ile talep edilebileceğini ileri sürdü. Davalı daha da ileri giderek davacının yemin varakasında ileri s-ürdüğü iddiaları da reddetti.
İstidanın duruşması 28.3.1984 tarihinde yapıldı. O gün yapılan duruşmada davalı ön itirazlarını yaptı. Mahkeme de 6.4.1984'te vermiş olduğu bir kararla o safhada yapılan ön itirazı reddetti ve istidanın o şekli ile dinlenebi-leceğine karar verdi. Davalı bu karardan istinaf etmiş bulunmaktadır.
Dosyalanan istinaf ihbarnamesi altı sebep içermekle birlikte istinafın duruşması esnasında davalı istinafını bir tek nokta üzerinde yürüttü. Bu nokta ise, davacının, ara emri almak içi-n başvurduğu yöntemin hukuken hatalı odluğu ve doğru yöntemin daha önce anılan tadil edilmiş şekli ile Fasıl 96 altında belirlenen yöntem ile mümkün olabileceği şeklinde özetlenebilir.
Kanımızca istinaf eden iddiasında haklıdır. Bir Belediye sahası içinde- yapılacak inşaatları düzenleyen Yasa tadil edilmiş şekliyle Fasıl 96 Yollar ve Binalar Yasasıdır. Nu Yasaının 3. maddesi, diğer şeyler meyanında, yetkili merci olarak belirlenen Belediye Meclisinden önceden izin alınmadıkça herhangi bir binaın inşa edilem-iyeceğini öngörmekte, 20. madde ise bu gibi durumda uygulanacak cezayı belrlemektedir. Aynı yasanın 20. maddesinin 3A fıkrası aynen şöyledir:
"3(A) 1. fıkra gereğince herhnagi bir suç için herhangi bir kişi aleyhinde, hzuurunda dava başlatılan bir Mahkem-e, yapılmakta, inşa edilmekte veya yeniden inşa edilmekte olan bir bina veya yol ile ilgili ameliyelerin bu davanın nihai olarak bir karara bağlanmasına kadr durdurulmasını ihbarlı istida ile emredebilir."
-Görülüyor ki önceden ruhsat alınmaksızın inşaat yapmak bir suçtur ve cezai müeyyideyi gerektirir. Ek olarak böyle bir inşaatın, inşaat halinde iken, durdurulması için de yetkili merciye bir ara emrinin isdrı için ihbarlı bir istida ile Mahkemeye başvurma -yetkisi verilmiştir. Yukarıda alıntısı yapılan fıkranın içeriği dikkatle incelenecek olursa, Yasanın öngördüğü ihbarlı istida izinsiz inşaat yapma suçunun işlenmesi ve bununla ilgili olarak bir ceza davasının Mahkeme önünde başlatılmasına bağlanmıştır.
-
Ara emir istihsal etmek için davacı tarafından başlatılan istida Fasıl 6 madde 9 ve 9/76 sayılı Yasanın 41. maddesine dayandırılmıştır. Bu maddeler içeriklerinden de görülebileceği gibi hukuk işlerinde harekete geçirilebilirler. he ne kadar da davacı dav-asını bir hukuk Mahkemesinde başlatmışsa da onun yasal olarak bu şekilde hareket edebileceğinden ciddi kuşkumuz vardır. Bu bir yana, değiştirilmiş şekliyle Fgasıl 96 madde 20(3A) izinsiz yapılmakta olan inşaat meselelerinde bir ara emrinin söz konusu olduğ-u zamanlarda bunun nasıl ve ne şekilde yapılabileceğini özel olarak düzenlemiştir. Davacının bu düzenlemeye uyduğunu söylemeğe imkân yoktur. davacı tarafından Yasaya açıktan açığa aykırı bir şekilde yapılan aa emri istidasına da tabiatıyle itibar edilmesi -düşünülemez. İlk Mahkeme bunu dikkate almamakla hata etmiştir ve ara emir istidası üzerine vermiş olduğu emrin iptal edilmesi gerekir. Tabiatıyle, davacı ara emir istidası için doğru bir şekilde mahkemeye müracaat etmekte serbest olduğunu söylemeği fuzuli -addederiz.
Sonuç olarak istinaf kabul edilir ve İlk Mahkemenin ara emir ile ilgili olarak verdiği emir ve karar iptal edilir. Gerek İlk Mahkeme ve gerekse istinaf masrafları, aleyhine istinaf edilen tarafından ödenecektir.
(Salih S. Dayıoğlu) - (Niyazi F. Korkut) (Aziz Altay)
Yargıç Yargıç Yargıç
25 Mayıs 1984
-
-4-
-
Full & Egal Universal Law Academy