-D.11/91 Yargıtay/Hukuk 19/91
(Dava No 1537/88; Mağusa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: Niyazi F. Korkut, Celâl Karabacak, Özkan Tunçağ
İstinaf eden: İsmail (Yaşar) Tosun-, Türkmenköy.
(Davacı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Zeki Göksan, Akdoğan.
(Davalı)
- A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Tevfik Pilli ve Ahmet Sabancı
Aleyhine istinaf edilen namına: Mehmet Memduhoğlu
H Ü K Ü M
Niyazi F. Korkut: İstinaf eden Davacı, Akdoğan veya Beyarmudu köyü toprağında kain adına t-ahsisli 35 dönüm tarlaya 1987 -1988 yılında arpa ekmişti. Dava ile ilgili zamanlarda aleyhine istinaf edilen Davalı da bir biçer döverin kayıtlı mal sahibi ve sürücüsü idi. Davacı Gazi Mağusa Kaza Mahkemesinde Davalı aleyhine dosyalamış olduğu bir dava ile- Davalının 31.5.1988 tarihinde sahibi ve sürücüsü bulunduğu biçer-döver ile Davacıya ait tarlanın yanında ekin biçerken dikkatsizliği veya ihmali veya tedbirsizliği sonucu sürmekte olduğu biçer-döverden çıkan kıvılcımın yangına sebebiyet verip yangının Dav-acının arpa ekili tarlasına sireyet ederek 35 dönümlük arpa ekininin 30 dönümlük kısmının yanmasına ve neticede Davacının 1.425.000TL zarar ziyana uğramasına sebep olduğunu ileri sürerek zararının tazminine ilişkin istemde bulundu.
Davalı ise dosyaladığı- Müdafaa Takririnde, sair şeyler yanında, ilgili tarihte biçer-döveri ile kendi arpasını biçerken biçer döverinden kıvılcım çıkmadığını; kendisinin herhangi bir ihmalkarlığı ya da dikkatsizliğinin söz konusu olmadığını; biçer-döverinin devamlı servisini ya-ptığını; eğer bir yangın çıkmışsa bunun tarla içinde atılı olan bir cam parçasından ve aşırı sıcaktan olabileceğini ileri sürdü.
Davacı davasını kanıtlamak için bizzat şahadet vererek 3 de tanık dinletti. Davalı ise bizzat şahadet verip ayrıca oğlu Birta-n Göksanı da tanık olarak dinletti.
Davacı tanıkları yangının Davalının biçmekte olduğu tarladan geldiğini ve yangonın çıktığı gün rüzgârın güneyden kuzeye doğru estiğini, yolun ve Davacının yanan arpa ekili tarlasının Davalının ekin biçtiği tarlanın kuz-eyinde olduğunu belirtmişlerdir.
Davalı ise şahadetinde dava konusu yangının Davacının tarlasından ve yoldan başladığını ileri sürdü.
Alt Mahkeme yangın günü rüzgârın güneyden kuzeye doğru estiğine, yolun ve davacının yanan arpa ekili tarlasının da kuz-eyde olduğuna göre yangının kuzeyden Davalının tarlasının bulunduğu yöne yani güneye gelmesinin olankasız olduğuna ve Davalının şahadetine itibar etmeyip bu nedenle Davalının ileri sürdüğü iddianın doğru olmadığına ve yangının Davacının tarlasından veya yo-ldan başlamadığına ve yangının ilk önce Davalının biçer-döveri ile birlikte olduğu tarladan başladığına ilikin bulgu yaptı. Alt Mahkeme bulgularına devamla Davacının talep takririnde yangının Davalının biçer-döverinden veya eksozunun kıvılcımlarından meyda-na geldiğini ileri sürmesine karşın bu savlarının Davacı tanıkları tarafından kanıtlanmadığına ancak bu tanıkların şahadetine göre Davalı, başka bir yabancı kişinin bulunmadığı bir esnada rüzgarlı bir havada, biçer-döveri ile arpasını biçerken biçer-döveri-nin 5, 6 metre arkasında kalemlikte yangın çıkmasının yangının Davalının biçer-döverinden çıkan kıvılcımlar neticesinde meydana geldiğine bir karine teşkil ettiğine ve bu karineyi çürütmesinin ise davalıya düştüğüne ve keza ihtimaller dengesine dayanarak d-ava konusu yangının Davalının biçer-döverinden çıkan kıvılcımlar neticesinde kalemliğin ateş almasıyle meydana geldiğine ilişkin bulgu yaptı.
Alt Mahkeme, Fasıl 148 Haksız Fiiller Yasası'nın 53. maddesine atıfla Davacının dava konusu zararının bir yangın-dan ya da bir yangın sonucu meydana geldiğini ve (i) dava konusu yangının Davalı tarafından çıkarıldığının ve Davalının yangının çıkmasından sorumlu olduğunu; veya (ii) yangının başaldığı taşınmaz malın Davalının tasarrufunda olduğunun; veya (iii) yangın t-aşınır bir mal üzerinde başlamışsa davalının yangının başladığı taşınır malın sahibi olduğunun kanıtlanması gerektiğini ve Davacının bu hususları kanıtlaması halinde de yangının başlaması ve yayılması ile ilgili olarak Davalının sorumlu tutulabileceği bir -ihmalin söz konusu olmadığını kanıtlama yükünün Davalıya geçeceğini vurgulayarak Davacının yangın neticesi arpa ekininin 30 dönümünün yandığı Davacı tarafından ileri sürülüp Davalı tarafından da kabul edildiği cihetle dava konusu zararın bir yangın sonucu -meydana geldiğinin kanıtlandığına, Davalının biçer-döveri ile hiçbir yabancı kimsenin bulunmadığı bir esnada arpa biçerken biçer-döverin arkasındaki kalemliğin ateş almasının yangının Davalının biçer-döverinden çıkan kıvılcımlar neticesinde meydana geldiği-ne karine teşkil ettiğine; bu karineyi çürütmenin de Davalıya düştüğüne ancak davalının bu karineyi çürütemediğine ve bu nedenle yangının Davalı tarafından çıkarıldığı ya da yangının çıkarılmasından Davalının sorumlu olmadığının kanıtlanamadığına ve yangın-ın Davalının sahibi olduğu biçer-döverden çıktığı hususunun da Davacı tarafından ispatlanmış olduğuna ilişkin bulgu yaptı. Dava konusu yangının başladığı taşınmaz malın Davalının tasarrufunda olduğu da kanıtlandığına göre dava konusu yangının başlaması ve -yayılmasıyle ilgili olarak Davalının sorumlu tutulabileceği bir ihmalin söz konusu olmadığını kanıtlama yükünün de Davalıya ait olduğunu vurgulayrak bu hususta Davalı tarafından sunulan şahadeti inceleyip Davalının biçer-döverinin eksozundan ya da biçer-dö-verinden kıvılcım çıkmaması veya yangının başlamaması ve yayılmaması ile ilgili olarak ne gibi önlemler aldığına ilişkin herhangi bir şahahdet sunmadığı gibi bir izahatta da bulunmadığını ve bu durumda Davalının yangının başlaması ve yayılmasıyle ilgili ol-arak sorumlu tutulabileceği bir ihmalin söz konusu olmadığını kanıtlayamadığı kanaatına vardı.
Alt Mahkeme hükmüne devamla yangının tehlikeli bir nesne olduğu ve Rylands v. Fletcher ilkesinin yangın meselelerine de uygulandığını vurgulayarak Davacının ta-lep takririnde dava konusu yangının başladığı taşınmaz malın Davalının tasarrufunda olduğunu ve yangının Davalının tarlasından arpa ekili kendi tarlasına sirayet ettiğine ilişkin herhangi bir sav ileri sürmeyip talep takririnde yangının biçer-döverden çıka-n kıvılcım veya ateş ya da yangın nedeniyle kendi tarlasına sirayet ettiğini ileri sürmediğini ve bu hususta da herhangi bir şahadet olmadığını; ve keza yangının çıktığı Davalının konu taşınmaz malın sahibi ya da mutasarrıfı olduğu ve yangının oradan Davac-ının tarlasına sirayet ettiği hususlarının da esasa ilişkin olgu olduklarını ve bunların talep takririnde belirtilmesi gerektiğini ve Davacı talep takririnde bu hususları ileri sürmediğine göre de bu hususlarda şahadet veremiyeceğine ve verse bile bunların- nazarı dikkate alınamıyacağına ve bu nedenlerle bu hususlar kanıtlanmadan isteminde başarılı olamıyacağına ilişkin bulgu yaparak Davacının talebinin reddine ilişkin karar verdi.
Alt Mahkeme verdiği karardan istinaf edilebileceği gerekçesi ile Davacının -zarar ziyanı ile ilgili talebini de inceleyerek Davacının zarar ziyanını 1.075.000TL olarak saptadı.
Davacı bu hükme karşı istinaf dosyaladı. İstinaf eden, istinaf ihbarnamesinde, özetle, Alt Mahkemenin:
(i) Yangının Davalı tarafından çıkarıldığı ve sa-ir gerekli hususların da ispat edildiği kanaatına varmasına karşın yangının Davalıya ait tarladan çıkıp Davacının tarlasına sirayet ettiği hususunun ileri sürülmediği gerekçesi ile Davacının talebini reddetmekle hata ettiğini ve
(ii) Fasıl 148 Hakısz Fii-ller Yasası'nın 53. maddesini yanlış yorumla- dığını ileri sürdü.
Özetlenen olgulardan, Alt Mahkemenin, Davacının yakınma konusu yaptığı zarar ziyanın bir yangın sonucu meydana geldiğine; konu yangının çıkmasından Davalının sorumlu olduğuna ve yangının d-avalının sahip olduğu biçer-döverden çıktığına ve yangının başladığı taşınmaz malın Davalının tasarrufunda olduğuna ve yangının başlayıp yayılması ile ilgili olarak Davalının sorumlu tutulabileceği bir ihmali olmadığını kanıtlayamadığına ilişkin bulgu yapm-asına karşın Davacının talep takririnde yangının biçer-döverden çıkan kıvılcım ya da yangın nedeniyle kendi tarlasına sirayet ettiğini ileri sürmediğini ve Davalının yangının çıktığı taşınmaz malın sahibi ya da mutasarrıfı olduğunun va yangının oradan Dava-cının tarlasına sirayet ettiğinin de esasa ilişkin olgu olduğunu ve esasa ilişkin bir olgu olan bu hususun talep takririnde ileri sürülmediğine göre de bu hususta verilen şahadeti dikkate alamıyacağını vurgulayarak Davacının istemini reddettiği görülmekted-ir. Davacının talep takririnde, Alt Mahkemenin belirttiği şekilde sav ileri sürmesi gerektiğine kuşku yoktur. Ancak Davacının talep takriri bir bütün olarak okunduğunda arzu edilen şekilde olmamakla beraber bu hususları içerdiği görülmektedir. Bu nedenle A-lt Mahkemenin talep takririnde ileri sürülmediği gerekçesi ile bu husustaki şahadeti dikkate alamıyacağına ilişkin bulgusunun hatalı olduğu görüşündeyiz.
Davacı tarafından sunulan şahadetten Alt Mahkemenin, sair bulguları yanında, yangının Davalının tarl-asından Davacının tarlasına sirayet ettiğine ilişkin şahadet de olduğuna göre Alt Mahkemenin Davacının talebini reddeden kararın iptâl edilmesi gerekir.
İstinaf eden bu nokta üzerinden istinafında başarılı olduktan sonra istinaf edenin sair istinaf sebep-lerine değinmeye gerek görmüyoruz.
Alt Mahkeme kararında, istinaf edilebileceği gerekçesi ile, Davacının zarar ziyanının da 1.075.000TL olarak saptandığına göre davanın Alt Mahkemeye iadesine de gerek yoktur.
Sonuç olarak istinaf kabul edilerek Alt Mah-kemenin Davacının istemini reddeden kararı iptâl edilerek Davacı lehine ve Davalı aleyhine 1.075.000TL zarar ziyan için hüküm verilir. Davacının Alt Mahkeme ile istinaf masrafları Davalı tarafından ödenecektir.
(Niyazi F. Korkut) (Celâl- Karabacak) (Özkan Tunçağ)
Yargıç Yargıç Yargıç
17 Haziran 1991
Full & Egal Universal Law Academy