-D.9/95 Birleştirilmiş
Yargıtay/Hukuk 19/94 ve 20/94
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: Celâl Karabcak, Metin A. Hakkı, Nevvar Nolan
Yargıtay/Hukuk 19/94
(Magosa Dava: 16-08/91)
İstinaf eden: Mustafa Tuver şahsen ve Hüsniye Tuver'in babası ve/veya
yakın arkadaşı sıffatiyle, Çayönü.
(Davacı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Ahmet Yeşilada,- Çayönü.
(Davalı)
A r a s ı n d a.
İstinaf eden tarafından Avukat Ali Dana
Aleyhine -istinaf edilen tarafından Avukat İsmail Sağlamer
Yargıtay/Hukuk 20/94
(Magosa dava No: 1608/91)
İstinaf eden: Ahmet Yeşilada, Çayönü.
(Davalı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Mustafa Tuver şahsen v-e Hüsniye Tuver'in
Babası ve/veya en yakın arkadaşı sıfatıyle,
Çayönü.
(Davacı)
A r a s ı n d a.
İstinaf eden taraf-ından Avukat İsmail Sağlamer
Aleyhine istinaf edilen tarafından Avukat Ali Dana
H Ü K Ü M
Celâl Karabacak: Bu istinafın hükmünü Sayın Yargıç Nevvar Nolan verecektir.
Nevvar Nolan: 10.2.1990 tarihinde Çayönü köyünde davalı AV 056 plaka numaralı Golf ma-rka aracı ile küçük davacıya çarparak küçük davacının bedensel yaralanmasına neden oldu. Küçük davacının davalı aleyhine açtığı davada Kaza Mahkemesi kazanın oluşumunda sadece davalıyı kusurlu buldu ve küçük davacı lehine 90,000,000.-TL. genel tazminata hü-kmetti.
Küçük davacı saptanan 90,000,000.- TL. genel tazminatın aşikâr surette çok düşük olduğunu iddia ederek, miktarın yükseltilmesi için 19/94 sayılı istinafı dosyaladı. Davalı da Kaza Mahkemesinin kazanın oluşumunda küçük davacıda katkısal kusur bulm-amakla hata ettiğini ileri sürerek 20/94 sayılı istinafı dosyaladı.
Her iki istinaf birleştirilerek dinlendi.
Önce davalı tarafından dosyalanan 20/94 sayılı istinafı ele almayı uygun görürüz. Bir satıcı, van arabası ile satış yapmak için Çayönü köyüne -gitti ve arabasını köy içinde yol kenarına park etti. Küçük davacı satıcıdan yemiş aldıktan sonra yolun karşısındaki evine gitmek için sağına soluna bakmadan, yolda seyir halinde araç bulunup bulunmadığını kontrol etmeden, yolu karşıya geçmek istedi ve yol- içine atıldı; ayni anda Golf marka aracı ile yolada seyretmekte olan davalı, yol içine atılan küçük davacıya çarptı ve kaza meydana geldi. Kaza Mahkemesi davalının aracını dikkatsiz ve ihmalkarane sürdüğü bulgusuna varıp kazanın meydana gelmesinden davalı-yı sorumlu tuttu, küçük davacıya ise herhangi bir sorumluluk yüklemedi. Davalı küçük davacının da kazanın meydana gelmesinde katkısal kusuru bulunduğu iddiası ile istinaf etti.
Konu kazanın meydana gelmesinde küçük davacının katkısal kusuru bulunduğu idd-iasında olan davalı bu iddiasını duruşmada kanıtlamak ile yükümlü idi. Duruşma sonunda Kaza Mahkemesi küçüklerin de kendi güvenlikleri için almaları gereken tedbiri almamaları, göstermeleri gereken dikkati göstermemeleri halinde kusurlu bulunabileceklerin-i ancak bir küçükten kendi güvenliği için alması beklenen tebirin, göstermesi beklenen dikkatin, bir büyükten beklenen tedbir veya dikkat ile ayni olmayıp yaşından makûl olarak bekenebilecek tedbir veya dikkat olduğunu; küçüğün hareketinin o yaştaki bir kü-çükten beklenecek bir hareket ise küçüğün katkısal kusurlu olamayacağını ifade etmiş ve ifade ettiklerini huzurundaki davanın olgularına uyarladıktan sonra 7 yaşındaki küçük davacının aldığı yemişin sevinç ve heyecanını yaşadığını, bu sevinç ve heyecan içe-risinde dikkatini karşıdan karşıya geçeceği yola vermediğini, böyle bir davranışın da yol tecrübesi bulunmayan o yaştaki küçüklerden beklenen bir davranış olduğunu belirterek kazanın oluşumunda küçük davacıya katkısal kusur yüklememiştir. Kaza Mahkemesi ko-nuya doğru yaklaşmıştır. Kaza Mahkemesinin bulgularına ve vardığı sonuca müdahale etmemiz gerektiğine ikna edilmediğimiz cihetle Kaza Mahkemesinin bulgularına ve vardığı sonuca müdahale etmeyi uygun görmeyiz. Belirttiklerimiz ışığında davalı tarafından dos-yalanan 20/94 sayılı istinaf reddedilir.
19/94 sayılı istinafta küçük davacı saptanan 90,000,000.- TL. genel tazminatın aşikâr surette çok düşük olduğundan yakınmaktadır. Kaza Mahkemesinin bulgularına göre küçük davacının aldığı başlıca yararlar şöyledir-:
Sağ parital bölgede craniumda 5 - 6 cm. Uzunluğunda çizgisel kırık,
Şiddetli kafa travması ve beyin sarsıntısı,
Sol ayakta i. Tarafta 15x15 cm'lik kemiğe kadar yara,
Yara bölgesinde tendon, damar ve yumuşak kısım kaybı,
Sol ayakta 1, 2, 3, 4 metasuslar -ve torsal kemik kırıkalrı,
İç malleol, talıs, colcenous da kemik kaybı,
1 ve 2. metatarslar kayıp,
Sol cruris kırığı,
Vagina bölgesinde yara ve kanama.
Kaza Mahkemesine göre küçük davacının gördüğü tedavi ve son durumu ise şöyledir. Yaraları temizlendi, d-ikilebilenler dikildi, alçı uygulandı. Küçük davacı bir ay yatılı tedavi gördü. Sol ayakta, kırık bölgede, tedaviye rağmen kapanmayan yaranın kapanması için cilt grefi yapıldı, ancak cilt grefi yapılan deri ince olduğundan giyilen ortopedik botların etkisi- ile yara sürekli açıldı ve iyileşmedi. Bu nedenle küçük davacının sol ayağına cross-leg flap ameliyatı uygulandı, yani yaranın kapanması için sağ bacağından et parçası alınarak sol ayağa nakledildi. Sol ayakta kırılan veya kaybolan kemiklerin etkisi ile a-yak kemikleri ve topuk bir birine kaynaşmış olup tek bir kemik haline gelmiştir. Sol ayak tamamen deforme haldedir ve estetik olarak çok çirkin bir durumdadır. Halen sadece yumuşak terlik giyebilen yürüme güçlüğü çeken küçük davacının yürüme güçlüğünün ve -ayağındaki estetik bozukluğun bir ölçüye kadar iyileştirilebilmesi için byüme çağı sonunda en az iki ameliyat daha olması gerekir. İleride yapılacak bu ameliyatlara rağmen ayak hareketlerindeki kalıcı mahdudiyet nedeni ile küçük davacı yaşam boyu belirgin -şekilde aksayarak yürüyecektir. Cross-leg flap ameliyatı nedeni ile et parçası alınan yerde izler mevcuttur, ameliyat bölgesindeki izler kalıcıdır.
Küçük davacının kafatasındaki kırık ve diğer yaraları uygulanan tedavi sonucu zaman içerisinde tamamen iyi-leşmiştir.
Kaza tarihinde 7 yaşında bir kız çocuğu olan küçük davacının kaza sonucu aldığı yararlar nedeni ile uzun süre sızı ve ızdırap çektiğini, Kaza Mahkemesi tarafından saptanan yukarıda ifade edilen durumunu, üç kez ameliyat geçirdiğini, en az iki -ameliyat daha geçireceğini, ayağının deforme halinin tekrar eski haline dönemeyeceğini, estetik çirkinliğin tamamı ile giderilemeyeceğini, yaşam boyu aksayarak yürüyeceğini, konuşamayacağını, herhangi bir spor etkinliğinde bulunamayacağını, ameliyat izleri-nin kalıcı olduğunu dikkate alarak küçük davacı lehine makul olarak nitelendirilebilecek bir miktarın genel tazminat olarak saptanması gerekir. Genel tazminat miktarını saptama çabasında göz önüne alması gerken tüm ilkeleri göz önüne almış olmasına rağmen,- Kaza Mahkemesinin küçük davacı lehine saptadığı 90,000.000.- TL.'nın, özellikle küçük davcının bir kız çocuğu olduğu gerçeği ışığında, aşikâr surette yetersiz olduğu kanısındayız. 90,000.000.- TL'nin Kaza Mahkemesinin kararının okunduğu 31.12.1993 tarihin-deki satın alma gücünün bugünkü 90,000,000.-TL nın satın alma gücünden kat kat üstün olduğunun bilinci içerisinde bu rakamı küçükk davacı için yetersiz bulduğumuzu da ifade etmek isteriz.
Kemp & Kemp, The Quantum of Damages, Volume 1, Personal Injury Cla-ims, 1967 ve Kemp & Kemp, The Quantum of Damages, Volume 2, Personal Injury Reports, 1991 de Injuries to Foot başlığı altında yer alan davalarda İngiltere'de takdir edilen tazminat miktarlarını sadece ışık tutmaları için göz önüne aldıktan sonra durumu yuk-arıda özetlenen küçük davacı lehine genel tazminat miktarını 460,000,000.- TL olarak saptarız.
Sonuç oalrak, yukarıda belirttiklerimiz ışığında;
20/94 sayılı istinaf reddedilir.
19/94 sayılı istinaf kabul edilerek Kaza Mahkemesi tarafından küçük davacı -lehine hükmedilen genel tazminat miktarı 90,000,000.-TL den 460,000,000.- TL'ye yüksletilir.
Küçük davacının istinaf masraflarının karşı tarafca ödenmesine emir verilir.
(Celâl Karabacak) (Metin A. Hakkı) (Nevv-ar Nolan)
Yargıç Yargıç Yargıç
28 Aralık 1995
Full & Egal Universal Law Academy