-D.22/85 Birleştirilmiş
Yargıtay/Hukuk 2/85 ve 15/85
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Salih S. Dayıoğlu, N. Ergin Salâhi, Niyazi F. Korkut.
Yargıtay/Hukuk 2/85
(Dava No.180-0/83 Lefkoşa)
İatinaf eden: Hasan Bezirgan, Lefkoşa.
(Davacı)
-ile-
Aleyhine istinaf edilen: Erol Süleymanoğlu, Dilekkaya.
(Davalı)
- A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Ali Riza Görgün ve Hatice Görgün.
Aleyhine istinaf edilen namına: Mustafa İnan.
Yargıtay/Hukuk 15/85
(Dava No.1800/83 Lefkoşa)
İstinaf ede-n: Erol Süleymanoğlu, Dilekkaya.
(Davalı)
-ile-
Aleyhine istinaf edilen: Hasan Bezirgan, Lefkoşa.
(Davacı)
- A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Mustafa İnan.
Aleyhine istinaf edilen namına: Ali Rıza Görgün ve Hatice Görgün.
H Ü K Ü M
Salih S. Dayıoğlu: Birleştirilerek dinlenen işbu istinaflar Lefkoşa Kaza Mahke- m-esinden yapılmıştır. Olgular özetle şöyledir:
Davacı (Y/H 2/85'te istinaf eden ve 15/85'te aleyhine istinaf edilen) Lefkoşa Kaza Mahkemesinde açtığı bir dava ile bir trafik kazasından dolayı davalıdan (Y/H 2/85'te aleyhine istinaf edilen ve 15/85'te isti-naf eden) tazminat talep etti. Davalı isbatı vücut muhtırası dosyaladıktan sonra müdafaa takririni verdi. Takrir teatisi tamamlandıktan sonra dava zaptı dava oalrak 29.11.1984 tarihine tayin edildi. Sözü edilen tarihte davalı avukatı hazır bulunduğu halde -davacı veya avukatı hazır bulunmadı. davalı avukatının takipsizlikten ötürü davanın iptalini istemesi üzerine Mahkeme müracaatı uygun buldu ve dava takipsizlikten iptal edildi. Davacı İlk Mahkemenin işbu iptal kararından 2/85 sayılı istinaf ile 6 Aralık 19-84 tarihinde istinaf etti. Aynı tarihte müstedi İlk Mahkemeye ihbarlı bir istida dosyalayarak iptal edilen davanın yeniden canlandırılması (reinsstatement) talebinde bulundu. Davalı bu talebe karşı bir itirazname dosyaladı. 1.2.1985 tarihinde dinlenen bu i-stidada İlk Mahkeme 29.11.1984 tarihinde iptal etmiş olduğu davanın tekrar canlandırılmasına emir verdi. Bu emirden de bu sefer davalı 14.2.1985 tarihinde istinaf etti. Her iki istinaf birleştirilerek dinlendi.
2/85 sayılı istinafta davacı özetle 29.11.1-984 tarihinde davanın duruşma olarak tayin edilmediğini zaptı dava olarak tayin edildiğini, zaptı dava olarak tayin edilen bir günde davacının hazır bulunmaması ile mahkemenin davayı iptal etmeye hukuken yetkisi olmadığını iddia etti.
Hukuk Usulü Nizamat-ının E.33 n.4'ü duruşma olarak saptanan bir günde davalının hazır bulunmasına karşılık davacının hazır bulunmaması halinde davanın reddolunabileceğinden söz etmektedir. Dikka edilirse ilgili nizam "duruşma"dan bahsetmektedir. "Duruşma" ise kelimenin normal- anlamındaki anlamından başka birşey olamaz. "Duruşma" sözcüğünden bir davanın normal duruşmasının yapıldığı veya yapılacağı veya bu maksat için saptanan günde yapılan veya yapılacak işlemlerin oluşturduğu bir olay olduğunna kuşku yoktur. Aynı Emrin n.7'si- "duruşma" takip edilecek yöntemi belirlemektedir. Bu nedenlerle şayetİlk Mahkeme E.33 n.4'e göre hareket etmişse hatalı bir işlem yaptığına hükmedilmesi gerekir. Ne var ki bir mahkeme bir davayı iptal etme yetkisini sadece E.33 n.4'ten almaz. Uygun gördüğ-ü hallerde ve takdir hakını adli bir şekilde kullanmak suretiyle doğal yetkisini de kullanıp davayı iptal etme yetkisini da haizdir. Annual Practice 1958(1) sayfa 2009'da bu hususta şunlara yer verildiği gözlemlenmektedir:
"There are a great many cases i-n which the R.S.C. do not make any provision for dismissal of an action, but in which the Court deals with them by dismissal under the general or inherent jurisdiction of the Courts ...."
Bir davanın zapt-ı dava oalrak tayin edilmesi uzun zamandan beri M-ahkemeleri- mizde ittihaz edilip takip edilen bir uygulamadır. Yargıcın uygun bulması halinde, tarafların konuyu duruşma yapmaya gerksinme duymadan davayı halletme için yaptığı yargısal bir işlemdir. Böyle bir yöntemin hiç de hafife alınacak bir yanıt yokt-ur. Bir yargıç adli takdirini kullanarak bir davayı zapt-ı dava olarak tayin etmişse, davaya taraf olanların buna ciddiyetiyle riayet etmeleri ve hazırlıklı olarak, dava gününde hazır olmaları gerekir. Herhangi bir tarafın bunu hafife alarak Mahkeme önünde- hazır bulunmaması hakinde Mahkeme adli takdirini ve doğal yetkisini kullanarak davayı iptal edebilir.
Davacı, davayı iptal ederken İlk Mahkemenin adli takdirini hatalı bir şekilde kullandığına dair istina ihbarnamesinde herhangi bir sebep ileri sürmüş o-lsaydı bile, mevcut olgular dikkate alındığında İlk Mahkemenin takdir hakkını hatalı olarak kullandığını rahatlıkla söylememize imkân yoktur. Bu nedenle 2/85 sayılı istinafın reddolunması gerekir görüşündeyim.
Şimdi de davalı tarafından yapılan istinafı-n incelenmesi gerekir. Davalı istinafını yürütürken esas itibarıyle iki nokta üzerinde durdu. Bunlar özetle şöyledir:
-1. İptal edilem davanın tekrar canlandırılması için davacı tarafından yapılan istida ve ona ekli yemin varakası bizzat davalıya tebliğ edilmeyip, avukatına tebliğ edilmiştir. Tebliğ hatalı olduğu için İlk Mahkeme istidayı dinleyemezdi.
-
2. Davacının istidasına ekli yemin varakasında dermeyan edilen olgular davanın yeniden canlandırılmasına cevaz verecek nitelikte değildir.
İlkin birinci noktayı incelemem gerekir. istidanın tebliği ile ilgili mevzuat Hukuk uhakemeleri Usulü Nizamatı E.-48 n.3'tedir. Bu nizama göre bir istidanın bundan etkilenecek kişilere tebliğ edilmesi gerekir. Davacı tarafından yapılan canlandırma istidasının davalıya değil de iptal edilmiş davadaki avukatına yapılması, tebliğin doğru bir şekilde yapılmadığını gösterm-ektedir Tebliğin E.48 n.3'e aykırı bir şekilde yapılması keyfiyetinin bir usulsüzlük (irregularity) yoksa bir hükümsüzlükle (nullity) olup olmadığının araştırılması gerekir.
Tebliğ yapılması gerekli adli bir belgenin ondan etkilenecek kişiye, usulü veçhi-le tebliğ edilmesi hukukun öngördüğü zaruri koşullardan bir tanesidir. Bunun aksini düşünmek tebliğ yapılmadan bir kişi aleyhine, ona savunma hakkı verilmeden hüküm veya bir takım tedbirleri alınmasına yol açar ki yasal durum buna cevaz vermez. Tabiidir ki- belirli koşulların yerine getirilmesi ile ilgili mevzuatın izin verdiği tek taraflı olarak alınan emirleri bundan ayrı tutmak gerekir. Bu konuda Craig v Kanseen (1943) 1 AER s.108 sayfa 113'te Mahkeme şunları söyledi:
"The question we have to deal with -iswhether the admitted failure to serve the summons upon which the order in this case was based was a mere irregularity, or whether it was something worse, which would give the defendant the right to have the order set aside. In my opinion, it is beyond qu-estion that failure to serve process where service of process is required, is a failure which goes to the root of our conceptions of the proper procedure in litigation. Apart from proper or partee proceedings, the idea that an order can validly be made ag-ainst a man who has had no notofication of any intention to apply for it is one which has never been adopted in England. To say that an order of that kind is to be treated as a mere irreularity, and not something which is affected by a fundamental vice, is- an argument which, in may opinion, cannot be sustained."
Alıntısı yapılan bu içtihat kararı Loizou and Another v De Bono CLR 1959-1960 Vol. 24 s.92 davasında takib edilerek benimsenmiştir.
Hükümsüzlükle malul bir işlemde bunu ileri süren tarafın yeni -adım atması, usulsüzlükte olduğu gibi hükümsüzlükten sarf-ı nazar etmiş sayılmaz. Gör. Gülen Akay ile Mehmet Hüseyini Y/H 61/80 sayfa 3.
Yukarıda söylenenlerden anlaşıldığı gibi İlk Mahkeme takipsizlikten ötürü davayı reddettikten sonra bunun yeniden can-landırılması içn davacı tarafından başlatılan yaargısal işlem, davalıya usulü veçhile tebliğ edilmesi gerekirdi. Bunun yapılmaması o yargısal işlemde alınan kararın iptalini gerektirir. 15/85 sayılı istinafın dosyası incelendiğinde İlk Mahkeme Yargıcının, -itiraznamede yer aldığı halde bu konuyu inceleyip davalı leyhine bir karar vermemekle hata etmiştir. Bu nedenle 15/85 sayılı istinafın kabul edildiği için davacının mevzuaa uygun bir şekilde yeniden müracaat edip iptal edilen davasının tekrar canlandırılma-sını talep edebilir. 15/85 sayılı istinaf bu şekilde sonuçlandıktan sonra 2. noktayı incelemem gerekmemektedir.
Sonuç olarak 2/85 sayılı istinafın reddolunması, 15/85 sayılı istinafın ise kabul edilmesi, İlk Mahkemenin 1.2.1985 tarihinde verdiği emrin ip-tal edilmesi ve 2/85 sayılı istinaftaki istinaf edenin istinaf masraflarını ödemesine emrolunması gerektiği görüşündeyim.
Ergin Salâhi: Sayın Yargıç Salih S. Dayıoğlunun okuduğu hükmü önceden görme fırsatı buldum. orada sarfedilen görüşlerle ve varılan so-nuçla hemfikirim.
Niyazi F. Korkut: Birleştirlerek dinlenen bu istinaflarda olgular sayın Yargıç Salih S. Dayıoğlu'nun hükmünde belirtildiği gibidir.
Yargıtay/Hukuk 2/85 ile ilgili olarak Sayın Yargıç Salih S. Dayıoğlu'nun hükmünde belirtmiş olduğu görü-şler ile varmış olduğu sonuca katılırım.
Yargıtay/Hukuk 15/85 ile ilgili olarak belirtilen görüşler ile varılan sonuçta, hürmetim baki kalmak koşulu ile, ayrılmaktayım.
E.48 n.3 uyarınca bir istidada etkilenecek kişilere tebligat gerektiği doğrudur. An-cak bu meselede, davalıya tebligat yapılmamakla beraber, davalı yerine avukatına gerekli tebligat yapılarak davacının 29.11.1984 tarihinde iptal edilen davasının yeniden canlandırılması için bir istida ile başvurduğu avukatı aracılığı ile bilgisine getiril-erek konu istidaya itirazname dosyalamış ve itiraznameye de davalı tarafından yapılan bir yemin varakası eklenmiştir. Davalıya direkt olarak tebligat yapılmayıp avukatı vasıtası ile yapılan istida bilgisine geldikten sonra davalı konu tebligatın iptali içi-n de bir başvuruda bulunmadığına ve istidada itirazname dosyaladığına göre kanımca, tebligatla ilgili usulsüzlük yapılan işlemin iptalini gerektirmeyip E.64 uyarınca giderilenile- cek niteliktedir. Bu kanıya vardıktan sonra da istinafın ileri gidemiyeceği -ve masraflarla reddedilmesi gerektiği görüşündeyim.
Salih S. Dayıoğlu: Sonuç olarak 2/85 sayılı istinaf reddolunur. 15/85 sayılı istinaf kabul edilir ve İlk Mahkemenin 1.2.1985 tarihinde verdiği emir iptal edilir. İstinaf masrafları 2/85 sayılı istinaftak-i istinaf eden tarafından ödenmesi emrolunur.
(Salih S. Dayıoğlu) (N. Ergin Salâhi) (Niyazi F. Korkut)
Yargıç Yargıç Yargıç
27 Haziran 1985
-
-
-6-
-
Full & Egal Universal Law Academy