-D.26/81 Yargıtay/Hukuk 20/81
(Dava No. 275/80; Lefkoşa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Şakir Sıdkı İlkay, Niyazi F. Korkut, Aziz Altay.
İstinaf eden: Mehmet Raci Mustaf-a, Lefkoşa.
(Davalı)
ile -
Aleyhine istinaf edilen: Feriha Ali, n/d Feri Cansel n/d Feri
Pereyaoğlu, İstanbul.
(Davacı)
- A r a s ı n d a .
İstinaf eden namına: Ergin Ulunay.
Aleyhine istinaf edilen namına: Kıvanç M. Riza.
Tahliye - İhtiyaca binaen tahliye - Davacının eve ihtiyacı olduğu ve tahliye emri verilmesinin makul olduğu hususları-nda İlk Mahkemeyi tatmin etme yükümlülüğü - 18/73 sayılı Kira Kontrol (Geçici Hükümler) Yasasının 7(1)(g) maddesi - Tahliye emri verilmesinin verilmemesine nazaran daha büyük müşkilat yaratacağı iddiası - Bu konuda isbat yükümlülüğünün Davalıya düşmesi - D-avacının çok kötü bir evde yaşayan anne-babası ve kızıyla birlikte dava konusu evde yaşayacağı ve eve ihtiyacı olduğu iddiası.
Tahliye emrinin icrasının durdurulması - Tahliye emrinin icrasının İlk Mahkeme tarafından 9 ay süre ile durdurulması - 18/73 say-ılı Kira Kontrol (Geçici Hükümler) Yasasının 7(2) maddesi ve 17/81 sayılı Kira (Denetim) Yasasının 7(2) maddesi - Yasanın öngördüğü koşula ve Mahkemenin uygun göreceği koşullara bağlı olarak tahliye emrinin azami 1 yıl süreyle ertelenebilmesi - Tahliye emr-inin kiranın aydan aya ödenmesi koşuluna bağlı olarak durdurulması.
OLAY: Film yıldızı olup Türkiye'de yaşayan Davacı, Lefkoşa'da bulunan bir dairenin sahibidir. Dairede kiracı olan Davalının kira sözleşmesi sona erince Davacı Türkiyede iş hayatına son v-erdiğini, ikametgâhını Lefkoşa'da kurmak istediğini ve daireye ihtiyacı olduğunu iddia ederek Davalı aleyhine tahliye davası açtı. Davalı ise müdafaasında başka bir ev kiralayacak durumda olmadığını ileri sürdü.
İlk Mahkeme, Davacının ihtiyacı olup olmadığ-ını ve tahliye emri verilmesi halinde tarafların karşılaşacakları güçlüğü inceledikten senra tahliye emri verdi.
İlk Mahkeme tahliye emrinin icrasını 9 ay süre ile durdurdu.
Davalı tahliye emri aleyhine istinaf etti. Davacı ise tahliye emrinin icrasının -9 ay durdurulmasına karşı mukabil istinaf dosyaladı.
SONUÇ: Yargıtay, İlk Mahkemenin uyguladığı 18/73 sayılı Yasanın 7(1)(g) maddesinin "meselenin bütün ahval ve şeraiti muvacehesinde" şeklinde oldıığunu bu ııedenle İlk Mahkemenin tarafların ekonomik duru-mlarını inceleyip gözönünde bulundurmakla hata etmediğini belirtti.
Yargıtay, Davacının taşınmaz mala ihtiyacı olduğu ve tahliye emri verilmesinin makul olduğu hususlarında İlk Mahkemenin tatmin olduğunu gözönünde bulundurdu.
Tahliye emri verilmesinin, b-öyle emrin verilmemesine nağmen, daha büyük müşkülat yaratacağı iddiasını isbat etmenin kiracıya düştüğünü vurgulayan Yargıtay, Davalının bu konudaki isbat yükümlülüğünü yerine getiremediği kanısına vardı.
İlk Mahkemenin hükmünde vermiş olduğu karara vara-bilmesi için yeterli şahadetin mevcut olduğunu gözönünde bulunduran Yargıtay tahliye aleyhine yapılan istinafı reddetti.
Davacının mukabil istinafını inceleyen Yargıtay tahliye emrinin icrasının belli bir süre durdurulmasının genellikle kiranın aydan aya -ödenmesi koşuluna bağlandığını dikkate aldı ve İlk Mahkemenin böyle bir şartı koymamakla hata ettiği kanısına vararak mukabil istinafı kabul etti.
Atıfta Bulunulan Yargısal İçtihatlar:
Hukuk İstinaf 4/75.
-----------------------
H Ü K Ü M
Şakir Sıdkı- İlkay: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Yargıç Niyazi F. Korkut verecektir.
Niyazi F. Korkut: Aleyhine istinaf edilen davacı Lefkoşa'da Köşklüçiftlik semtınâe Temel Apartmanı No.2'de bulunan 9 numaralı dairenin sahibidir.
İstinaf eden davalı ise, 21.8.19-7I tarihli bir kira sözleşmesi uyarınca, konu dairenin kiracısı idi.
Sözleşme uyarınca kira süresi 20.8.1972 tarihinde sona ermiş olup 2.8.1972 tarihinden itibaren davalı dava konusu dairede yasal kiracı olarak oturmakta idi.
Bir film yıldızı olan dav-acı, işi gereği, Türkiye'de oturmakta olup 18 yaşında olan kızı da halen kendisi ile kalmaktadır.
Davacı davalı aleyhine dosyaladığı tahliye davasında, sair şeyler yanında, dava konusu daireye kendi ve/veya ailesinin ikameti için makul surette ihtiyacı ol-duğunu, takriben 6 aydan beri Türkiye'de sürekli iş hayarına son verdiğini ve şimdi ancak "part-time" ya da zaman-be-zaman çalışmakta olduğunu ve bu nedenle daimi ikâmet yerini Lefkoşa'da kurmak istediğini, dava konusu daireyi tahliye ettirebilmesi halinde- devamlı ikâmetgahını burada kurarak iş icabı gerektiğinde Türkiye'ye kısa fasılalarla gidip geledeğini, davalı ile temas kurup konu daireye kendi ikâmeti için ihtiyacı olduğunu beyanla tahliye etmesini istediğini fakat davalının bu isteme uymadığını ileri- sürerek Mahkemeden tahliye isteminde bulundu.
Davalı ise dosyalamış olduğu savunmasında, sair şeyler yanında, emekli bir memur olup ayda 10,000TL civarında bir geliri olduğunu, başka hiçbir geliri bulunmadığını, iş aradığı halde bulamadığını, karısının d-a ev hanımı olduğunu ve başka bir ev kiralayacak durumda olmadığını ileri sürdü.
Davanın duruşmasına gidildiğinde de davacı anne ve babasının Lefkoşa'da Evkaf'a ait çok kötü durumda olan bir evde kiracı olarak oturduklarını, işi icabı kızını yanına alamad-ığından kızının da onların yanında büyüdüğünü ve kendinin Kıbrıs'a geldiğinde kalacak bir yeri olmadığı gibi kızı da büyüdüğü için artık o evde kalamadığını ve taliye halinde anne ve babası ve kızı ile birlikte dava konusu daireye yerleşmek istediğini beli-rtti.
Davalı ise şahadetinde, sair şeyler yanında, emekli olup ayda 10,627TL, emekli maaşı almasına rağmen devamlı borçlu yaşadığını ileri sürmekle beraber yine de davacıya ayda 3500-4000TL kira ödemeyi teklif ettiğini, davacının kira artışını kabul etmey-ip evi tahliye etmesini ve evde kızı ile oturacağını söylediğini, Girne'de taşınmaz malının 4 milyon Türk lirasından fazla değeri olduğunu, halen işsiz olup iş aradığını, ayda 6000-7000TL ile iş teklifi aldığını fakat bu teklifleri kabul etmediğini, karısı- ile çocuklarının Raca International Şirketinin hissedarları olup şirketin iş adresinin de dava konusu daire olduğunu, konu âairede kira artışı vererek oturma niyetinde olduğu nedeni ile de başka bir ev aramadığını şahadetinde belirtti.
Davayı dinleyen al-t mahkeme verdiği hükümde davacının dava konusu daireye makul ihtiyacı olduğuna kanaat getirdi. Daha sonra hükmünde davacı ve davalının ekonomik durumlarını, şahadete göre, inceleyen alt mahkeme bir sanatçının yaşamının bir noktasında para kazanamayacak du-ruma gelmesinin çok görülen bir olay olduğuna ve bu nedenle davacının söylediklerinin doğru olmasının ihtimal dahilinde bulunduğuna, davalının ise ayda 10,627TL, emekli aylığı almakla beraber sürekli olarak borçlu yaşadığına, borçları için emekli aylığında-n başka kesintiler yapıldığına, aylığından başka karısı ile 3 çocuğunun kurduğu bir şirket bulunup, davalının ifadesi doğru ve bu şirketten yardım görmüyorsa, gelir sağlayan ve aynı evde oturan aile fertlerinin davalıya yardım etmemelerinin davalının güçlü-k içinde olmadığının bir delili olduğuna ve keza, davalının kendi şahadetinde belirttiği gibi Girne'de bulunan taşınmaz malının 4 milyon Türk Lirasından fazla değeri olduğuna ve bu malın davalının oturduğu dava konusu evden daha değerli olduğuna ilişkin bu-lgu yapıp sonuçta gerek ihtiyaç gerekse tahliye halinde karşılaşılacak güçlük konusunda davacının lehine karar vermek gerektiğini ve bunlar ışığında tahliye emri verilmesinin rrıakul olduğu kanaatına vararak davacı lehine tahliyeye ve tahliye hükmünün icra-sının da 9 ay bir süre için durdurulmasına karar verdi. Davalı alt mahkemenin verdiği tahliye hükmüne karşı istinaf dosyaladı.
Davacı da bir mukabil istinaf dosyalayarak Mahkemenin icranın durması içrn saptadığı sürenin çok olduğunu ve bu süreyi saptarke-n şart koymamakla hata ettiğini ileri sürdü.
İhtiyaca binaen tahliye isteminde bulunulan hallerde Mahkemece tahliye verilebilmesi için gerekli olan unsurlara 4/75 sayılı Hukuk İstinafında değinilerek görüş belirtilmişti. Bu nedenle bu görüşleri bu istinaf-ta yinelemeye gerek görmüyoruz. Sadece konu istinafta sıralanan görüşleri bu istinaf bakımından da benimsediğimizi belirtmekte yarar vardır.
Alt mahkeme hükmünde gerek davacı gerekse davalı ile ilgili olgulara değinerek sonuçta davacının anne ve babası ve- kızı ile birlikte oturmak üzere dava konusu daireye makul suretie ihtlyacı olduğu ve gerek ihtiyaç ve gerekse tahliye halinde karşılaşılacak güçlük konusunda davacının lehine karar vermek gerektiği kanaatına vararak davacı lehine hüküm verdi. Mahkeme bu k-anaata varırken, hükümden anladığımız kadarı ile, meselenin tüm olgularını dikkate aldığında tahllye emri verilmemesinin verilmesine nazaran davacı için daha büyük zorluk yaratacağını göz önünere bulundurdu.
İstinaf eden istinafın duruşması sırasında l8/-73 sayılı Yasanın 7(1)(9) maddesine atıfla alt mahkemenin mali olanaklar yerine ekonomik olanakları de erlendirmekle hatalı hareket ettiğini ileri sürmüştür. Halbuki ilgili Yasanın ilgili bendinde kullanılan ibare: "meselenin bütün ahval ve şeaiti muvacehe-sinde....."dir. Bu nedenle aradaki fark ne olursa olsun bu hususta kanımızca, tarafların gerek mali gerekse ekonomik durumları nazarı itibara alınabilir ve alt mahkeme tarafların ekonomik durumlarını inceleyip göz önünde bulundurmakla hatalı hareket etmiş -değildir.
Davacı Hukuk İstinaf 4/75'te belirtildiği gibi taşınmaz mala makul surette ihtiyacı olduğu ve Mahkemenin tahliye emri vermesinin makul olduğu hususunda alt mahkemeyi tatmin etmiş ve alt mahkeme her iki hususta davacının şahadetine inanarak bulgu- yapmıştır. Mahkemenin bu husustaki bulgularında hatalı olduğu hususunda ikna edilmedik. Hukuk İstinaf 4/75'te belirtildiği gibi kiracı veya malsahibi için başka bir taşınmaz malın mevcut olup olmadığı hususu da dahil olmak üzere meselenin tüm ahval ve şer-aiti muvacehesinde tahliye emri verilmesinin, böyle bir emrin verilmemesine nazaran, daha büyük müşkülât yaratacağının isbatı kiracıya düşer. Davalı bu hususta alt mahkemeyi ikna edecek şahadet ibraz etmemiştir. Davalı şahadetinde kendi arzusu ile yaşı gel-meden emekliye ayrıldığını, ayda TL6000-7000 ile iş bulduğu halde kabul etmediğini, davacıya ayda TL3500-4000 kira ödemeyi teklif ettiğini, kendisi ile ikarnet eden eşi ve oğlunuu hissedar oldukları ve işyeri konu ev olan şirketten herhangi bir yardım görm-ediğini söyledi. Davalı şahadetinde ayrıca, kiralamak için başka ev aramadığını ve oturduğu eve kira artışı vererek oturmağa devam etmeyi düşündüğüııü ve Girne'de hissedarı olduğu bir taşınmaz malın da 4 milyon Türk Lirasından fazla değeri olduğunu söyled-i. Bu şahadet ışığındam üşkülat konusunda alt mahkemenin hatalı hateket ettiği söylenemez. Davalının Girne'deki taşınmaz malının değeri hususundaki ilgili şahadeti de davalı avukatının iddia ettiği gibi şayia şahadet değildir.
Alt mahkemenin hükmünde v-ermiş olduğu karara varabilmesi için önünde yeterli şahadet mevcuttu. Alt mahkemenin verdiği kararda vardığı sonuca varırken hata ettiği hususunda istinaf eden tarafından ikna edilmedik bu görüşe vardıktan sonra da istinafın reddedilmesi gerekir.
Aleyhin-e istinaf edilen davacı, istinafın duruşmasında, mukabil istinafının süre ile ilgili kısmında ısrar etmeyerek sadece alt mahkemenin tahliye emrini 9 ay süre ile durduttuktan sonra kiraların ödenmesine ilişkin koşul koymamakla hatalı hareket ettiğini ileri -sürdü.
18/1973 sayılı Kira Kontrol (Geçici Hükümler) Yasasınııı 7(2) maddesi ve bunun yerini alan 17/1981 sayılı Kira (Denetim) Yasasının 7(2) maddesi uyarınca bir mahkeme verdiği bir tahliye emrinin icrasını maddenin öngördüğü koşula ve mahkemenin uygun -göreceği sair koşullara bağlı olarak ve bir yılı aşmamak üzere erteleyebilir. Bu gibi meselelerde ve sözü edilen madde uyarınca mahkemeler genellikle bir tahliye hüküm veya emrinin icrasının belli bir süre için durdutulmasını kiranın aydan aya ödenmesi koş-uluna bağlı tutarlar ve böyle bir koşulun konması uygun ve gereklidir.
Bu mesalede alt mahkeme verdiği tahliye emrinin icrasını böyle bir koşula bağlı tutmamakla kanaatımızca hatalı hareket etmiştir ve bu hususta verilen icrayı durdutma emrinin düzeltilme-si gerekir.
Sonuç olarak istinaf reddolunur.
Mukabil istinaf kısmen kabul edilir ve tahliye emrinin icrasının saptanan süre için durması emri tadil edilerek sürenin durması kiranın aydan aya ödenmesi koşuluna bağlı tutufur.
Masraflarla ilgili herhangi b-ir emir verilmez.
(Şakir Sıdkı İlkay) (Niyazi F.Korkut) (Aziz Altay)
Yargıç Yargıç Yargıç
20 Ağustos 1981
Full & Egal Universal Law Academy