-D.18/83 Yargıtay/hukuk 20/82
(Dava No. 315/77; Mağusa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Şakir Sıdkı İlkay,Başkan, N. Ergin Sal(hi, Niyazi F. Korkut.
İstinaf eden: Kıbrıs T-ürk Sanayi İşletmeleri Holding Ltd. Şti. Lefkoşa.
(Davalı)
- ile -
Aleyhine istinaf edilen: Mehmet Niyazi n/d Mehmet Niyazi Elbruzdağ, Mağusa.
- (Davacı)
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Şefika Durduran.
Aleyhin-e istinaf edilen namına: Hüseyin cel(l ve Erdal Kadıoğlu.
Genel ve özel tazminat - İş kazası - İş kazası sonucu Davacının parmaklarının makine arasına sıkışması ve işverenden tazminat talebi - Davacının kendisine çalıştığı makinenin tehlikeleri konusun-da bilgi verilmediği, yanlış ve yanıtltıcı bilgi verildiği ve güven içinde çalışmasını sağlayacak tedbirlerin alınmadığı iddiası - Davalının, Davacının dikkatsizliği veya ihmalkârlığı sonucu kazanın meydana geldiği iddiası - İlk Mahkeme, bir işverenin işçi-sine iş sistemi hakkında talimat verse dahi bu talimatın işçisi tarafınan yerine getirilip getirilmediği hususunu araştırması ve gerekli önlemleri alması gerektiğini belirterek Davacının %30, Davalının ise %70 oranında kusurlu odluğu bulgusunu yaptı ve dav-acı lehine genel ve özel tazminata hükmetti.
OLAY: Davacı, plastik fabrikasında makine operatörü olarak çalışırken saağ el parmaklarının makine arsına sıkışması sonucu bedensel yaralar aldı ve davalı işverenden tazminat talep etti. Davacı, makinenin tehl-ikeleri konu- sunda bşilgilendirlmediğini, makinenin çalışması ile ilgili kendisine yanlış ve yanıltıcı bilgi verildiğini ve güven içinde çalışmasını sağlayack güvenlik tedbirlerininin alınmadığını ileri sürrek tazminat talep etti.
Davalı ise müdafaa do-syalayarak Davacının kendi dikkatsizliği ve ihmalkarlığı sonucu kazanın meydana geldiğini ileri sürdü.
İlk Mahkeme bir işverenin işçisine iş sistemi ile ilgili talimat verse dahi bu talimatın yerine getirilip getirilmediğini kontrol etmesi ve gerekli ö-nlemleri alması gerektiğini, işverenin verdiği talimatların yerine getirilip getirilmediğini araştırmadığını dolayısıyle yasal yükümlülüğünü yerine getirmediği kanısına vardı.
İlk Mahkeme davacının işin nasıl icra edileceği konusunda işveren tarafından -verilen talimata uymadığı soncuuna vardı.
İlk Mahkeme Davacının %30, Davalının ise %70 oranında kusurlu olduğu sonucuna vararak davacıya tazmminat ödenmesini emretti.
Davalı İlk Mahkemenin hükmünü istinaf etti. Davacı ise mukabil istinaf dosyaladı.
-Davalı, kaza olan makinede "safety sistem" bulunduğunu ve dolayısıyle kazayla bir nedensellik ilişkisinin bulunmadığını, kazanın beklenmeyen bir kaza olduğunu, kazanın makul surette önceden görülebilen bir kaza olmadığını ve Mahkemenin makinenin nasıl ç-alıştığı hususunda bulgu yapmadan kendisine sorumluluk yüklemmmemesi gerektiğini ileri sürdü. Davalı ayrıca İlk Mahkemenin Davacının acı ve ızdırabı için verilen tazminatın çok olduğunu ve bunun sterlin üzerinden verilmesinin hatalı odluğunu ileri sürdü.
-Davacı ise iş metodlarını Davalının saptadığını ve denetiminin de onlara ait olduğunu kendisine makinede bir sıkışma olması halinde kapağı açıp sıkışan maülü eli ile alması için talimat verildiğini dolayısıyle Davalının kusurları sonucu kazanın meydana g-eldiğini ileri sürdü.
SONUÇ: Yargıtay Davalı tarafından söyleneler ışığında ilgili şahadet ve atıfta bulunulan içtihadi kararlar incelendikten sonra tespit edilen tazminatın aşikâr surette fahiş veya az olduğu ve yanlış hukuki prensip uyguladığı hususunda- ikna edilmediği huzurundaki şahadet ve ihtimaller dengesi prensibi ışığında hata etmediği kanısına varan Yargıtay Davacı tarafından yapılan mukabil istinafı da reddetti.
Atıfta Bulunulan Yargısal İçtihatlar:
Omelia ve Freight Conveyors Ltd. Etc. (1940) -4 All E.R. p.516.
Winter Cardiff R.D.C. (1950) 1 All E.R. 819.
Woods v. Durable Suites Ltd. (1953) 2 All E.R. 391
Qualcast (Volverhampington) Ltd. Vittayens (1959) 2 All E.R. 38
Yargıtay/Hukuk 1/80.
Cyprus Telecomunications Autority v. Ioannis Kokkaullis (-1968) 1 CLR sayfa 4.
H Ü K Ü M
Şakir Sıdkı İlkay, Başkan: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç Niyazi F. Korkut okuyacaktır.
Niyazi F. Korkut: Aleyhine istinaf edilen davacı, istinaf eden davalının işletmecisi olduğu Bordo Plastik Fabrikasınd-a plastik kutu imal eden ve "yüzlük enjeksiyon makinesi" diye bilinen makinede makine operatörü olarak çalışmakta olduğu 9.3.1977 tarihinde bir kaza geçirerek sağ el parmaklarının makine arasına sıkışması sonucu bedensel yaralar almış ve davalı aleyhine Le-fkoşa Kaza Mahkemesinde dosyaladığı 315/77 sayılı dava ile davalıdan genl ve özel tazminat talep etmiştir. Talep takririne göre, sair şeyler yanında:
(i) davacı üzerinde çalıştığı makinenin tehlikeleri konusunda gerekli bilgi verilmeden çalıştırıldı;
-(ii) davacıya makinenin emniyet kapağı açık olduğunda makinenin otomatik olarak durcağı ve kapak tekrar kapanıncaya kadar yeniden çalışmaycağı şekilde yanlış ve yanıltıcı bilgi verildi; ve
(iii) davacının güven içinde çalışmasını sağlayacak güvenlik tedbi-rleri alınmadı.
Davalı ise müdafaasında, sair şeyler yanında, davacının ileri sürdüğü savları ret ve ink(r ederek dava konusu kazanın davacının kendi dikkatsizliği ve/veya ihmalk(rlığından ve/veya kanuni vecibelerini ihl(linden meydana geldiğini ileri sü-rdü. Davalıya göre davacı:
(i) Kendi sel(metini kaale almadn hareket etti;
(ii) salim olduğunu tesbit etmeden makineye alini sokyu;
(iii) kendi kendini tehlikeye soktu;
(iv) dikkatsiz ve ihmalk(rane davrandı; ve
(v) davalılarca verilen talimat v-e/veya emirlere riayet etmedi.
Şahadete göre konu makine kaza günü otomatik olarak çalışmakta idi. Uzman olarak şahadet veren Ergün vehbi'nin şahadetine göre bu makine otomatik, yarı otomatik veya manel olarak çalıştırılabilen hidrolik basınç esasına day-alı pres tipi bir makinedir.
Konu makine ham maddenin ısındığı kısım ve kalını bağlanıp prosesin yapıldığı kısım olarak iki kısımdan oluşur. Bir silindir içinde hammadde ısınır, eritilir ve basınçla iki parçalı kalıp içerisine basılır. Ondan sonra iki pa-rçalı kalıp açılır ve orada şekillenmiş olan parça elde edilir. Makinenin üst kısmında bir emniyet kapağı vardır. Makinedeki kalıplar yüksek hidrolik basınçla birbirine kapandığı ve riyen maddenin de yüksek basınçla kalıba basıldığı için bu esnada kalıp ka-panırken ortada herhnagi bir cismin bulunması çok büyük tehlike arzede- ceğinden emniyet hususu olarak emniyet kapağı konmuştur. kapak açıldığı zaman makine çalışmaz. Bu da elektrik kontakları ile sağlanır. Bu tanığa göre böyle bir makinede çalışacak kişiy-e eğitim vermek gerekir. Bazı ahvalde makinede hammaddenin ya da mamülün tıkanıklık yaptığı vakidir. Yine bu tanığın şahadetine göre sıkışıp düşmeyen mamülün salimen dükülerbilmesi için çubuk temin edilerek kullanılması gerekirdi.
Kaza Mahkemesinin kendi-sine inandığı ustabaşı yardımcısı Alpay cemile göre kaza gecesi, ilgili makinede yoğurt kabı kapakları imal edilmekte idi. Bu şahide göre makine, o gece olduğu gibi, otomatik oalrak işlediğinde müdahale edilmeden mamülü alttan düşürür ancak küçük mamüller -bazen sıkışma yapıp alttan düşmeyebilir. Bu şahide göre uygulanan iş sistemine göre sıkışma olduğunda kapak işçi tarafından açıldıktan sonra ustabaşı veya yardımcısı çağrılır ve makine düzeltilerek mamüller el ile düşürülür.
Mahkemenin inandığı şahadete -göre kaza gecesi birçok defalar arıza oldu ve ustabaşı çağırılarak mamülü düşürdü. Son defa tekrar sıkışan olup mamüller düşmeyince üretimin aksamaması için, davacı, uygulanan sisteme göre, kapağı açtı ve mamulü düşürmek için elini uzattoğında makinenina n-sızın çalışması sonucu davacının sağ eli presa arasınd sıkışarak ağır surette yaralandı. Kaza Mahkemesi hükmünde şöyle dedi:
"Tüm şahadeti dikkatle ve gerekli titizlikle incelediğimizde vardığımız bulgu şudur ki; Davacının çalıştığı makinede tıkanıklık y-aptığı ve yeni mamül ettiği kapağı dışarıya itmediğinde veya makine içerisindeki hammadenin sıkıştığı halde temizlenmesi operatörün eli ile yapıldığı veya yapılmasına göz yumulduğu bir vakıa olarak kabul edilmektedir. Halbuki şahadetlerine değer verdiğimiz- Ergün Vehbi ile Alpay Cemilin şahadetlerine bakıldığında bu durumda tıkanıklık yapan bu gibi makinenin tıkanmasında her defasında ustabaşına, işçinin koşacağı yerde yer düşmeyen kapağı ve tıkanan hammaddeyi temizlemek için çubujla temizlemek ve düşürmek e-n emniyetli yol olurdu. Davalılar makinenin her tıkanıklık yaptığında ustabaşını çağırıp tıkanıklığı gidermesi için talimat vermiş olabilirdler. Ancak bu kabil talimatlarının işçinin sel(meti bakımından tehlike arzedebileceğni önceden bilmeleri ve de vermi-ş oldukları talimatın işçi tarafından yerine getirilip getirilmediği hususunda makul tedbirleri alması icap ederdi kanısına ve bulgusuna varırız.
Davalı bu emniyet tedbirini almadığı cihetle Davacıya olan yasal yükümlülüğünü yerine getirmediği bulgusuna -varırırz. İşbu hususta ifadesini 1968 (1) C.L.R. sayfa 4'de Cyprus Telecommunications Authority v. Ioannis Kokkacllis davasında bulan prensibe göre işveren işçisine bir iş sistemi hakkında bir talimat verse dahi bu talimatın işçisi tarafından yerine getiri-lip getirilmediği hususunu araştırması ve gerekli önlemleri alması gerekirdi. Davalı huzurumuzdaki davanın olguları ışığında davacıya mamül makineden yere düşmediğinde veya hammade makinenin içerisinde sıkıştığında elini makinenin içine sokmaması hususunda- talimat vermedikleri bir yana, verselerdi dahi bu talimatlarının Davacı tarafından yerine getirilip getirilmediği hususunu gereği gibi takip etmemişlerdir. Bu nedenle Davalılar davacıya karşı olan yasal vecibelerni yerine getirmedikleri bulgusuna varırız.- Ancak davacı da işveren davalı tarafından işinin nasıl icra edileceği hususunda verilen talimata uymadığı da bir avkıadır ve bu bulguya varırız. Ancak bu nedenler ışığında davacının da kazanın oluşumunda katkısal bir dikkatsizliği olduğu bulgusuna varırı-z.
Yine ifadesini 1940 4 All E.R. Omelia davasında sayfa 516'da bulan hükmün özetinde şöyle denmektedir.
".......... The employer's duty is to provide a reasonably safe system of working, but he is not bound to see that nobody makes mistake in the cour-se of using the system."
Yukarıda kısaca arz ve izah ettiğimiz bulgular ışığında taraflar arasındaki dikkatsizliği bölüşürken ifadesini 1049 (1) All E.R. sayfa 627'de L.J. Evershed'in Davies v. Swan Motor Co. Ltd. paragraf 'h'de izah etmiş olduğu görüşle-r çerçevesinde paylaştırma (apporotion) bulgusuna varınca kusurun yüzde otuzunu davacıya ve kusurun yüzde yetmişini de davalıya atfederiz ve bu babda bir bulgu yaparız."
Yukarıdaki iktibastan görüleceği gibi kaza mahkemesi, mamülü düşürmek için çubuk tem-in etmemek, verilen talimatlara uyulmasını temin için gerekli tedbirleri almamak ve bu talimatlara uyulmamasına zaman zaman göz yummakla davalıların salim bir iş sistemi sağlayamadıkları ve bu şekilde yasal görevlerini yerine getirmedikleri kanısına vardı -ve bu yönde bulgu yaptı. Kaza Mahkemesi, il(veten, sıkışma üzerine ustabaşını çağırmayıp maülü kendisinin düşürmeye teşebbüs etmesi ile de davacının kazanın vukuunda katkısal kusuru olduğu kanısna vardı ve bu hususta da bulgu yaptı. Mahkeme davacının kusur-unu %30 ve davalının kusurunu %70 olarak tesbit etti ve davacı lehine TL2975.- özel ve TL748020.- genel tazminat için hüküm verdi.
Davacı Kaza Mahkemesinin bu hükmünden istinaf etmiştir. Davacı da mukabil bir istinaf dosyalamıştır.
İstinafın duruşmasın-da istinaf edenin avukatı, sair şeyler yanında, işvrenin işçiye karşı bir sorumluluğu olması gerektiğini ve bu sorumluluğu kabul ettiklerini, sonuçta davacıya bir zarar olduğunun da doğru olduğunu ancak kaza olan makinede "safety system" bulunduğuna göre k-endilerinin kaza ile bir illiyet rabıtaları bulunmadığını, kazanın beklenmeyen bir kaza odluğunu, uygulanacak testin "reasonably forceable" (makul surette önceden görebilirlil) testi olduğunu ve davalının sorumlu olabilmesi için koruyucu kapağın açılması h-alinde makinenin çalışacağını davalının önceden görebilmiş olması gerektiğini halbuki olan kazanın makul surette önceden görülebilen "reasonably forceable" bir kaza olmadığını ve mahkemenin de makinenin nasıl olup da çalıştığı hususunda bulgu yapmadan dava-lıya sorumluluk yüklememesi gerektiğini ileri sürdü.
Kesilen tazminatla ilgili olarak da davalı Mahkemenin davacının müstakbel kazancı hakkında şahadet olmadığı için bulgu yapmadığına göre bu mebl(ğın sadece acı ve ızdırap için verildiğini ve bu nedenle -bu mebl(ğın çok yüksek olduğunu ve Kaza Mahkenesinin sterilini esas alarak tazminat miktarını tesbit etmekle hata ettiğini ileri sürdü.
Aleyhine istinaf eilenin avukatı ise konuşmasında, sair şeyler yanında, iş metodlarını davalının saptadığını ve deneti-minin d onlara ait olduğunu, tehlikenin görülebilmesinin de bir bilgi konusu olduğunu, makine davalının kontrolunda olduğu cihetle de çalışmaması gerekirken makinenin niye çalıştığının izahının davalıya ait olduğunu, halbuki davalının böyle bir izahatta bu-lunmadığını, fabrika müdürünün makinelerden anlamayan bir kimya mühendisi ve işletme sorumlusunun da lise edebiyat mezunu olup teknik eğitim görmediğini, davacıya makinede bir sıkışma olamsı halinde kapağı açıp sıkışan mamülü eli ile alması için talimat ve-rildiğini, uzman tanık Ergün vehbi ise el yerine birçok müessesede çubuk kullanılması yoluna gidildiğini belittiğini ve davalılar da çubuk kullansalardı bu kazanın olmayacağını ve fabrikad salim çalışma sistemi "safe system of work" bulunmadığıgibi konu ma-kinelerde uzman nezareti "expert supervision" da bulunmadığını ileri sürdü. Tazminat ile ilgili oalrak da, aleyhine istinaf edilenin avukatı, Mahkemenin dikkate aldığı içtihadi davaların hepsinin de 1973 davaları olduğunu halbuki Kıbrıs'ta enflasyonun 1973-'den sonra başladığını ileri sürdü. Karşı istinafla ilgili olarak da davacının davalı tarafından verilen talimatlara uygun hareket ettiği ve bu nedenle kendisine herhangi bir kusur atfedilmemesi gerektiğini ve kaza halinde riskin davalıya ait olduğunu ve M-ah- kemenin, Res Ipsa Loguitur ilkesini uygulamamakla da hata ettiğini ileri sürdü.
Bir işverenin işçisi için salim bir iş sistemi hazırlamala yükümlü olduğu ve bu yükümlülüğün derecesinin ne olduğu hususunda birçok içtihat kararları vardır. Tabiidir -ki her meselenin kaderi ilgili prensiplerin o meselenin kendine has olgularına uygulanmasına bağlıdır. -Gör: Omelia v. Freight Conveyors Ltd. Etc. (1940), 4 All E.R. p.516, Winter Cardiff R.D.C. (1950), 1 All E.R. 819, Woods v. Durable Suites Ltd. (1953), -2 All E.R. 391 ve Qualcast (Volverhampton) Ltd. v. Haynes (1959), 2 All E.R. 38.
Bu meselede epeyce şahadet dinlendi. Mahkeme önündeki şahadet ise oldukça karışıktır. Ancak ihtimaller dengesi prensibine göre ve tüm şahadet ışığında yukarıda izah edildiği- şekilde bulgu yapmak Kaza Mahkemesine açıktı ve bu bulgulara müdahale etmemiz için haklı bir sebep mevcut olduğuna ikna edilmedik.
Mahkemenin kesmiş olduğu tazminat ile ilgili istinaf sebepleri hususunda davalı avukatı tarafından söylenenler ışığında il-gili şahadet ve atıfta bulunulan içtihadi kararlar incelendikten sonra takdir edilen tazminatın aşik(r surette fahiş olduğu ya da mahkemenin yanlış kanuni prensipler uyguladığı hususunda ikna edilmedik. Mahkemenin sterinin 4.5.1981 tarihindeki resmi kurdan- değerini esas alarak tazminat saptaması da hatalı değildir. Nitekim Yargıtay/Hukuk 1/80'de Yüksek Mahkeme böyle bir yöntemin uygulanabileceğini benimsemiştir.
Davacı lehine verilen tazminatın aşik(r surette az olduğu veya Mahke- menin hükmüne sair şekil-de müdahale etmemiz hususunda davacı tarafından da ikna edilmedik.
Sonuç olarak istinaf ve mukabil istinaf reddediir. Masraflarla ilgili herhnagi bir emir verilmez.
(Şakir Sıdkı İlkay) (N. Ergin Sal(hi) (Niyazi F. K-orkut)
Başkan Yargıç Yargıç
3 Haziran 1983
8
Full & Egal Universal Law Academy