- Birleştirilmiş
Yargıtay/Hukuk 20/79 ve 21/79
Yargıtay/Hukuk 20/79
(Dava No. 143-2/78; Lefkoşa)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA.
Mahkeme Heyeti: Ülfet Emin, Başkan, Şakir Sıdkı İlkay, N. Ergin
Salâhi.
İstinaf eden: Başsavcılık
ile
Aleyhine istinaf edilen: Turan Cenk, Dikmen
- a r a s ı n d a
Yargıtay/Hukuk 21/79
(Dava No. 1432/78; Lefkoşa)
İstinaf eden: Başsavcılık
ile
Aleyhine istinnf edilen: Turan Cenk, Dik-men
a r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Mustafa Arıkan.
Aleyhine istinaf edilen namına: Ergin Ulunay.
Hukuk Usulü - Hukuk Muhakemeleri Usulü Tüzüğü Emir 18 - Seri usulle
hüküm verilmesi için dosyalanan istid-a - Böyle bir istidadan sonra
müdafaa takririnin ancak Mahkemenin izniyle dosyalanabilmesi -
Davalının Mahkemeden izin almadan müdafaa dosyalaması ve istidanın
itirazında savunma nedenlerini belirtmeyerek müdafaa takririne
gönderme yapması - Mü-dafaa takriri dosyalamak usulsüz olmasına
rağmen yeminnamede gönderme yapıldığına göre müdafaa takririnin
yeminnamenin bir parçası olarak kabul edilebilmesi.
Seri usulle hüküm verilmesi için yapılan istida - Davalının istidaya
karşı dosyaladığı i-tiraza ekli yemin varakasında savunma
nedenlerini açıklamayarak müdafaa takririne gönderme yapması - Yük-
sek Mahkemenin müdafaa takririnin yeminnamenin bir parçası olarak
kabul edilebileceği görüşü - Seri usulle hüküm verilmesi için bir
istida- dosyalandıktan sonra müdafaa takriri dosyalanamaması.
OLAY: Davacı Başsavcılık aleyhine açtığı davada emeklilik ikramiyesi
olarak 12O.OOOTL talep etti. Başsavcılığın isbatı vücut varakası
dosyalamasından sonra Davacı Hukuk Muhakemeleri Usulü Tüzüğü- Emir
18'e dayanarak bir istida dosyaladı ve Davalı aleyhine seri usulle
hüküm verilmesini talep etti. Davalı bu istidaya itiraz ve itirazla
birlikte davaya müdafaa dosyaladı. Davalı Davacının emeklilik
ikramiyesi olarak 84907.28TL almaya hakkı- olduğunu kabul etti ve bu
miktarın üzerinde olan kısmı tartışmak istedi. Davalı istidaya
karşı dosyaladığı itiraza ek yeminnamede olgularla ilgili olarak
müdafaa takririndeki iddialarını tekrarladığını beyan etti. Davacı
ikinci bir istida dosy-alayarak seri usulle hüküm almak için bir
istidanın dosyalanmasından sonra müdafaa takririnin ancak
Mahkemenin izni ile dosyalanabileceğini, izin almadan dosyalanan
müdafaa takririnin dikkâte alınmaması gerektiğini iddia etti.
İlk Mahkeme -istidayı dinledikten sonra Davacıyı haklı buldu ve
dosyalanan müdafaa takririni veya yeminnamenin müdafaa takririne
atıfta bulunan bölümünü dikkate almamaya karar verdi. Daha sonra
seri usulle hüküm talep eden istidayı dinleyen İlk Mahkeme
l08.-000TL için hüküm verdi. Bu hükme karşı karşılıklı istinaflar
dosyalandı ve istinaflar birleştirilerek dinlendi.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme Hukuk Muhakemeleri Usulü Tüzüğü Emir 18'e göre
seri usulle hükûm talep eden bir istida dosyalandıktan sonra
müda-faa takririnin Mahkemenin izniyle dosyalanabileceğini belirtti.
Buna rağmen yeminnamede müdafaa takririne gönderme yapılmışsa
müdafaa takririnin yeminnamenin bir parçası olarak kabul
edilebileceğini açıklayan Yüksek Mahkeme Davalının tartışmak
-istediği miktar için Davalıya müdafaa olanağı tanımamakla İlk
Mahkemenin hatalı hareket ettiği kanısına vardı. Bu nedenle İlk
Mahkeme hükmünü Davalının kabul ettiği 84907.28TL için
kesinleştiren Yüksek Mahkeme geriye kalan miktarla ilgili Davalıya-
müdafaa dosyalama olanağa tanıdı ve bu miktarın tartışılarak karara
bağlanması için dosyayı İlk Mahkemeye iade etti.
H Ü K Ü M
Ülfet Emin, Başkan: Bu birleştirilmiş istinaflarda aleyhine istinaf edilen olan davacı Lefkoşa Ka-za Mahkemesinde açtığı bir dava ile 3.9.1978'de emekliye ayrıldığını, emeklilik ikramiyesi olarak 12O,OOOTL almaya hakkı olduğunu, bu meblâğın K.T.F. Devleti tarafından kendisine verilmediğini ileri sürerek 120,000TL için, istinaf eden (davalı) aleyhine hü-küm verilmesini talep etti.
Celpname davalıya tebliğ edildikten sonra davalı Hukuk Muhakemeleri Usulü Tüzüğü uyarınca isbatı vücut varakası dosyaladı. Davacı da aynı Tüzüğün 18. Emrine dayanarak seri usul ile hüküm verilmesî için Mahkemeye başvuruda -bulundu. Davacının işbu başvurusu davalıya tebliğ edildi ve davalı da davacının işbu başvurusuna itiraz edeceğine dair bir itiraz ihbarnamesi dosyaladı. İtiraz ihbarnamesini bir yemin varakasına istinat ettirdi. Bu yemin varakası 17.1.1979 tarihlidir. İtir-az ihbarnamesi de aynı tarihlidir ve yemin varakasının 4. paragrafının ikinci cümlesi "17.1.1979 tarihinde dosyalanan Müdafaa Takririndeki iddiaları tekrarlarım" demektedir. Öyle anlaşılıyor ki ya itirazname ile beraber veya itiraznameden hemen önce Mahkem-eye aynı gün bir müdafaa takriri dosyalandı. Bundan sonra aynı gün davacı Mahkemeye ikinci bir başwru dosyalayarak 17.1.1979 tarihli müdafaa takririnin Mahkeme dosyasından ihraç edilmesine ve/veya iptal edilmesine ve 17.1.1979 tarihli yemin varakasının ve/-veya 4. paragrafının ikinci cümlesinin ihracına ve/veya iptal edilmesine dair bir emir isteminde bulundu.
Bu başvuruya da davalı bir itirazname dosyaladı. Müdafaa takririnin ve yemin varakasının bir kısmının dosyadan ihraç edilmesi ile ilgili başvuru-nun duruşması 24.1.1979' da yapıldı ve Mahkeme, Hukuk Muhakemeleri Usulü Tüzüğüne göre, seri usul ile hüküm verilmesi için herhangi bir istida dosyalandıktan sonra, dosyalanan başvuru karara bağlanıncaya kadar Müdafaanın dosyalanamayacağı kanısına vardı ve- talep edildiği gibi 17.1.1979 tarihli müdafaa takririnin ve 17.1.1979 tarihli yemin varakasının 4. paragrafının ikinci cümlesinin yani "17.1.1979" tarihinden sonra gelen kısmının ihraç edilmesine emir verdi ve İstidanın masraflarının müstedaaleyh tarafınd-an ödenmesine emir verdi. Bu emri verdikten sonra Mahkeme davacının seri usul i1e hüküm alınması istidasını ele aldı. Şahadet dinlendikten sonra dâvalı aleyhine 108,000TL ve 4.9.1978 tarihinden itibaren tediyesine değin %9 faiz ve dava masraflarının ödenme-sine hüküm verdi.
Davalı müdafaa takririnin ve davalı namına yapılan yemin varakasının bir kısmının ihracı için yapılan istidada verilen emrin hatalı olduğunu ileri sürerek 21/79 sayılı istinafı dosyaladı. Seri usul ile hüküm alınması için yapılan İs-tida üzerine verilen hükme karşı da davalı 20/79 sayılı istinafı dosyaladı.
Her iki istinaf aynı kişileri ve hemen hemen aynı konuyu ilgilendirdiği cihetle tarafların rızası ile birleştirildi.
Müdafaa takriri ile yemin varakasının bir kısmının -ihracı ile ilgili istinafta davalı Hukuk Muhakemeleri Usulü Tüzüğünün 21. Emri bir müdafaa takririnin isbatı vücut varakası dosyalandıktan 14 gün zarfında dosyalanmasını öngördüğünü, aynı Tüzüğün 18. Emri uyarınca yapılan bir istidada müdafaa takririnin do-syalanamayacağına dair herhangi bir hüküm mevcut olmadığını ileri sürerek müdafaa takririni dosyalamaya hakkı olduğunu ileri sürdü.
Tüzüğün 18. Emrinin tüm nizamları okunduğunda hakikaten seri usul ile hüküm almak için bir istida yapıldıktan sonra mü-dafaa takriri dosyalanamaz diye herhangi bir hüküm mevcut değildir. Ancak Tüzüğün 21. Emrinin 1. kısmı bir davalının, isbatı vücut varakası dosyaladıktan sonra 14 gün zarfında, Müdafaa Takririni dosyalamayı öngörmektedir, meğer ki bu süre mahkeme veya bir -hakim tarafından uzatılsın veya Tüzüğün 18. Emri uyarınca davacı tarafından bu arada seri usul ile hüküm almak için bir istida yapılsın. Aytıı nizamın ikinci fıkrası 18. Emir uyarınca mahkeme davalıya müdafaa etme izni verdiği takdirde izin emrinde belirti-len süre esnasında veya herhangi bir süre belirtilmemişse, 8 gün zarfında müdafaanın verilmesini amir kılmaktadır.
18. Emrin tüm nizamları okunduğunda görülüyor ki davalının davada haklı bir müdafaası olduğu kanıtlandığı takdirde mahkeme davalıya müd-afaa etme izni vermesini öngörmektedir. 18. Emrin tüm nizamları ve 21. Emrin 1. nizamı ile İngiltere'de bu nizamlarla ilgili uygulanan içtihat kararları göz önünde tutulduğunda seri usul ile hüküm alınması için bir istida dosyalanıp karşı tarafa tebliğ edi-ldikten sonra müdafaa takriri dosyalanamaz. Bu nedenle davalının dosyalamış olduğu 17.1.19?9 tarihli müdafaa takriri Hukuk Muhakemeleri Usulü Tüzüğüne uygun değildir. Uygun olmayan bir durumu ortadan kaldırmak için müstedi mahkemeye müracaat edebilir ancak- şahsi kanaatıma göre böyle bir müracaatın yapılması için dosyalanan müdafaa takririnin davacıyı zor duruma getirici veya davacıya zarar verici nitelikte olması gerekir. Davacıyı zor duruma sokmazsa veya davacıya zarar vermezse bu gibi istidaların yapılmam-ası gerektiği görüşündeyim. Ancak her iki arkadaşım da bu görüşe katılmamaktadır ve böyle bir müracaatın yapılabileceği ve mahkemenin de böyle bir müracaatı kabul edebileceği görüşündedirler.
Müdafaa takriri ile ilgili durum bu merkezde olmakla berab-er Mahkeme bu durumda 17.1.1979 tarihinde dosyalanan müdafaa takririnin, müdafaa takriri olarak addolunmaması hususunda emir verebilirdi. Ancak davalı nam ve hesabına yemin varakası yapan kişi 17.1.1979 tarihli yemin varakasında da aynı belgeye atıfta bulu-nduğundan bu gibi hallerde atıfta bulunulan belge yemin varakasının bir parçası addolunur. Müdafaa takriri diye dosyalanan belgede yazılı olanlar, müdafaa takriri olarak sayılmamakla beraber, 17.1.1979 tarihli yemin varakasının 4. paragrafında zikrolunduğu- gibi yemin varakasının bir parçası olarak sayılması gerekirdi. Dolayısıyle İlk Mahkeme müdafaa takririnin dosyadan çıkarılmasına hüküm vermekle herhangi bir hata işlememekle beraber yemin varakasının 4. paragrafında "17.1. 1979'dan sonra" diye başlayan cü-mlenin ihraç edilmesi hususunda verdiği emir hatalıdır ve yemin varakası ile ilgili ihraç emrinin iptal edilmesi gerekir. 17.1.1979 tarihli müdafaa takriri başlıklı belge 17.1. 1979 tarihli yemin varakasının bir parçası olduğundan, gereken önemin bu belgey-e verilmesi gerekir kanısındayız.
Seri usul ile hüküm alınması için yapılan başvuruda davacı 12O,OOOTL için hüküm verilmesini talep etti. 17.1.1979 tarihli yemin varakasının bir kısmı olan ve müdafaa takriri diye nitelendirilen belgede ise ileri sürü-len iddialar göz önünde tutulduğunda davalının davacının emeklilik ikramiyesi hakkının 84907.28TL olduğunu iddia ettiği görülmektedir. Kanımızca davalı bununla davacının emeklilik ikramiyesi olarak 84907.28TL almaya hakkı olduğunu kabul etmiştir. Bu durumd-a 18. Emrin 4. nizamına göre İlk Mahkemenin 84907.28TL için davacı leyhine hüküm vermesi gerekirdi. Geri kalan kısım için davalının yemin varakasında ileri sürülen hususlar göz önünde tutulduğunda davalının bir müdafaası olabileceği görülmektedir. Bu neden-le Mahkemenin 84907.28TL'nın üzerinde kalan talep için davalıya müdafaa yapmasına izin vermesi gerekir. Bunu yapmamakla İlk Mahkeme hata etmiştir.
Mahkeme 108000TL'lık hükmü verirken, davacıya emekliye ayrıldığı günden itibaren %9 faiz verilmesini de- emretmiştir. Kanımızca yürürlükte olan yasalara göre bu davada böyle bir faiz hükmü verilemezdi. Bu nedenle /9 faiz emrinin de iptal edilmesi gerekir.
Sonuç olarak
20/79 sayılı istinaf kısmen kabul edilir ve İlk Mahkemenin hükmü aşağıda gösterildiğ-i gibi tadil edilir.
"Davalının davacıya 84907.28TL ve bu meblağ üzerinden
24.1.1979 tarihinden itibaren tamamen tediyesine değin %4
faiz ve K.L.99.300 mil masraf ödemesine hüküm verilir.
Davacının talebinin 84907.28TL'nın üzerinde kalan kısm-ına
karşı davalının müdafaa etmesine ve müdafaa takririnin
bugünden itibaren 14 gün zarfında dosyalanmasına izin
verilir."
2. Geriye kalan uyuşmazlık konusunun yani 84907.28TL üzerindeki miktarın karara bağlanması için dosyanın Kaza Ma-hkemesine iade edilmesine emir verilir.
3. 21/79 sayılı istinaf kabul edilir ve yemin varakasının bir kısmının ihracı için verilen emir iptal edilir ve aynı emirde davalı aleyhine verilen K.L.39.600 mil masraf emri de iptal edilir.
4. İstinaf m-asrafları için herhangi bir emir verilmez.
(Ülfet Emin) Şakir Sıdkı İlkay) N. Ergin Salâhi)
Başkan Yargıç Yargıç
28 Haziran,l979
- 454 -
Full & Egal Universal Law Academy