- Yargıtay/Hukuk 21/78
(Dava No. 341/77; Girne)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA.
Mahkeme Heyeti: Ülfet Emin, Başkan, Ahmet İzzet, Şakir Sıdkı İlkay. İstinaf eden: Sadi- Cemal, Beylerbeyi
ile
Aleyhine istinaf edilen: 1. Salih Naim, Girne.
2. Tüner İsmail, Girne. arasında.
İstinaf eden namına: Mustafa Güryel.
Aleyhine istinaf edilenler namına: Peyman Erginel.
Ara Emri- Da-vacılara tahsisli tarlaya Dava- Taşınmaz mala tecavüz
- etmesi nedeniyle alınan ara emri - Ara emrinin duruşmasında
Davacıların tahsis belgesinin iptal edildiği savunmasının yapılması
İlk Mahkemenin geçici ara emrini kesinleştirmesi - İstinafın
d-uruşmasında Davacıların tahsis belgesi iptal edildiği için 31/75
sayılı Yasa uyarınca bir suç işlemekte olan Davacıları Mahkemelerin
koruyamayacağının iddia edilmesi Yargıtayın Davacıların tahsisi
iptal kararını Yüksek İdare Mahkemesine götürebil-eceği cihetle
iptal kararının ara emrin duruşma tarihinde kesinleştiğinin
söylenemeyeceği ve bu nedenle 31 75 sayılı Yasa altında bir suç
işlenip işlenmediğinin söylenemeyeceğini belirtmesi ve İlk
Mahkemenin haklı ve doğru olarak ara emrini kes-inleştirdiği
kararına vararak istinafı reddetmesi.
Daha üstün hakka sahip olma - Bir kişinin tasarruf ettiği mala başka
bir kişinin müdahale etmesi halinde müdahale eden kişinin daha
üstün hakkı yoksa tasarruf sahibinin tecavüzü, menetme hakkı
- bulunması.
İdari kararın kesinleşmesi - Yüksek İdare Mahkemesinde başvuruda
bulunma süresi dolmadığı için tahsis belgesini iptal kararının
kesinleşmiş kabul edilmemesi.
OLAY: Davacılara tahsisli tarlaya Davalının tecavüz etmesi nedeniyle
Davacı-lar Mahkemeden geçici bir ara emri aldılar. Daha sonra
ara emir istidasının duruşması yapıldı. Davalının tarlaya tecavüz
etmeye hakkı olmadığını dikkate alan İlk Mahkeme verilmiş ara
emrini kesinleştirdi.
Davalı, Davacıların tahsis belgesini-n iptal edildiği ve 31/75
sayılı Yasaya göre suç işleyen Davacıların korunamayacağı gerekçesi
ile verilen emri istinaf etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, malı tasarrufunda bulunduranların tasarrufu
yasal olmasa bile tecavüz eden kişinin hiç hakkı yoksa- veya
tasarruf edenden daha üstün hakkı yoksa tasarruf edenin tecavüzü
önleyebileceğini belirtti.
Davacıların tahsis belgesinin iptal edildiğine ilişkin şahadet
olmakla birlikte, iptal kararına karşı Yüksek İdare Mahkemesine
başvuru süres-i geçmediği için iptal kararının kesinleşmediğini
belirten Yüksek Mahkeme sözkonusu tarlada en küçük hakkı bulunmayan
Davalı aleyhine ara emrini kesinleştirmekle İlk Mahkemenin hata
etmediği kanısırıa vardı ve istinafı reddetti.
- H Ü K Ü M
İstinaf eden Girne Kaza Mahkemesinin 341/77 sayılı davada daha önce verilen ara emrinin kesinleşmesi hususunda 8.12.1977'de verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürdü.
341/77 sayılı davada davacılar aleyhine istinaf edilenler, M-ahkemeye müracaat ederek tahsis belgesi uyarınca tasarrufunda bulundurdukları Beylerbeyi toprağındaki bazı mallara davalının yani istinaf edenin müdahale ettiğini ileri sürerek Mahkemeden müdahaleyi menedici bir emir ve tazminat talep etti. Davacılar daval-ı tarafından yapılan müdahalenin devam ettiğini öne sürerek Mahkemeye yaptıkları bir müracaat üzerine dava sonuçlanıncaya kadar geçici olarak bir meni müdahale emri aldılar. Verilen geçici emrin kesinleşip kesinleşmeyeceği hususu 27.6.1977'de duruşması yap-ılması için saptanmış ve yapılan birçok ertelemelerden sonra duruşma yapılmış ve duruşmadan sonra 8.12.1977'de ara emrin kesinleşmesine Kaza Mahkemesi tarafından karar verilmiştir. Ara emrin kesinleşip kesinleşmemesi duruşmasında davacıların verdiği şahade-te göre dava konusu mallar kendilerine resmen tahsis edilmişti. Son duruşma gününde davalının çağırdığı Erbil Erensoy Girne İskân Dairesinin hukuk işleri sorumlusu Mahkemede şahadet vermiş ve ilgili malların tahsis belgesinin Kaza İskân Komisyonunun 16.6.1-977 tarihinde yaptığı öneri üzerine İskân ve Rehabilmtasyon Bakanlığı adına müsteşar tarafından 23.8.1977'de iptal edildiğini söyledi. Aynı şahit tahsisi iptal edilen malların başka herhangi bir şahsa veya kişiye veya kuruluşa tahsis edilip edilmediğini bi-lmediğini söyledi.
İlk Mahkeme dava konusu malların davacıların tasarrufunda bu- lunduğunu, davalının dava konusu malları işgal etmeye veya tasarru- funa almaya herhangi bir hakkı olmadığı kanaatına vararak geçici meni müdahale emrinin kesinleşmesine- karar verdi.
Davalı dosyaladığı istinaf ihbarnamesi ile ve istinafın duruşması esnasında son duruşma gününde veya karar gününde davacıların elinde geçerli tahsis belgesi olmadığı ve davacılara daha önce verilen tahsis belgesinin iptal edildiği neden-i ile davacıların kanuni bir hakkı olmadığını, bu nedenle ara emrin kesinleşmesine Mahkemenin karar vermemesi gerektiğini iddia etti.
Herhangi bir malın tasarrufunu elinde bulunduran herhangi bir kişinin tasarruf ettiği mala başka bir kişinin müdahal-e ettiği ve müdahale eden kişinin tasarrufu elinde bulunduran kişiden daha üstün bir hakkı olmadığı hallerde tasarruf sahibi kişinin tecavüzü menetme veya tecavüzün durdurulması için geçici veya daimi bir meni müdahale emri almağa hakkı vardır kanaatindeyi-m. Tasarrufu elinde bulunduran kişi böyle bir mala yapılan tecavüzü menetmek hakkına sahiptir. Ancak ilgili malın tasarrufunu elinde bulundurandan daha üstün hakkı olduğunu iddia eden ve kanıtlayan kişi tasarrufu elinde bulundurandan hak arayabilir. İstina-fın duruşması esnasında karar verildiği gün davacıların tahsis belgesi olmadığı ve 31/75 sayılı Yasa uyarınca tahsis belgesi olmadığında bir suç işlemekte olduklarını, Mahkemelerin suç işleyenleri koruyamayacağını, bu nedenle ara emrin kesinleşmesi için ka-rar verilmemesi gerektiği istinaf edenin avukatı tarafından iddia edildi. Malı Tasarrufunda bulunduran kişilerin tasarrufunun gayri yasal olduğu hallerde hiç hakkı olmadan tasarrufa tecavüz eden kişiye mani olmak için hakları olup olmadığı hususunu bu dava-da kesin karara bağlamak gerekmemektedir. Her ne kadar da ilk bakışta tasarruf gayri kanuni olsa dahi tecavüz eden kişinin hiç hakkı yoksa veya tasarruf edenden daha üstün hakka sahip değilse böyle bir kişinin aleyhine hüküm verilebilir. Ancak bu hususta b-u istinafta kesin karar vermemeyi uygun gördük çünkü bu kararda bu hususta kesin karar vermeyi gerekli görmüyoruz.
İlk Mahkeme huzurunda olan şahadete göre davacıların tahsis belgesinin iptal edildiği hususu davacılara resmen bildirilmiştir. Ancak da-vanın duruşma gününde Erbil Erensoy'un şahadet verdiği günde yani 1.12.1977'de bu hususu Mahkemede açıklıkla belirttiği ve davacılar da orada hazır bulunduğu cihetle bu iptal kararı şu veya bu nedenle davacıların bilgilerine gelmiştir. Ancak böyle bir tahs-isi iptal eden karardan meşru menfaatı etkilenen kişiler Anayasanın 118. maddesi uyarınca 75 gün zarfında Yüksek İdare Mahkemesine müracaat ederek söz konusu iptal kararının hükümsüz ve etkisiz olduğuna ve herhangi bir sonuç doğuramayacağına dair emir tale-p edebilirler. Kanımızca iptal kararı davacıların bilgisine geldikten sonra 75 günün geçmediğini göz önünde tutarak söz konusu iptal kararının davanın duruşma gününde geçerli olup olmadığını kesinlikle söyleyemeyiz. Bu nedenle ara emrin kesinleşmesi için d-uruşma yapıldığı günde davacıların 31/75 sayılı Yasa tahtında herhangi bir suç işledikleri o safhada kesinlikle söylenemez.
Daha önce belirttiğimiz gibi davacıların gerek müracaat gününde, gerek duruşma gününde ve gerekse karar gününde dava konusu ma-lları tasarruflarında bulundurdukları kesinlikle kanıtlanmıştır. Yine duruşma gününde ve karar gününde davalının söz konusu mallarla ilgili en ufak bir hakkı olduğu hususunda en ufak bir şahadet mevcut değildir. Görülüyor ki davalının dava konusu mallarla -ilgili en ufak bir haklı ilişkisi yoktur. İlişkisi sadece mallara tecavüz etmesidir.
Yukarıda söylenenler ışığında verilen karar yani daha önce verilen geçici meni müdahale emrinin kesinleşmesi haklı ve doğru bir karardır. Bu nedenle istinafın reddi -gerekir kanısındayım.
Ahmet İZZET: Ben de Başkanın okuduğu hükümle hemfikirim.
Şakir Sıdkı İlkay: İstinaf konusu geçici emir bir taşınmaz mala tecavüz davasında davacı lehine verilmiştir. Bir taşınmaz mala tecavüz ise bu malın tasarrufuna müdahaleden olu-şur. Bu meselede davacının ilgili taşınmaz malı tasarrufunda bulundurduğu ve davalının da bu mala müdahale veya buna teşebbüs ettiği kanıtlanmıştır. Diğer yandan davalının bu mal üstünde herhangi bir hakka sahip olduğu gözükmemektedir. Bu durumda tasarrufu-nun, meşru olsun veya olmasın, davalıya karşı korunmasına davacının hakkı vardır. Bu nedenle Bidayet Mahkemesi sözü edilen geçici emri vermekle hata etmemiştir. Bu böyle olduğuna göre davacının ismindeki tahsisin iptal edilmiş olup olmadığı veya iptali hak-kında alınan bir kararın geçerli olup olmadığı hususunun bu meselede karara bağlanması, kanımca, gerekmemektedir.
Netice itibarı ile istinafın reddedilmesi gerektiği görüşündeyim.
Ülfet Emin, Başkan: Sonuç olarak istinaf oybirliği ile reddolunur. İ-stinaf edenin istinaf masraflarını ödemesi emrolunur.
(Ülfet Emin) (Ahmet İzzet) (Şakir Sıdkı İlkay)
Başkan Yargıç Yargıç
30 Mayıs, 1978
Full & Egal Universal Law Academy