-D.14/84 Yargıtay/Hukuk 21/84
(Dava No. 1566/82 Mağusa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: Salih S. dayıoğlu, N. Ergin Salâhi, Niyazi F. Korkut.
İstinaf eden: 1. Vedia M. Zekâ,- Lefkoşa.
2. Nefter C. Türkmen, Lefkoşa.
3. Şefika Ali Vasıf, Lefkoşa.
4. Bihter Naim Tayyar, Lefkoşa.
5. Ayhan Faiz Kaymak, Lefkoşa.
(Davacılar)
-ile-
A-leyhine istinaf edilen: Hasan Ramadan Cemil, Girne (Ramadan Cemil
İşletmeleri)
(Davalı)
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Hüs-eyin Besimoğlu.
Aleyhine istinaf edilen namına: Ali Dana.
H Ü K Ü M
Salih S. Dayıoğlu: Mağusa Kaza Mahkemesinde açmış oldukları bir dava ile davacılar kendilerine ait odluğunu iddia ettikleri bir taşınmaz malı davalının bir mütecaviz oalrak işgal ettiğ-ini iddia ederek Mahkemeden davalının sözü edilen taşınmaz malı tahliye edip boş olarak davacılara teslimini ve zarar ziyan talep ettiler. davalı, avukatı vasıtası ile ispat-ı vücut muhtıraası dosyaladıktan sonra Hukuk Usulü Nizamatının E.19 n.26 tahtında- Mahkemeye ihbarlı bir istida ile müracaat ederek talep takrirnin 6, 10 ve 11. paragraflarının olgu olmayıp şayia niteliğinde şahadet olduğunu ayrıca dava ile ilgisi bulunmadığını, lüzumsuz olduğunu müşkil durum yarattığını, zararlı odluğunu yersiz ve mesn-etsiz olduğunu ve can sıkıcı olduğunu iddia ederek bunların tümünün talep takrriinden ihracını talep etti. Davacılar tarafından dosyalanan itirazda ise yukarıda özeti verilen iddialar reddedildi. İstidayı dinleyen İlk Mahkeme davalıyı isstidasında haklı bu-ldu ve talep ettiği gibi talep takririnin 6, 10 ve 11. paragraflarının tümünün talep takrriinden ihraç edilmesi doğrultusunda karar verdi. İstinaf bu karar aleyhine yapılmıştır.
Dosyalanan istinaf ihbarnamesi 3 ayrı sebeb içermekle birlikte istinaf eden -bunları bir tek başlık altında toplayıp istinafı bu şekilde sürdürdü. İstinaf edene göre İlk Mahkemenin bulduğu gibi talep takririnin sözü edilen 6, 10 ve 11. paragrafları lûzumsuz, can sıkıcı, şayia şahadet veya şahadet niteliğinde değildir. İstinaf eden -ayrıca istinafını İlk Mahkemenin kararında belirttiği ve talep takririnde 6 ve 10. paragraflarını ihraç eden kısım ile sınırladığını 11. paragraf için ise istinafını ileri götüremeyeceğini beyan etti. Konunun daha iyi anlaşılabilmesi için talep takririnden- ihraç edilmesi emredilen 6 ve 10. paragraflarını olduğu gibi iktibas etmekte yarara vardır:
"6. Niyazi Dağlı takriben 1982 senesi Ocak ayında veya o tarihlerde davalılara ve Avukatına 1.3.1982 tarihinden itibaren bu kira münasebetini sona erdirmek istedi-ğini ve 1.3.1982 tarihinden itibaren malı teslim alabileceklerini yazılı ve/veya sözlü olarak bildirmiştir. Ancak bina "bonded warehouse" olarak kullanıldığından anahtarı teslim edemeyeceğini ve içinde mal ve eşya bulunduğunu bu malalrın davalıya ait olduğ-unu dolayısıyle anahtarın gümrükte ve davalıda olduğunu bildirmiş ve davalıya tahliye edip anahtarı teslim etmesi veya mal sahipleri ile anlaşması gerektiğini ihbar ettiğini bildirmiştir."
"10. Davacılar Avukatları vasıtasıyle Niyazi dağlı'nın 8'inci para-grafta zikredilen yazının bir suretinin ilâveten 18.3.1982 tarihli ve 14.5.1982 tarihli ihbarları göndermiş ve her halûkarda ve ek bir tedbir olarak da Mukavelename kiralar denmediğinden ve her halde 15.8.1982 tarihinden feshedildiğini ihbar etmiştir. Bütü-n bu muhaberat çifte taahhütlü posta ile yapılmıştır."
-
Yukarıda alıntısı yapılan 6 ve 10. paragrafların içeriğinden aşikâr bir surette görülmektedir ki bu paragraflarda iddia edilenler davalıların gıyabında Niyazi Dağlı isimli ve davaya taraf olmayan bir kişi ile davacılar arasındaki bir muhaberaat ile ilişk-ilidir. Her ne kadr da önceki paragraflarda Niyazi Dağlı'nın dava konusu taşınmaz malın geçmişte müsteccri olduğu idddia ediliyorsa da bu kişinin davaya taraf olan davacılar ile davalılar arasında ne gibi bir ilişkisi olduğu herhangi bir şekilde iddia edil-memektedir. Diğer bir deyimle Niyazi Dağlının gerek davacıların ve gerekse davalıların bir ajanı veya vekili odluğu iddia edilmemektedir. İlk nazarda bu iddia edilen hususun şayia şahadet olduğu gözükmektedir. Şayia şahadetin geçerli olamayacağı ve duruşma-da ibraz edilemeyeceği gerçeği karşısında, geçerli olamayacak veya ibraz edilemeyecek bir hususun talep takririnde kalması düşünülemez. Böyle bir iddianındavalılar açısından rahatsız edici (embarrassing) olduğuna kuşku yoktur. Öte yandan normal bir duruşma-da kabule dilemeyecek böyle bir iddianın talep takririnde kalması zarar verici (prejudice) bir durum arzeder. Bu söylenenler ışığında İlk Mahkemenin verdiği kararda bir hata göremiyoruz. Kladı ki bu gibi durumlarda İstinaf Mahkemesi İlk mahkemelerin takdir- haklarına müdahale etmekten oldukça çekingen davranır. Gör.- Golding v Wharton Etc. Co. 1876 1 Q.B.D. p.374 at p.375.
Yukarıda söylenenlerden analşılacağı gibi istinaf eden istinafında muvaffak olmamıştır.
Sonuç olarak istinaf reddolunur. İstinaf masr-afları istinaf eden tarafından ödenecektir.
(Salih S. Dayıoğlu) (N. Ergin Salâhi) (Niyazi F. Korkut)
Yargıç Yargıç Yargıç
8 Haziran 1984-
-
-
-3-
-
Full & Egal Universal Law Academy