- Yargıtay/Hukuk 22/79
(Dava No. 680/77; Lefkoşa)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA.
Mahkeme Heyeti: Ahmet İzzet, Şakir Sıdkı İlkay, Salih S. Dayıoğlu.
İstinaf eden: Hıfsi-ye Mehmet, Lefkoşa.
(Davacı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Ahmet Cemal, Ortaköy.
(Davalı)
a r a s ı n d a-.
İstinaf eden namına: Menteş Aziz.
Aleyhine istinaf edilen namına: Kıvanç M. Riza.
Trafik Kazası - Davacının arabası ile arkadan Davalının arabasına
çarpması - Davacının Davalının dikkatsiz veya ihmalkâr sürmesi
sonucu arabasına olan zarar ziyanı- talep etmesi - Davalının mukabil
talepte bulunması - İlk Mahkemenin tüm kusurun Davacıda olduğu
kanısına vararak mukabil talebe göre hüküm vermesi - İstinaf -
Yargıtayın, Davalının 150-200 metre görüş mesafesini kontrol edip
70 ayak ilerledikt-en sonra Davacının 200 metreden arkadan gelip
Davalının arabasına çarpmasına imkân olmadığı, meskûn mahal olduğu
için süratin 30 mil olması gerektiği ve sürata ilişkin istintak
edilmeyen ve Davacının 20-30 mil sürati olabileceğine ilişkin
şahad-et ışığında Davacının "haddinden fazla" sürdüğünün yanlış
olduğu ve meselenin tüm hal ve şartlarına göre kazada tarafların
eşit kusurlu olduğuna hükmetmesi.
Dikkatsiz Sürüş - İşaret vererek yolun sağında bulunan toprak yola
dönmek isteyen Davalıy-a Davacının arkadan gelerek çarpması-
Davacının arabasına olan zarar ziyanı talep etmesi - Davalının
kendisinin kazada hiçbir kusuru olmadığını ve tüm dikkatsizliğin
Davacıda olduğunu ileri sürerek mukabil zarar ziyan talebi - İlk
Mahkemenin tü-m kusuru Davacıda bulması - Yüksek Mahkemenin
Davalının iddialarının doğru olma olasılığının bulunmadığını
dikkate alarak tarafları %50'şer oranında kusurlu bulması.
OLAY: Davacı ile Davalı araba sürerken çarpıştılar. Davacı, Davalının
arabasın-ı dikkatsiz sürdüğünü iddia ederek Davalıdan arabasına
olan zararın tazminini talep etti.
Davalı kendisine atfedilen dikkatsizliği reddetti ve tüm
kusurun Davacıda olduğunu ileri sürerek mukabil talepte bulundu.
İlk Mahkeme, Davalın-ın park edilmiş arabasını çalıştırıp ana
yola çıkmazdan önce görüş mesafesi içinde, tüm yolu kontrol
ettiğini 70 ayak ileride yolun sağ tarafında bulunan yan toprak
yola döneceğinde trafik işareti ve eli ile gerekli işaretleri
verdiğini, buna r-ağmen arkadan gelen Davacının Davalının arabasına
çarpmak suretiyle kazaya neden olduğunu belirtti ve kazada tüm
kusurun Davacıda olduğu kanısına vararak mukabil talep uyarınca
hüküm verdi.
Davacı, İlk Mahkemenin tüm kusuru kendisinde bul-makla ve
mukabil talep miktarını aşan bir miktara hükmetmekle hata ettiğini
ileri sürerek istinaf etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, Davalının hareket etmeden önce 150-200 metrelik
görüş mesafesini kontrol ettiği iddiasında bulunduğunu, bu durumda
D-avacının 200 metre geriden gelip Davalının arabasına çarpmasına
imkân olmadığını, Davalının iddialarının tüm gerçeği yansıtmadığını
belirtti ve Davalının ya arkasına bakmamakla yada bakmışsa bile
arkasını iyice izleyip görüş mesafesinde olan Davac-ıyı görmemekle
hatalı hareket ettiği kanısına vardı.
Kazayı tahkik eden memurun istintak edilmeyen şahadetine göre
Davacının süratinin 28-30 mil olabileceğini de dikkate alan Yüksek
Mahkeme tarafların eşit oranda kusurlu oldukları sonucun-a vardı.
İlk Mahkemenin tüm kusurun Davacıda olduğuna hükmettikten
sonra istinaf edilebileceğini dikkate almayıp Davacının zarar
ziyanını bulmamakla hata ettiği kanısına varan Yüksek Mahkeme,
Davacının zarar ziyanının hesaplanması için da-vayı İlk Mahkemeye
iade etti.
H Ü K Ü M
Ahmet İZZET:
Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç Salih S. Dayıoğlu verecektir.
Salih S. DAYIOĞLU:
Müstenif (Davacı) Lefkoşa Kaza Mahkemesinde açmış olduğu 680/77 sayı-lı bir hukuk davası ile müstenifaleyhin (Davalı) 24/5/77
tarihinde Ortaköy'de F795 plâkalı arabasını dikkatsiz veya ihmalkârane sürmesi neticesi meydana genel bir trafik kazasında müstenifin V274 plâkalı arabasına yapılan zarar ziyan talebinde bulundu.
- Müstenifaleyh de kendisine atfedilen kusur veya dikkatsizliği reddetti ve tüm kusurun müstenifte olduğunu iddia ile müstenifin talebini reddetti ve mukabil talepte bulundu.
İlk Mahkeme davayı dinledikten sonra bütün kusurun müstenifte olduğu kanaat-ına vardığından müstenifin talebini reddetti ve onu müstenifaleyhe 12070TL zarar ziyan ödemesini emretti. Müstenif bu karardan istinaf etti.
İlk Mahkemerıin bulgularına göre kaza şu şekilde oldu:
"Kazanın oluşunda Davalıya hiç kusur atfede-mem. İnandığım
Davalının şahadetine göre, ilgili zamanda Davalı yolun sol
tarafında park edilmiş bulunan arabasını çalıştırıp yola
çıkmazdan önce, yolun temiz olduğunu sağ yan penceresinden gördü
ve ona göre hareket etti. Davalı yolun i-çine girdiğinde, yol
temizdi, ne önünden ne arkasından kimse gelmezdi. Davacı o an
arabası ile, Davalının çok arkasında normal bir insanın görüş
mesafesi dışında idi, bu sebeple Davalı baktığında kendini
görmedi, Davalı hareket edip, yo-lun sağ tarafında bulunan yan
toprak yola döneceğinde ve dönmeden evvel hem arabasının trafik
işareti ile gerekli işaretleri verdi hem de sağ elini zamanında
dışarı çıkararak gerekli işareti verdi. Bu bulgumu Davalının
şahadetine istina-t ettiriyorum. Tüm dava boyunca Davalı önümde
çok güzel şahadet verdi, şahadeti istintakı esnasında hiç
sarsılmadı. İlâveten Mahkeme'de verdiği şahadet ile kazadan hemen
sonra kazanın olduğu aynı gün polise verdiği yazılı ifade (ki
Emar-e 2 olarak Davacı tarafı bu ifadayi Mahkemeye ibraz etmiştir)
bir biri ile çok güzel bağdaşır, bu da Davalının
'consistency'sini gösterir. Benim anladığım kadarı ile Davalı iyi
bir araba sürücüsünden beklenilen tüm vazifeleri yerine
get-irmiştir, arabasını yavaş ve dikkatli kullandı ve vermesi icap
eden işaretleri de verdi."
İlk Mahkeme müstenifin dikkatsizliği ile ilgili olarak aşağıdakileri söyledi:-
"a) Davalıyı ve Davalının gerek arabasının trafik indicatörü
- gerek ise eli ile verdiği işaretleri zamanında görüp nazarı
itibara almamak. Doğru olarak kabul ettiğim Emare 1' deki
ölçülere göre Davalı yolun sol tarafında park edilmiş duran
arabasını hareket edip 74 ayak'tan fazla bir mesafe katettikte-n
sonra Davacı V274 plâkalı arabası ile arkadan gelip Davalıya
b) Davacı, gerekli işaretleri verdikten sonra sağa dönmek
üzere olan Davalıyı dönmesini durup bekleyeceği yerde, hatalı
olarak sağdan geçmeye çalışmıştır ve bunun net-icesi olarak yolun
sağ yarısında Davalıya toslamıştır.
c) İçinde bulunduğu şartlar içinde Davacı haddinden fazla
süratli araç kullanmıştır. Kazanın vuku bulduğu yer iskân edilmiş
bir yerdir (built up area), yolun her 2 tarafında -da binalar
mevcuttur. Yine Davacı tarafının ibraz ettiği Emare 3'e göre ve
Davacı şahidi No.3'ün (Polis'in) şahadetine göre Davacının
kullandığı V274 plâkalı araç kaza yerinde ve kaza vuruş
noktasından hemen önce 41 ayak 6 inç fren izi -bırakmıştır, bu da
gösterir ki Davacı arabasını o ahval ve şerait altında, normal ve
iyi bir araba sürücüsünden beklenen süratin üstünde sürerdi. Kaza
anından hemen önce Davacının süratinin kat'i olarak ne olduğu
hususunda önümde direkt- olarak inanılır hiç bir şahadet yoktur.
Bu hususta yalnız davacının kendi şahadeti vardır ki sürati 30-35
mph idi, ancak bunu inandırıcı bulmadım. Esasında, genellikle
Davacının şahadeti üzerimde iyi bir intiba bırakmadı did not
impres-s me), bunu bir örnek ile süsleyebilirim. Davacı
şahadetinde Davalıyı ilk gördüğünde Davalının kendinden 30 ayak
kadar bir mesafe ileride olduğunu söyledi, halbuki yine Davacı
şahidi 3 ve Emare 1'e göre Davacının arabası, kaza yerinde 41
- ayaktan fazla fren izi bıraktı, bu da gösteriyor ki Davacı,
Davalıyı zamanında görmemekle beraber Davalıyı 30 ayak kalarak
değil de daha önce gördü ki fren yaptı, ancak kazayı önleyemedi.
41 ayaktan fazla fren izi bırakan bir arabanın sürü-cüsü düşünme
mesafesini (thinking distance) de nazarı itibara alırsak Davalıyı
41 ayak kalaraktan daha evvel görmemesi icap ederdi. Davacının
şahadetini güvenilir bulmadım.
d) Kazayı önlemek için Davacı alabileceği tedbirlerin hi-ç
birini almadı. Meselâ Davacı Davalıyı zamanında görmeye kusur
etmekle beraber, Davalıyı sağa dönmek üzere olduğunu gördükten
sonra sol tarafından geçmeye çalışsaydı bu kaza olmayacaktı.
Doğru olarak kabul ettiğim Emare 1' deki ölçüler-e göre, Davacı
Davalıyı sol tarafından geçebilirdi. Yol bu gaye için kâfi
derecede genişti. Alternatif olarak Davacı fren yaptıktan sonra,
dümeni sağ yerine sola kıraydı muhtemelen kazayı yine
önleyebilirdi."
Müstenif verilen bu k-ararın hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf etti. İstinaf ihbarnamesi 10 istinaf sebebi içeriyorsa da bunları altı başlık altında toplamak mümkündür;
1. Müstenifaleyhin yol içerisine girdiğinde yolun temiz olduğu ve ne önünde ve ne de arkasında kims-enin gelmediği hususundaki Mahkeme bulgusu hatalıdır.
2. Müstenifin arabasını kaza mahallinde "haddinden fazla" bir süratle sürdüğü bulgusu hatalıdır.
3. İlk Mahkemenin müstenife atfettiği kusur veya ihmalkârlık Mizdafaa ve Mukabil Talep Takrir-inde yer almadığı cihetle, bu husus varit olsa bile, Mahkemece dikkate alınamazdı.
4. Müstenifin kaza mahallinde müstenifaleyhi sollamamakla hata ettiği doğrultusundaki bulgusu hatalıdır.
5. Mukabil talebin 8(a) paragrafında 8450TL talep edilir-ken İlk Mahkemenin 8470TL zarar saptaması ile Mahkeme talep dışına çıkmıştır.
6. Müstenifaleyhin arabasına zarar ziyan saptarken İlk Mahkeme yanlış değerlendirme yapmıştır.
Şimdi de bu istinaf sebeplerini bir bir incelemek icab eder.
1. i-stinaf sebebi:
İlk Mahkemenin bulgusuna göre müstenifaleyh ana yol içerisine girmezden önce sağ küçük pencereden arkasına bakmış ve geriye doğru 150-200 metrelik bir görüş mesafesi içinde hiçbir vasıtanın gelmediğini gördükten sonra arabasını yol için-e sürmüştür. İbraz edilen kaza planında ise vuruş noktasının müstenifaleyhin hareket ettiği noktadan 70 ayak kadar uzaklıkta olduğu görülmektedir. 2. istinaf sebebinin incelenmesinden de anlaşılacağı gibi müstenifin kaza mahallinde "haddinden fazla" bir sü-ratte seyrettiğine dair İlk Mahkemenin bulgusu şahadetle bağdaşmamaktadır. Bu durumda müstenifaleyhin hareketinden çok kısa bir süre sonra müstenifin 200 metre geriden gelip arabasına çarpmasına imkân yoktur. Bunu ancak müstenifaleyhin ya arkasına bakmamak-la veya bakmışsa bile arkasını iyice izleyip görüş mesafesinde olan müstenifi görmemekle izah etmek mümkündûr. Böyle olması icab ettiğine göre de müstenifaleyhin kazanın oluşumunda katkıda bulunduğu kendiliğinden meydana çıkar.
2. istinaf sebebi:
- İlk Mahkeme müstenifin kazadan hemen önce arabasını "haddinden fazla" sürdüğü bulgusuna onun (müstenifin) arabasının 41'6" fren izi bıraktığı için vardığı görülmektedir. Kaza mahalli sür'at tahdidi içindedir. Kaza yerinde sür'at tahdidinin ne olduğu hus-usunda şahadet yoksa da iskân edilmiş bir bölge olduğuna göre bunun saatta 30 mil olduğunu kabul etmemiz gerekmektedir. Kaza esnasında yolun temiz
ve yoğun trafikten arınmış olduğu hususundaki şahadet, kazayı tahkik
eden memurun kendi tecrübesine binaen mü-stenifinsüratinin saatta
28-30 mil olabileceğine dair olan ve bu husustaistintak edilmeyen
şahadetini de gözönünde bulundurursak müstenifin o günkü sür'atinin
"haddinden fazla" olduğunu söylemeğe imkân yoktur.
3. istinaf sebebi
İlk Mahkemenin -müstenife atfettiği kusurlaryukarıda iktibas
edilmişti. Bu kusurların birincisinde müstenifeatfedilen kusur
onun, müstenifaleyhin sağa dönmek niyetini gösterdiği el ve yaptığı
mekanik işaretleri zamanında görüp de bunları dikkata almamasıdır. Böyle bir k-usur, şayet müstenife atfedilebilinirse müdafaa takririnde usulü veçhile dermeyan edilmemiştir. Bu durumda İlkMahkemenin
müdafaa takriri değiştirilmedikçe, herhangi bir bulguda bulunamazdı.
Binaenaleyh bu istinaf sebebinin kabul edilmesi gerekir.
4.- istinaf sebebi:
Bir kazayı önlemek için 0 vasıtanın solundanbazı durumlarda
geçmek zorunlu olabilir ise de bu istinaftaki olayda 3. istinaf sebe-
binde varılan sonuç ışığında müstenife böyle birkusur atfedilmesine
olanak göremiyoruz.
5. istin-af sebebi:
Müstenif bu istinaf sebebinde haklıdır.Müdafaa ve Mukabil Ta1ep Takririnin 8(a) paragrafı ile müstenifaleyh 8450TL talep etmiştir.
İlk Mahkeme bu paragraf ile ilgili şahadetikabul ettiği cihetle
ancak talep edilen yani 8450TL için hüküm v-erebilirdi.
6. istinaf sebebi:
İlk Mahkeme müstenialeyhin mukabil talep yoluyletalep ettiği
miktarları incelerken herhangi bir hata yaptığına iknaolunmadık. İlk
Mahkeme vardığı sonuca, önündeki şahadete dayanarak pekalâ varabilirdi. Bu husust-a müdahalemizi gerektirecek herhangi bir neden göremiyoruz.
İstinaf konusu kazanın tüm olguları dikkate alındığında gerek müstenifin ve gerekse müstenifaleyhin kazaya olan katkıları eşit olarak değerlendirilmesi gerektiği görüşündeyiz. İlk Mahkeme m-üstenifaleyhin zarar ziyanını saptadı fakat sözü edilen kazada tüm suçu müstenife yüklediği için müstenifin düçar olduğu zarar ziyanı tesbit etmedi. Bu yaklaşım kanaatımızca hatalıdır. İlk Mahkemeler bir tarafı, bu meselede olduğu gibi tamamen suçlayacak -olsalar bile mesuliyet hususundaki kararlarının Yargıtayca bozulması halinde yine de o tarafın zarar ve ziyanını saptamak yönüne gitmeleri gereklidir. Bu şekilde İlk Mahkemenin mesuliyet hususundaki kararı değiştirildiği takdirde davanın kati bir sonuca va-rdırılması için davayı geri İlk Mahkemeye göndermek gerekmiyebilir. Bu meselede müstenife olan zarar ve ziyanın saptanması için meseleyi davaya bakan İlk Mahkemeye göndermekten başka çare yoktur.
Netice itibarıyle istinaf kısmen kabul edilir. Müsteni-f ve müstenifaleyhin kazadaki mesuliyet oranları %50'şer olarak saptanır. Bunun ışığında İlk Mahkemenin müstenif aleyhine verdiği hüküm ve masraf emri iptal edilir. Müstenifin zarar ve ziyanının saptanması ve %50'şer kusur oranına uygun şekilde bir hüküm v-erilmesi için, dava, kararı veren İlk Mahkemeye iade edilir. İlk Mahkeme masrafları yine İlk Mahkemece saptanacaktır. Müstenifaleyhin müstenife istinaf masraflarının yarısını ödemesi emrolunur.
(Ahmet İzzet) (Şakir Sıdkı İlkay) (Salih S. Dayıoğ-lu)
Yargıç Yargıç Yargıç
28 Eylül 1979
- 461 -
Full & Egal Universal Law Academy