-D.21/85 Yargıtay/Hukuk 22/85
(Lefkoşa Genel İst. 12/84)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Salih S. Dayıoğlu, N. Ergin Salâhi, Niyazi F. Korkut.
İstinaf eden: Altun Reklâm L-td. Lefkoşa.
-ile-
Aleyhine istinaf edilen: 1. Emine Vedat Kaner, Lefkoşa.
2. Güliz Akdeniz, Lefkoşa.
3. Sıdıka Ziya, Lefkoşa.
4. Doğu Adem Kaner, Lefkoşa.
A r a s ı n d a.
-
İstinaf eden namına: Abdullah Alpay.
Aleyhine istinaf edilenler namına: Zeki A. Bayram.
H Ü K Ü M
Salih S. Dayıoğlu: İstinafa ilişkin olgular hususunda taraflar arasında ihtilâf yoktur ve aşağıda gösterildiği şekilde özetlenebilir:
Müstediler (aleyh-ine istinaf edilenler) Lefkoşa Kaza Mahkemesinde başlattıkları genel istida ile Lefkoşa'da sahipler bulunduğu bir taşınmaz malın makul kiranın saptanması isteminde bulundular. Yapılan duruşma sonucu İlk Mahkeme kirayı hüküm tarihinden itibaren ayda 58240TL- olarak saptadı. Hüküm 4.9.1984 tarihinde verildi.
Müstedaaleyh (istinaf eden) 21.9.1984 tarihinde dosyaladığı ihabrlı bir istida ile "3 Eylül 1984 günü" (herhalde 4 Eylül 1984 olacak) verilen hüküm aleyhine istinaf edebilmek için istinaf süresinin uzatı-lması talebinde bulundu. İstidaya ekli yemin varakasında özetle, "hükmün 3 Eylül 1984 tarihinde okunduğu istinaf süresinin 18 Eylül 1984 tarihinde sona erdiği, bu süre zarfında müvekkili oland avalı ile hüküm üzerinde sıhhatli bir istişare ve değerlendirme- yapma imkânı" bulamadığı, 3 Eylül 1984 tarihi ile 18 Eylül 1084 tarihleri arasında olan sürenin yedi gününün resmi tatil olduğu ve aynı zamanda istinaf yapmak amacıyle zabıtları elde etmek için mukayyitliğe müracaatta bulunduğunu ileri sürdü ve istinaf ed-ebilmek için istinaf süresinin uzatılması isteminde bulundu.
Müstedaaleyhin yukarıda sözü edilen istidasına karşı müstediler bir itirazname dosyaladılar. İtiraznameye ilişikte sunulan ve avukatları tarafından yapılan yemin varakasında özetle, istidanın e-sas gayesinin kiranın ödenmesinde zaman kazanmak olduğu, istinaf süresinin uzatımına cevaz verecek olguların mevcut olmadığı, müstedaaleyh nam ve hesabına düzenlenen yemin varakasında yer alan iddiaların reddedildiği ve istidaya cevaz verilmemesi gerektiği- ileri sürüldü.
İstida 8.11.1984 tarihinde dinlendi. İstidanın duruşmasında taraflar tanık celbetmeyip yemin varakalarında serdettikleri ile yetindiler.
21.11.1984 tarihinde hükmünü veren İlk Mahkeme istidaya ilişkin olguları belirttikten sonra genel i-stidaların birer dava niteliğinde olduğunu ve bu yüzden genel istidalarda verilen hükümler aleyhine yapılacak istinaf süresinin altı hafta olduğunu, istidasında müstedaaleyhin istinaf süresini 14 gün olarak telâkki etmekle hatalı bir değerlendirme yaptığın-ı, istinaf edebilmek için 15.10.1984 tarihine kadar vakti bulunduğunu, bu durum karşısında istidasını zamansız dosyaladığı görüşünü belirterek istidayı reddetti. İstinaf işbu ret kararından yapılmıştır.
Genel istidaların birer dava niteliğinde olduğu ve -bunlarda verilen hükümlerden, davalarda olduğu gibi, istinaf edebilme süresinin altı hafta olduğu hususlarında İlk Mahkemenin varmış olduğu kanaat ve görüş ile hemfikiriz. Hemfikir olmadığımız husus İlk Mahkemenin müstedaaleyhin istidasını "zamansız" yapt-ığı doğrultusunda serdettiği görüşüdür. Haklı bir nedenin varolması halinde istinaf edecek bir taraf istinaf süresinin altı hafta olduğu hallerde ille de, beşinci haftayı beklemesi gerekmez. Olgular, istinafın, altı hafta zarfında dosyalanmasının imkânsız -veya çok zor olduğu doğrultusunda ise, istinaf edecek olan taraf altı hafta sürenin herhangi bir zamanında istinaf süresinin uzatılması için müracaatta bulunabilir ve bu gibi durumda yapacağı müracaat "zamansız" olarak nitelendirilemez. istinaf süresinin u-zatılması ile ilgili istidalarda sair şeyler meyanında üzerinde durulacak husus süre uzatımına cevaz verilecek olguların var olup olmadığıdır. geçmiş birçok içtihat kararlarında değinildiği gibi Hukuk Muhakemeleri Usulü Tüzüğünde belirlenen sürelere riayet- asıldır, meğer ki bunlara uyulmaması veya uzatılması veya kısaltılması için Mahkeme haklı nedenlerle aksine bir karar vermiş olsun.
Müstedaaleyhin istidasına dayanıklık eden yemin varakasının özeti yukarıya çıkarulmıştı. Burada açıklıkla görülebileceği -gibi genel istidalar, alelade bir istida olarak telâkki edilmiş ve istinaf süresinin de 14 gün olduğu zannedilmişti. hatalı bir zan üzerine tanzim edilen yemin varakasında dermeyan edilen olgular, istinaf süresinin 14 gün olması halinde, kâfi gelebilirdi. -istinaf süresinin 14 gün olduğundan hareket edilerek tanzim edilen yemin varakasındaki olgular bu sürenin gerçekte 42 gün olduğu meydana çıkınca, artık geçerliliğini yitirmiş addolunmalıdır. Nitekim olgular arasında istinaf süresinin 14 gün olduğu ve bunun- yedi gününün resmi tatil olduğu ileri ssürülmekte idi. Bundan ihraç edilen husus geriye kalan yedi günün istinafın hazırlanmasında, çok kısa olduğudur. Halbuki gerçekte istinaf süresi 6 hafta olduğuna göre, yedi gün resmi tatilin dışında geriye kalan 35 g-ünün de de istinaf edebilmek için kısa olduğu -sair başka makul olaylar dışında- herhalde söylenemez. Bud urumda İlk Mahkemenin önündeki olgular ışığında müstedaaleyhin istinaf süresinin uzatımı ile ilgili istidasını kabul etme olasılığı yoktur.
Yukarıda-ki nedenlerle istinaf reddolunur.
İstinaf maasrafları istinaf eden tarafından ödenecektir.
(Salih S. Dayıoğlu) (N. Ergin Salâhi) (Niyazi F. Korkut)
Yargıç Yargıç - Yargıç
29 Mayıs 1985
-
-3-
-
Full & Egal Universal Law Academy