-D.31/89 Yargıtay/Hukuk 22/89
(Genel İstida No.41/80; Girne)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: Salih S. Dayıoğlu, Niyazi F. Korkut, Celâl Karabacak.
İstinaf eden: Talat Kürşat,- Ursula Bourcher'in ba-vekâletname vekili
sıffatı ile, Lefkoşa.
(Müstedi)
ile
Aleyhine istinaf edilen: 1. KTFD başsavcılığı, Lefkoşa.
2. KTFD Ekonomi ve Maliye Bakanlığı (Yönetici)
- temsilen KTFD Başsavcılığı, Lefkoşa.
(Müstedaaleyh)
A r a s ı n d a.
İstinaf e-den namına: Emine Erk.
Aleyhine istinaf edilen namına: Hakkı Önen.
H Ü K Ü M
Salih S. Dayıoğlu: İşbu istinaf tam kadrolu Girne Kaza Mahkemesinin 16.12.1988 tarihinde vermiş olduğu hükmünden yapılmış bulunmaktadır. Olgular hususunda taraflar arasında bü-yük ölçüde görüş ayrılığı yoktur. Olgular aşağıdaki gibi özetlenebilir:
Müstedi (istinaf eden) 7/80 sayılı Yabancıdan Satın Alınan Taşınmaz Malların Kaydı Yasası tahtında 12.5.1980 tarihinde dosyalamış olduğu bir istida ile Çatalköy'de Kayıt no.5556, par-sel 219'da kâin taşınmaz malın ismine kaydedilmesi talebinde bulundu. Müstedinin vekili tarafından dosyalanan yemin varakasında, sair şeyler yanında, müstedinin konu taşınmaz malı 25.5.1972 tarihinde iki Rumdan satın aldığını, muhtelif tarihlerde yapmış ol-duğu tediyeler ile satış bedelini ödediğini, Barış Harekâtının araya girmesi ile konu taşınmaz malın kaydının ismine yapılmadığını, akitsel haklarını Savunma Bakanlığı irtibat ve Azınlıklar Dairesi nezdinde 30.6.1975 tarihine not ettirdiğini iddia etti.
-Müstedinin bu istidasına Başsavcılık itirazname dosyaladı. İtirazname ile Başsavcılık, 7/80 sayılı yasanın 6. maddesinin öngördüğü kanıtlayıcı belgelerin mevcut olmaması nedeni ile müstedinin talebinin raddolunmasını savundu.
Yapılan duruşma sonunda, İlk- Mahkeme, konu taşınmaz malın iddia edildiği gibi müstedi tarafından 25.5.1972 tarihinde iki Rumdan £3,000.-'ya satın alındığını ve muhtelif tarihlerde yapılan tediyeler ile satış bedelinin ödendiğini kısaca 7/80 sayılı Yasanın 6. maddesinin aradığı tüm ko-şulları müstedinin yerine getirdiğini bir bulgu olarak buldu. Ancak İlk Mahkeme yine bir bulgu olarak müstedinin ilgili taşınmaz malın ismine kaydolunması için zamanın Rum Bakanlar Kuruluna, gerekeli izin için yaptığı müracaatın Barış Harekâtından önce re-ddedildiğini de bir bulgu olarak buldu. Bundan hareketle İlk Mahkeme konu taşınmaz malın müstedinin ismine kaydının yapılmasının nedeninin Barış Harekâtı değil de Rum Bakanlar Kurulu tarafından verilen ret kararı olduğu kanısına vararak müstedinin istidası-nı reddetti. İstinaf bu müracaatın reddinden yapılmış bulunmaktadır.
Dosyalanan istinaf ihbarnamesi 6 sebep içermekle birlikte bunların tümünü bir başlık altında toplamak mümkündür. Şöyle ki: İlk Mahkeme ilgili taşınmaz malın kaydının müstedinin ismine y-apılmasının nedenini Rum Bakanlar Kurulunun ret kararına bağlamakla hata etti.
Yukarıya çıkarılan olgulardan bütün ilgili zamanlarda müstedinin bir yabancı olduğu Fasıl 109 Taşınmaz Mal Edinme (Yabancılar) Yasası hükümleri uyarınca konu taşınmaz malı edi-nme için Rum Bakanlar Kuruluna müracaat ettiği, Rum Bakanlar Kurulunun bu müracaatını 1974 öncesi reddettiği açıklığa kavuşmuştur. Bu durumda müstedi ile Rum satıcı arasında olan sözleşme taşınmaz malın devri açısından herhangi bir kıymet ifade etmemektedi-r. Yasanın öngördüğü geçerli sözleşme 1974 öncesi Fasıl 109'un öngördüğü şekilde hiç olmazsa taşınmaz mal edinmek için gerekli iznin Rum Bakanlar Kurulundan reddedilmemiş olması önkoşuluna bağlı bulunmasını gerektirir. Diğer bir ifade şekli ile kaydın yapı-lmasına yönelik olarak gerekli izin için zamanın ilgililerine müracaat yapılmış ancak bu müracaat kabul edilmemiş ise o malın kaydının yapılmamasını Barış Harekâtına bağlamak mümkün değildir. Buna ilâveten müstedi ile Rum satıcı arasında yapılan Emare I sö-zleşmenin 4. maddesi Kıbrıs Kanunlarına uyulması şartını öngörmektedir.
Önümüzdeki istinafta, ilgili zamanda yabancı olan müstedinin, taşınmaz mal edinmek için Fasıl 109 uyarınca Rum Bakanlar Kurulundan izin alması şartını anılan ret kararı ile yerine ge-tirmediği cihetle 1974 Barış Harekâtı öncesi ifa edebilecek bir sözleşmeden söz etmek hatalı olur. Ancak bu meselede müstedi, Rum Bakanlar Kurulunun kendisi hakkında alınan ret kararının tekrar gözden geçirilmesi için müracaatta bulunduğunu ve bunun henüz -yanıtını almadan Barış Harekâtının yer aldığını iddia etti. Müstedi tarafından tanık olarak çağrılan avukat E.A. Liyatsos şahadetinde Rum Bakanlar Kuruluna ret kararlarını betekrar gözden geçirmek için müracaatı kendisinin yaptığını, bu müracaatta bazı olg-uların izah edildiğini ve bu gibi durumlarda Rum Bakanlar Kurulunun kararlarını değiştirmelerinin söz konusu olduğunu beyan etti. İlk Mahkeme ikinci müracaatın yapılıp yapılmadığı hususunda bir bulguda bulunmadı. Haliyle İlk Mahkeme istidayı ikinci müracaa-t açısından değerlen-dirmedi.
Genelde şahadete dayanarak bulguda bulunmak İlk Mahkemelerin yetkisindedir. Bundan hareketle ikinci müracaatın yapılıp yapılmadığı hususunda bulguda bulunmak için meseleyi İlk Mahkemeye iade etmeyi düşünmüşsek de avukat E.A.- Liatsos'un şahadeti ışığında gerekli bulguları bizim de yapabileceğimiz kanaatına vardık. Avukat E.A. Liatsos 2. müracaatın kendisi tarafından bizzat yapıldığı hususunda şahadet verirken bu noktada istintaka tabi tutulmadı. İstintakında sadece, sorulan so-ru üzerine Rum Bakanlar Kurulundan 2. müracaata henüz bir cevap alınmadığını ve bu gibi durumlarda Rum Bakanlar Kurulunun vereceği kararın mutlak surette olumlu olacağını söylemenin doğru olamayacağını ifade etti.
İstintaka tabi tutulmayan müstedi tanığı-nın yukarıda özeti verilen şahadeti ışığında müstedinin Rum Bakanlar Kuruluna ikinci bir müracaat yaptığını ve bu müracaatına henüz olumlu veya olumsuz bir yanıt almadan 1974 Barış Harekâtının yer aldığını bir bulgu olarak buluruz. Birleştirilmiş Yargıtay/-Hukuk 61/83 ve 37/84 (D.10/89) sayılı içtihat kararında bir Rum'dan yazılı sözleşme tahtında o yargısal işlemdeki müstedi iki dönümüden müteşekkil taşınmaz mal satın almıştı. Yazılı sözleşmenin şartlarından birisi devir işlemlerinin yapılabilmesi için gere-kli iznin Rum Bakanlar Kurulunca verilmesi şartı idi. Rum Bakanlar Kuruluna gerkli izni istihsal için yapılan müracaata Rum Bakanlar Kurulu sadece bir dönüm için olumlu yanıt verdi, bunun üzerine zımnen ret kararı aldığı ikinci dönüm için Rum Bakanlar Kuru-luna kararlarını tekrar gözden geçirilmeleri için müracaatta bulundu. Buna henüz bir yanıt almadan Barış Harekâtı oldu. Yargıtay bu durumu şöyle değerlendirdi:
"Konu mal 2 dönümlük bir arazi ile içindeki bazı ağaçlardan müteşekkildir. Mahkeme önündeki şa-hadet, ilk mahkemenin de bulunduğu gibi, konu malın 1dönümünün müstediye devredilmesi için Güneydeki Bakanlar Kurulunun izin verdiği doğrultusundadır. Bu böyle olduğuna göre de malın en azından 1 dönüm için sözleşmenin izin alınması ile ilgili koşulu yerin-e gelmiştir. Diğer dönümü için izin alınmış değildir. Ancak mahkeme önündeki şahadetten bu dönüm için Bakanlar Kurulunun müstediye izin verip vermeme hususunu tezekkür etmekte olduğu ve Barış Harekâtına kadar müstediye bu hususta olumlu veya olumsuz bir ce-vap verilmediği gözükmektedir. Bu böyle olduğuna göre de 20 Temmuz 1974 tarihinde başvuru konusu sözleşme, ilk mahkemenin bulgusunun aksine, geçerliliğini yitirmiş değildi.
.......................
Daha önce belirtildiği gibi, konu sözleşme 20 Temmuz 1974- tarihinde geçerliliğini muhafaza etmekte idi. Bu durumda incelenmesi gereken söz konusu malın 2. dönümü için Bakanlar Kurulundan izin alınmamasının başvuruya etkisinin ne olduğudur.
Sözleşmede öngörülmekte olan Güney Kıbrıs Bakanlar Kurulundan izin alın-masıdır. Ancak, böyle bir iznin, daha önce alınmamış ise, 20 Temmuz 1974'den sonra bizim bölgede bulunan malların satışı ile ilgili olarak Güney Kıbrıs Bakanlar Kurulundan alınması söz konusu olamaz ve değildir. Bu böyle olduğuna göre tezekkür edilmesi ger-eken husus 2. dönüm için böyle bir iznin Güney Kıbrıs Bakanlar Kurulu yerine KKTC Bakanlar Kurulundan alınmasının başvurunun ileri gidebilmesi için gerekli olup olmadığıdır. 7/1980 sayılı Yasa ve özellikle 4. maddesi göz önünde bulundurulduğunda 20 Temmuz -1974 tarihinde geçerliliğini muhafaza etmiş olan bir sözleşme ile ilgili olarak böyle bir iznin verilmiş olduğu varsayılır. Bunun aksi düşünülecek olsa böyle bir başvurunun, Yasanın 4. maddesinde öngörüldüğü şekilde, 90 gün içinde yapılması pek zor veya he-men hemen imkânsız olurdu. Kanımca, 20 Temmuz 1974 tarihinde geçerliliğini muhafaza etmiş olan böyle bir sözleşme, yasanın diğer koşullarına bağlı olarak, başvuru konusu yapılabilir.
Yukarıda söylenenlerden anlaşılacağı gibi sözleşmenin Bakanlar Kurulund-an izin alınması ile ilgili koşulu konu malın 1 dönümü için yerine getirilmiş diğer dönümü için ise getirilmiş olduğu varsayılır. Sözleşmenin öngördüğü ön koşulun kısmen yerine getirildiği ve kısmen de yerine getirilmiş varsayıldığı cihetle konu malın müs-tedinin namına kaydedilmesi için başka yasal engel bulunmaması veya diğer bir deyimle yasanın öngördüğü koşulların tatmin edilmiş olması gerekir."
-Önümüzdeki meselede yukarıda alıntısı yapılan içtihat kararında vazedilen hukuki duruma teşmil edilebilir. Bu meselede Rum Bakanlaar Kurulu ilkin izin müracaatını reddetti. Müstedi bunun gözden geçirilmesi için tekrar müracaatta bulundu. Ancak henüz oluml-u veya olumsuz bir yanıt almadan Barış Harkâtı oldu. Bu durumda yukarıda atıfta bulunulan içtihat kararı uyarınca Emare I'in Barış Harekâtı olduğu zaman geçerliliğini koruduğuna hükmetmek gerekir. Geçerliliğini koruyan sözleşme uyarınca ilgili taşınmaz mal-ın kaydının yapılmamasını Rum Bakanlar Kurulunun verdiği ret kararına dayamakla İlk Mahkemenin hata ettiğine inanıyoruz. Hemen ilâve etmekte yarara görürüz ki gerekli iznin istihsali için yapılan bir müracaatın reddolunması halinde bunun beterkar gözden ge-çirilmesi husunda ikinci müracaatın yapılıp yapılmadığı bir olgu meselesidir ve son derece önemli olan bu konu üzerinde İlk Mahekmelerin ileride önlerinde yaplabilecek bu tür bir iddia karşısında titizlikle durmaları gerekir. Ayrıca ikinci bir müracaatın y-apılması ve buna makul olmayacak uzun bir süre içerisinde cevap verilmediği iddiasının son derece ihtiyatla karşılanması gerektiğini vurgulamak isteriz.
Sonuç olarak istinaf kabul edilir ve İlk Mahkemenin müstedinin istidasını reddeden hükmü iptal edilir-. Konu taşınmaz malın yasaya uygun bir şekilde müstedinin ismine kaydedilmesine emir verilir.
Masraflar için herhangi bir emir verilmez.
(Salih S. Dayıoğlu) (Niyazi F. Korkut) (Celâl Karabacak)
- Yargıç Yargıç Yargıç
9 Haziran 1989
-
-5-
-
Full & Egal Universal Law Academy