-
D.19/81 Yargıtay/Hukuk 23/81
(Dava No. 193/81; Girne)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Ülfet Emin, Başkan, Şakir Sıdkı İlkay, N.Ergin Salâhi.
İstinaf ede-n: German Haus Ltd. 22 Mahkemeler Önü, Lefkoşa. '
ile -
Aleyhine istinaf edilen: 1. Fehim Cemal Küçük, Girne.
2. Zarif Ali, Girne.
3. Derviş Babayiğit, Girne.
4. Hilmi Ahmet Rasım, Girne.
5. Reyfet Kobro, -Girne.
6. Gidenay Denizcilik Şirketi Ltd. Girne
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Menteş Aziz ve Güneş Menteş.
Aleyhine istinaf edilenler namına: A. Mithat Berberoğlu.
Ara emri istidası - İstidanın ertelendiğ-i tarihte ara emrinin süresinin azatılmasına ilişkin müracaat bulunması ve sürenin uzatılması.
Ara emri - Ara emri süresinin sona erip ermediği tartışması - İlk Mahkemenin yürürlükten kalkan geçici ara emrinin kesinleşip kesinleşmeyeceği hususunda şahadet- dinlenemeyeceği bulgusu Geçici ara emirleri tehir edilirken amacın emrin karşı tarafa tebliği ve onların Mahkemede bulunup itiraz etmelerini mümkün kılmak olması.
OLAY: Davacı Davalılar aleyhine 13.5.1981 tarihine kadar geçerli olmak üzere bir ara emri- aldı. İstida daha sonra I4.5.1981 tarihirıe ertelendi. 15.5.1981 tarihinde Davalı avukatı geçici ara emrin l4.5.1981 tarihinde gece yarısı sona erdiğini ve yürürlükte olmayan bir ara emrin kesinleşip ksinleşmemesi için şahadet dinlenemeyeceğini ileri sürd-ü.
İlk Mahkeme ara emrin 14.5.1981 tarihinde sona erdiğini ve uzatılmadığını gözönünde bulundurdu ve bu konuda şahadet dinlenemeyeceği yargısına vardı.
Davacı Ilk Mahkemenin mevzuatı hatalı değerlendirdiğini ileri sürerek istinaf etti.
SONUÇ: Yargıt-ay, Mahkeme zabıtlarında, ara emrin 14.5.198l tarihine kadar tarafların mutabakatı ile uzatıldığının görüldüğünü, ancak l4.5.1981 tarihinden itibaren emrin süresinin uzatıldığına ilişkin herhangi bir kaydın görülmediğini belirtti. Süre uzatılmadığına göre -ara emrin 14.5.1.981 tarihinde son bulduğu kanısına varan Yargıtay İlk Mahkeme kararını onayladı.
Atıfta Bulunulan Yargısal İçtihatlar:
1- Yargıtay Asli Yetki 5/81.
H Ü K Ü M
Ülfet Emin, Başkan: Bu istinafta ilk hükmü Sayın Yargıç N. Ergin Salâhi ver-ecektir.
N. Ergin Salâhi: Müstenif davacı, davalılar aleyhine Girne Kaza Mah emesınde açtığı 193/81 sayılı dava ile Girne'de Kordon Boyunda 54-56 No'lu iş yeri veya dükkânların kendi icarında veya tasarrufunda bulunduğunu, davalıların ise bu dükkânlara te-cavüzkâr fiilde bulunmakta olduklarını iddia etmiş ve talep takririnde görülen taleplerde bulunmuştur. Davacı aynı gün tek taraflı bir istida ile Mahkemeye müracaat ederek özetle davalıların konu dükkânlara müdahale etmemeleri hususunda bir meni müdahale e-mri verilmesi isteminde bulunmuştur. İlk Mahkeme de yapılan tek taraflı müracaat ve ilişikteki yemin varakasını değerlendirerek konunun aciliyetine binaen talep edildiği şekilde l3.5.l981 tarihine kadar geçici bir meni müdahale emri vermiş ve meni müdahale- emrinin duruşma ve icabı halinde kesinleşmesi için de istidayı 13.5.1981 tarihine saat 12.30'a tehir etmiştir.
Mahkemece verilen geçici meni müdahale emri aynı gün davalılara tebliğ edilmiştir. Ancak davacı bu emre uymadıklarını iddia ederek davalılar al-eyhine E.48 n.2, E.42A, 9/76 sayılı Mahkemeler Yasasının 50 ve 52. maddelerine istinaden hapsedilmeleri talebinde bulunmuştur.
13.5.1981 tarihinde İlk Mahkeme önünde ilkin geçici meni müdahale emrine yapılan riayetsizlikle ilgili istida ele alınmış ve geç-ici meni müdahale emriyle ilgili olan l. istida 14.5.l981 tarihine bırakılmış, daha sonra 15.5.1981 tarihinde ele alınmıştır. 15.5.1981 tarihinde geçici meni müdahale emriyle ilgili istida İlk Mahkeme tarafından ele alındığında müstedaaleyh avukatı ewelce -verilen meni müdahale emrinin 14.5.1981 tarihinde gece yarısı sona erdiğini ve bu nedenle yürürlükte olmayan bir ara emrinin kesinleşip kesinleşmemesi için şahadet dinlenemeyeceğini ileri sürerek istidanın bu safhada reddini talep etmiştir.
Konuyu tezekkü-r eden İlk Mahkeme evvelce verilen geçici meni müdahale emrinin 14.5.1981 tarihinde hitam bulduğu ve uzatılmadığı kanaatına vararak yürürlükten kalkmış olan geçici ara emrinin kesinleşip kesinleşemeyeceği hususunda şahadet dinlenemeyeceği kararını vermişti-r.
İstinaf bu karardan yapılmış olup 7 istinaf sebebi içermektedir. İstinafta tüm istinaf sebepleri birlikte ele alınmış ve başlıca iki husus üzerinde durulmuştur:
1) 13.5.1981 tarihinde İlk Malıkeme önüne duruşma için gelen geçici meni müdahale emri isti-dasının 14.5.1981 ve bilâhare 15.5.81 tarihine bırakılması ile ilgili Mahkeme zabıtları yanlış, hatalı veya eksiktir ve hakikatte ara emri 15.5.1981 tarihine kadar uzatılmış olması gerekir.
2) İlk Mahkeme, Asli Yetki 5/81 sayılı içtihat kararı ile bu husu-staki mevzuatı hatalı alarak değerlendirerek istinaf konusu meseleye yanlış olarak uygulamıştır.
İstinafta davacı avukatı 1. konu üzerinde dururken İlk Mahkeme zabıtlarının hatalı olduğu hususunda dosyaladığı 18 Mayıs 1981 tarihli yemin varakasına atıfta -bulunarak; 13.5.1981 tarihinde her iki istida da Mahkeme huzuruna geldiğinde, Mahkemenin fazla meşgul olduğu ve tarafların uyuşma ümidi izhar etmeleri üzerine iki istidanın da 14.5.1981 tarihine ertelendiğini, 14.5.1981 tarihinde ilkin geçici meni müdahale- emrinin ihlâli ile ilgili hapislik istidasının ele alındığını, celsenin 13.50 raddelerinde sona ermesi sırasında kendisinin Mahkemeye, meni müdahale emri istidasının ne olacağını sorduğunda Mahkeme Başkanının da cevaben "yarın saat 11.00'de bu istidadaki -kararı verir, bunu bitirir ve ona devam ederiz. Yarına kalır efendim" şeklinde bir beyanda bulunduğunu, 15.5.1981 tarihinde geçici meni müdahale emri ele alındığında kendisinin evvelce verilen meni müdahale emrinin yürürlükte olduğu inancında olduğunu iddi-a etmiştir.
Müstedaaleyh avukatı ise 3 Haziran 198l tarihinde bu hususta dosyaladığı yemin varakasında geçici meni müdahale emrinin 13.5.81 tarihinden 14.5.1981 tarihine ertelendiğini ve tarafların muvafakatı ile geçici meni müdahale emrinin 14.5.1981 tar-ihine kadar uzatıldığını 14.5.1981 tarihinde hapislik istidasının ele alındığını ve geçici meni müdahale emri istidasının 15.5.1981 tarihine bırakıldığını, söz konusu geçici meni müdahale emrinin uzatılması için ise herhangi bir müracaat yapılmadığına dair- yemin varakası dosyalanmıştır.
Mahkeme zabıtlarına bakıldığında hakikaten bir eksiklik görülmektedir. Bu huaustaki mahkeme zabıtları, meni müdahale emri istidasının 13.5.1981 tarihinden 14.5.1981 tarihine ertelendiği görülmekte, başka bir kayda rastlanma-maktadır. Meni müdahale emri istidasının 15.5.1981 tarihinde İlk Mahkeme tarafından ele alındığı gözükmektedir. Ancak İlk Mahkeme kararında geçici meni müdahale
emrinin 14.5.I981 tarihine kadar tarafların mutabakatı ile uzatıldığından da bahsedilmektedir.- Bu durumda, yapılan yemin varakaları ile İIk Mahkemenin kararı birlikte değerlendirildiğinde geçici meni müdahale emrinin 14.5.1981 tarihine kadar uzatıldığı görülmektedir. Ancak 14.5.1981'den sonra bu meni müdahale emri kararınııı herhangi bir şekilde uz-atılmadığı gibi bu hususta herhangi bir müracaat yapıldığı da zabıtlarda görülmemektedir. Esasen müstedi avukatının yemin varakasında da böyle bir müracaatın yapıldığı ve bıına istinaden konu emrin 15.5.1981 tarihine kadar fiilen uzatıldığı da iddia edilme-mektedir. Bu durumda evvelce verilen geçîci meni müdahale emrinin 14.5.1981 tarihinde sona erdiği ve 15.5.1981 tarihine kadar uzatılmadığı görülür.
2. hususa gelince, müstenif avukatı, tek taraflı istida ile verilen geçici ara emrinin karşı tarafa tebliğ -edildiğini, onların itiraz dosyalamadığını, 15.5.1981 tarihinde konu, İlk Mahkemece ele alınmadan bir gün sonraya ertelendiğini, 14.5.1981'de yine ele alınmadığını, tarafların ancak 15.5.1981 tarihinde mahkeme önünde dinlenme fırsatı bulduklarına değinmişt-ir. Müstenif avukatı Fasıl 6 Madde 9(3)' ün esas amacının tek taraflı bir istida ile verilen geçici ara emrinin taraflara tebliğ edilip onların Mahkeme huzuruna çıkıp böyle bir emre itiraz etmelerini mümkün kılacak bir süre yürürlükte kalması olduğunu, Yar-gıtay/Asli Yetki S/81 sayılı içtihat kararlarının da bu yönde olduğunu, taraflara Mahkeme önünde dinlenme fırsatı ancak 15.5.1981'de doğduğuna göre konu emrin o güne kadar yürürlükte kalmış olması gerektiğini iddia etmiştir.
Yargıtay/Asli Yetki S/81'de Fa-sıl 6 madde 9(3) uzun boylu incelenmiş ve sayfa S'de bu hususta şöyle denmektedir:
"9. maddenin (3). fıkrasına göre böyle bir emir, emirle etkilenen kişilere tebliğ edilmesi için gerekli ve tebliğ edildikten sonra bu kişilerin mahkeme huzuruna çıkıp böyle- bir emre itiraz etmelerini muktedir kılmak için gerekli süreden daha uzun bir süre için yürürlükte kalamaz. Başka bir deyişle böyle bir emir sadece emirle etkilenecek olan kişilere o emrin tebliğ edilmesini ve etkilenen kişilerin tebliğden sonra mahkemeye- çıkıp itiraz edebilmelerini mümkün kılmak için gerekli süre için yürürlükte kalabilir. Aynı fıkraya göre tesbit edilen süre hitamında böyle bir emir geçerli olmaktan çıkar meğer ki mahkeme tarafları veya herhangi birini dinledikten sonra başka türlü emir -versin. Fasıl 6, madde 9(3)'e göre ihbar verilmeksizin mahkeme sadece kısa bir müddet için geçerli ve tamamen geçici olmak üzere bir emir verebilir. Mahkemenin bu madde tahtında sürekli bir emir vermeye yetkisi yoktur."
Görülüyor ki tek taraflı bir istida- ile verilen ara emirlerinde amaç emrin karşı tarafa tebliği ve onların mahkemede bulunup
itiraz etmelerini mümkün kılacak bir sürenin verilmiş olmasıdır. Ancak, böyle bir süre tesbit edilmiş ve tesbit edilen süre mahkemece uzatılmamış ise belirlenen süre -hitamında, verilen ara emrinin de son bulması gerekir. Aksi halde konuyu müstenif avukatının tefsir ettiği gibi yorumlayacak olursak, istida dosyası mahkeme önünde bulunduğu sürece geçici meni müdahale emrinin uzatılmış sayılması gerekir ki maddenin amacı -bu değildir.
Yine aynı kararda sayfa 6'da daha sarih olarak şöyle denmektedir:
"Tek taraflı istida üzerine verilen emirlerde emir belli
bir güne kadar ve a o ünden önce verilecek başka bir mahkeme emrine kadar geçerli kılınmaktadır.
Önümüzdeki meseled-e İlk Malikemece verilen geçici meni müdahale emri 13.5.1981 tarihine kadar geçerli olmak üzere verilmişti. İstida 14.5.1981 tarihine ertelenmiş ve yine tarafların mutabakatı ile bu emir 14.5.1981 tarihine kadar uzatılmıştır. Ancak 14.5.1981'de dinlenmeyip- 15.5.1981'e bırakılırken tarafların, geçici meni müdahale emrinin uzatılması için bir müracaat yapmadığı gibi, müstedi avukatının, gerek iddialarında ve gerekse yapmış olduğu yemin varakasında böyle bir müracaatın yapıldığı görülmektedir. Bu durumda ara e-mri 14.5.1981 tarihinde son bulmuştur. İlk Mahkemenin bu yönde verdiği kararın hatalı olduğu söylenemez. istinaf eden ileri sürmüş olduğu istinaf sebeplerinde muvaffak olmuş değildir.
Sonuç olarak istinafın reddolunması ve masraflarla ilgili herhangi bir -emir verilmemesi gerektiği görüşündeyim.
Şakir Sıdkı İlkay: Fasıl 6 Hukuk Muhakemeleri Usul Yasası m.9 aynen şöyledir:
"9. (1) Any order which the Court has power to make may, upon proof of urgency or other peculiar circumstances, be made on the applicat-ion of any party to the action without notice to the other party.
(2) Before making any such order without notice the Court shall require the person applying for it to enter into a recognizance, with or without a surety or sureties as the Court thinks fit-, as security for his being answerable in damages to the person against whom the order is sought.
(3) No such order made without notice shall remain in force for a longer period than is necessary for service of notice of it on all persons affe-cted by it and enabling them to appear before the Court and object to it; and every such order shall at the end of that period cease to be in forcey unless the Court, upon hearing the parties or any of them, shall otherwise direct; and every such order sha-ll be dealt with in the action as the Court thinks just.
(4) Nothing in this section shall be construed to affect or apply to the powers of the Court to issue writs of execution."
-Görüleceği gibi maddenin (1). fıkrasına göre müstaciliyet veya meselenin kendine özgü hallerin mevcut olduğu kanıtlandığı takdirde mahkeme tek taraflı bir istida üzerine, teminat sağlanmasına dair (2). fıkranın öngördüğü koşula bağlı olarak, müdahaleyi men- edici geçici bir emir verebilir. (3). fıkraya göre de bu şekilde tek taraflı bir istida üzerine verilen bir emir etkilenen tüm taraflara ihbar verilmesine ve bunların mahkeme huzuruna çıkarak itiraz yapabilmelerine yeterli süre kadar yürürlükte kalır. Bu -maksat için tesbit edilen sürenin sonunda ise verilen geçici emir, mahkeme tarafları veya herhangi birini dinledikten sonra başka türlü emretmedikçe, yürürlükten kalkar.
Yukarıdaki kurallar uyarınca şimdiye kadar takip edilen usule göre bir mahkeme bu gib-i geçici bir emir verilirken emrin tekrar gözden geçirilmesi için erken bir gün tayin eder. Mahkeme gün verirken etkilenen taraflara gerekli ihbarın yapılabilmesi ve bunların ma.hkeme huzuruna çıkıp itiraz yapabilmeleri için yeterli süreyi göz önünde bulun-durur.
Bu meselede Bidayet Mahkemesi emrin gözden geçirilmesi için 13.5.1981 tarihini tayin etti ve emri o tarihe kadar geçerli olmak üzere verdi. O günün tutanaklarında ise emrin ertesi güne yani I4.5.1981'e kadar uzatıldığına dair herhangi bir kayıt yok-tur. Mamafih iddia edildiği gibi emrin ertesi güne kadar uzatıldığı ve bu hususta tutanakların eksik olduğu kabul edilse dahi ertesi gün emrin 15.5.1981'e kadar uzatıldığı veya bu hususta Mahkemeye herhangi bir müracaat yapıldığı gözükmektedir. Esasen bıı -şekilde bir müracaat yapıldığı da iddia edilmiş değildir.
Yukarıda söylenenler ışığında istinafın reddedilmesi gerekir.
Hükmüme son vermezden önce bu gibi emirlerle ilgili olarak bidayet mahkemelerinin yapılan işlemleri tam ve doğru olarak yansıtacak tuta-nakların tutulmasına ve tarafların haklarını etkileyecek ihmal veya hataların yapılmamasına özen göstermeleri ve, bu ciıimleden olmak üzere, tayin edilen günde bu gibi geçici bir emrin gözden geçirilerek dava sonuçlanıncaya kadar yürürlükte kalıp kalmayaca-ğı veya sair deyimle kesinleşip kesinleşmeyeceği karara bağlanamadığı hallerde emrin daha başka bir tarihe kadar uzatılıp uzatılmayacağı hususunu tezekkür etmeleri gerektiğine işaret etmek istiyorum.
Sonuç olarak istiııafın reddedirmesî ve meselenin tüm a-hval ve şeraiti ışığında masraflarla ilgili herhangi bir emir verilmemesi gerektiği görüşündeyim.
Ülfet Emin, Başkan: Yargıç N. Ergin Salâhi'nin verdiği hükümde belirttiği görülerle hemfikirim.
Sonuç olarak istinaf oybirliği ile reddolunur ve masraflar-la ilgilî herhangi bir emir verilmez.
(Ülfet Emin) (Şakir Sıdkı İlkay) (N.Ergin Salâhi)
Başkan Yargıç Yargıç
18 Haziran 1981
Full & Egal Universal Law Academy