-D.32/89 Yargıtay/Hukuk 23/89
(Dava No. 867/86; Girne)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: Salih S. Dayıoğlu, Niyazi F. Korkut, Celâl Karabacak.
İstinaf eden: Hüseyin Avni Kana-t, Girne.
ile
Aleyhine istinaf edilen: Fatma Çırakoğlu, Girne.
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Ünsal Çağda.
Aleyhine istinaf edilen namına: Peyman Erginel.
H Ü K Ü M
Salih S. D-ayıoğlu: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç Niyazi F. Korkut verecektir.
Niyazi F. Korkut: Davacı, Girne Kaza Mahkemesinde dosyalamış olduğu bir dava ile Girne'de 12 Fevzi Çakmak sokağındaki bir evin sahibi olduğunu, 26.9.1983 tarihli bir kira s-özleşmesi uyarınca söz konusu evi 1.10.1983 tarihinden itibaren bir yıllığına davalıya kiraladığını, Eylül 1984 tarihinde sözlü bir anlaşma uyarınca mukavele süresini bir yıl daha uzattıklarını, 30.9.1985 tarihinde davalıya bir ihbar göndererek icar mukave-lesinin son bulacağını, 30.9.1985 tarihinden itibaren konu mukavelenin yenilenmeyeceğini bildirdiğini ve o tarihten sonra davalının konu evde kanuni kiracı olarak ikâmet etmeğe devam ettiğini, davalı aleyhine bilâhare 24.12.1985 tarihinde Girne Kaza Mahkem-esinde 59/85 sayılı bir genel istida dosyalıyarak evin yeni aylık kirasının saptanmasını istediğini ve konu istida altında yeni makul kiranın 1.1.1986 tarihinden itibaren ayda 35.000TL olarak saptandığını, bilâhare davacının dava konusu eve kendisinin bizz-at oturması için ihtiyacı doğduğunu ve davalıdan konu evi boşaltmasını müteaddit defalar istemesine karşın, davalının, konu evi tahliye etmemesi üzerine 18 Eylül 1986 tarihinde avukatı vasıtasıyle yazılı bir ihbar göndererek konu eve bizzat oturması için k-endisinin ihtiyacı olduğuna değinerek en geç 1 ay zarfında evi tahliye etmesini istediğini, ancak davalının bu ihbara da uymayıp konu evi tahliye etmediğini beyanla, çeşitli sağlık sorunları olan yaşlı birisi olduğunu ve şimdiye kadar çalıştığı ve kaldığı -işyerinden ayrılma ve çalışmama durumunda olduğunu ve dava konusu evden başka kalabilecek yeri bulunmadığını ve konu eve yerleşmek için ihtiyacı olduğunu vurgulayarak leyhine tahliye emri verilmesine ilişkin bir emir ile 1.10.1986 tarihinden itibaren tahli-ye tarihine kadar ara kâr "mesne profits" olarak ayda 60.000TL ve dava masrafları için hüküm talep etti.
Davalı ise, dosyaladığı müdafaa takririnde, sair şeyler yanında, 1.1.1986 tarihinden itibaren bir yıl süre ile sözleşmeli kiracı olduğunu ve bu iddia-sına halel gelmeksizin davacının konu evin sahibi olmadığını, 26.9.1983 tarihli mukavelenin yasanın öngördüğü usul ve şekil şartlarından yoksun olduğunu beyanla, davacının dava konusu eve ihtiyacı olduğunu red ve inkâr ederek davacının konu evden başka dur-umuna uygun ve ikâmet edebileceği ev bulunduğunu, davacının halen çalışmakta olduğu yaşlı yabancı ailelerin yanında kalıp çalışmadığı günlerde dava konusu evin yardımcı evinde ve zaman zaman da oğlunun evinde kaldığını ve başka bir eve kesinlikle ihtiyacı -olmadığını ileri sürerek tahliye emrinin verilmesinin makul olmadığını belirtti. Davalı iddialarına devamla kendine ait herhangi bir evi olmadığı gibi, durumuna uygun ailesi ile birlikte kalabileceği kiralık başka bir konut bulmasının imkânsız olduğunu ve -tahliye emri verilmesi halinde davacıya nazran kendisinin, başka bir yerde kalma olanağı bulunmaması nedeni ile, büyük bir müşkülata uğrayacağını ileri sürdü. Davalı mukabil talep yolu ile de konu evin 1.1.1986 tarihinden itibaren ayda 35.000 TL kira ile b-ir yıl süreli mukaveleli kiracısı olduğuna ilişkin Mahkeme beyanı, alternatif olarak dava konusu evin 1.1.1986 tarihinden itibaren ve 35.000Tl aylık kira ile aydan aya kiracısı olduğuna ilişkin bir Mahkeme beyanı verilmesine ilişkin istemde bulundu.
Dava-cı dosyalamış olduğu Müdafaaya cevap ve Mukabil Müdafaa Takririnde davalının iddialarını red ve inkâr ederek talep Takririnde ileri sürdüğü savlarını yineledi.
Davanın duruşması yapılarak verilen hükümde Alt Mahkeme, davacının dava konusu evin mal sahibi- olduğuna, davalının davada konu edilen 6.9.1983 tarihli mukavelenin mevcudiyetini inkar etmediğine, ibraz edilen mukaveleden de görülebileceği gibi mukavelenin 1.10.1983 tarihinden itibaren başladığına ve bir yıllık olduğuna, bu sürenin bilâhare sözlü ola-rak bir yıl daha uzatıldığına ve 19.8.1985 tarihinde gönderilen bir ihbar ile mukavelenin sona erdirildiğine, emare olarak dosyalanan kira artışı ile ilgili 59/85 sayılı genel istidada da müstedaaleyh, dava konusu evin kanuni kiracısı olduğunu kabul ettiği-ne ve bu nedenle davacının davasında iddia ettiği gibi davalının konu evde 30.9.1985 tarihinden veya 8.4.1986 tarihinden itibaren yasal kiracı olarak ikamet etmekte olduğuna ilişkin bulgu yaptı. Alt Mahkeme daha sonra yaşlı ve sağlık sorunları olan ve dokt-or şahadetine göre artık çalışamayacak durumda olan davacının dava konusu eve makul surette ihtiyacı olduğuna ve kendi evi varken evlatlarının yanında kalmaya mecburiyeti olmadığına, davalının, davacının kalabileceğini ileri sürdüğü yardımcı evin ise Girne- Belediye İmar sorumlusu olan davacı şahidi İnşaat Mühendisi Nidai Güngördü'nin şahadetine göre barınılamaz bir yer, içinde yaşanmaz bir yer olduğuna ve bu evin tamiri için gereken masrafın da çok büyük olduğunu kaale alarak bu yardımcı evin davacının içi-nde yaşaması için uygun olmadığına ilişkin bulgu yaptı. Bu bulgular sonucu Alt Mahkeme, yaşı ilerlemiş, rahatsız ve başka hiçbir taşınmaz malı olmayan davacının kendi malı olan dava konusu eve hayatının son kısmını geçirmek için makul surette ihtiyacı oldu-ğu ve bunu iyi niyetle talep ettiği kanattına vararak tahliye hükmü verilmesinin makul olacağına ilişkin bulgu yaptı. Alt Mahkeme, davacının, 64 yaşında Sosyal Sigortadan ayda sadece 89,000TL geliri olan, birikmiş parası bulunmayan birisi olduğuna, davalın-ın ise Ziraat Bankasından emekli olup, 144.000TL'ye yakın maaşı bulunduğunu ve emekliye ayrılırken 1.500.000TL'ye yakın ikramiye aldığına ve keza Girne Belediye Pazarında bir satış yeri çalıştırdığına ve AH 929 plâkalı bir arabası bulunduğuna ve yukarıda b-elirtilenler ışığında davalının makul bir kira ile bir yer kiralayabilecek durumda olduğuna ve davalının, tahliye emri vermenin verilmemesine nazaran daha fazla müşkülâta uğrayacağı hususunda İlk Mahkemeyi ikna edemediği hususunda bulgu yaparak davacı lehi-ne tahliye emri verdi.
Davalı bu hükme karşı istinaf dosyaladı. Davalı istinaf ihbarnamesinde özetle Alt Mahkemenin:
(1) Kanuni kircılık hususunda kesin olmayan bir bulgu yapmakla ya da, talep takririnde kanuni kiracılık hususu tam olarak ileri sürülmem-esine karşın davalının kanuni kiracı olduğuna ilişkin bulgu yapmakla;
(2) Dava açıldığı zaman davacı çalıştığı yerde kalıp ayrıca kalabileceği bir yardımcı ev bulunmasına karşın davacının dava konusu haneye makul surette ihtiyacı olduğuna ilişkin bulgu y-apıp tahliye emri vermekle;
(3) Davalının imzasını taşımayan kira mukavelesine dayanarak kira münasebetinin 30.9.1985 tarihinde sona erdiğine ilişkin bulgu yapmakla;
(4) Davalıya gönderilen 26.9.1985 tarihli ihbarı bir fesih ihbarı olarak değerlendirmek-le;
ve
(6) Tahliye emrinin icrasını bir yıl süre ile durdurmamakla, hata ettiğini ileri sürdü.
-Yargıtay olarak birçok kez vurgulandığı gibi, davacının davasında başarılı olabilmesi için öncelikle davalının dava konusu evde kanuni kiracı olduğunu kanıtlaması gerekir. Bu nedenle davalının kanuni kiracılığının nasıl meydana geldiğine ilişkin olguların- talep takririnde ileri sürülmesi gerekir.
-
Davacının talep takririne bakıldığında da, tam anlamı ile ideal olmamakla beraber davacı ile davalı arasında bir yıl süreli bir mukavele yapıldığı, bu mukavelenin sözlü olarak bir yıl uzatıldığı ve daha sonra gönderilen 19.8.1985 tarihli bir ihbar ile mu-kavelenin yenilenemeyeceğinin davalıya bildirilerek davalının kanuni kiracı durumuna girdiğini ve bilâhare de davalı aleyhine Girne Kaza Mahkemesinde 59/85 sayılı bir genel istida dosyalayarak yeni aylık kiranın saptanmasının istendiği ve tarafların muvafa-katı ile yeni aylık makûl kiranın saptandığının ileri sürüldüğü görülmektedir. Duruşma sırasında da 59/85 sayılı genel istida emare 2 olarak dosyalanarak konu istidada davalı kanuni kiracı olduğunu kabul ederek istida altında yeni kira saptamasına gidildik-ten sonra istinaf edenin kanuni kircılık ile ilgili olarak ileri sürdüğü savlarına itibar etmek olası değildir. Bu görüşten hareketle istinaf edenin imzasız mukaveleye dayanılarak mukavelenin sona erdirildiği ve fesih ihbarının geçerli olup olamdığına iliş-kin savlarına değinmeye de gerek kalmaz. İstinaf edenin dava açıldığı zaman davacının çalışmakta olduğu evlerde kalmakta olduğu nedeni ile eve ihtiyacı olmadığına ilişkin istinaf sebebine gelince; olgulardan da görülebileceği gibi Alt Mahkeme inandığı şaha-dete dayanarak davacının yaşlı ve rahatsız olduğu ve doktor raporuna göre çalışamıyacak durumda olduğuna ilişkin bulgu yapmıştır. Davacının çalışamayacak durumda olduğu ve çalışıp yanında kaldığı yabancı kadının da bu arada ölmesi ile davacının tamamen sığ-ıntı olarak tanıdıkları yanında kaldığı dikkate alındığında davalının bu istinaf sebebine de itibar etmek olanaksızıdır.
Davacının kalabileceği yardımcı ev konusuna gelince, Alt Mahkeme konu yardımcı evin tamiri için çok büyük masraf gerektiği ve içinde -yaşanması için uygun olmadığına ilişkin bulgu yapmıştır. Alt Mahkemenin bu bulguya varabilmesi için de önünde yeterli şahadet olduğu cihetle bu hususta bir hata söz konusu değildir.
Müşkülat hususuna gelince, Yargıtay olarak birçok kez vurgulandığı gibi -bir tahliye davasında tahliye emri veya hükmünün verilmesinin böyle bir emir ya da hüküm verilmemesine nazaran kiracıya daha büyük müşkülât yaratacağı hususunun kanıtlanması kiracıya düşer.
Alt Mahkeme hükmünde, bu hususta istinaf eden tarafından ikna ed-ilmediğine ilişkin bulgu yapmıştır.
Davacının yaşlı ve rahatsız olduğu ve ayda eline sadece 89,000TL geçtiği, öte taraftan davalının 144.000TL emekli maaşı bulunup halen belediye pazarında bir işyeri çalıştırıdğı ve bir de arabası bulunduğu dikkate alınd-ığında Alt Mahkemenn bu hususta da hatalı hareket ettiği söylenemez.
İcranın durdurulması ile ilgili sürenin kısa oluşu ile ilgili istinaf sebebine gelince, bugün Girne'de bir konut sorununun olduğu hususunda adli ihbar alına- bileceğinden hareketle haki-katen verilen 4 ay sürenin çok kısa olduğu ancak davanın 6.11.1986'da açılıp 7.11.1988'de sonuçlandığı ve verilen karara karşı yapılan, istinaf nedeni ile, bu sürenin de geçmiş olduğu dikkate alındığında davalının bu husustaki istinaf sebebine de itibar et-memeyi uygun gördük.
Sonuç olarak istinaf reddolunur. Masraflarla ilgili herhangi bir emir verilmez.
(Salih S. Dayıoğlu) (Niyazi F. Korkut) (Celâl Karabacak)
Yargıç Yargıç - Yargıç
12 Haziran 1989
-
-5-
-
Full & Egal Universal Law Academy