-D.8/96 Yargıtay/Hukuk 23/95
(Dava No. 1124/91; Girne)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: Celâl Karabacak, Mustafa H. Özkök, Gönül Erönen
İstinaf eden: Christopher Boak, K-araoğlanoğlu, Girne
(Davacı)
ile
Aleyhine istinaf edilenler: 1. Hasan Şerbetçioğlu, Lapta
2. Cemile Şerbetçioğlu, Lapta
- (Davalılar)
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Avukat Ali Dana
Aleyhine istinaf edilenler namına: Avukat Tahir Seroydaş
H- Ü K Ü M
Celâl Karabacak: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç Mustafa H. Özkök okuyacatır.
Mustafa H. Özkök: İşbu istinaf Girne Kaza Mahkemesinin 1124/91 sayılı davada 31.5.1995 tarihinde vermiş olduğu bir ara karardan dolayı yapılmıştır.
1124-/91 sayılı davanın duruşması yapılıp Davacı ve Davalılar şahadetlerini tamamlayıp hitapların yapılmasına sıra geldiği zaman istinaf eden (Davacı) avukatı Mahkemeye yaptığı bir müracaatla taraflar arasında daha önce Girne Kaza Mahkemesinde açılıp, dinlenip -karara bağlanan ve halen istinaf aşamasında bulunan 577/91 sayılı davada işbu davadaki Davalı No. (1)'in verdiği şahadet ile bu davada verdiği şahadeti arasında tenakuzlar olduğunu ileri sürerek Davalının işbu davada verdiği şahadetini tekzip etmek maksadı-yle 577/91 sayılı davadaki zabıtları ibraz etmek için yeniden şahit çağırmak üzere talepte bulunmuştur.
Aleyhine istinaf edilen (Davalı) avukatı ise yapmış olduğu hitabında bu aşamada yeniden şahit çağrılamayacağı ve bu nedenle istinaf eden avukatının t-alebinin reddedilmesini istemiştir.
Mahkeme ise vermiş olduğu 31.5.1995 tarihli ara kararında istinaf eden (Davacı) avukatının yeniden şahit çağırıp 577/91 sayılı davadaki zabıtları sunma talebini reddetmiştir. İstinaf, Bidayet Mahkemesinin 31.5.1995 tar-ihinde vermiş olduğu işbu karardan yapılmış bulunmaktadır.
İstinaf eden istinafında 4 istinaf sebebi ileri sürmekte ise de istinafın duruşmasında bu istinaf sebeplerini 2 ana başlık altında toplamıştır. Şöyle ki:
1. Girne Kaza Mahkemesi taraflar arasın-da daha önce açılıp karara bağlanan 577/91 sayılı davadaki Davalı No. (1)'in verdiği şahadeti ile ilgili istintak etmek fırsatı vermemekle hata etmiştir.
2. İşbu Davalı No. (1)'in verdiği şahadeti tekzip etmek için 577/91 sayılı davada Davalı No. (1)'in- şahadetini de içeren zabıtları ibraz etmesine fırsat vermemekle hata etmiştir.
1124/91 sayılı davanın duruşmasının yapıldığı 13.1.1995 tarihinde Davalı No. (1) şahadet verdiği sırada, istinaf eden tarafından istintak edilirken sorulan bir soruya aleyhin-e istinaf edilenin bu sorunun sorulamayacağına dair yaptığı itiraz üzerine, Bidayet Mahkemesi tarafından itiraz kabul edilerek 577/91 sayılı davanın zabıtlarının ibraz edilmediği cihetle sorunun sorulmasına izin vermemiştir ve duruşmaya devam edilmiştir. D-uruşma tamamlanıp hitaplara geçileceği sırada istinaf eden avukatı yaptığı bir müracaatla aleyhine istinaf edilenin bu davada verdiği şahadeti ile daha önce taraflar arasında açılıp sonuçlanan istinaf edenin 577/91 sayılı davada verdiği şahadetinin farklı -olduğunu ileri sürerek bu davada verdiği şahadetini tekzip etmek maksadı ile 577/91 sayılı davadaki zabıtları ibraz etmek üzere yeniden şahit çağırma talebinde bulunmuş, aleyhine istinaf edilen avukatı bu talebe karşı çıkmış ve yapılan talep ile ileri sürü-len itirazı değerlendiren Bidayet Mahkemesi 31.5.1995 tarihinde verdiği ara karar ile istinaf edenin bu talebini reddetmiştir.
İstinaf 31.5.1995 tarihinde Bidayet Mahkemesinin verdiği ret kararından dolayı 6.2.1995 tarihinde dosyalanmış bulunmaktadır. İs-tinaf edenin istinaf ihbarnamesindeki 1. sebebi incelendiği zaman "Davacı avukatı tarafından 577/91 sayılı davadaki zabıtlardan iktibas edilerek istintak edilmek istendiğinde 577/91 sayılı davadaki zabıtların Mahkemeye ibraz edilmemiş olması nedeniyle Dava-lı No.(1)'in bu noktalardan istintak edilmesine ve/veya Davalı No.(1)'in bu konudaki şahadetinin geçmiş davadaki zabıtların ibraz edilip nakzedilmesine (rebut) yapılmasına müdaade etmemekle hata etmiştir." denilmektedir.
Bu durumda hem Davalı No.(1)'i is-tintak edememekten hem de 577/91 sayılı davadaki zabıtlara itiraz ederek şahadetini nakzetmesine müsaade etmemesinden yakınılmaktadır. Halbuki arzettiğimiz gibi şahidi istintak etmesine fırsat verilmeyen ara kararı Bidayet Mahkemesi 13.1.1995 tarihinde ver-mişti. Hukuk Muhakemeleri Usulü Tüzüğünün Emir 35 nizam 2'ye göre ara kararlardan istinaf 14 gün içinde dosyalanması gerekir. Bu durumda 13.1.1995 tarihinde verilen ara karardan süresi içinde istinaf dosyalanmadığı görülmektedir. 6.2.1995 tarihinde dosyala-nan işbu istinaf ihbarnamesinde 31.5.1995 tarihinde karar ekinde istinafın 31.3.1995 tarihli kararın tümünü ilgilendirdiği belirtilmiştir. 13.1.1995 tarihinde verilen ve Davalı No.(1)'i istintak etmesine fırsat vermeyen karardan süresi içinde istinaf yapıl-madığı için istinafın bu kısmının daha ileri götürülmeden ret ve iptal edilmesi gerekir kanaatindeyiz. Bir an için istinaf sebeplerinin birbirini tamamladığı farzedilerek incelendiği zaman da Bidayet Mahkemesinin zabıtlarından ve bilhassa Mavi 40'daki son -sorudan başlayıp 41'de devam eden Mavi 42'nin ortalarında son bulan sorulardan istinaf edenin aleyhine istinaf edilenin 577/91 sayılı davada verdiği şahadetle ilgili istintaka tabi tuttuğu açık ve sarih olarak görülmektedir. Söylenenler ışığında istinaf e-denin Bidayet Mahkemesinin aleyhine istinaf edilenin 577/91 sayılı davadaki şahadet ile ilgili istintak etmesine fırsat vermediği yönündeki istinaf sebebinde başarılı olmadığı kanaatindeyiz.
İkinci başlık altında ileri sürdüğü, Davalı No. (1)'in verdiği -şahadeti tekzip etmek için davanın kapatılmasından sonra yeniden şahit çağırıp zabıtları ibraz etmeye Mahkemenin müsadde etmediği yönündeki istinaf sebebi incelendiği zaman ise bu işlemle ilgili prosedür yani Davalı No.(1)'in ileri sürdüğü şahadetin Davacı- tarafından şahadetle ve/veya belge ibraz ederek tekzip edilebilmesi ceza davalarında uygulanan bir usuldür. Bu prosedürün uygulanabilmesi için ceza davalarında İddia Makamı davasını sunduğu sırada göremeyeceği hususlarda diğer bir deyişle süpriz bir şekil-de davalı tarafından sunulması muhtemel şahadeti tekzip etmek için Mahkemenin takdirine göre yeniden şahadet çağırma imkânı ender de olsa kullanılmaktadır. Ancak bu prosedürün işletilebilmesi için davanın görüldüğü sırada süpriz bir şekilde ortaya sürülen -hususları bilemeyecek durumda olması ve yeni bir hususun ortaya çıkmış olması gerekmektedir. Bu prensip ceza davalarında uygulandığı gibi hukuk meselelerinde de çok istisnai hallerde uygulanmaktadır ve davayı dinleyen Mahkemenin takdirne kalmış bir husustu-r.
Yukarıda arzettiğimiz gibi bu prosedürün uygulanabilmesi için yeni bir hususun yani Davacının davasını sunduğu esnada bilemeyeceği süpriz bir durumun ortaya çıkması gerekmektedir. Bu prensibi meselemize uyguladığımız zaman Davacı davasını dinlettiği e-snada ve kendi şahadet ibraz ettiği aşamada 577/91 sayılı dosyadaki zabıtlar ve o davada Davalı No.(1)'in verdiği şahadet Davacı tarafından bilinmekte idi ve bu zabıtlar Davacının tasarrufunda bulunmakta idi. Keza Davalının işbu davada yapmış olduğu müdafa-a yine Davacının bilgisi dahilinde bulunmakta idi. Davacı 577/91 sayılı davadaki zabıtları Mahkemeye ibraz etme arzusunda idi ise kendi davasını sunduğu sırada bu zabıtları gayet rahatlıkla ibraz etme imkânı vardı. Davacı bu yolu seçmemiş ve bu zabıtları i-braz etme gereği duymamıştır.
Diğer bir husus ise Davalı No.(1)'in şahadetinden görüleceği gibi Davalı No.(1) Davacı tarafından gerektiği şekilde istintaka tabi tutulmuştur, süpriz bir şahadet ortaya çıkmamıştır. Yani Davalının şahadetinde söylediği husu-slar Davacının bilgisi dahilinde olan ve daha önce 577/91 sayılı davada verdiği şahadete yakın şahadettir. Bu yönde kendisine sorulan sorular zabıtlardan incelendiği zaman büyük bir kısmına "evet" yanıtını verdiği, bazı sorulara ise "hatırlamam" şeklinde c-evap verdiği görülmektedir. Aradan geçen zaman zarfında tanığın o davada verdiği şahadetin tümünü hatırlamasını beklemek makul değildir kanısındayız ve tanık sorulan sorulara hatırladığı kadar cevap vermiştir. Bu durumda o davanın tüm zabıtlarını özellikle- davanın kapatıldığı ve hitapların yapılacağı bir aşamada sırf Davalı No. (1)'in sunduğu şahadeti tekzip etme maksadı ile ibrazına izin vermemekle Mahkemenin hata etmediği ve takdir yetkisini doğru bir şekilde kullandığı kanaatindeyiz.
Yukarıda söylenele-re bağlı olarak istinaf edenin 2. istinaf sebebinde de muvaffak olmadığı kanattindeyiz ve bu istinaf sebebinin de reddedilmesi gerekir.
Netice itibarıyle istinaf edenin istinafında başarılı olmadığı cihetle istinafın ret ve iptal edilmesine hüküm verilir-.
Meselenin özelliği dikkate alınarak masraflar için herhangi bir emir verilmez.
(Celâl Karabacak) (Mustafa H. Özkök) (Gönül Erönen)
Yargıç Yargıç - Yargıç
28 Haziran 1996
Full & Egal Universal Law Academy