D.5/81 Yargıtay/Hukuk 25/80 (Dava No.557/79; Lefkoşa)Yüksek Mahkeme HuzurundaMahkeme Heyeti: Salih S. Dayıoğlu N. Ergin Salâhi Aziz AltayIstinaf eden: K.T.F.D. Başsavcılığı vasıtasıyle Eğitim ve Kültür Bakanlığı Lefkoşa (Davalı)- ile - Aleyhine istinaf edilen: Kemal Rüstem Kitabevi Lefkoşa (Davacı) A r a s ı n d a .Istinaf eden namına: Yaşar BoranAleyhine istinaf edilen namına: Oktay FeridunSözleşmede zaman unsuru - Zamanın sözleşmenin esasını teşkil edip etmemesî - Tarafların zamanın sözleşmenin esasını teşkil etmediğini kabul etmesi.Satış sözleşmesi - Fasıl 149 Sözleşme Yasası - Davacı ile Davalı arasında kitap satışı için yazılı anlaşma - Anlaşmaya göre kitapların en geç 30.9.1978 tarihinde teslim edilmesi yükümlülüğü Kitap bedelinin döviz kuru üzerinden ödenmesi - Davacının bir kısım kitapları kontrat tarihinde teslim edemeyeceğini bildirmesi - Davacının teslim ettiği kitapların bedelini Davalının ödememesi - Davalıların Davacıdan gecikme cezası olarak kesi.nti yapması ve yatırdığı teminatı iade etmemesi - Davalıların teslim edilen kitapların bedelinin kur üzerinden hesaplanarak T.L. olarak istenmesi ve haksız olarak kesilen cezanın ve teminatın iadesi talebi - Ilk Mahkemenin Davacı lehine hüküm vermesi - Davalının Ilk Mahkemenin Fasıl 149 Mukavele Yasasının 55. maddesini hatalı uyguladığına ilişkin istinafı.Gecikme cezası - Teslim tarihinin geçirilmesi nedeniyle gecikme cezası talebi.OLAY: Davacı Davalı ile kitap satımı konusunda yazılı bir sözleşme yaptı ve sözleşme konusu kitapları peyderpey Davalıya teslim etmeyi kabul etti. Kitapların bedeli sözleşmede sterlin olarak belirtildi ve bedelin teslim günündeki kur esas alınarak Tl olarak ödeneceği kararlaştırldı.Davacının teslimde gecikmesi halinde %1 gecikme cezası ödeyeceği de kabızl edildi. Davacı kitapların bir kısmını vaktinden önce bir kısmını ise vaktinden sonra teslim etti.Davacı diğer bir kısım kitabı ise tükendiği için teslim edemiyeceğini Davalıya bildirdi. Davalı bir faturayı ödedi ve teslim edilen kitabın parasını Davacıya öderken geç teslim edilmesinedeni ile gecikme cezası kesti. Davalı ayrıca hiç teslim edilmeyecek olan kitaplarla ilgili olarak Davacının teminat olarak Ihale Komisyonuna yatırdığı parayı iade etmemeye karar verdi. Davacı ödenmemiş kitapların bedelinin ödenmesi gecikme cezası ile teminat parasının iadesi için dava açtı. Davalı ise mukabil talebinde ödeme yapılırken yanlışlıkla Davacıya yüksek kurdan para ödendiğini iddia etti ve bu parayı geri talep etti.İlk Mahkeme Davalının yaptığı kesintilerde haklı olabilmesi için tazminat almaya hakkı olması gerektiğini ve bunun için de geç kalma nedeniyle tazminat isteyeceği konusunda karşı tarafa ihbar göndermesi gerektiğini belirtti. Davalının böyle bir ihbar göndermediğini dikkate alan Ilk Mahkeme Davacıyı haklı bularak Davacı lehine hküm verdi.Davalı Ilk Mahkeme hükmünün hatalı olduğunu öne sürerek istinaf etti.SONUÇ: Yargıtay sözleşmelerde zamanın sözleşmenin esasını teşkil edip etmemesine göre yasal sonucun değişeceğini belirtti.Eğer zaman sözleşmenin esası ise ve sözleşme ihlal edilirse zarar gören tarafın isterse sözleşmeyi feshederek tazminat isteyebileceğirıi veya isterse sözleşmeyi devam ettirerek gecikmeden dolayı tazminat isteyebileceğini belirtti. Ancak hem sözleşmenin devamını isteyip hem de gecikmeden dolayı tazminat isteyecekse zarar görenin ihbar verme zorunluluğu olduğunu belirtti. Zamanaşımının sözleşmenin esası olmadığı durumda ise ihbar yapılsın veya yapılmasın ihlalden dolayı tazminat isteyebileceğini belirtti. Bu davada tarafların zamanın sözleşmenin esasını teşkil etmediği konusunda mutabık kaldıklarını göz önünde bulunduran Yargıtay Davalının ihbar gönderme yükümlülüğü olmadığı kanısına vardı.Yargıtay Davalının yaptığı gecikme cezası veya tazminatın kesilmesi konusunda sözleşmede ceza sözcüğü geçmekle birlikte kastedilenin tazminat olduğunu ve bunun makul olup olmadığının incelenmesi gerektiğini belirtti. Davalının davranışının makul olup olmadığını inceleyen Yargıtay sözleşmenin 3. maddesini dikkate aldı ve %0.1 gecikme cezası kesmenin makul olduğu sonucuna vardı.Atıfta Bulunulan Yargısal Içtihatlar:1- Polykarpos v. Despina Zenonos 18 C.L.R. P.133-134.2- Christodoulos Nicola Tseriotis v. Chrysi Christodoulou 19 C.L.R. p.216.3- Eleni Panayiotou oanou v. Neophytou Anyftos C.L.R. Vol.24 p.104.H Ü K Ü MSalih S. Dayıoğlu: Bu istinafta Mahkemenin hükmtinü Sayın Yargıç N. Ergin Salahi verecektir:N. Ergin Salâhi: Davacı ile davalı arasında 30.7.1977 tarihinde aktolunan ve Emare olarak Bidayet Mahkemesindeki duruşmasında ibraz edilen bir yazılı sözleşme ile 7055 Sterlinin karşılığı Emare in paragraf (1) de (a)dan (f)ye kadar gösterilen kitapları en geç 30.9.1978 tarihine kadar davacının getirip teslim etmesi ve davalı da teslim edilen kitapları ödemeyi kabul ve deruhte etmişlerdir.Sözleşmeye göre kitaplar en geç 30.9.1978 tarihine kadar getirilecekti ve peyderpey getirilen kitaplar teslim günündeki kur esas alınarak karşılığı Türk parası olarak davacıya ödenecekti. Davacı bir kısım kitapların baskısı tükendiğinden getiremiyeceğini davalılara bildirmiş bir kısım kitapları kontrat tarihinden önce getirerek parasını ödenmiş bir kısım kitaplar ise 30.9.1978 tarihinden sonra getirilip teslim edilmiş ve 30.9.1978 tarihinden soııra teslim günündeki daha yüksek bir kur uygulanarak karşılığı Türk parası davacıya ödenmiştir. Ancak 8444 numara.lı faturada görülen kitaplar 11.1.1979 tarihinde 8372 sayılı faturadaki kitaplar 25.1.1979 tarihinde getirilerek davalı Eğitim Kültür ve Gençlik Bakanlığınca teslim alındı ve teslim günündeki kur hesaplanarak davacıya ödenmemişti. Yine davalılar emare kontrata dayanarak gecikme cezası olarak 16149. 28Tl kesinti yapma yönüne gitmişler davacı contrata uymadığı ve tüm kitapları getiremediği gerekçesi ile de davacının ihale komisyonuna yatırmış olduğu 13000 lirayı iade etmemişlerdir.Davacı Lefkoşa Kaza Mahkemesinde açtığı 557/79 sayılı dava ile cezanın haksız kesildiğini ileri sürerek 16149.28 Krşun iadesini 8444 numaralı fatura karşılığı olan 138.45 Sterlini veya karşılığı olan Türk parasının ödeneceği tarihteki resmi kur üzerinden Türk lirası olarak ödenmesini ve yine 8372 numaralı fatura tutarı olan 29.75 Sterlinin ödenme tarihindeki kur üzerinden Türk Lirası olafak karşılığını ödemesi ve ihale Komisyonuna teminat olarak yatırılan 13000 Liranın iadesini talep etmiştir. Davalılar ise 30.9.1978 tarihinden sonra ödenen dört adet faturadaki paranın yüksek kur üzerinden yanlışlıkla ödendiğini ve bu yanlışlıkla ödenen para farkı olan 6695.96Tl zarar ziyan ve tazminat olarak ödenmesini ve yine müdafaa takririnin 2(f) paragrafı mucibince 586.37Tlnin ödenmesi hususunda mukabil talepte bulunmuşlardır.Yapılan duruşmada taraflar şahit çağırmamışlar konu mukaveleyi emare olarak ibraz etmişler ve saire ilgili yazışma ve evrakları Emare olarak ibraz etmekle yetinmişlerdir. Neticede Bidayet Mahkemesi müstedi lehine talep takririnin l.2(1)(a) paragrafı mucibince 10914.90 Krş. 12(b) paragrafı mucibince 138.45 Sterlinin ya da ödeneceği tarihteki resmi kur olarak karşılığı olan Türk Parasını 12(c) bendi uyarınca 29.75 sterlinin ya da ödeneceği tarihdeki resmi kur olarak karşılığı olan Türk Lirasının ödeninesi ve 12(d) bendi uyarınca 13000Tl teminatın iadesi ile dava masrafları için davacı lehine hüküm vermiş ve davalıların mukabil talebini de reddetmiştir. Davalılar bu karardan istinaf etmişlerdir. istinaf üç istinaf sebebi içermektedir. Istinaf sebepleri özetle şöyledir.l. Bidayet Mahkemesi davalının Emare sözleşmenin 3. maddesi uyarınca kesmeye hakkı olduğu 10.914.90 Krş. ceza olarak kesmeye hakkı olmadığına hükmetmekle hata etmiştir.2.Bidayet MahkeızıE:si Fasıl 149 Sözleşme Yasasının 55. maddesini tümü ile hatalı yorumlayıp uygulamıştır ve davalıların bu maddeye göre zarar ziyana uğradığına dair herhangi bir şahadet ibraz etmediği nedeniyle davacı lehine hükümde görü1en miktarlar için hüküm vermiştir.Kitapların teslimi için en son tarih 30.9.1978 olarak kuntrette saptandığı ve kitapların büyük bir bölümü bu tarihten sonra teslim edildiğine göre Emare 12de bu tarihten sonra kur değişikliği yapıldığı taraflarca kabul edildiği cihetle davalıların zarar ziyanlarının ispatlanamadığına karar verip mukabil talebi reddetmekle hata etmiştir.3. Bidayet Mahkemesi Emare 1’i doğru olarak yorumladığı ve kitapları teslim aldığı tarihteki kura göre davacıya karşılığı Türk Parasının ödenmesi gerektiği bulgusuna vardığı halde 12(b) ve 12(c) paragrafları uyarınca ödenmesine karar verilen miktarların teslim tarihi yerine ödeme tarihindeki kura göre ödenmesini emretmekle hata etmiştir.Bu istinafta esas itibarıyle üzerinde durulması gereken konu Bidayet Mahkemesinin Fasıl 149 Kontrat Yasasının 55. maddesini hatalı yorumlayarak yanlış uygulayıp uygulsmadığı noktasında toplanmaktadır. Bu nedenle ilkin 2. istinaf sebebini ele almayı uygıin bulduk. Fasıl 149 Kontrat Yasasınırı 55(1)(2) ve (3) maddeleri aynen şöyledir:(55.(1) When a party to a contract promises to do a certain thing at or before a specified time or certain things at or before the specified times and fails to do any such thing at or before the specified time the contract or so much of it as has not been performed becomes voidable at the option of the promisee if the intention of the parties was that time should be of the essence of the contract.(2) If it was not the intention of the parties that time should be of the essence of the contract the contract does not become voidable by the failure to do such thing at or before the specified time; but the promisee is entitled to compensation from the promisor for any loss occasioned to him by such failure.(3) If in case of a contract voidable on account of the promisors failure to perform the promise at the time agreed the promisee accepts performance of such promise at any time other than that agreed the promisee cannot claim compensation far any loss occasioned by the non-performance of the promise at the time agreed unless at the time of such acceptance he gives notice to the promisor of his intention to do so."Yukarıda iktibası yapılan 55(1)den görülebileceği gibi akitte"zaman" unsurunun kontratın esas maddesini teşkil etmesi halinde zaman geçmiş ve bu nedenle kontrat ihlâl edilmişse mutazarrır olan taraf kontratı feshedebilir ve bu gibi hallerde mutazarrır tarafın yapacağı tercih ile kontrat feshedilebilir (voidable) niteliktedir. Bu maddeyi 55(3) maddesi ile birlikte okuduğumuzda (1). maddede görülen ve feshedilebilir (voidable) nitelikte olan akitlerde mutazarrır alan taraf kontratı feshetmez ve zarar ziyan talep etme yolunu tercih ederse karşı tarafa zarar ziyan talep edeceğine dair ihbar vermek zorunluluğu doğmaktadır. Bu durum madde 55(3)te açıklıkla görülmektedir. Madde 55(2) feshedilebilir (voidable) kontratlar ile ilgili değildir. Burada kontrat feshedilmemekle beraber ihbar yapılsın veya yapılmasın kontratın ihlâlinden ötürü mutazarrır olan taraf kontratı ihlâl eden taraftan tazminat talep etme hakkı mevcuttur. Yukarıda söylenenleri hulâsa edecek olursak 55(1) 55(3) ile ilgilidir ve birlikte mütalâa edilmesi gerekmektedir. 55(2) zaman aktin esasını teşkil etmediği ve kontratın taraflardan biri tarafından ihlâl edilmesi durumu doğduğu hallere şamildir. Bidayet Mahkemesi kararında bu maddeleri şu şekilde yorumlamıştır."Fasıl 149 madde 55(1)e göre bir sözleşme uyarınca taraflardan biri beliırli bir zamanda birşey yapmaya söz verirse ve burıu söz verilen zamanda yapmazsa karşı tarafa akdi feshetmeye hak vermektedir. Şol şartla ki zaman akdin esas unsuru olsun (time should be essence of the contract). Madde 55(2)ye göre de zaman akdin esas unsuru olarak belirlenmemişse belirlenen zamanın geçmesi ile akit fesholunur fakat karşı taraf kendisine doğabilecek herhangi bir zararı talep etmeye hak kazanır. Fasıl 149 madde 55(3)e göre de sair şeyler yanında belirlenen zamanın geçmesinden sonra akitte yapılması söz verileni karşı taraf kabul ederse zamanın geçmesi nedeni ile doğabilecek herhangi bir zararı karşı taraftsn talep edemez meğer ki yazılı olarak diğer tarafa böyle bir istemde buunacağını ihbar etmiş olsun."Görülüyor ki Bidayet Mahkemesi madde 55(3)ü de Madde 55 (2)ye uygulamak yönüne gitmiş ve bu yönde bir yorumlama yapmıştır. Yukarıda iktibas edilen maddelerden açıklıkla görülebileceği gibi _ Madde 55(3) 55(2)ye uygulanmaktadır ve 55(3)te verilmesi öngörülen ihbar sadece 55(1) altındaki akitlere şamildir. Kanaatımızca Bidayet Mahkemesi Fasıl 149 madde 55(1) (2) ve (3)ü yanlış yorumlamıştır.2. istinaf sebebinde kitapların tesliıni için en son tarih 30.9.78 olarak kontratta saptandığı ve kitapların büyük bir bölümünün bu tarihten sonra teslim edildiği bu durumun Emare de belirlendiği ve 30.9.1978 tarihinden sonra teslim edilen kitaplara farklı kurdan ödeme durumu hasıl olduğu cihetle zarara uğradıkları Bidayet Mahkenıesi ise bu zararı kaale almayıp isbat edilmemiş olarak kabul ettiği iddia edilmiştir. Emare olarak ibraz edilen kontratın 1. maddesinde kitapların peyderpey teslim edilmesine ve teslim edildiğinde de o günkü kura göre ödeneceğine dair sarih hüküm vardır. Teslim tarihi kontratta belirlenmekle beraber zaman kontratın esas unsuru olmaciığı taraflarca kabul ve beyan edilmiştir. Durum bu olduğuna göre 30.9.1978 tarihinden sonra teslim edilen kitaplar için teslim tarihindeki kurların esas alınması ve bu kur üzerinden ödeme yapılması gerekmekte idi. Bidayet Mahkemesi bu yönde bir yargıya varnııştır ve kanaatımızca bu hatalı değildir. Bu farklı ve daha yüksek kur üzerinden yapılan ödemenin tümünün zarar ziyan olarak telâkki edileceğine dair kontratta hüküm yoktur. Geç teslimler hususunda ödenecek zarar ziyan için aşağıda iktibası yapılan kontratın 3. maddesi mevcuttur. Kontratın 3. maddesi aynen şöyledir:"Müteahhit tafsilâtı yukarıda 1. ve 2. maddelerde verilen eşya arı Lefkoşada Eğitim ve Öğrenim Genel Müdürlüğü ambarına 30.9.1978 tarihinden geç olmamak üzere ve Eğitim ve Öğrenim Genel Müdürlüğünce en uygun göreceği şekîlde teslim edecektir. Geç teslim hnlinde teslim edilmeyen ma bedelinin %0.1’i kadar ceza kesilecektir."Görülüyor ki yapılacak geç teslîmler için Eğitim Bakanlığının almaya hakkı olan tazrninat bu maddede belirlenmiştir.l. istinaf sebebini teşkil eden ve %0.1 oranındaki kesintinin ceza veya tazminat olarak ödenip ödenrneyeceğine gelince; BidayetMahkemesi Fasıl 149 madde 74(1)i de Fası1 149 madde 55(1) ve (3) ile birlikte mütalâa ederek müsteniflerin tazminat talep edebilmek için ihbar vermesi gerektiğine bağlamış ve böyle bir ihbar verilmediği nedeni ile müsteniflerin tazminat veya ceza almaya hakları olmadığı yargısına varmıştır. Yukarıda karara bağladığımız gibi bu meselede zaman kontratın esas unsuru olmadığı için ihbar mükellefiyeti yoktu. Bidayet Mahkemesi kararında daha ileriye gitmeyerek ceza ve tazminat olarak %0.1 oranındaki TL 10914.90a baliğ olan kesintinin isbatlandığı veya makul olup olmadığı yönünde hiçbir bulgu yapmamıştır.Fasıl 149 macde 74(1) aynen şöyledir:"74.(1) When a contract has been broken if a sum is named in the contact as the amount to be paid in case of such breach or if the contract conatins any other stipulation by way of penalty the party complaining of the breach is entitled whether or not actual damage or loss is proved to have been caused thereby to receive from the party who has broken the contract reasonable compensation not exceeding the amount so named or as the case may be the penalty stipulated for.A stipulation for increased interest from the date of default may be a stipulation by way of penalty."Bu maddenin tefsiriPolykarpos v. Despina Zenonos 18 C.L.R. p.l33-134 Christodoulos Nicola Tseriotis v. Chrysi Christodulu 19 C.L.R. p.216 ve Eleni Panayiotu Ioranou v. Neophytou Anyftos C.L.R. Vol.24. p.104 davalarında yapılmıştır. Son davada sayfa 104’- de şöyle denmektedir:"It is clear from the wording of the section itself that whether the sums stipulated are in the nature of a genuine pre-estimate of damages or in the nature of penalty that makes no difference as to the discretion of the Judge to award as reasonable compensation to the party entitled thereto a sum not exceeding the amount stipulated. No doubt when the amount named in the contract is in the nature of pre-estimated damages that will carry weight with the Judge in fixing the amount of damages but in either case a Court is precludeâ f rom awarding damages beyond and in excess of the amount named in the contract." Önümüzdeki meselede ceza deyimi kullanılmakla beraber esas talep edilen tazminattır. Hakikatta ceza veya tazminat deyimleri kullanılsın veya kullanılmasın uyuşulmuş veya öngörülen miktar isbatlandığı ahvalde makul olup olmadığının karara bağlanması gerekir.Bidayet Mahkemesi yukarıda değindiğimiz gibi Fasıl 149 madde 55 hükümlerini hatalı olarak yorumlamış ve karara bağlamıştır. Konunun özüne inip bir bulgu yapmamıştır. Önümüzdeki lâyihalardan kabul edildiğine göre ve olgulara göre müstenif fülen zarara uğramıştır. Kontrattaki para tutarının miktarını ve değişen kurlar neticesinde uğranan zararı göz önünde tuttuğumuzda %0.1 oranında ceza olarak kesilen ve 10.91490TLye baliğ olan miktarın tüm ahval ve şerait altında makul olduğu söylenebilir. Bu miktarın makul olmadığına dair aksine herhangi bir iddia ve şahadet de mevcut değildir. Bu nedenle l. ve 2. istinaf sebepleri kabul edilir.3. istinaf sebebine gelince Emare No. olarak ibraı edilen kontrattan açıklıkla görülebileceği gibi ödemede esas kitapların teslim tarihindeki geçerli resmi kurun göz önünde tutı.ılması gerektiğidir. Yine Emare V olarak ibraz edilen davacı avukatının gönderdiği ihbarın 5. paragrafında şöyle denmektedir:"5. Türk lirası kıymetindeki devamlı değişiklik nedeni ile kitapların bedelinin teslim günündeki resmi sterling kuruna göre karşılığınirı Türk parası olarak ödenmesi mukavelede şart koşulmuştur."Halbuki davacı talep takririnde 30.9.1980 tarihinden sonra 4 fatura ile ayrı ayrı teslim edilen kitapların teslim edildiği gündeki kura göre hesaplanıp ödendikleri kabul edildiği halde ödenmemiş geriye kalan iki faturanın miktarını talep ederken teslim tarihinin esas alınmamasını ve faturadaki tutarın ödeneceği tarihteki kurun esas alınmasını talep etmiştir. Bidayet Mahkemesi de bu yönde karar vermiştir. Kanaatımızca bu karar da hatalıdır. Hem kontratın l. maddesine hem de emare No. VIIIin yukarıda iktibası yapılan 5. maddesine terstir. Bu iki makbuzun içerdiği mflctarın ödenmesinde esas alınması gereken kur teslim tarihindeki kur olması ve bu yönde karar verilmesi gerekirdi. Bu nedenle 3. istinaf sebebi de kabul edilir.Sunulan emarelere göre talep takririnin 12(1)(b) fıkrasındaki 138.45 sterling tutarındaki kitaplar 8444 numaralı fatura ile 11.1.1979da teslim edilmiştir. Yine 12(1)(c) fıkrasındaki 29.25 sterling tutarındaki kitaplar 8372 numaralı fatura ile 25.1.1979 tarihinde teslim edilmiştir. Bu durumda yukarıda verdiğimiz karar ışığında Bidayet Mahkemesinin kararı aşağıdaki Şekilde değiştirilerek emir verilir:Talep takririnin 12(1)(b) fıkrası uyarınca 128.45 sterlingin 11.1.1979 tarihindeki kur esas alınarak karşılığının Türk lirası olarak ödenmesine; 12(1)(c) fıkrası uyarınca 29.75 sterlingin 25.1.1979 tarihindeki resmi kur üzerinden karşılığının Türk lirası olarak ödenmesine;12(1)(d) fıkrası uyarınca l3OOOTL teminatın davacıya iadesine karar verilir.Müstenif davalının gecikme tazminatı olarak kestiği miktarı almağa hak kazandığı cihetle davalı leyhine 12(1)(a) paragrafı mucibince hüküm verilmez.Istinaf masrafları aleyhine istinaf edilen tarafından ödenecektir.(Salih S. Dayıoğlı) (N. Ergin Salâhi) (Aziz Altay) Yargıç Yargıç Yargıç20 Mart 1981
Full & Egal Universal Law Academy