-D.3/93 Birleştirilmiş
Yargıtay/Hukuk 25/92 ve 26/92
(Dava No: 1848/91; Mağusa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: Niyazi F. Korkut, Celâl Karabcak, Özkan Tunçağ
Yargıtay-/Hukuk 25/92
(Dava No: 1848/91; Mağusa)
İstinaf eden: Trade-Lease & Maintenence Company N.V. Pascalstreet
28 3316 GR Dordronch Holland.
(Davacı)
ile
Aleyhine istinaf edile-n: 1. Latifoğlu Ltd., 8 Canbulat Sokak, Mağusa.
2. Truva Shipping Cyprus Ltd. 29 Ankara
Sokak, Lefkoşa.
(Davalılar)
- A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Av. Serhan Çınar
Aleyhine istinaf edilen 1 namına: Av. Ali Dana ve Av. Osman Ertekün
Aleyhine istinaf edilen 2 namına: Av. Fuat Veziroğlu
Yargıtay/Hukuk 26/92
(Dava No: 1848/91; Mağusa)
-İstinaf eden: Latifoğlu Ltd., 8 Canbulat Sokak, Mağusa.
(Davalı 1)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Trade-Lease & Maintenence Company N.V.,
Pascalstreet 28 3316 GR Dordronch- Holland.
(Davacı)
A r a s ı n d a.
İstinaf eden -namına: Av. Ali Dana ve Av. Osman Ertegün
Aleyhine istinaf edilen namına: Av. Serhan Çınar
H Ü K Ü M
Niyazi F. Korkut: Yukarıda sayı ve ünvanı verilen istinaflar Alt Mahkemenin bir ara emri ile ilgili olarak vermiş olduğu karara karşı dosyalanmış olduk-ları cihetle birleştirilerek dinlenmiştir.
25/92 sayılı istinaftaki istinaf eden Davacı (bundan sonra sadece Davacı olarak anılacaktır) Mağusa Kaza Mahkemesinde bu istinaftaki aleyhine istinaf edilen 1 ve 2 ile 3. Davalı olan Fama Shipping Ltd. aleyhine -dosyalamış olduğu bir dava ile:
a) Davada kayıt numaraları verilen 104 adet konteynerin sahibi olduğuna dair bir Mahkeme emri;
b) Davalı No.1 tarafından Davalı 3 aleyhine Gazi Mağusa Kaza Mahkemesinde başlatılan 1507/91 sayılı davada Davalı No.1'in da-valı 3 aleyhine almış olduğu hüküm ile mezkûr hüküm gereği isdar edilen haciz müzekkeresi gereğince Davalı No.2'de yapılan satışın geçersiz olduğuna dair bir Mahkeme emri; ve
c) Konu konteynerin Davacıya iade edilmesine ilişkin bir Mahkeme emri talep etm-iştir.
Davacı bu dava altında aynı gün tek taraflı bir istida dosyalıyarak dava sonuna dek dava konusu 104 adet konteynerin elden çıkarılmamasına ya da mükellefiyet altına sokulmamalarına ilişkin bir ara emri talep etti. Alt Mahkeme istidaya ekli ve Dava-cının temsilcisi olan Av. Oktay Feridun tarafından yapılan yemin varakasında belirtilen olguları tetkik ettikten sonra Davacının 28.8.1991 tarihli istidası altında talep ettiği geçici ara emrini 3.11.1991 tarihine kadar geçerli olmak üzere verdi. Verilen b-u emir uyarınca konu 104 konteynerden ancak 7 tanesi bulunarak muhafaza altına alındı.
Davalı 1 ve 2 geçici olarak verilen ara emrine karşı itirazname dosyaladılar. Davalı No.1 tarafından dosyalanan itiraznameye ekli yemin varakasında, sair şeyler yanınd-a, Davacının dosyalamış olduğu dava altında bir dava sebebi mevcut olmadığını ve Davacı 1507/71 sayılı davada olmayıp konu davanın Davacıyı herhangi bir şekilde ilgilendirmediğini ve bu nedenle bu davada talep ettiği şekilde bir hüküm almasının olanaksız o-lduğunu ve keza Davacı ile Davalı No.1 arasında herhangi bir yasal ilişki olmadığı cihetle Davacının Davalı No.1 aleyhine herhangi bir dava sebebi olmadığını ileri sürdü. Davalı 1 itiraznamesine devamla mezkûr konteynerleri Mahkemenin icra memurlarının hac-iz müzekkeresi yolu ile sattıklarını ve bu şekilde yapılan satışın yasalara uygun olduğunu ve konu satış yapıldıktan sonra böyle bir satışın uygun olduğunu ve konu satış yapıldıktan sonra böyle bir satışın iptal edilmesi veya geçersiz ilân edilmesinin olan-aksız olduğunu ileri sürdü.
Davalı 2 ise dosyaladığı itiraznamede, sair şeyler yanında, ilgili konteynerlerin dava konusu olmadığını, konu konteynerlerin icra yolu ile yapılan bir açık artırmadan satın alındığını, herhangi birisi ile meşvereletleşerek bu- konteynerleri almasının söz konusu olmadığını, bu nedenlerle davacının kendisi aleyhine ciddi herhangi bir dava sebebi olmadığını ve esasında talep takririnde kendisine karşı bir dava sebebi de ileri sürülmediğini beyan etti.
Ara emri istidasının 30.9.1-991 tarihindeki duruşmasından önce Davacı Davalı 1 aleyhindeki istidayı geri çekti. Ara emri istidasının yapılan duruşması sonucu Alt Mahkeme vermiş olduğu kararında Davacının istidasının Fasıl 6 Hukuk Usulü Yasası Madde 4 ile 9/76 sayılı Mahkemeler Yasası-nın 41. maddesine dayandırıldığını vurguladıktan sonra Davacının talebinde başarılı olabilmesi için karara bağlanması gerken konunun ciddi olması, Davacının istidasında haklı olduğuna dair belirtilerin bulunması ve istenilen emrin verilmemesi halinde Davac-ının ileride telâfisi imkânsız zarar uğrayacağı hususlarının kanıtlanması gerektiği gibi, ara emri ile tutulması istenen malın da davanın esas konusu (subject matter) olması gerektiğini de belirttikten sonra öncelikle ara emri ile tutulması istenilen konu -konteynerlerin davanın esas konusu olup olmadığının incelenmesine geçerek dava konusu konteynerlerden 65 adetinin 1507/91 sayılı davada alınan hüküm uyarınca isdar edilen iki ayrı haciz müzekkeresi altında iki ayrı tarihte icra memuru tarafından açık artır-ma yolu ile Davalı No.2'ye satıldığını, 1507/91 sayılı davada verilen hükmün geçerliliğinin bu ara emri açısından incelenmesine yetkisi olmayıp bu hususun esas davada inceleneceğini vurguladı. Alt Mahkeme Davalı 2'ye satılan konteynerlerin mülkiyetinin hac-iz müzekerleri gereğince yapılan açık artırma ile satış neticesinde Davalı 2'ye geçip geçmediğini de inceleyerek 9/76 sayılı Yasanın 73. maddesine atıfla Davalı 2'nin konu konteynerlerin mülkiyetini iktisap ettiğine ve Davacının konu konteynerlerin mülkiye-tini Davalı 2'den geri alamıyacağına ve sadece tazminat talebinde bulunabileceğine ilişkin bulgu yaptı. Alt Mahkeme bu bulguya vardıktan sonra da Davalı No.2 konu konteynerlerin mülkiyetini iktisap ettiği cihetle bu konteynerlerin dava konusu olmaktan çıkt-ıkları kanaatına vararak daha önce geçici olarak vermiş olduğu ara emrini iptal etti.
Alt Mahkeme, verilen karardan istinaf edilebileceğini de dikkate alarak, sair hususlarda da bir inceleme yaparak Davacının ilk nazarda davasında haklı olduğuna, karara -bağlanamsı gerken konunun ciddi olduğuna ve talep edilen emrin verilmemesi halinde Davacının telafisi imkânsız zarara uğrayacağına ilişkin de bulgu yaptıktan sonra davacı avukatının Mahkemeye hitabesinde davalı 1'in bu istida ile hiçbir ilgisi olmadığını v-e bu nedenle davalı No.1 aleyhindeki istidayı 30.9.1991 tarihinde istidanın duruşmasından hemen önce geri çekmek istediğini ancak Davalı 1 avukatının buna şiddetle itiraz ettiğini de belirterek sonuçta Davalı No.1'in ara emri konusu konteynerlerle bir iliş-kisi olmaması nedeni ile Davalı No.1'in 30.9.1991 tarihinden sonra ara emri istidasının duruşmasına katılmasının gereksiz olduğu kanaatına vararak o tarihten sonraki masraflar hakkında Davalı 1 lehine masraf emri vermemeyi uygun buldu.
Gerek Davacı gerek-se Davalı 1 bu karara karşı istinaf dosyaladılar. Davacı 25/92 sayılı istinaf ihbarnamesinde;
1) Alt Mahkemenin vermiş olduğu karar ile konu konteynerlerin Davalı 2'nin mülkiyetine geçtiği ve davacının Davalı 2 dışındaki kişiler aleyhine sadece tazminat -hakkı olduğu kanaatına varmakla davayı nihai olarak karara bağladığını ve bu nedenle bu yöndeki kararın hatalı olduğunu;
2) Alt Mahkemenin 9/76 sayılı Mahkemeler Yasasının 73. maddesini yanlış tefsir ettiğini;
3) Alt Mahkemenin dava konusu konteynerler-in dava mevzu olmadıklarına ilişkin bulgusunun hatalı olduğunu;
4) Alt Mahkemenin Davacılar ile tanıklarının şahadetini dikkate almamakla hata ettiğini; ve
5) Alt Mahkemenin masraflarla ilgili olarak vermiş olduğu emrin hatalı olduğunu ileri sürdü.
-26/92 sayılı istinaf ise Davalı 1 tarafından yapılmış olup bu istinafta da sair şeyler yanında, 30.9.1991 tarihinden sonraki duruşmalar için Davalı No.1 lehine masraf emri vermemekle Alt Mahkemenin hatalı hareket ettiğini, istinaf edenin avukatının gerek i-stidanın geri çekilmesi iddiasının yapıldığı anda ve gerekse duruşma sonunda yapılan hitabesinde belirtmiş olduğu şartlara tabi olarak haklarındaki istidasının geri çekilmesini kabul ettiğini Alt Mahkemenin hiç dikkate almadığını ve Alt Mahkemenin masraf e-mrileri ile ilgili yasal prensipleri yanlış tefsir ederek bu hustaki takdir hakkını haklı bir şekilde kullanmadığını ileri sürdü. Ancak istinafın duruşması sırasında Davalı 1 dosyalamış olduğu bu istinafta ısrar etmedi ve bu istinaf geri çekilerek reddolu-ndu ve sadece 25/92 sayılı istinafın duruşmasına devam edildi.
Özetlenen olgulardan da görülebileceği gibi bu istinafa konu ara emri istidasında verilen emir uyarınca davada konu edilen 104 adet konteynerden sadece 7 adedi bulunarak emre uygun olarak muh-afaza altına alınabilmiştir. Geriye kalan konteynerler ise bulunamamıştır. Dava konusu kontyenerlerden 65 adedi daha önce Mağusa Kaza Mahkemesinin 1507/91 sayılı davasında bu davadalki Davalı 1 lehine verilen hükümden sonra isdar edilen 2 ayrı haciz müzekk-eresi sonucu yapılan açık artırmada bu davadaki Davalı 2'ye satılarak teslim edilmiştir.
Alt Mahkeme vermiş olduğu hükümde haciz sonucu satılarak Davalı 2'ye teslim edilen konteynerlerin mülkiyetinin 9/76 sayılı Mahkemeler Yasası'nın 73. maddesi uyarınca- davalı 2'ye geçtiğini ve bu nedenle davanın konusu (subject matter) olmaktan çıktığını vurgulayarak Davacının istemi üzerine daha önce geçici olarak vermiş olduğu ara emrini iptal etmiştir.
İstinaf eden Davacı ise Alt Mahkemenin vermiş olduğu karar ile -davayı bir yerde sonuçlandırdığını ve keza 9/76 sayılı Yasanın 73. maddesini yanlış yorumladığını iddia etmektedir.
Yargıtay olarak birçok kez vurgulandığı gibi Alt Mahkemelerin ara emri istidalarında bir men'i müdahale emri verip vermemeyi incelerken da-vanın konusuna girmekten, çok ender ve lüzumlu haller dışında, kaçınmaları gerektiği doğru olmakla beraber bu istinafa konu davada olduğu gibi olgularından, bariz bir şekilde, ara emri ile tutulması istenen malların davanın konusu olamdığı ortaya çıktığına- göre davayı daha fazla uzatmanın anlamı kalmıyacağı için Alt Mahkeme, haklı olarak, tutulması istenen konteynerlerin dava konusu olmadıklarına ilişkin bulgusu ışığında daha önce geçici olarak vermiş olduğu ara emrini iptal etmiştir.
Alt Mahkemenin 9/76 -sayılı Yasanın 73. maddesine ilişkin bulgusunda da bir hata olmadığına ve haciz sonucu Davalı 2'ye satılan 65 adet konteynerin mülkiyeti Davalı 2'ye geçtiğine göre Davacının bu istinaf sebebinde de bir mesnet görmüyoruz.
Davacı 1, 2 ve 3. istinaf sebeple-rinde başarılı olmadıktan sonra geriye kalan iddialarına değinmeyi gereksiz buluyoruz. Bu durumda 25/92 sayılı istinafın da reddedilmesi gerekir.
Sonuç olarak 26/92 sayılı istinaf geri çekildiği cihetle reddolunur. Bu istinafta aleyhine istinaf edilenin -masrafları istinaf eden tarafından ödenecektir.
25/92 sayılı istinaf reddolunur. Aleyhine istinaf edilenlerin masrafları istinaf eden tarafından ödenecektir.
(Niyazi F. Korkut) (Celâl Karabacak) (Özkan Tunçağ)
- Yargıç Yargıç Yargıç
12 Şubat 1993
Full & Egal Universal Law Academy