- Yargıtay/Hukuk 26/78
(Dava No. 388/77; Lefkoşa)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA.
Mahkeme Heyeti: Ahmet İzzet, Şakir Sıdkı İlkay, N. Ergin Salâhi.
İstinaf eden: Topkapı- Trading (Cyprus) Ltd., Güzelyurt.
(Davacı)
ile
Aleyhine istinaf edilenler: 1. Kıbrıs Meyve Sebze (Cypfruvex)
İşletmecilik Ltd., Lefkoşa
- (Davalı)
2. İngiltereli Airavia Ltd.
(Müstedi)
a r a s ı n d a .
-
İstinaf eden namına: F. Veziroğlu.
Aleyhine istinaf edilen davalı: Hazır bulunmadı.
Aleyhine istinaf edilen müstedi namına: M. Aziz.
Taraf olarak devaya katılma - Ek taraf olarak davaya katılma müracaatı
Davacı ile Davalı arasında karton ku-tulara ilişkin dava
dinlenirken bir İngiliz Şirketinin dava konusu kutuları satın
aldığı ve bir anlaşma veya işbirliği çerçevesinde Kıbrıs'a
gönderdiği iddiası ile davaya katılma müracaatı - İlk Mahkemenin
Müstedi İngiliz Şirket davaya eklenmed-en Davacı lehine hüküm
verilmesi halinde Müstedinin haklarının etkileneceğirıi dikkate
alarak Müstedinin davaya eklenmesini emretmesi - Yargıtayın İlk
Mahkemenin Müstedinin davaya eklenmesini emrederken kullandığı
takdir hakkına müdahale için n-eden bulunmadığından istinafı reddi.
Hukuk Usulü - Ek taraf olarak davaya eklenme istidası - Aynı konuda
sonuçlanmış 2 dava bulunduğundan istidanın çok geç yapıldığı
itirazı - İlk Mahkemenin Müstedi Şirketin yasal haklarının
etkileneceği nedeniyl-e istidayı kabul etmesi ve Müstedinin davaya
eklenmesini emretmesi - Gerek olgusal gerekse yasal olarak İlk
Mahkemenin böyle bir emir veremiyeceğini öne sürerek yapılan
istinaf - Olgusal ve direkt parasal menfaatleri etkilenecek
şahısları Mahkemel-erin davaya ekleme yetkisi olduğunu belirten Yargıtayın ilk Mahkemenin meselede kullandığı takdir hakkına müdahale için neden olmadığına hükmetmesi ve istinafı reddi.
Hukuk Muhakemeleri Usulü Tüzüğü - Tüzüğün 9. Emrinin 10. nizamı Davaya
taraf olmak iç-in yapılan müracaat - İlk Mahkemenin müracaatı kabul
etmesi - İstinaf - Bu emir ve nizamın 1883 İngiliz Mahkeme
Nizamatı 0.16 r.ll'den aynen alınmış olması ve 1965 İngiliz Mahkeme
Nizamatı 0.15 r.6 olması - İngilterede bu nizamla ilgili yapılmış
- geniş tefsire göre davanın neticesine müdahale etmek isteyen şahsın
sadece yasal haklarının değil cebinin de etkilenebileceği hallerde
bu şahsın davaya katılmasına izin verip vermeme konusunda
Mahkemenin takdir yetkisi bulunması.
Mahkeme Hûküm-leri - Bizde yürürlükte olan İngiliz hukuk sisteminde
hükümlerin 2 sınıfa ayrılması; 1) Herkese karşı dermeyan edilebilen
hükümler (Judgments in rem) 2) Sadece taraflara karşı dermeyan
olunabilen hükümler (Judgments in personam) - Davacı ile Daval-ı
arasında aynı konuda daha önce dinlenmiş davalarda verilen
hükümlerin Judgment in personam olup Müstediyi bağlamaması - Bu
nedenle Müstedinin Davaya katılmasınırı yerinde olması.
OLAY: Davacı, Davalıya portakal doldurması için 350000 adet kart-on
kutu teslim etti. Davacı teslim ettiği kutularından 24759 adetinin
kendisine iade edilmediğini iddia ederek Davalıdan eksik kutuların
ederi olan K.L.9903,600 talep etti.
Davalı müdafaa takririnde kutuların Davacının iddia ettiğinden
az- olduğunu ve Davacının istediği zaman bu kutuları geri
alabileceğini iddia etti.
Davanın duruşma tarihinden bir gün önce bir İngiliz şirketi
avukatı vasıtasıyle dosyaladığı bir istida ile davaya ek taraf
olarak katılmak istedi. Şirketin isti-daya ekli yemin varakasında,
kutuların Davacıya değil İngiliz şirkete ait olduğu iddia edildi.
İşbirliği çerçevesinde Kıbrıs'a gönderildiği ve haklı bir dava
sebebi varolduğunu ileri sürdü. Davaya katılmaya izin verildiği
takdirde talebinin ne -olacağını gösteren İngilizce bir talep
takririnin fotokopisini de yemin varakasına ekledi.
Davalı bu istidaya itiraz etmedi. Davacı ise karşı çıkarak
İngiliz şirketin daha önce de kutularla ilgili bir dava açtığını
fakat gerekli teminatı y-atırmadığı için davanın iptal edildiğini
iddia etti.
İlk Mahkeme Davacı ile Davalı arasındaki tartışma konuları
karara bağlanırken Müstedinin haklarının etkileneceği kanısına
vardı. Müstedinin davaya eklenmesine karar verdi.
Davacı İlk- Mahkemenin gerek olgusal gerekse yasal açıdan
Müstedinin davaya eklenmesi için karar veremiyeceğini öne sürerek
emri istinaf etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, Müstedinin istidasını dayandırdığı Hukuk
Muhakemeleri Usulü Tüzüğünün Emir 9 nizam 10'u old-uğunu, bunun
değişikliğe uğramadan önce İngilteredeki 1883 Mahkeme lNizamatı
0.16 r.ll'den aynen alındığını, ve yasal açıdan Mahkemenin
Müstediyi davaya eklemeye yetkisi olduğunu belirtti.
Müstedi Şirketin açtığı dava teminat gösterilmediği- için iptal
edildiğine göre bu davanın Müstedinin davaya eklenmesine engel
oluşturmadığını belirten Yüksek Mahkeme daha önce Davacı ile Davalı
arasında dinlenen davanın da taraf olmadığı için Müstediyi
bağlamadığını dikkate aldı ve Müstedinin d-avaya eklenebileceği
sonucuna vardı.
Yüksek Mahkeme Müstedi şirketin haklarını aramakta başka
fırsatlardan yararlanmamış olmasının veya bu davaya katılmak için
oldukça geç müracaat etmiş olmasının Mahkemenin takdir hakkına
müdahale etmek -için yeterli neden olmadığı görüşünü açıkladı.
Atıfta Bulunulan Yargısal İçtihatlar:
Amon v. Raphael Tuck and Sons Ltd. (1956) 1 All E.R. s.273 sayfa
290.
General Insurance Company of Cyprus Ltd. v. Marulla Georghiou and
Another ( 1963 ) 2 C.L. R. s-.117.
3- Gurtner v. Circuit (1968) 1 All E.R. s.328 sayfa 332.
Atıfta Bulunulan Bilimsel İçtihatlar:
1- The Annual Practice 1962, Vol.I.
2- The Supreme Court Practice 1970, Vo.I.
Phipson On Evidence llth edn. s.538, 549 para 1341, 1356.
Halsbury's Laws o-f England erd Edn. Vo1.15. s.178-181, s.l81
para 354.
5- Halsbury's Laws of England 3rd Edn. Vol.22, s.742.
H Ü K Ü M
Ahmet İZZET:
Bu davada Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç Şakir Sıdkı İlkay verecektir.
Şakir Sıdkı İlkay: Müst-enif, 28.3.1977 tarihinde Kıbrıs Meyve Sebze (Cypfruvex) İşletmecilik Ltd. aleyhine açtığı bir dava ile kendisinin ihracatı için portokal doldurulmak üzere davalıya teslim ettiğini iddia ettiği 350.000 adet karton kutudan 24,759'unun davalı tarafından, ara-larındaki 8.5.1975 tarihli yazılı bir mukaveleye aykırı olarak, elden çıkarıldığını veya sair şekilde zay edildiğini iddia ederek bunların ederi olarak K.L.9903.600 zarar ziyan için hüküm talep etti.
Davalı Cypfruvex, dosyaladığı müdafaa takririnde, -diğer şeyler meyanında, kutuların sadece davacının kolaylığı için davalının ambarlarına karşılıksız olarak yerleştirmiş olduğunu, bunların adedinin iddia edildiğinden az olduğunu, ithal edilen bu kutuların adedinin davacı tarafından gümrük makamlarına 150,-000 olarak beyan edildiğini ve ambara yeıleştirilen kutuları davacının portokal dolu veya boş olarak kullanmasına davalının mani olmadığını iddia ederek davacının talebini red ve inkâr etti.
Davanın duruşması için saptanan 10.3.1978 tarihinden bir gü-n önce müstedi İngiltereli Airavia Ltd. Kıbrıs'taki avukatı vasıtası ile dosyaladığı bir istida ile davaya ek taraf olarak katılmak talebinde bulundu.
İstidaya ekli yemin varakasında, diğer şeyler meyanında, dava konusu karton kutuların müstedi şirke-t tarafından, takriben Mart 1975- de, ederi ödenerek satın alındığı ve bir anlaşma veya işbirliği çerçevesinde Kıbrıs'a gönderildiği, davacının şimdi bu kutulara sahip çıkmağa çalıştığı ve müstedinin haklı bir dava sebebi mevcut olduğu beyan edildi ve müst-edinin davaya katılmasına izin verildiği takdirde talebinin ne olacağını gösteren İngilizce bir talep takririnin fotokopisi yemin varakasına eklendi. Sırası gelmişken söylemek yerinde olur ki Bidayet Mahkemesi sözü edilen İngilizce talep takririni yemin va-rakasının bir parçası olarak kabul etmeyip kararını verirken bunu nazarı itibara almamıştır.
Davalı Cypfruvex şirketi Airavia Ltd'in müracaatırıa karşı çıkmamıştır. Davacı Topkapı Şirketi ise Airavia'nın bu müracaatına karşı çıkmış ve itirazda bulunm-uştur.
Davacı Topkapı şirketinin itiraznamesine ekli yemin varakasında, diğer şeyler meyanında, söz konusu kutularla ilgili olarak daha önce Lefkoşa Kaza Mahkemesinde 384/75 sayılı davanın açılmış olduğu, Airavia'nın o davaya katılmak için bazı giriş-imlerde bulunduğu, daha sonra ise davacı aleyhine 892/76 sayılı bir dava dosyaladığı fakat Mahkeme emri uyarınca masraflar için teminat göstermemesi nedeni ile davanın iptal edildiği, 384/,"5 sayılı davanın ise Kasım 1977'de sonuçlandığı ve kutuların mülki-yetinin karara bağlandığı ve bu nadenlerle müstedi Airavia'nın şimdiki davaya katılmak için yaptığı müracaatta geç kaldığı beyan edildi.
Airavia'nın yaptığı istidanın duruşmasında davacı Topkapı şirketi, Mahkeme Mukayyidini çağırarak 384/75 ve 892/76- sayılı davaların dosyalarını Mahkemeye emare olarak ibraz ettirdi. Bunun dışında taraflar şahadet ibraz etmeyip dosyalamış oldukları yemin varakaları ile ve Mahkemeye hitapta bulunmakla yetindiler.
İstidayı dinleyen Lefkoşa Kaza Mahkemesi Airavia'nı-n mürsıcaatını kabul ederek onun davaya 2. davalı olarak eklenmesi ve celbnamenin de o şekilde tadil edilmesi için emir verdi. İstinaf işbu emirden yapılmıştır.
Bidayet Mahkemesi müstedinin müracaatını kabul ederken verdiği kararda şöyle demiştir:
- "Müstedinin dilekçesi Sivil Mahkeme Nizamatının 9'uncu
emrinin 10'uncu maddesine dayanmaktadır. Bu maddede aynen şöyle
denmektedir:
.............................................
Bu davada olduğu gibi, davacının- davaya eklenmesini
arzulamadığı bir kişinin davaya ek-davalı olarak eklenmesine
Mahkemenin yetkisi olup olmadığı sorunu: Amon v. Raphael Tuck
and Sons Ltd. (1956) 1 All E.R. 273 davasında enine boyuna
tartışılmıştır. Bu meselede sa-yfa 290'da Devlin J. ilgili
içtihat kararlarına değindikten sonra şöyle demektedir: "It
seems to me that the true test lies not so much in an analysis
of what are the constituents of the applicants rights, but
rather in what would b-e the result on the subject-matter af the
action if those rights could be established."
Bu durumda Mahkemenin, davacının istediği hükmün davaya
eklenmeyi isteyen müstedinin yasal haklarını kullanmasını
direkt olarak etkileyip et-kilemeyeceğini araştırmam
gerekir.
...........................................
Önümüzdeki davada da davacı ile davalı arasında dava konusu
olan bazı kutularla ilgili olarak istenen para için müstedi
davaya eklenmeden da-vacı lehina hüküm verilmesi halinde
müstedinin ilk nazarda mevcut olduğunu iddia ettiği yasal
hakları direkt olarak etkilenmiş olacaktır.
Bu nedenlerle bu meselede ilgili emir altında yetkimi müstedi
lehine kullanarak bir emir -vermenin uygun olacağı kanısındayım."
Müstenif davacı istinaf ihbarnamesinde ileri sürmüş olduğu istinaf sebepleri ile Bidayet Mahkemesinin gerek meselenin olguları gerekse yürürlükteki ilgili mevzuat ışığında sözü edilen emri vermekle hata etmiştir-.
Aleyhine istinaf edilen müstedinin istidası Hukuk Davaları Usulü Muhakeme Nizamatı E.9, n.10'a dayanmaktadır. Bu nizam aynen şöyledir:
"10. No cause or matter shall be defeated by reason of the
misjoinder or non-joinder of parties, an-d the Court may in every
cause or matter deal with the matter in controversy so far as
regards the rights and interests of the parties actually before
it. The Court or a Judge may, at any stage of the proceedings,
either upon or without- the application of either party, and on
such terms as may appear to the Court or Judge to be just, order
that the names of any parties improperly joined, whether as
plaintiffs or as defendants, be struck out, and that the names of
any -parties, whether plaintiffs or defendants, who ought to have
been joined, or whose presence before the Court may be necessary
in order to enable the Court effectually and completely to
adjudicate upon and settle all the questions involved in- the
cause or matter, be added. No person shall be added as a
plaintiff suing without a next friend, or as the next friend of a
plaintiff under any disability, without his own consent in
writing thereto. Every party whose name is so add-ed as defendant
shall be served with a writ of summons or notice in manner
provided by rule 11 of this Order or in such manner as may be
prescribed by any special order, and the proceedings as against
such party shall be deemed to have -begun only on the service of
such writ or notice."
Yukarıda iktibas edilen bizdeki nizam İngiltere' deki 1883 Yüksek -Mahkeme Nizamatı E.16, n.ll (R.S.C. 0.16, r.ll)'den aynen alınmıştır. -Gör: The Annual Practice 1962, Vol.I. Bu nizamın halen İngiltere'deki muadili ise 1965 Yüksek Mahkeme Nizamatı E.15, n.6 (R.S.C. 0.15, r.6)'dır. -Gör: The Supreme Court Practice 1970, V-ol.I. Sözü edilen nizam 1965'de İngiltere'de yeniden kaleme alınmış ve 1965 Yüksek Mahkeme Nizamatına yeni şekli ile dahil edilmiş ise de esas itibarı ile eski nizamın ve dolayısıyle bizdeki nizamın aynıdır.
Sözü edilen nizam ile ilgili içtihat karar-ı olarak sayılabilecek bizdeki bir karar General Insurance Company of Cyprus Ltd. v. Maroulla Georghiou and Another 1963 2 C.L.R. 117'de verilen karardır. O davada üçüncü bir şahsın davaya ek davalı olarak katılmasına Mahkeme izin verdi. Mamafih, o davadak-i karar Fasıl 333, Motorlu Araçlar (Üçüncü Şahıs Sigortası) Yasası'nın kuralları ve amacı göz önünde tutularak alındığı cihetle bu meselede bize fazla bir yardımı olamaz.
İngiltere'de ise sözü edilen nizam üzerine verilmiş birçok içtihat kararı mevcu-ttur. Eskiden genellikle takip edilen oldukça dar bir ölçüye göre davacının davada talep ettiği emrin müdahale etmek isteyen şahsın ticari değil de yasal haklarının kullanılmasına direkt etkisi olduğu hallerde bu şahsın davaya davalı olarak katılmasına izi-n verilirdi. -Gör: Amon v. Raphael Tuck and Sons Ltd. (1956) 1 All E.R.273. 1968'deki bir içtihat kararında ise sözü edilen nizam daha geniş bir tefsire tabi tutularak davanın neticesinin müdahale etmek isteyen şahsın sadece yasal haklarını değil fakat ceb-ini de direkt etkileyeceği hallerde bu şahsın davaya ek davalı olarak katılmasına izin vermeğe mahkemenin takdir yetkisi bulunduğu kabul edildi. Gurtner v. Circuit (1968) 1 All E.R.328 at pp.331 and 332'de Lord Denning, M.R. şöyle demiştir:
"The- relevant rule is the new R.S.C., Ord.l5, r.6(2) (b),
which provides that tha court may order any person be added as a
party
'. . . . . Whose presence before the court is necessary to
ensure that all matters in dispute in 'the caus-e or matter may be
effectually and completely determined and adjudicated upon. . . '
That rule is in substantially the same terms as the old R.S.C.,
Ord.l6, r.ll, and nothing turns on the difference in wording.
There were many cases de-cided on it; but I need not analyse them
today. That was done by Devlin, J., in Amon v. Raphael Tuck and
Sons, Ltd. He thought that the rule should be given a narrow
consideration, and his views were followed by John Stephenson,
J., in -Fire, Auto and Marine Insurance Co. Ltd. v. Greene. I am
afraid that I do not agree with them. I prefer to give a wide
interpretation to the rule, as Lord Esher, M.R., did in Byrne
v.Brown. It seems to me that, when two parties are in disput-e in
an action at law and the determination of that dispute will
directly affect a third person in his legal rights or in his
pocket, in that he will be bound to foot the bill, then the court
in its discretion may allow him to be added -as a party on such
terms as it thinks fit. By so doing the court achieves the object
of the rule. It enables all matters in dispute 'to be effectually
and completely determined and adjudicated upon' between all those
directly concerned -in the outcome."
...............................................
"It is thus apparent that the Motor Insurers' Bureau are
vitally concerned in the outcome of the action. They are directly
affected, not only in their legal right-s, but also in their
pocket. They ought to be allowed to come in as defendants.
would be most unjust if they were bound to stand idly by watching
the plaintiff get judgment against the defendant without saying a
word when they are the p-eople who have to foot the bill. I think
that Fire, Auto and Marine Insurance Co, Ltd v. Greene was
wrongly decided and should be overruled."
Sözü edilen nizam ile ilgili ola-rak Lord Denning'in yaptığı yorum ve balirttiği görüşlerle hemfikiriz.
Yasal durum yukarıda izah edildiği şekilde olduğuna göre Bidayet Mahkemesinin müstedinin mûracaatını kabul etmeğe, ilk nazarda, takdir hakkı mevcuttur. İncelenmesi gereken husus 3-84/75 ve 892/76 sayılı davalsırın müstedinin müracaatının kabul edilmesine engel teşkil edip etmediğidir.
Airavia'nın davacı aleyhine açmış olduğu 892/76 sayılı dava daha önco de belirtildiği gibi, Airavia'nın dava masrafları için teminat göstcbuneır-zıesi nedeni ile iptal edilmiştir. Bu böyle olduğuna göre de o dava kendiliğinden müstedinin mûracaatının kabul edilmesi için bir yasal engel teşkil etmemektedir. Asıl tezekkûr edilmesi gereken husus 384/75 sayılı davada verilen hükmün mûstedinin mûracaatı-nın kabulûne engel teşkil edip etmediğidir.
384/75 sayılı dava davacı ve Cypfruvex arasında karara bağlanmış bir davadır. Bu dava ile davacı tarafından davalıya 350,000 adet kutunun teslim edilmiş olduğuna ve davacının bu kutulardan 100,000 adedini t-araflar arasındaki mukaveleye aykırı olarak, elden çıkarmış veya zay etmiş olduğuna karar verilerek zay edilmiş kutuların bedeli olarak davalı aleyhine K.L.40,000.- için hûkûm verildi.
Bizde yürürlükte bulunan İngiliz hukuk sistemine göre hûkûmler, b-ağladığı şahıslar bakımından, iki sınıfa ayrılırlar: Herkese karşı kabili dermeyan olan hükümler (judgments in rem) ve sadece taraflara karşı kabili dermeyan olan hükûmler (judgment in personam). In rem bir hüküm yetkili bir mahkeme tarafından verilen ve -bir şahıs veya eşyanın statüsünü kararlaştıran veya bir eşya üzerinde davaya taraf bir şahsın hak ve menfaatlarından farklı olarak o eşyanın elden
çıkarılmasını veya dağıtımını kararlaştıran bir hükûmdûr. ln personam bir hüküm ise ihtilâf konusu şey ile- ilgili olarak davaya taraf şahısların hak veya menfaatlarını karara bağlayan bir hükûmdûr. Bu sınıf hûkümler in rem olmayan tüm hükûmleri kapsar. Gör: Halsbury's Laws of England 3rd ed., Vol.22, p.742 and Vol.l5, pp.178-181.
In rem bir hüküm gerekç-eleri bakımından değil de kararlaştırıldığı hususlar bakımından yabancıları da bağlar. In personam bir hûkûm ise sadece davaya taraf olan şahısları bağlar. -Gör: Phipson On Evidence llth ed pp.538, 549, paras 1341, 1356 and Halsbury's Laws of England, 3rd -ed., Vo1.15, p.181 para 354.
Yukarıda yapılan izahattan anlaşılacağı gibi 384/75 sayılı davada verilen hükürn in personam bir hüküm olup o davaya taraf olmayan Airuvia'yı bağlamaz ve dolayısıyle Airavia'nın halihazıdaki davaya taraf olarak katılması-nı yasal bir engel teşkil etmez.
Airavia'nın davacı aleyhine haklarını aramakta sair fırsatlardan istifade etmemiş olması veya bu davaya katılmak için müracaatını oldukça geç yapmış olması Bidayet Mahkemesinin takdir hakkına mûdahale etmemiz için, ka-nımızca, yeterli sebep değildir.
Son olarak bir hususa değinmek istiyoruz. E.9 a10'un metninden de görüleceği gibi Mahkeme bir şahsın bir davaya katılmasını uygun göreceği koşullara bağlayabilir. Bu meselede ise ne Bidayet Mahkemesinde ne de bizim hu-zurumuzda müstedinin davaya katılmasının uygun koşullara bağlanması gerektiği veya uygun koşulların ne olacağı hususu ele alınmış veya ileri sürülmüştür. Binaenaleyh bu hususu tezekkür edip bir karar vermemiz gerekmemektedir.
Yukarıda söylenenlerden -anlaşılacağı gibi müstenif yapmış olduğu istinafta muvaffak olmamıştır.
Sonuç olarak istinaf reddolunur.
Masraflarla ilgili emir verilmez.
(Ahmet İzzet) (Şakir Sıdkı İlkay) (N. Ergin Salâhi)
Yargıç - Yargıç Yargıç
15 Eylül,l978.
Full & Egal Universal Law Academy