-D.16/94 Yargıtay/Hukuk 26/94
(Mağusa Dava No: 1157/92)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Celâl Karabacak, Metin A. Hakkı, Nevvar Nolan.
İstinaf eden: Nuh Küçüktaslı, Fevz-i Çakmak Bulvarı, Akkule Yol
Kavşağı, Köşk No.7, Mağusa.
(Davalı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Mehmet Çavuşoğlu, Deniz Yıldız Apt. Daire 42,
Maraş, Mağusa.
- (Davacı)
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Avukat Hasan Özbilen.
Aleyhine istinaf edilen namına: Avukat İbrahim Özgü-r.
K A R A R
Celâl Karabacak: Bu istinafta Mahkemenin kararını Sayın Yargıç Metin A. Hakkı okuyacaktır.
Metin A. Hakkı: Yukarıda sayı ve ünvanı gösterilen istinaf, Magosa Kaza Mahkemesinin 1157/92 sayılı ve 9.2.94 tarihinde Aleyhine İstinaf Edilen Dav-acı lehine (bundan böyle Davacı diye anılacaktır) ve İstinaf Eden Davalı aleyhine (bundan böyle Davalı diye anılacaktır) verdiği bir tahliye kararından kaynaklanmaktadır. İstinafın kökeninde yatan olgular şöyle özetlenebilir:
Dava ile ilgili tarihlerde D-avacı Magosa'da Fevzi Çakmak Bulvarı ile Akkule Yol kavşağının kestiği yerde Köşk No.7 olarak bilinen ve Gazi Magosa Belediyesine ait olan bir gayrimenkulün kiracısı idi. Davalı söz konusu işyerini takriben Haziran 1990 tarihinde tasarrufuna geçirmiş olup -halen tasarrufunda bulundurmaktadır. Davacı dava konusu işyerinin tasarrufunu Davalıdan elde etmek için Magosa Kaza Mahkemesinde yukarıda sözü edilen tahliye davasını Davalı aleyhine ikâme etti ve neticede davanın duruşması yapıldıktan sonra Magosa Kaza Ma-hkemesi, Davalının ilgili yeri Davacıdan yazılı ve/veya şifahi bir kira mukavelesi tahtında elde ettiğini ispat edemediğinden ötürü Davacıyı haklı buldu ve Davalının ilgili yeri tahliyesi ile birlikte Davacı lehine bir miktar zarar ziyan ve dava masrafları- için de hüküm verdi. İstinaf Gazi Magosa Kaza Mahkemesinin sözü edilen kararı aleyhine yapılmış olup, Davalı halen konu işyerinde dönericlik yapmaktadır.
İstinaf ihbarnamesi 10 istinaf sebebi içermekle beraber istinafın duruşması esnasında Davalı istina-f sebeplerini aşağıdaki 5 başlık altında özetlemiş ve toparlamıştır:: -
1) Alt Mahkeme Davacı ve tanıklarının şahadetini Davalı ve Davalının şahitlerine tercih etmekle hata etti.
2) Alt Mahkeme Davalı ve tanıklarının şahadetlerinin çelişkili olduğu bulg-usuna varmakla hata etti.
3) Taraflar arasındaki istinaf konusu dava 5.6.92 tarihinde ikâme edilmiş olmasına rağmen Alt Mahkeme, Davalıyı dava tarihinden değilde takriben 2 sene önceden yâni 5.6.1990 tarihinden itibaren ilgili yeri tasarrufunda bulunduran- bir işgalci olduğunu kabul etmekle hata etti.
4) Magosa Kaza Mahkemesi ihtimaller dengesini hatalı olarak uyguladı.
5) Alt Mahkeme, taraflar arasında konu yer ile ilgili bir kira anlaşması olmadığı bulgusuna varmakla hata etti.
İstinafın duruşması esn-asında Davalının avukatı istinaf sebeplerini yukarıda özetlendiği ve sıralandığı şekilde ele alıp Mahkemeyi aydınlatmaya ve lehine ikna etmeğe çalışmıştır. Davacının avukatı ise Davalının avukatının iddialarını aynı şekilde kendi lehine çürütmeye çalışmışt-ır. Bu maksatla her 2 tarafın avukatı da zabıtlara atıfta bulunarak Mahkemeye yardımcı olmaya çalışmışlardır. İstinafı karara bağlarken gerek İstinaf Eden Davalının avukatının gerekse Aleyhine İstinaf Edilen Davacının avukatının duruşma esnasında yaptıklar-ı argümanları, Alt Mahkeme zabıtları ve gösterdikleri içtihatları, yakınma konusu yapılan Gazi Magosa Kaza Mahkemesi kararı ışığında inceleyip tezekkür ettik.
Davalı tarafından 5 başlık altında özetlenen istinaf sebeplerinin birbirini tamamlayıcı nitelik-te olduğu sarihtir. Bunları teker teker ele alıp tezekkür etmek bir ölçüde birbirinin tekrarı olacağından özetlenen istinaf sebeblerini zihinde tutarak istinafı bir bütün olarak değerlendirip karara bağlamayı uygun gördük. Bu istinaf karara bağlanırken zih-inde tutulması gereken esas prensipler aşağıdaki gibidir:- Geçmiş birçok içtihatlarda da vurgulandığı gibi İstinaf Mahkemesi Alt Mahkeme önünde şahadet veren şahitlerin şahadetlerine istinden yaptıkları bulguya genelde müdahale etmez, çünkü söz konusu şahi-tlerin şahadetlerini değerlendirirken Alt Mahkemeler İstinaf Mahkemesine oranla daha avantajlı durumdadırlar, şahadetleri esnasında ilgili şahitleri izleyen ve bizzat gören Alt Mahkemelerdir. Bu realiteyi göz önünde bulududrarak İstinaf Mahkemesi Alt Mahke-menin, şahitlerin şahadetlerini değerlendirmeye ve onlara istinaden yaptığı bulgulara müdahale etmekten kaçınmalıdır, meğer ki Alt Mahkemenin hata yaptığı bariz bir şekilde ortaya konsun. Bu istinafta Alt Mahkemenin şahitlerin şahadetlerini değerlendirmede- bariz hata yaptığına ikna edilmedik. Dolayısıyle İstinaf Edenin 1 ve 2. istinaf sebeplerini reddetmeyi uygun görürüz.
Diğer istinaf sebeplerine gelince Alt Mahkeme kararı dikkatlice incelendiğinde Mahkeme Davalının ve/veya müstahdemlerinin ve/veya hizme-tkârlarının ve/veya ajanlarının dava konusu gayrımenkulü "derhal" tahliye ederek boş olarak Davacıya teslim etmelerine, 1,080, 000TL zarar ziyan veya tazminat ile brilikte dava masraflarını ödemesine emir verdi. Verilen emir bunun ötesinde hiçbir şey içerm-emektedir. Ancak Mahkeme Davalıyı 5.6.1990 tarihinden itibaren mütecaviz olduğu bulgusuna da varmıştır ki bunda yasal açıdan hiçbir sakatlık yoktur. Davacı 5.6.1992 de ikâme edilmekle birlikte Mahkeme Davalıyı 5.6.90'dan itiabren mütecaviz buldu. Ancak tah-liyeyi hüküm tarihinde ve ileriye dönük olarak vermiştir. Geriye dönük bir tahliye emri olmadığına göre, geriye dönük bir tahliye kararı İstinaf Edenin yakındığı gibi mevcut değildir.
Davalı kendisi, Alt Mahkemedeki zabıtlar incelendiğinde görülmektedir -ki Davacının oğlu, güveyisi ve Davacı ile yaptığı bir şifahi kira sözleşmesi tahtında ilgili gayrımenkulün tasarrufunu elde ettiğini iddia etmiştir ki bu iddiayı Davalı yaptığına göre Mahkemeyi bu hususta tatmin etme mükellefiyeti kendine düşerdi. Davalı b-unu yapamamıştır. Alt Mahkemeyi yetkili bir kişiden bir kira mukavelesi tahtında ilgili yeri tasarrufuna geçirdiğine ikna edememiştir. Davacıya kira ödediği hususunda şifahi şahadetle Alt Mahkemeyi yine tatmin edemediği gibi Alt Mahkemeye kiraları ödediğin-i gösteren herhangi bir makbuz da ibraz edememiştir. Davalı Müdafaa Takrinin 5. paragrafında Davacı ile bizzat 5.6.1990 tarihinde yaptığı şifahi bir kira anlaşması mucibince dava konusu yerin tasarrufunu elde ettiğini iddia ederken Alt Mahkemede verdiği şa-hadetle Davacı ile bir ön görüşme yaptığını ancak şifahi kira mukavelesini Davacının oğlu ve güveyisi ile yaptığını söylemiştir. Davalının lâyihası ile çelişki arzeden bu şahadetini Alt Mahkemenin hatalı değerlendirdiğine de ikna olmadık. Keza Alt Mahkemen-in ihtimaller dengesini bu davaya hatalı uyguladığına da ikna olmadığımız gibi Alt Mahkemenin taraflar arasında konu yer ile ilgili kira anlaşması olmadığı bulgusuna varmakla bir hata işlediğine de ikna edilmedik. Mahkemeye gelen bir taraf kendi yaptığı id-diayı ispat etmekle yükümlüdür. Bu meselede Davalı iddialarını ispat edecek mahiyette Mahkemeye hiçbir makbuz ibraz etmediği gibi ibraz ettiği şifahi şahadet de dava lâyihası ile çelişki arzettiğinden Alt Mahkemenin konuya şamil bulgularında herhangi bir h-atası görülmemektedir. Bu nedenle Davalının ileri sürdüğü 3, 4 ve 5. istinaf sebeplerinin de reddolunması doğaldır.
Davalı lehine bu meselede söylenecek tek husus istinaf konusu davanın Haziran 1992 de açılmış olduğu halde Davalının ihtilâf konusu yeri H-aziran 1990'da tasarrufuna geçirmiş olduğu hususunda Mahkeme önünde tatminkâr bir izahat olmadığıdır. Ancak bu makul izahat yokluğunda Davalının bizi istinafta davet ettiği gibi bunu Davalının yakınmasını destekler mahiyette kabul etmemiz ve ille de demek -ki taraflar arasında bir kira anlaşması vardı sonucuna varmamız olanaksızdır. Zabıtlara göre bu husus Davalı tarafından Alt Mahkemedeki duruşmada yeterince işlenmedi.
Netice olarak istinaf reddedilir. İstinaf masraflarının Davalı tarafından Davacıya öde-nmesine emrolunur, bunun miktarını Başmukayyit tespit edecektir.
(Celâl Karabacak) (Metin A. Hakkı) (Nevvar Nolan)
Yargıç Yargıç - Yargıç
31 Ekim 1994
Full & Egal Universal Law Academy