-D.5/2003 Yargıtay/Hukuk 26/02
(Lefkoşa Dava No:834/98)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA.
Mahkeme Heyeti: Nevvar Nolan, Gönül Erönen, Seyit A.Bensen.
-
İstinaf eden: Hayat Eczaneleri Ltd. Lefkoşa
(Davacı)
- ile -
Aleyhine istinaf edilen:1. Merkez Ecza Deposu Ltd. - Lefkoşa
2. KKTC Maliye Bakanlığı vasıtasıyle
- KKTC Lefkoşa
(Davalılar)
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Avukat Ata Daya-nç
Aleyhine istinaf edilen Davalı 1 namına: Avukat Sevilay Tacel,
Aleyhine istinaf edilen Davalı 2 namına: Kıdemli Savcı
Gülser Akanyeti.
İstinaf, Lefkoşa Kaza Mahkemesi Yargıcı Tanju Öncül'ün 834/98 sayılı dav-ada dosyalanan istinaf süresinin uzatılmasına ilişkin istidada 8.3.2002 tarihinde verdiği karara karşı Davacı/Müstedi tarafından yapılmıştır.
---------------------
H Ü K Ü M
Nevvar Nolan:Lefkoşa Kaza Mahkemesinin 834/98- sayılı hukuk davasında Davacı 10.12.2001 tarihinde dosyaladığı istida ile Mahkemenin 8.6.2001 tarihinde verdiği hükme karşı istinaf dosyalayabilmek için sürenin uzatılması isteminde bulundu. Davalıların bu isteme itiraz etmeleri üzerine yapılan duruşma so-nunda Kaza Mahkemesi 8.3.2002 tarihli kararında istinaf dosyalama süresinin uzatılması için makul ve ikna edici neden bulunduğu hususunda Davacı tarafından tatmin edilmediğini ifade ederek Davacının istemini reddetti. Davacı, Kaza Mahkemesinin istinaf süre-sini uzatmayı reddeden kararından Yargıtaya istinaf etti. Davacı Hukuk Usul Tüzüğü E.35, n.2 ve E.35, n.19 uyarınca istinaf süresinin uzatılması istemi ile Yargıtaya müracaat etmeyi ve böylece en azından zamandan kazanmayı düşünmedi, istemini reddeden Kaza- Mahkemesinin kararından Yargıtaya istinaf etmeyi tercih etti. Bu konuda taraflar Yargıtayda suskun kaldıkları cihetle, bu konuya burada nokta koymayı doğru görürüz.
Kaza Mahkemesi önündeki olgular özetle aşağıdaki gibi idi. Kaza Mahkemesinin 834/98 sayı-lı hukuk davasında hükmünü 8.6.2001 tarihinde okuyacağı Davacı avukatına şahsen 1.6.2001 tarihinde tebliğ edildi. Hemen belirtelim ki Davacıyı Kaza Mahkemesinde temsil eden avukat Davacıyı bu istinafta temsil eden avukat değil, bir başka avukattı. Hükmün o-kunacağı tarihi müvekkiline bildirmenin görevi olduğunu bildiğini ifade eden, ancak hükmün 8.6.2001 tarihinde okunacağını müvekkiline bildirmeyen Davacı avukatı 8.6.2001 tarihinde Kaza Mahkemesinde hazır bulundu ve Mahkemenin hükmünü dinledi. Davacı avukat-ı 12.6.2001 tarihinde ameliyat oldu, 10 gün klinikte yattı, bir ay sonra ayağa kalktı, daha sonra kendi ifadesi ile "check-up" için İstanbul'a gitti, hükümden Davacıyı haberdar etmedi. Davacı şirketin direktörü Ersel Tüccaroğlu, avukatın ameliyat olması, s-ağlık durumunun bozulması ve bunlara bağlı kendisini 8.6.2001 tarihinde okunan hükümden haberdar etmemesi nedeni ile süresi içerisinde istinaf dosyalayamadıklarını ifade etti. Davacı 5.11.2001 tarihinde istinaf süresinin uzatılması istemi ile bir istida do-syaladı, ancak 7.12.2001 tarihinde bu istida bir hata olduğu ileri sürülerek geri çekildi. Davacı, daha sonra, 10.12.2001 tarihinde ayni istemle bir istida daha dosyaladı.
Hukuk Usul Tüzüğü, E.35 n.2'de bir hükümden istinaf dosyalama süresinin 6 hafta ol-duğu ancak bu sürenin Mahkeme tarafından uzatılabileceği ifade edilmektedir. Tüzükte belli bir işlemin yapılması, belli bir adımın atılması için bir süre belirlenmişse esas olan işlemi belirlenen süre içerisinde yapmak, bu süreye uymak ve uyulmasını sağlam-aktır. Mahkeme tavrını öncelikle belirlenen sürelere uyulmasını sağlamaktan yana koymalıdır. Bununla beraber Mahkemeye istinaf dosyalama süresini uzatma yetkisi verilmiştir, ancak Mahkeme istinaf dosyalama süresini uzatması için makul, yeterli bir nedenin -var olduğu ve sürenin uzatılmasının adil olacağı hususunda tatmin edilmedikçe, süreyi uzatıp uzatmamakta sahip olduğu takdir hakkını, sürenin uzatılması istemi doğrultusunda kullanmamalıdır. Mahkeme sürenin uzatılması konusunda sahip olduğu takdir hakkını -adli olarak kullanmalı ve meselenin tüm olgularını değerlendirerek bir karara varmalıdır. Sürenin uzatılması isteminde bulunanlar bunu bir hak olarak görmemelidir; aksine yukarıda ifade edildiği gibi esas olan Tüzükte belirlenen süreye uymak ve uyulmasını -sağlamaktır. Tüzükte belirlenen süreye uymayan ve bu sürenin uzatılması istemi ile Mahkemeye başvuranların, sürenin uzatılması için makul, kabul edilebilir, yeterli neden göstererek Mahkemeyi takdirini sürenin uzatılması istemi doğrultusunda kullanması içi-n tatmin etmeleri gerekir.
İstinaf süresinin uzatılması istemini reddeden karardan dosyalanan istinaf ihbarnamesinde, Davacı avukatının ciddi bir ameliyat geçirmesini ve uzun süren bir nekahet devresi yaşamasını, istinaf süresinin geçirilmiş olmasının mak-ul ve geçerli bir nedeni olarak kabul etmeyen Kaza Mahkemesinin hatalı olduğu ileri sürülmektedir.
Huzurundaki şahadeti değerlendiren Kaza Mahkemesi Davacı avukatının sağlık durumunu, geçirdiği ameliyatı ele aldı ve Davacı avukatının sağlık durumunun Dav-acı ile temasa geçmesini, Davacıyı davasının sonucu ile ilgili bilgilendirmesini, olanaksız kılacak kadar olumsuz olmadığı, Davacı avukatının, Davacıyı davasının sonucu ile ilgili bilgilendirebilecek konumda olduğu bulgusuna vardı. Kaza Mahkemesi önündeki -şahadet, bu bulguya varmasına makul olarak açıktı. Kaza Mahkemesinin hükmünün 8.6.2001 tarihinde okunacağı Davacı avukatına 1.6.2001 tarihinde tebliğ edildi. Davacı avukatı müvekkili Davacıya bu konuda bilgi vermedi. Hüküm 8.6.2001 tarihinde okundu, Davacı- avukatı 12.6.2001 tarihinde ameliyat oldu. Davacı avukatı davanın sonucunu 12.6.2001 tarihine kadar Davacıya bildirebilirdi, bildirmedi. Davacı avukatı klinikte 10 gün yattı, bir ay sonra da ayağa kalktı; Davacı avukatı en azından klinikten çıktıktan sonr-a müvekkili Davacıya davanın sonucunu bildirebilirdi, bildirmedi. Davacı avukatı daha sonraki bir tarihte kendi ifadesi ile "check-up" için İstanbul'a gitti, gitmeden Davacıyı bilgilendirebilirdi, bunu da yapmadı. Şahadete bakıldığında Davacı avukatının he-rhangi bir zaman Davacıyı bilgilendirdiği görülmemektedir. Sağlık mutlaka önemlidir, ancak başkalarının hak ve hukukunu koruma görevini üstlenen bir avukatın asla hafife alınamayacak sorumlulukları da vardır. Tüm olgulara, Davacı avukatının geçirdiği ameli-yata bakıldığında, mevcut şahadetin, Kaza Mahkemesinin, Davacı avukatının sağlık durumunun Davacı ile haberleşemeyecek kadar olumsuz olmadığı, Davacı avukatının Davacı ile haberleşebilecek bir durumda olduğu bulgularına makul olarak varmasına açık olduğu g-örülmektedir.
Davacı avukatı 6 haftalık istinaf süresi içerisinde Davacıya Mahkemenin hükmünü verdiğini ve davayı reddettiğini bildirebilirdi, hükümden istinaf edebilirdi veya sağlık nedenlerini ileri sürerek istinaf süresinin uzatılması isteminde buluna-bilirdi veya kendisini hazır hissetmiyorsa Davacıya bir başka avukatın hizmetinden yararlanmasını tavsiye edebilirdi, veya kendisi bir meklektaşının yardımını isteyebilirdi, ancak Davacı avukatı bunların hiçbirini yapmadı, aslında hiçbirşey yapmadı.
Tüzük-te belirlenen süre içerisinde istinafın dosyalanabilmesi için Davacının veya avukatının gerekeni yapmaması Mahkemenin takdirini istinaf süresinin uzatılması lehine kullanması için yeterli bir neden değildir. ARETI PAVLOU v. GEORGE CACOYIANNIS (1963) 2 C.L.-R. 405:
"It is sufficient for us to say that the failure of the advocate or litigant to take the appropriate steps for the filing of an appeal within the time prescribed by the Rules, is not a sufficient ground upon which the discretion of the Court should- be exercised in such an application".
Yine, Kaza Mahkemesi kararında, 834/98 sayılı dava
ile ilgili Davalı No.1 avukatının hü-kümden sonra hazırladığı masraf listesinin, 26.9.2001 tarihinde Davacı şirket direktörü Ersel Tüccaroğlu'na tebliğ edildiğini ve 8.6.2001 tarihli hükmün Ersel Tüccaroğlu'nun bilgisine geldiğini, 26.9.2001 tarihinden istinaf süresinin uzatılması istemi ile -dosyalanan ilk istida tarihi olan 5.11.2001 tarihine kadar geçen süre ile ilgili hiçbir izahat verilmediğini, bu gecikmenin bir izahının yapılmadığını belirterek, istinaf süresinin uzatılabilmesi için makul ve ikna edici bir neden olmadığı kararına varmışt-ır. Kaza Mahkemesinin bu değerlendirmesinin hatalı olduğu söylenemez. Bir işlemin yapılması için Hukuk Usul Tüzüğünde öngörülen sürenin uzatılması istemi ile Mahkemeye gelenlerden gecikme olmadan gelmiş olmaları aranır. THE TURKISH COOPERATIVE CAROB MARKET-ING SOCIETY LTD. v. LÜTFİ KAMİL (1973) 2 C.L.R.1 Sayfa 8'de
"A person who comes to ask the Court to relax provisions of the Rules of Court concerning time 'must show great diligence, and not unnecessary delay, in doing so', this was stated by Sir George Je-ssel M.R. in Craig v. Phillips (1877) 7 Ch.D. 249 at p.252."
Yukarıda belirtilenlerin tümü ışığında istinaf süresinin uzatılması için yeterli neden bulunduğu hususunda Davacı tarafından tatmin edilmediğini ifade eden ve takdirini istinaf süresinin uzatıl-ması doğrultusunda kullanmayan Kaza Mahkemesinin hatalı olduğunu söyleyemeyiz. Sonuç olarak istinaf süresinin uzatılması istemi ile dosyalanan 10.12.2001 tarihli istidayı reddeden Kaza Mahkemesi kararına karşı Davacı tarafından dosyalanan istinaf reddedili-r. İstinaf masrafları İstinaf Eden/Davacı tarafından ödenecektir.
Nevvar Nolan Gönül Erönen Seyit A. Bensen
Yargıç Yargıç Yargıç
14 Nisan, 2003
6
Full & Egal Universal Law Academy