- Yargıtay/Hukuk 27/78
(Dava No. 962/76; Lefkoşa)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA.
Mahkeme Heyeti: Ahmet İzzet, Salih S. Dayıoğlu, N.Ergin Salâhi.
İstinaf eden:Kemal Mus-tafa Önge, Müteveffa Enver Mehmet terekesinin
idare memuru ve mezkûr müteveffanın varislerinin kanuni
temsilcisi olarak ve keza mezkûr müteveffanın yakını ve
dul karısı olan Kıymet Enver ile mezkûr müteveffanın
- çocukları olan (a) Mehmet Enver ve (b) Şule Enver için.
(Davacı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: 1. İsmet Ali, Türkmen.
2. -Kıbrıs Tûrk Federe Devleti Başsavcısı,
Başsavcılık, Lefkoşa.
(Davalılar)
a r a s ı n d a .
İstirıaf eden namına: Kıvanç M. Ri-za.
Aleyhine istinaf edilen namına: Menteş Aziz.
Başsavcı namına: Argun Korkut.
Trafik kazası - Tankerin yaptığı trafik kazası sonucu ölüm - Ölenin
terekesinin idare memuru ile ona bağlı eş ve çocuklarının tazminat
talebi - Davalı 1'in su almak içi-n tankeri hareket ettirdiği sırada
sol arka tekerlekleri ile mûteveffayı çiğnemesi - İlk Mahkemenin
Davalı 1'i %65, Müteveffayı %35 oranında kusurlu bulması - İlk
Mahkemenin çocuklara tazminat verilmesine hükmetmemesi - İstinaf -
Davacı eşin ka-tkısal kusur oranı ile tazminat miktarı aleyhine
istinafı - Davalının da kusur oranının yüksek olduğunu ve Davacının
elde ettiği maddi çıkarın tazminattan düşûlmesi gerektiğini içeren
mukabil istinafı - Yargıtayın İlk Mahkemenin saptadığı kusur
- oranına ilişkin istinafı reddetmesi - 43 yaşında olan bir şahsın 17
yıl daha çalışabileceğini ve diğer hususları dikkate alan
Yargıtayın çoğaltıcı rakamı 7 değil 10 olarak tesbit etmesi -
Yargıtayın müstenifin terekeden alacağı miktarı tazminatta-n dûşmesi
ve Mûstenifin müteveffaya ait evden ve araba satışından elde ettiği
K.L.600.-nin tenzil edilemeyeceği sadece dikkate alınabileceği
kanaatine varması - Yargıtayın 10 çoğaltıcı rakamına göre
tenzilatları yapıldıktan sonra tazminat mikta-rını yeniden tesbit
etmesi.
Tazminat - Genel tazminat - Trafik kazası sonucu ölümden dolayı
tazminat talebi - İstinaf - Yargıtayın istinaf eden eşin tereke-
den alacağı payın tazminat miktarından düşülmesi gerektiği görüşü -
Yargıtayın Mütevef-fanın 17 yıl daha çalışacağını dikkate alarak
çoğaltıcı rakamı 10 olarak tebit etmesi.
Dikkatsiz sürüş - Su tankeri şoförünün dikkatsiz sürüşü neticesi ölüm
meydana gelmesi - Davalının su dolduracağı yerde işler vaziyette
bıraktığı aracını tekrar- hareket ettirdiği sırada sol arka
tekerlekleri ile bir kişiyi çiğnemesi ve ölüme neden olması - İlk
Mahkemenin sürücüye %65, ölene %35 kusur atfetmesi - İstinaf
Yargıtayın İlk Mahkemenin saptadığı kusur oranlarında hata
olduğuna ikna olunmadığ-ından bu istinaf sebebirıi reddetmesi.
OLAY: Tanker şöförü olan Davalı 1 tankerirıi su doldurmak için olay
yerine gitti ve su alma sırasının kendisine gelmesini beklerken
aracını işler vaziyette bıraktı. Su alma sırası kendisine gelince
etrafı k-ontrol etmeden aracını hareket ettiren Davalı 1 sol arka
tekerleklerle Müteveffanın üzerinden geçti. Bağırmalar duyunca
durmasına rağmen Müteveffanın tekerlek altında kalarak can
vermesini önleyemedi.
Ölenin tereke idare memuru, eşi ve çocuk-ları tanker şoförü
Davalı 1 tanker sahibini ise Davalı II olarak dava ederek özel ve
genel tazminat talep ettiler.
İlk Mahkeme şahadeti değerlendirdikten sonra kazada Davalı 1'in
%65 müteveffanın da %35 oranında kusurlu olduğu kanaatine vard-ı ve
bu oranı dikkate alarak genel ve özel tazminata hükmetti. Ancak
müteveffaya tabi oldukları iddia edilen çocukların tazminat
taleplerini reddetti.
Davacı eş İlk Mahkemenin müteveffanın katkısal kusur oranını
yüksek bulmakla ve tazmina-t miktarını düşük tesbit etmekle hata
ettiğini ileri sürerek istinaf etti.
Davalı da mukabil istinaf dosyalayarak İlk Mahkemenin tesbit
ettiği kusur oranının hatalı olduğunu ve müteveffanın ölümü sonucu
eşin elde ettiği maddi çıkarı tazm-inattan tenzil etmemekle İlk
Mahkemenin hata ettiğini ileri sürdü.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, İlk Mahkemenin doğru kabul ettiği olgular
ışığında gerek sorumluluk oranında ve gerekse genel tazminat
tespitinde hata işlediğine ikna olunmadığından bunla-ra müdahale
için bir neden bulmadı.
45 yaşında sağlam bir şahsın 65 yaşına kadar çalışabileceğini dikkate alan Yüksek Mahkeme eşine verilecek tazminat miktarının tespitinde çoğaltıcı rakamı 7 olarak kabul etmenin hatalı olup olmadığı üzerinde durd-u. İlk Mahkemenin kabul ettiği olgulara göre Müteveffanın eşinin ölenden 17 yıl daha yardım göreceğini eşin betekrar evlenme şansının oldukça az olduğunu ve TL olarak ödenecek olan paranın satan alma gücünün oldukça az olduğunu göz önünde bulunduran Yüks-ek Mahkeılie çoğaltıcı rakamı 10 olarak saptamanın daha isabetli olacağı kanaatine vardı. Müstenif-Davacının terekeden alacağı K.L.54.166.-nin dikkate alınabileceğini fakat tazminattan indirilemiyeceğini belirtti.
Bu kanaat ve görüş ışığında İlk Mah-kemenin saptadığı genel tazminatı iptal aden Yüksek Mahkeme, Müstenifin alacağı tazminat miktarını yeniden saptadı.
Atıfta Bulunulan Yargısal İçtihatlar:
1- Heatkey v. Steel Company of Wales Ltd. (1953) 1 W.C.R. sayfa 405.
Atıfta Bulunulan Bilimsel İçtih-atlar:
Winfield On Tort 8. baskı sayfa 621.
H Ü K Ü M
Ahmet İZZET:
Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç Salih S. Dayıoğlu verecektir.
Salih S. DAYIOĞLU:
Davala 1 bütün ilgili zamanlarda RHA 348 plâka numaralı su t-ankerinin sûrücüsû ve davalı, II'nin müstahdemi idi.
11.11.1975 tarihinee davalı I (Bundan sonnra sadaca davalı olarak anılacaktır) sözü edilenn tankeri su almak için sürerek Lefkoşa-Girne ana yolunun 10 ve 11. milleri arasındaki yere getirmiş ve su -almakta olan başka tanker olduğu için sırasını beklemeğe başlamıştı. Tankerin motorunu çalışır vaziyette bırakan davalı araçtan inmişti. Daha sonra su alma sırası kendine geldiği için tekrar araca binen davalı aracı hareket ettirmiş fakat akabinde etrafı-ndakilerin bağırmasıyle durmuşsa da aracın sol arka tekerleğinin Enver Mehmet isimli K.T.F.D. Kara Yollarında işçi ve/veya şöför olarak çalışmakta olan birisini çiğnememesine engel olamamıştır. Bilâhare davalıya polis tarafından anılan aracı dikkatsiz ve -ihmalkârane sürdüğü için dava tebliğ edilmiş ve davalı da bu suçu kabul etmişti.
Enver Mehmet'in ölümünden sonra Kemal Mustafa Önge müteveffanın tereke idare memuru olarak ve Enver Mehmet'in karısı da şahsen ve müteveffaya tabi çocukları Mehmet Enver- ve Şule Enver için davalı I ve II aleyhine getirdikleri dava ile davalılardan tazminat talep etmişlerdir.
Davayı dinleyen tam kadrolu Lefkoşa Kaza Mahkemesi kazanın oluşumunda davalıya %65 ve müteveffaya ise %35 kusur atfetmiştir. Bidayet Mahkemesi -davalının kazanın oluşumu ile ilgili olarak olayı anlattıktan sonra davalının dikkatsızlığı hakkında şunları söyledi:
"Davalı 1 kaza günü kaza yerine kazayı yapan araç ile
beraberinde müteveffa ve bir kişi daha olduğu halde gelmekle
be-raber aracını hareket ettirmezden önce birlikte ğeldiği
kişilerin araba çevresinde olabileceklerini düşünmeden ve sol
aynadan arkasına bakmadan ani hareket ederek müteveffaya çarpmış
ve sol arka tekerleği ile müteveffanın üzerinden geçmiş ve-
ölümüne sebebiyet vermiştir. Davalı 1 aracını hareket ettirmeden
tedbirli bir sürücünün kullanması gereken dikkat ve ihtimamı
gösterseydi bu kaza önlenebilirdi."
Müteveffanın katkısal kusuru ile ilgili olarak Bidayet Mahkemesi şunları- söyledi:-
"Müteveffa da öndeki aracın dolduktan sonra depodan
ayrılması üzerine davalı 1'in aracını hareket ettireceğini
bilerek mezkûr aracın çevresinde dolaşırken dikkatli olması
gerekirdi. Şahadette tam vuzuha kavuşmamakla ber-aber kazadan önce
müteveffa araç içerisinde bulundurduğu drifil demetlerini aracın
üzerinde bir yere yerleştirmeğe çalışmakta idi. Müteveffa da
kanantımızca tedbirli bir kişinin göstermesi gereken dikkat ve
ihtimamı göstermemiştir. Her -an harekete hazır çalışan bir araç
çevresinde bir işlem yapmadan önce sürücüye bilgi vermesi
tedbirli bir hareket olurdu. Bu durumda kazanın oluşunda
müteveffanın da müterafik dikkatsizliği olduğu hususunda bulgu
yaparız. Mevcut bulgula-ra istinaden kazanın oluşumunda davalı
1'in %65 ve müteveffanın %35 katkısı olduğu hususunda bulgu
yaparız."
Bidayet Mahkemesi kusur oranını taraflar arasında belirtildiği oranda saptadıktan sonra tam mesuliyet esası üzerinden tereke için K-.L.500.- ve müteveffanın karısına K.L.3850.- tazminata hükmetti. Müteveffanın katkısal kusur oranını ve müteveffanın karısı Kıymet Enver'in terekeden elde edeceği menfaatı da dikkate alan Bidayet Mahkemesi terekeye cenaze masrafları da dahil K.L.534.500 mi-ls ve
adıgeçen Kıymet Enver'e de K.L.2455.275 mil tazminata hükmederek müteveffaya tabi oldukları iddia edilen çocuklar için tazminat taleb- lerini reddetti.
Kıymet Enver anılan hükümden istinaf ederek Bidayet Mahkemesinin müteveffaya atfettiği %35 k-atkısal kusur oranında hata ettiğini ve kendisi için hükmolunan tazminat miktarının alenen düşük olduğunu idaia etti.
Öte yandan davalı mukabil istinaf ihbarnamesi dosyalayarak Bidayet Mahkemesinin taraflara atfettiği kusur oranının hatalı olduğunu v-e genel tazminata hükmederken müteveffanın ölümü neticesi Kıymet Enverin elde ettiği maddi çıkarı tazminattan tenzil etmemekle hata ettiğini iddia etti.
Bidayet Mahkemesinin doğru olarak kabul ettiği olgular ışığında gerek mesuliyet oranında ve gerek-se genel tazminatın saptanmasında müstenifin yararlandığı yılda K.L.550.- miktarın tesbitinde herhangi bir hata işlediğine ikna edilmedik. Bidayet Mahkemesinin bu hususlarda vardığı kanaat ve hûküm anılan Mahkemeye tamamen açıktı ve dolayısıyle bizim müdah-alemizi gerektirmez.
Bizi bu istinafta iki nokta ilgilendirmiştir. Birisi 43 yaşında sağlam bir şahsın 65 yaşına kadar çalışabileceği kabul edildikten sonra ölümü dolayısıyle ona tabi bir şahsa hükmedilecek tazminat miktarının saptanmasında çoğaltıcı- rakamın 7 yıl olarak hesaplanmasının az olup olmadığı ve ikincisi müteveffanın ölümü dolayısıyle karısının sağladığı sair maddi çıkarların tüm tazminattan tenzil edilip edilmiyeceğidir. İlkin birinci noktayı ele almayı uygun bulduk.
Ölüm sonucu hükmo-lunacak tazminat miktarının saptanmasında çoğaltıcı rakamını riyazi bir doğrulukla saptamak olanağı yoktur. Heatley ve Steel Company of Wales Ltd. 1953 1 W.C.R. s.405'te Lord Goddard bu hususta şöyle dedi:-
"....... ... But no case, I think, eve-r has laid down, nor
can lay down, the number of years to be taken nor how the amount
is to be discounted."
Birçok kitaplarda yer alan içtihatlards da muhtelif mahkemelerin bu noktada verdikleri kararlarda da gözle görülür bir yeknesaklık o-lduğu söylenemez.
Çoğaltıcı rakamın saptanmasında mahkemelerin dikkate aldığı veya almaları gerektiği hususlardan bazılarını belirtmekte fayda vardır; müteveffanın yaşı ve çalışma hayatının ne olabileceği, ona tabi olanların hayat intizarları, geriye- kalan dul kadının evlenme şansı, müteveffanın müstakbel kazancının artıp artmıyacağı, müteveffanın
işinin mahiyeti, işinin rizikolu olup olmadığı, hükmolunacak tazminatın derhal ve yekün olarak verileceği v.b. Tabiatıyle her mesele kendine has olgular çer-çevesinde mütalâa edildiği cihetle yukarıdaki hususlara ilâveten bir mahkeme o meselede çıkabilecek özel ve önemli hususları da dikkate almakla zorunludur.
Önümüzdeki meselede 43 yaşındaki müteveffanın ölümü ile geriye bıraktığı dul eşi olan davacını-n 50 yaşında olduğu, müteveffa ölmemiş olsaydı müteveffadan Bidayet Mahkemesine göre 17 yıl daha yardım göreceği, davacı hanımın betekrar evlenme şansının oldukça az olduğu, ona ödenecek paranın TL, olacağı ve TL.,'nin satın alma gücünün özellikle son zama-nlarda hayli azaldığını dikkate aldığımızda çoğaltıcı rakamın 10 yıl olarak hesaplanmasında isabet olacağı kanaatindeyiz.
Aleyhine istinaf edilen tarafından ileri sürülen ikinci nokta da hayli ilginçtir. Aleyhine istinaf edilene göre Bidayet Mahkemes-i özellikle müteveffanın karısının, müteveffanın ölümü ile elde ettiği çıkarı müteveffanın karısına hükmettiği tazminattan tenzil etmesi gerekirdi ve bunu yapmamakla hata etmiştir.
Gerçekten de Bidayet Mahkemesi bulduğu gibi müstenifin, müteveffanın -ölümü dolayısıyle bazı maddi çıkarları olmuştur. Bu çıkarları şöyle özetleyebiliriz:
Tereke lehine hükmolunan K.L.500.-dan müteveffanın %35 kusuru
tenzil edildikten sonra geriye tereke lehine K.L.325.kalır ki
bundan da müstenifin maddi çıkarı K.L.54-.166 milsdir.
Müteveffanın ölümünden sonra müteveffaya ait bir evdeki
hissesinden ve araba satışından müstenifin K.L.600-.'lık bir
çıkar elde etmiştir.
Yukarıda (a) altında elde edilen çıkarın müstenife hükmolunan tazminattan tenzil edilmesi g-erektiğine şüphe yoktur ve nitekim Bidayet Mahkemesi bu kalem altındaki miktarı (yanlışlıkla K.L.72.500 mil olarak hesaplanmıştır) tazminat miktarından tenzil etmiştir.
Aleyhine istinaf edilenin iddiasına göre yukarıda (b) paragrafı altındaki kalemin- tümünü de müstenif leyhine hükmolunan tazminat miktarından çıkarılması gerekliydi. Biz bu iddianın tümüyle hemfikir değiliz.
Trafik kazalarından doğan tazminat davaları, müteveffanın ölümü dolayısıyle doğan maddi bir kaybın yine, makul ölçüler içind-e tazmini içindir. Bundan da, müteveffaya tabi bir şahsın, müteveffanın ölümü neticesi elde edeceği maddi çıkarı o şahsa hükmolunan tazminat miktarından tenzil edilmesi gerektiği görünümü verebilir. Bu görünüm istisnai haller dışında, doğru değildir. Nitek-im Winfield on Tort 8. baskı sayfa 621'de bu hususa şöyle değinilmektedir:
"The action being founded upon pecuriary loss, in principle
the dependants must bring into account against their loss any
pecuniary benefit accuring in consequ-ence of the death. This
principle is, however, now subject to so many exceptions that in
the ordinary case the only benefit is likely, to have to be
brought into account will be the sums (if any) which are received
by the dependants in -consequence of an award of damages to the
deceased's estate under the Law Reform Miscellaneous Provisions
Act 1934. . . .. . . .
Property left by the deceased and inherited by his
dependants deserves separate mention. It might at- first appear
that the value of such property should be deducted in full in
calculating the dependants pecuniary loss but in fact such a
deduction would only rarely be correct.......... Even where the
dependant inherits stocks and share-s or other income producing
investments, no more should be deducted than the value of the
accelerated receipt of the inheritance and often less than that."
-Yukarıda iktibas edilenlerden de anlaşılacağı gibi Bidayet Mahkemesi mütevaffanın ölümü ile müstenifin elde ettiği K.L.600.-lık maddi çıkarı tazminat miktarını saptarken sadece dikkate alması gerekliydi ve Bidayet Mahkemesi bunu yapmamakla hata etmiştir. M-amafih müteveffanın ölümüyle müstenifin elde ettiği maddi çıkarın sadece K.L.600.- olduğunu ve bu miktarı çoğaltıcı rakamın saptanmasında dikkate aldığımızı belirttikten sonra müstenife ödenmesi gereken net tazminat miktarı şöyle olmalıdır: Bidayet Mahkeme-sinin bulduğu gibi müteveffanın %35 katkısal kusurunu tenzil ettikten sonra müsterıife K.L.3675.- kalır. Bu rakamdan da müstenifin terekeden elde edeceği K.L. 54.166 mils maddi çıkarı da çıkardıktan sonra müstenif lehine K.L.3620.834 mils tazminata hükmolu-nması gerekir.
Netice itibarıyle istinaf ve mukabil istinaf kısmen kabul edilir ve Bidayet Mahkemesinin müstenif Kıymet Enver ile iigili hükmü iptal edilir ve onun yerine K.L.3620.834 mils konur. Masraflar, aleyhine istinaf edilen tarafından ödenecek-tir.
(Ahmet İzzet) (Salih S. Dayıoğlu) (N. Ergin Salâhi)
Yargıç Yargıç Yargıç
29 Eylül, 1978
Full & Egal Universal Law Academy