- Yargıtay/Hukuk 28/77
(Dava No. 279/77; Lefkoşa)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA
Mahkeme Heyeti: Ülfet Emin, Başkan, Ahmet İzzet, Salih S. Dayıoğlu. İstinaf eden: Arif K-aravul, Girne
(Davalı/Müstedi)
ile
Aleyhine istinaf edilen:Zafer Halil Çalıcı'nın tabii vasısı ve en
yakın arkadaşı sıfatıyle Babası Halil Mehmet
Çalıcı, Ort-aköy - Lefkoşa
(Davacı/Müstedaaleyh)
a r a s ı n d a .
İstinaf eden namına: Menteş Aziz ve Talât Kürşat.
Aleyhine istinaf edilen namına: Naci Talât ve Ayteki-n Musa.
Üçüncü şahıs eklenmesi için istida - Küçük Davacının babası ve en
yakın arkadaşı vasıtası ile açtığı bir davada anne ve babanın
davaya üçüncü şahıs olarak eklenmek istenmesi - Davanın trafik
kazası sonucu yaralanan küçüğün tazminat istem-ine dayanması- Hukuk
Muhakemeleri Usulü Tüzüğü E.10 n.l ile mehaz İngiliz E.16(a)'nın
incelenmesi ve İngilteredeki uygulamanın dikkate alınması - Babanın
tabii vasi ve en yakın arkadaş olarak yer aldığı bir davada babanın
"davaya taraf" kabul e-dilip edilmemesi - Yargıtayın üçüncü şahıs
istida maksatları bakımından "en yakın arkadaş"ın E.16 anlamında
"davaya taraf" olmadığı sonucuna varması - Anne ve babanın üçüncü
şahıs olarak davaya eklenmesinin taraflar arasındaki ihtilafların
muht-elif davada değil tek davada sonuçlanmasına neden olacağından
uygun görülmesi.
Hukuk Muhakemeleri Usulü Tüzüğû - Tüzüğün Emir 10 nizam 1'i Üçüncü
şahıs istidaları - Mehazın İngiliz E.16(a)'ya dayanması - Bu tür
istidaların amacı - Amacın (1) Muht-emel 2 ayrı neticenin doğmasına
vesile olabilecek aynı sorunun ikinci bir defa dava yoluyle halline
gidilmesini önleme ve (2) Alâkadar şahısların bir davada bütün
nizalarını neticeye vardırmalarını sağlama olması - Üçüncü şahıs
istidalarının Ma-hkemelerce kabul edilip edilmemesinde muhtemel bir
gecikmenin yeterli neden olamayacağı yönündeki Yargıtayın görüşü.
OLAY: Küçük Davacı, babası ve en yakın arkadaşı vasıtasıyle açtığı bu
davada trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle Davalıdan
- tazminat talep etti.
Davalı kazada küçüğün anne ve babasının da sorumluluğu olduğunu
iddia ederek onları davaya 3. şahıs olarak katmak istedi. Bu
müracaata itiraz edildi ve İlk Mahkeme itirazı haklı bularak
müracaatı reddetti.
Davalı -İlk Mahkemenin bu kararırının hatalı olduğunu ileri
sürerek istinaf etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, üçüncü şahıs istidalarının Hukuk Muhakeleri
Usulü Tüzüğü E.10 n.l altında yapıldığını, bunun mehaz İngiliz
E.16(a)'ya tekabül ettiğini ve bu hususta -İngilteredeki uygulamaya
bakmanın yararlı olacağını belirtti. İngilteredeki uygulamaya göre
bu tür istidaların kabulü için önşartın, katılacak kişinin "davaya
taraf olmaması" gerektiğini, bu nedenle bu meselede ilkin babanın
0.16'nın öngördüğü -anlamda "davaya taraf" olup olmadığının
kararlaştırılması gerektiğini vurguladı. Davada "en yakın arkadaş"
olarak bulunan babanın davadaki temsili statüsünü de gözönünde
tutan Yüksek Mahkeme babanın E.16 anlamında "davaya taraf" olmadığı
sonucu-na vardı.
Bu istinafta kararlaştırılması gereken ikinci hususun baba ve
annenin taraf yapılması halinde Davacının davasında sıkıntıya düşüp
düşmeyeceği veya davanın gecikip gecikmeyeceği konusu olduğunu
belirten Yüksek Mahkeme, muhtemel geci-kmenin tek başına bu tür
istidaların reddi için yeterli olmadığını vurguladı ve anne ve
babanın da sorumlu olduğu beyan edildiğine gvre bu hususların tek
bir davada karara bağlanmasının yararını dikkate alarak anne ve
babanın davaya üçüncü şahı-s olarak eklenmesini emretti.
Atıfta Bulunulan Yargısal İçtihatlar:
1- Rhodes v. Swithenbank (1889) 22 Q.B.D. s.579.
2- Ex p. Brockelbank (1877) 6 Ch.D. s.360.
3- Pink v. Sharwood (1913) 2 Ch.D. s.286.
Swansea Shipping Co. v. Duncan (1876) lQ.B.D. s.644 -sayfa 649,
650 ve 651.
Carshare v. N.E. Rly. Ca (1885) 29 Ch.D. s.344, sayfa. 344 ve
347.
Atıfta Bulunulan Bilimsel İçtihatlar:
The Annual Practice (1963) 0.16 r.l(a) ve sayfa 401.
2- The Supreme Court Practice ( 1970) O.16/l.
- H Ü K Ü M
Ülfet Emin: Bu istinafta hükmü Sayın Yargıç Salih S. Dayıoğlu verecektir.
Salih S. Dayıoğlu: Davacı küçük Zafer Halil Çalıcı en yakın arkadaşı ve veya tabii vasısı ve/veya babası Halil Mehmet Çalıcı vasıtasıyle davalı aleyhine Lefkoşa Kaza -Mahkemesinde açmış olduğu 279/77 sayılı dava ile davalının arabasını dikkatsiz veya ihmalkârane sürmesinden ötürü meydana gelen bir trafik kazası neticesi aldığı yara ve çektiği sızı ve ızdıraptan mütevellit davalıdan özel ve genel tazminat isteminde bulun-muştur.
Davalı E.10 n.2' ye uygun olarak ısbat-ı vücut varakası dosyalarken küçük Zafer'in yukarıda adı geçen babasını ve annesi Zilha veya Zeliha Çalıcı'yı üçüncü şahıs olarak davaya eklenmesi müsaadesi için Mahkemeye istida yaptı. Bu müracaata itir-az edildi. Müracaatı inceleyen İlk Mahkeme yapılan itirazı haklı buldu ve üçüncü şahıs istidasını reddetti. Davalı bu ret kararından istinaf etti.
Üçüncü parti ile ilgili Emir E.10 n.l'dir. Bu emir aynen şöyledir:
"l.-(1) Where in any acti-on a defendant claims as against
any person not already a party to the action (in this Order
called the "third party"
(a)that he is entitled to contribution or indemnity,0r
that he is entitled to any relief or remedy relating
- to or connected with the original subject matter of
the action and substantially the same as some re-
lief or remedy claimed by the plaintiff,or
that any question or issue relating to or connected
with the said subject- matter is subsantially the
same as some question or issue arising between the
plaintiff and the defendant and should properly be
determined not only as between the plaintiff and
defendant but as bet-ween the plaintiff and defendant
and the third party or between any or either of them,
the Court or a Judge may give leave to the defendant to
issue and serve a 'third-party notice'."
-İngiltere'de E.10 n.l'in muadili ise E.16(a) n.l'dir. (Gör: The Annual Practice 1963). Bu emir bilâhare değişikliğe uğramıştır. (Gör: The Supreme Court Practice 1970 E.16/1). Binaenaleyh kıyaslama ve içtihat bakımından ilgileneceğimiz İngiltere'deki eski E-.l6a n.l'dir.
Bizim E.10 n.l'in mehazı İngiliz E.l6a'sı olduğu için İngilteredeki uygulamanın (yukarıda sözü edilen değişikliğe kadar) ne olduğunu bilmekte fayda vardır. İngiltere'deki uygulama bu gibi istidaların -E.l6a. n.l(c) dışında- genellikle t-ek taraflı yapıldığı ancak yargıcın uygun görmesi halinde ihbarlı istidanın yapılmasının emredildiği noktasında toplanmaktadır. Yine İngiltere' deki uygulamaya göre müstedi ilk nazarda E.l6a n.l'in (a) (b) ve (c) paragraflarını tatmin ettiği sürece üçüncü -parti ihbarının isdarına müsaade edilir ve böyle bir istidaya olabilecek her türlü itiraz E.l6a n.7 uyarınca yapılacak talimat safhasında görüşülür ve nihai bir şekilde karara bağlanır. t5nümüzdeki istinafta uygulamanın yukarıda tarifi verildiği şekilde ya-pılmadığı gözükmektedir ancak bunun esasa müteallik bir hata olmadığını ve E.64 hükümleri ışığında iptal nedeni sayılamayabileceğini gözönünde bulundurarak istidanın esasına girmeği ve yukarıdaki görüşümüzü sadece mahkemelere ışık tutmak amacıyle belirtmeğ-i faydalı bulduk.
Yukarıda iktibas edilen E.16 n.l'in birinci cümlesi "davaya taraf olmayan birisi aleyhine davalının bir istemde bulunduğu herhangi bir hukuk davasında" sözcüklerinden de anlaşılacağı gibi bir üçüncü parti istidasının yapılabilmesini-n ön şartı üçüncü parti olarak davaya eklenmek istenen şahsın o davada taraf olmaması gerektiğidir. Önümüzdeki meselede küçük Zafer babası olan Halil Mehmet Çalıcı vasıtasıyle dava etmektedir. Kararlaştırılması gereken sorun temsili mahiyette dahi olsa bab-a o davada E.16'nın öngördüğü "davaya taraf" olup olmadığıdır.
İngiliz içtihat kararlarına göre "en yakın arkadaş" ilgili küçüğün çıkarlarını korumak için gerekli tüm önlemleri almakla yükümlü bir mahkeme memurudur. (Gör: Rhodes v. Swithba.nk (1889) -22 Q.B.D. s. 579).
Bir küçüğün "en yakın arkadaşı" olması karşı tarafa masraflar için bir teminat ve keza küçüğe dava açma kapasitesini kazandırmaktır. (Gör: Ex p. Brockelbank (1877) 6 Ch.D. sayfa 360 ve Annual Practice 1963 sayfa 401). Pink v. Sharw-ood (1913) 2 Ch. s.286 davasına göre "en yakın arkadaş" davaya taraf değildir. Mamafih bilâhare nizamlarda yapılan bir tadilâtla keşif ve teftiş (discovery and inspection) konularında "en yakın arkadaş" davaya taraf yapılmıştır.
Yukarıda söylenenlerd-en de anlaşılacağı gibi üçüncü parti istida maksatları bakımından "en yakın arkadaşın" davadaki temsilci statüsü de göz önünde tutulduğunda E.16 anlamında "davaya taraf" olmadığı gözükmektedir.
Geriye üçüncü şahıs olarak eklenmek istenen baba ve anne-nin davaya taraf olmamakla beraber böyle bir işlem yapıldığı takdirde davacıyı devasında sıkıntıya (embarrass) sokup sokmayacağı veya davasını geciktirip geciktirmeyeceği konusu kalır.
Üçüncü şahıs işleminin amacı ikidir:
Muhtemel iki ayrı neticenin doğm-asına vesile olabilecek aynı
sorunun ikinci bir defa dava yoluyle halline gidilmesini
önlemek.
Alâkadar şahısların bir davada bütün nizalarını neticeye
vardırmalarını sağlamak.
(Gör: The Encyelopedia of Court Forms and Precedents -in
Civil Proceeding vol. 15 sayfa 45).
Keza Swansea Shipping Co. and Duncan (1976) 1 Q.B.D. s.644, sayfa 649'da şöyle denilmektedir:
"The object of these enactments was to prevent the same
question being tried twice over, wh-ere there is any substantial
question common as between the plaintiff and defendant in the
action and as between the defendant and a third person; and in
such a case the third person is to be cited to take part in the
original litigatio-n, and so to be bound by the decision on that
question once for all."
Yine aynı davada Yargıç Mellish sayfa 650'de şö-yle dedi:
"And if the defendants made out a prima facie case. . . . .
. . . . . . . in my opinion, the Court ought to allow the
defendants to serve notice on the Association in order to have
that question determined as between the-m and the Association at
the same time that it is determined as between them and the
plaintiffs."
Aynı davanın 651. sayfasında şu görüşe yer verildi:
"....... but if a prima facie case is made out as to the
identity of a que-stion between both sets of litigants, then the
act intends that there shall be no choice in the matter provided
the plaintiffs will not be prejudiced by the introduction of the
third party."
-Anne ve babanın üçüncü şahıs olarak davaya eklenmelerinin küçük davacının çıkarlarını müşkül duruma sokacağı iddiasıyle hemfikir değiliz. Üçüncü şahıs işleminin yapılması davayı bir süre geciktirebilir, fakat muhtemel gecikme böyle bir işlemin yapılmaması -için kâfi bir neden olamaz. Nitekim Carshore v. N.E. R1. Co. (1885) 29 Ch. Div. s. 344 sayfa 346' da Cotton L. J. şöyle dedi:
"My opirıion certainly is that a plaintiff ought not to be
embarrassed by the desire of the defendants to have the- whole
question of their liability decided at once .......... it is tho
duty of the Judge to see that nothing is done to cause additia..
expense or difficulty to the plaintiff."
Yine aynı dava sayfa 347'de Fry L.j. gecikme konusunda şu- görüşlere yer verdi:
"Possibly some delay may be caused by the third party
proceedings but the object of the rule is to enable the Court to
try once for all an issue of fact in which all the parties are
alike interested."
Ö-nümüzdeki meselede üçüncü parti istidasına ekli yemin varakasında görülebileceği gibi davacı küçük Zafer'in methaldar olduğu kazanın oluşumunda küçük Zafer'in anne ve babasının da sorumlulukları olduğu beyan edilmektedir. Yukarıda iktibas edilen içtihat ka-rarları ışığında olgular aynı olan bir olayda sorumluluk ve dolayısıyle tazminat miktarı konularının muhtelif davalarla değil de bir davada görüşülüp karara bağlanmasında sayısız yarar vardır görüşündeyiz. Bu nedenlerle istinaf kabul edilir ve üçüncü parti- olarak eklenmek istenen Halil Mehmet Çalıcı ve Zilha veya Zeliha H. Çalıcı'nın üçüncü parti olarak eklenmeleri emrolunur. Dava normal seyrini takip etmek üzere Kaza Mahkemesine iade edilir. İstinaf masrafları davanın seyrini takip edecek ancak her halukâr-da müstenif aleyhine olmayacaktır.
(Ülfet Emin) (Ahmet İzzet) (Salih S. Dayıoğlu)
Başkan Yargıç Yargıç
6 Haziran, 1978
- 112 -
Full & Egal Universal Law Academy