-D.22/86 Yargıtay/Hukuk 29/86
(Dava No: 2044/85; Lefkoşa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: Salih S. Dayıoğlu, Aziz Altay, Hamdi Atalay.
İstinaf eden: Yalkın Ali, Lefkoşa.
- (Davalı)
ile
Aleyhine İstinaf edilen: Yüksel Ahmet A. Raşit ve diğerleri, Lefkoşa.
(Davacı)
- A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Türkây Saadetoğlu
Aleyhine istinaf edilen namına: Göksel Başak
Başsavcılığı temsilen Akın Sait
H Ü K Ü M
Salih S. Dayıoğlu: davacı (aleyhin-e istinaf edilen) Lefkoşa Kaza Mahkemesinde 2044/85 sayılı bir dava tahtında davalı (istinaf eden) aleyhine 5.12.1985 tarihinde 14.500TL ve faiz ve dava masrafları için hüküm aldı. Hükmün icrası için makul mal müzekkeresi çıkarmışsa da davalının icra edile-bilecek herhangi bir makul malı bulunmaması sonucu isdar edilen müzekkere icra edilemedi. Daha sonra kamu görevlisi olan davalı emekliye ayrıldı ve mevzuat uyarınca kendisine Devletin bir miktar emeklilik ikramiyesi ödemesi söz konusu oldu. Bunun üzerine d-avacı diğer başka hükümlü alacaklaarı ile beraber sözü edilen hükümlü alacağını tahsil edebilmek için Mahkemeye bir müracaatta bulundu ve Maliye Bakanlığını da garhishee olarak taraf yaptıktan sonra Mahkemeden Devlet tarafından davalıya ödenecek ikramiyesi-nden hükümlü alacağının kesilerek kendisine ödenmesini talep etti. Yapılan bu müracaata davalı itirazname dosyaladı ve itiraznameye ekli yemin varakasında sair şeyler meyanında 26/77 sayılı emeklilik Yasasının 33. maddesinin davacıya lan borcunun Devletten- alacağı ikramiyesinden kesilmesine yasal olanak olmadığını ileri sürdü. Tarafları ve Devleti temsilen savcılığı dinleyen İlk Mahkeme vediği hükmünde 26/77 sayılı Emeklilik Yasasının 33. maddesinin hükümlü bir alacaklının alacağını tahsil etmek için bir hü-kümlü borçlunun Devletten alacağı ikramiyesine el konulmasına cevaz verdiği görüşünü izhar ettikten sonra istidayı kabul etti. Yapılan istinaf işbu karardan yapılmıştır. Dosyalanan istinaf ihbarnamesi ü sebep içermekle birlikte bunları daha önce özetlendiğ-i gibi 26/77 sayılı Yasanın 33. maddesinin devletin dışında kalan alacaklıların alacaklarının borçlunun kamu görevi nedeniyle almaya hak kazandığı ikramiyesinden kesilemiyeceği diğer bir deyişle ikramiyeye el konamıyacağı veya dokunulamıyacağı noktasında ö-zetlemek mümkündür.
26/77 sayılı Emeklilik Yasasının 33. maddesi aynen şöyledir:
"Bir kişinin emeklilik maaşına sadece Mahkeme kararıyle ve eşi eski eşi veya çocuklarına nafaka vermek amacıyle el konulabilir. Emeklilik ikramiyesine, Devlete oaln borçla-rı için de el konulabilir."
Yukarıda alıntısı yapılan yasa maddesinin iki kural içerdiğine kuşku yoktur. 1. Kural emeklilik maaşına ilişkindir ve açıklıkla görülebileceği gibi bir kişinin emeklilik maaşına sadece Mahkeme kararı ile ve eşi, eski eşi veya -çocuklarına nafaka vermek amacıyle el konulabilir. Diğer bir kural ise ikramiyeyi ilgilendirmektedir. Burada da kullanılan ibare devlete olan borçları için de el konabilir ibaresidir. Hemen ifade edilmesi gerekir ki ikramiyeye ilişkin kuralın arzu edilir b-ir şekilde kaleme alındığı veya arzu edilir bir açıklıkta olduğu söylenemez. Hükümlü bir alacaklının yetkili bir Mahkeme tarafından hükmedilen alaağını elde edebilmesi için hükümlü borçlunun parası da dahil olmak üzere mallarına el koyabilmesi ve bu şekild-e tahsilata gidebilmesi onun en tabii hakkıdır. Bu hakkı ancak yasalarla ve açıklıkla veya zimni bir şekilde kısıtlanabilir. Görüşümüz odur ki Yasa kouyucu emeklilik ikramiyesine sadece Devlete oalan borçlar için el konulabileceğini kastetmiş olsaydı emekl-ilik maaşı için kullandığı sözcüklerin aynisini veya aynı manayı taşıyacak sair sözcükleri rahatlıkla kullanabilirdi. Bunu yapmaması emeklilik ikramiyesini ayrı bir katagoride mütalaa etmek istemesinden başka birşey olamaz. Kanımca Devlete olan borçlar içi-n emeklilik ikramiyesine Devletin el koyabileceğine dair olan ifade devletin hakkının belki de mahkeme kararına gereksinme duymadan kaynağından elde etmesine açıklık getirmekten başka birşey değildir. 33. maddedeki emeklilik ikramiyesine ilişkin kuralın De-vletin dışında kalan alacaklıların bırçlunun emeklilik ikramiyesine yasal yöntemlerle el konulmayacağı biçimde tefsir edilmesine olanak yoktur. Bu nedenlerle istinafın reddolunması gerekir.
Sonuç olarak istinaf reddolunur.
İstinaf masraları istinaf eden- tarafından ödenecektir.
(Salih S. Dayıoğlu) (Aziz Altay) (Hamdi Atalay)
Yargıç Yargıç yargıç
27 Haziran 1986
-
3
-
Full & Egal Universal Law Academy