-D.27/90 Yargıtay/Hukuk 31/90
(Dava No. 1533/87; Mağusa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: Şakir Sıdkı İlkay, Başkan, N. Ergin Salâhi, Aziz Altay
İstinaf eden: Özer Şahoğl-u Ltd., Lefkoşa
(Davacı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Cancuri Nakliyat ve Ticaret Ltd. Şti., Mağusa.
- (Davalı)
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Mustafa Ö. İnan
Aleyhine istinaf edilen namına: Ahmet Sabancı
K A R A R
Şakir Sıdkı İlkay, Başkan:- Müstenif, açtığı davayı reddeden Mağusa Kaza Mahkemesinin kararından istinaf etmiştir.
Müstenif davacı, Mağusa Kaza Mahkemesi huzurunda açtığı dava ile davalıya müracaat ederek Mersinde ticaret yapan Avşarlar Kuru Yemiş İhracat-İthalat ve Dahili Ticaret- Ltd. Şirtketinden ithal edeceği kuru yemişi Mersinden Mağusaya nakletmesi hususunda şifahen anlaştıklarını ve davalının kamyonuna yüklenen 65 çuval kuru yemişi 4361/3 sayılı konşimento tahtında Yeşilada Feribotu ile Mersinden Mağusaya naklettiğini, nakled-ilen kuru yemişten 2 çuval (140 kg.) kabak çekirdeğinin eksik çıktığını ileri sürerek davalı aleyhine eksik çıkan kuru yemişin değeri olan 182000 TL için hüküm talep etti.
Aleyhine istinaf edilen davalı dosyaladığı müdafaa takririnde, davacı ile arasında- herhangi bir hukuki ilişkinin bulunmadığını ve davacının kendisini dava etmeğe hakkı olmadığını iddia etti. Davalı, ayrıca, davalının davacıya ait yükü Mersin gümrüğünden Mağusa gümrüğüne kadar Yeşilada Feribotu ile davacının talmatı ile değil de ihracatç-ı firmanın talimatı ile taşıdığını ve Mağusa gümrüğünde davacıya teslim ettiğini, yükün kilosunun, davalı şirket ilgililerine ihracatçı firma tarafından bildirildiğini fakat kaç torba olduğunun ve her torbada ne bulunduğunun bilinmediğini, yükle ilgili ola-rak herhangi bir evrağın davalı tarafından tazmin edilmediğini, davalıya teslim edilen belli kilo ağırlığınaki yükün Mağusa gümrüğünde aynen davacıya teslim edildiğini, konşimentonun ihracatçı firmanın deniz yollarına verdiği beyana göre yapıldığını ve bu-nun davacı şirket ilgililerine gösterilmediğini ve herhnagi bir tesellüm belgesinin imzalattırılmadığını, konşimentonun davalı şirket ile değil denizcilik kurumu ile yapıldığını ve kendilerinin herhangi bir sorumluluk-larının mevcut olmadığını ileri sürere-k davanın reddedilmesini talep etti.
Davayı dinleyen kaza mahkemesi davalı ile yapılan taşıma anlaşmasını Mersindeki ihracatçı firmanın davacı namına yaptığı ve davacının davalıyı bu anlaşmaya istinaden dava edebileceği kanaatına vardı ve davanın esasını- inceleme yönüne gitti. Kaza mahkemesinin bu hussutaki kararı herhangi bir şekilde hatalı değildir. Esasen taraflar da, istinafın duruşmasında, bu bulgu üzerinde durmuş değillerdir. Davanın esasını dinleyen kaza mahkemesi mahkemeye ibraz edilen konşimenton-un davacı ile Türkiyedeki Denizcilik İşletmeleri arasında aktedilmiş bir akit olduğu, davalının buna taraf olmadığı, ihtilâfın davacı ile Denizcilik İşletmeleri arasında olmuş olsa idi konşimentoun aksi ispat edilinceye kadar bir delil teşkil etmiş olacağı-, ancak söz konusu konşimentoda belirtilenlerin buna taraf olmayan davalıyı bağlamadığı kanaatına vardı ve davayı, ispat edilmediği nedeni ile, reddetti. Mahkeme bu hususta kararında şöyle demiştir:
" Fasıl 263 Konşimeto Tüzüğü Madde 4 "Böyle bir konşime-nto, (3). fıkranın (a)(b) ve (c) bendleri uyarınca içinde tarifi yapılan malların taşıyıcı tarafından alındığına dair aksi ispat edilene kadar delil teşkil eder" denmektedir. Emare 4 konşimento yükleyici firma ile T. Denizcilik İşletmeleri arasında aktedil-miş olup bu akitte davalı taraf bulunmamaktadır. Emare 4 konşimeto eğer ihtilâf davacı ile Türkiye Denizcilik İşletmeleri arasında olsaydı aksi ispat edilenen kadar delil teşkil edecekti. Söz konusu konşimentoda taraf olmayan davalının konşimentoda belirti-lenlerin aksini ispat etme mükellefiyeti olamaz. Hal bu durumda iken davacı Mersin'de Gümrük alanında davalıya kaç torba kuru yemiş teslim ettiği hakkında direkt şahadet ibraz edememiştir. Halbuki Davalı tarafından şahadet veren Bülent Cancuri bizzat dava -konusu çerezleri teslim alan kişi olup esas şahadetinde ise sorgulamasında 63 torba kuru yemiş gönderen firmadan teslim aldığını ve teslim aldığı 63 torba kuru yemişi aynen Magosa Gümrük ambarına teslim ettiğini söyledi.
..................................-................................................................
Davacı bu babtaki iddialarını Mahkemeyi tatmin edecek şekilde şahadetle ispat edememiştir.
.........................................................................................
Netic-e olarak dava ispat edilemediği sebebiyle ret ve iptal edilir...."
Yukarıda yapılan iktibasta ihracatçı firma tarafından gönderilen yük 65 torba kuru yemiş olarak gösterilmiş olmakla beraber konşimento, içeriğinden de görüleceği gibi, ihracatçı firma vey-a onun vasıtası ile ithalâtçı firma ile Türkiye Denizcilik İşletmeleri arasında bir akit oluşturmakta ve davalı buna taraf bulunmamaktadır. İçeriği davalı tarafından bilinmeyen bu konşimentonun davalı aleyhine şahadet teşkil etmeyeceği açıktır. Bunun dışın-da mahkeme önünde gönderilen kuru yemişin 65 çuval olduğunu gösteren geçerli bir şahadet mevcut değildir. Gerçi davacı tarafından şahadet veren Özer Şahoğlu şahadteinde 65 çuvaldan söz etmiş ise de kendisi kuru yemişler davalının kamyonuna yüklenirken hazı-r değildi ve bu hususta vermiş olduğu şahadet şayia şahadet olup geçerli değildir. Bunun aksine davalı tarafından şahadet veren kamyon sürücüsü kendisine 65 değil de 63 çuval kuru yemiş teslim edilmiş olduğunu söylemiştir.
Yukarıda izah edilen şahadet mu-vacehesinde İlk Mahkeme davayı, ispat edimediği nedeni ile, reddetmekle hata etmiş değildir.
Müstenif, İlk Mahkemenin davalı lehine masraf vermekle de hata etmediğini ileri sürmüştür. Davayı kaybeden taraf aleyhine masraf verip vermemek davayı dinleyen m-ahkemenin takdirine bağlıdır ve bir İstinaf Mahkemesi usulen İlk Mahkemenin masraflarla ilgili takdir hakkına müdahale etmez meğer ki İlk Mahkeme bu takdir hakkını adil olarak kullanmış olmasın veya yanlış bir olguya istinaden kullanmış olsun. Bu meselede -İlk Mahkemenin takdir hakkını adil olarak kullanmış olmadığı veya yanlış bir olguya istinaden kullanmış olduğu ve buna müdahale etmemiz gerektiği hususunda ikna edilmiş değilizdir.
Yukarıda söylenenlerden anlaşılacağı gibi müstenif yaptığı istinafta başa-rılı olmuş değildir ve istinafın reddedilmesi gerekir. İstinafı reddederken istinaf masrafları ile ilgili olarak takdir hakkımızı bu hususta herhangi bir emir vermeme yönünde kullanmayı uygun gördük.
Sonuç olarak istinaf reddolunur.
İstinaf masrafları i-le ilgili herhangi bir emir verilmez.
(Şakir Sıdkı İlkay) (N. Ergin Salâhi) (Aziz Altay)
Başkan Yargıç Yargıç
25 Ekim- 1990
Full & Egal Universal Law Academy