-D.15/92 Yargıtay/Hukuk 31/92
(Dava No: 3762/91; Lefkoşa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: Niyazi F. Korkut, Celâl Karabacak, Özkan Tunçağ
İstinaf eden: 1. Birel Sütçülük- ve Tic. Şti. Ltd. Lefkoşa.
2. Yaşar Uğurlubirel, Lefkoşa.
3. Şengül Uğurlubirel, Lefkoşa.
(Davalılar)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Kıbrıs Endüstri Bankası Ltd. Lefkoşa.
- (Davacı)
A r a s ı n d a.
İstinaf edenler tarafından: Av. Hüseyi Celâl.-
Aleyhine istinaf edilen tarafından: Av. Ergin Ulunay.
H Ü K Ü M
Niyazi F. Korkut: Aleyhine istinaf edilen Davacı, Lefkoşa Kaza Mahkemesinde istinaf eden davalılar aleyhine dosyalamış olduğu bir dava tahtında, sair şeyler yanında, davalı 1 ile aktedmiş o-ldukları 12.12.1988 tarihli sözleşme uyarınca Davalı 1'i 20.000.000TL borçlandırarak Davalı 1 adına cari bir hesap açıp bu meblağı konu hesaba yatırdıklarını, sözleşmeye göre hesabın zimmet bakiyesinn %68 faiz taşıyacağını, ancak faiz oranıın ilgili mercil-erce değiştirilmesi halinde konu borç için zaman be zaman belirlenecek en yüksek faizin ödeneceğini, faiz oranlarının 1.6.1991 tarihinde %76'ya yükseldiğini; Davalı 2 ve 3'ün konu sözleşmede Davalı 1'e kefil olduklarını; Davalı 1 ilâveten yukarıdaki borca -kaşılık konu 12.12.1988 tarihli sözleşmeyle sahibi bulunduğu AT 482 plâkalı Austin marka kamyon ile AU 643 plâkalı van tipi arabayı da teminat olarak Davacıya rehin verdiğini, konu cari hesabın 25.11.1991 tarihi itibarıyle, faizler dahil, 32.274.636.94TL'y-a baliğ olduğunu ileri sürerek:
(1) Davalıların Davacıya müştereken ve/veya münferiden 32.274.636.94TL ile 25.11.1991 tarihinden itibaren %76 faiz ödemelerine; ve
(2) Dava konusu AT 482 ile AU 643 plâkalı araçların Davacıya teslimi ile arabaların açık -artırma ile satılarak elde edilecek paranın Davalıların borcuna mahsup edilmelerine ilişkin hüküm talep etti.
Davalıların isbatı vücut kaydı dosyalamalarını müteakip Davacı 3.1.1992 tarihinde dosyalamış olduğu bir istida altında talep takririnde talep ed-ilen meblağ, faiz, sair emirler ve masrafları için Davalılar aleyhine seri usulle hüküm verilmesini talep etti.
Davacı istidasına ekli yemin varakasında talep takririnde ileri sürdüğü savları yineleyerek 12.12.1988 tarihli sözleşme senedi ile hesap kartı- ve araçların rehin senedini istidasına ekledi. Davalılar bu istidaya karşı itirazname dosyaladılar. İtiraznameye ekli yemin varakasında Davalılar, sair şeyler yanında, davacı nezdinde 1988 yılı içerisinde 20.000.000TL'lık bir cari hesap açtıklarını doğrul-amasına karşın, bu borca karşılık Davacıya 88.000.000TL ödemede bulunduğunu, muhasip vasıtası ile konu hesabın 4.5 yıllık durumunu inceletip muhasipten aldıkları rapora göre sadece 2.600.322.94TL borçları kaldığının saptandığını ve Davacının 2.600.322.94TL- yerine fazladan haksız kazanç ve kanunsuz olarak 32.274.636.94TL daha talep ettiğini ve bu nedenle güçlü bir müdafaaları bulunduğunu ve Davacının istidası uyarınca emir verilmesi halinde müdafaalarını Mahkemeye sunma olanağından mahrum olacaklarını ileri- sürdüler. Davacı Müstedi itiraznameye herhangi bir cevap vererek konu iddiaları reddetmedi.
Müstedi ve Müstedaaleyhler istidanın duruşmasında istida ve itiraznameye ekli yemin varakaları ile yetinip Mahkemeye ek herhangi bir şahadet sunmadılar. Alt Mahk-eme kararında, sair şeyler yanında, Müstedaaleyhlerin yemin varakasında tahakkuk etmiş faizlerin kanunsuz olduğu hususunda iddiada bulunmalarına karşın bu iddialarının nereye dayandırıldığını belirtmediklerini ve keza itiraznamelerine ekli yemin varakasınd-a belirtilenleri destekleyen şahadet de sunmadıklarını ve Davacı Müstedinin neden sadece 2.600.322.94TL almaya hakkı olduğunun açıklık kazanmadığını ve bu konudaki ispat külfetini yerine getirmediklerini ve Davacının yemin varaksına ek olarak sunduğu Daval-ıların cari hesap kartı ile diğer evraklardan talep edilen meblağın aynı olduğunun görüldüğünü de vurgulayarak Davacının ispat külfetini yerine getirdiği ve Davalıların sunulmuş olan olgular ışığında, ilk nazarda, makul ve geçerli bir müdafaaları olmadığı -ve en azından bu konudaki iddiaları ile ilgili ispat külfetini yerine getirmedikleri kanaatına vararak sonuçta Davacı Müstedi lehine Davacıya ana para üzerinden 25.11.1991 tarihinden itibaren faiz uygulanması koşulu ile istida mucibince emir verdi.
Daval-ılar bu hükme karşı istinaf dosyaladılar.
Davalılar istinaf ihbarnamelerinde Alt Mahkemenin üzerlerine düşen ispat yükümlülüğünü yerine getirmedikleri sonucuna varmakla ve kısa yoldan hüküm istidası maksatları bakımından itiraznamelerine ekli yemin varak-asını yeterli saymamakla ve her halukarda Davalı Müstedaaleyhler aleyhine hüküm vermekle hata ettiğini ileri sürdüler.
İstinafın duruşmasında istinaf edenlerin avukatı itiraznamelerine ekli yemin varakasında ileri sürülen hususları yineleyerek yemin vara-kasında 4.5 yıllık hesap durumunu muhasibe inceletip bu hususta rapor aldıklarını ve rapora göre aleyhine istinaf edenin 29 Milyon fazla ve haksız faiz istemekte olduğunu saptadıklarını belirtip ortaya haklı bir müdafaa koymalarına karşın Alt Mahkemenin Da-vacının istidasına eklediği ve 20.000.000TL'lik borcun 25.11.1991 tarihi itibarı ile nasıl 32.274.636.94TL'ye baliğ olduğunu göstermeyen ve sadece son bir aylık durumunu gösteren hesap kartına dayanarak davacı lehine, herhangi bir şahadet dinlemeden, seri -usulle hüküm verdiğini ancak Alt Mahkemenin de faizlerle ilgili olarak haskız bir talep saptayarak, talep takririnden farklı olarak 25.11.1991 tarihinden itibaren ancak ana para üzerinden faiz verdiğini; emare olarak istidaya ekli olarak sunulan hesap kart-ından da 32.000.000 TL üzerinden ve ondan evvel de 107.000.000TL üzerinden haksız faiz uygulandığının belli olduğunu, ayrıca 107.000.000TL üzerinden hesaplanan faizde bile 4.000.000TL bir fazlalık olduğunun basit bir hesaplama ile görülebileceğini; itirazn-amelerinde faizlerde bir anlaşmazlık olup bunun muhasip raporu ile saptandığı belirtilmesine karşın davacının borcun nasıl 32.000.000TL olduğunu Mahkemeye göstermediğini; bankaların istedikleri faizi uygulamakta serbest olmayıp Devlet tarafından belirlenen- faizi alabileceklerini ve Mahkeme tarafından müdafaa dosyalamaya izin verilse idi haksız faiz alındığını kanıtlayabilecek durumda olduklarını; ve müdafaa hakkı vermemekle Alt Mahkemenin hatalı hareket ettiğini ileri sürdü.
Aleyhine istinaf edilenin avuk-atı ise hitabında, sair şeyler yanında, istinafta konu davada taraflar arasındaki ihtilâfın sadece faiz olduğunu, Davalıların Davacının fazla ve gayrıyasal faiz aldığını ileri sürdüklerini, Hukuk Muhakemeleri Nizamatı Emir 18'e göre nasıl bir savunma yapıl-ması gerektiğnin görülmekte olduğunu ve iddialarının her türlü emare ile desteklenmesi gerektiğini; itiraznamede sözleşmeye aykırı faiz tahakkuk ettirildiğinin ileri sürülmediğini ve Mahkemeye yeterli bilgi vermediklerini; hesap kartına 30.9.1991'e dek fai-zlerin bir tamam alındığının yazılı olduğunu ve alınan faizler gayrı yasal olsa bile bunun geri alınamıyacağını ve istinafın reddedilmesi gerektiğini savundu.
Seri usulle hüküm Hukuk Muhakemeleri Usulü Tüzüğü E.18 n.1 altında alınabilir. Bu nizamın (a) p-aragrafı aynen şöyledir:
"(a) Where the defendant appears to a writ of summons specially indorsed under Order 2, rule 6, the plaintiff may on affidavit made by himself, or by any other person who can swear positively to the facts, verifying the cause of a-ction, and the amount claimed (if any), and stating that in his belief there is no defence to the action, apply for judgement for the amount so indorsed, together with interst (if any), or for the recovery of the land (with or without rent), or for the del-ivering up of a specific chattel, as the case may be, and costs. And judgment for the plaintiff may be given thereupon, unless the defendant shall satisfy the Court that he has a good defence to the action on the merits, or disclose such facts as may be de-eemed sufficient to entitle him to defend."
Yukarıda alıntısı yapılan nizamatın içeriğinden görülebileceği gibi bir davalının müdafaası olmadığı durumlarda Mahkemeye müracaat edilerek seri usulle hüküm alınabilir. Ancak Davalı esas davada iyi bir müdafaa-sı olduğu ya da müdafaa vermek için kendini haklı gösterecek olguların var olduğu hususunda Mahkemeyi tatmin ederse ona müdafaa dosyalaması için izin verilebilir. Seri usulle hüküm, Mahkemenin takdirine göre şartlı veya şartsız olarak verilebilir.
Emir 1-8'in 1962'den önce İngiltere'deki muadili Emir 14 de The Annual Practice (1962) sayfa 264'de "General Principle" başlığı altında şöyle denmektedir:
"General Principle.- Leave to defend must be given unless it is clear that there is no real substantial qu-estion to be tried (Codd v. Delap (1905), 92 L.T.510, H.L.); that there is no dispute as to facts or Law which raises a reasonable doubt that the plaintiff is entitled to judgment (Jones v. Stone, (1894) A.C.122; Thompson v. Marshall, 41 L.T. 720, C.A.; J-acobs v. Booth's Distillery Co. (1901), 85 L.T. 262, H.L.; Lindsay v. Martin, 5 T.L.R. 322)..................
Yukarıdaki alınt-ıdan görülebileceği gibi genel ilke olarak bir davalı makul bir müdafaasının var olduğu veya ortaya bir müdafaa koyabilecek makul sebeplerin var olduğu ya da hatta iyi niyetli bir müdafaasının olabileceği ihtimalinin var olduğunu ortaya koyduğu takdirde ke-ndisine esas davasında müdafaa hakkının verilmesi gerekir.
Bu ilkeler ışığında önümüzdeki davaya baktığımızda Davalıların Davacının talep takririnde talep etmekte olduğu 32.274.636.94TL'den sadece 2.600 322.94TL almaya hakkı olup fazaldan haksız ve kanun-suz olarak talepte bulunduğunu; bunu muhasip raporu ile de tevsik ettikleri ileri sürülmesine karşın istidada taraflar yemin varakaları ile yetinip herhangi bir şahadet çağırmamışlardır.
İstinaf edenlerin istinafın duruşmasında ileri sürdüğü gibi Davacın-ın istidasına ekli Davalıların hesap kartında sadece son bir aylık durum görülmekte olup bu hesap kartından 20 Milyon TL borcun nasıl 107 milyon TL'ye baliğ olduğu belli olmadığı gibi konu meblağ ve bilahare bakaya 32 milyon TL üzerinden faiz tahakkuk ett-irildiği görülmekle beraber Alt Mahkeme Davalılara müdafaa hakkı tanımadan ve Davalıların 2.600.322TL üzerindeki borcu reddetmelerine karşın Davacı da herhangi bir şahadet vermeden Davacı lehine mezkûr meblağ, faiz ve ipotekli araçların satışına ilişkin em-ir verdi.
Yukarıda alıntı yapılan ilkelerden de görülebileceği gibi Davalılar ortaya haklı bir müdafaaları olabileceğine ilişkin bir iddia koyup hesaplarını muhasibe hesaplattıkları da yemin varakasında görüldükten ve bilhassa sunulan hesap pusulasından -da faizin nasıl işlendiği görüldükten sonra onlara ortaya bir nüdafaa koyabilecek makul sebepleri bulunduğu gerekçesi ile kabul ettikleri 2.600.322 için hüküm ve gerisi için müdafaa hakkı tanınmalı idi.
Bu husus bir yana Davalılar talep takririnde talep -edilen meblağı kısmen kabul etmediklerine göre Davacı bu meblağın nasıl tahakkuk ettiğini şahadetle kanıtlamadan da Davacı lehine hüküm verilebilmesi mümkün değildi. Tahsil edilen faizin geri istenemiyeceğine ilişkin Davacının ileri sürdüğü sav ise bu isti-nafın konusu dışındadır.
Bütün bu nedenlerle istinafın kabul edilerek Alt Mahkemenin E.18 n.1 altında yapılan istida uyarınca Davacı lehine verdiği hüküm iptal edilerek, onun yerine Davalıların kabul ettiği meblağ olan 2.600.322TL ve bu meblağ üzerinden -25.11.1991 tarihinden itiaren %76 faiz ve masraflar için Davacı lehine hüküm verilir.
Davacının geriye kalan talepleri ile ilgili olarak Davalıların 15 gün zarfında müdafaa dosyalamaları emrolunur.
İstinaf edenlerin istinaf masrafları aleyhine istinaf e-dilen tarafından ödenmesine ilişkin emir verilir.
(Niyazi F. Korkut) (Celâl Karabacak) (Özkan Tunçağ)
Yargıç Yargıç Yargıç
10 Kasım 1-992
Full & Egal Universal Law Academy