-D.4/82 Yargıtay/Hukuk 3/82
- (Dava No. 283/79; Lefkoşa)
-
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
-Mahkeme Heyeti: Ülfet Emin, Başkan, N. Ergin Salâhi, Aziz Altay.
-
İstinaf eden: Dr. Cahit Gürel, Lefkoşa
- ile -
Aleyhine istinaf edilen: Mukaddes Atıf, Boğaz-Girne.
- A r a s ı n d a.
-
İstinaf eden namına: Kıvanç M. Riza.
-Aleyhine istinaf edilen namına: Menteş Aziz tarafından Güneş Menteş.
-
Usül - Talep takririnin tadili - talep takririnde tadilat hususunda şahit dinleme istemi.
Şahit çağrılması - E.33 n.7 - E.33 n.7'de talep takririnde tadilat yapılmasından sonra yeniden şahit çağrılıp çağrılamayacağı hususunda hüküm içermmesi - Yargıtay-ın bu gibi hallerde Mahkemenin takip edeceği usulü kendisinin düzenlemesine asli yetkisi olması.
Usül - Mahkemelerin talep veya müdafaa takririnin tadiline emir verdikten sonra, tarafların istemi üzerine daha ince şahadet veren kişileri yeniden çağırmalar-ına veya yeni şahit çağırmasına izin verebilir.
OLAY: İlk Mahkeme tahliye davasında talep takririnin tadili için emir verdi. davalı da müdafaa takririni tadil etti. Davacı, bu safhada yapılan tadilatla ilgili şahadet ibraz etmek gerektiğini bu nedenle ş-ahit çağırmak istediğini belirtti. davalı avukatı şahit çağırılmasına itiraz etti.
-İlk Mahkeme müracaatı 8 ay sonra karara bağlayarak yapılan tadilat hususunda davacının şahit çağırabileceğine karar verdi.
Davalı, Davacının davasını kapattıktan ve şahadet vermeğe başladıktan donra yeniden şahit çağırılmasına izin vermekle hata etti-ğini ileri sürerek istinaf etti.
-
SONUÇ: Yargıtay, E.33 n.7'ye tadilat yapılmasına izin verildikten sonra yeniden şahit çağrılıp çağrılamayacağına ilişkin hüküm bulunmadığını bu gibi durumlarda Mahkemenin takip edeceği usulü kendisinin düzenlemesine asli yetkisi olduğunu belirtti. Talep t-akririnde yapılan değişiklikten sonra Mahkemenin o ana kadar verilen şahadeti dikkate alan Yargıtay, o ana kadar şahadet veren kişilerin yeniden çağırılmsına veya konu hakkında yeni şahit çağrılmasının istendiği hallerde izin vermesi gerektiği sonucuna var-dı ve istinafı reddetti.
Atıfta Bulunulan Yargısal İçtihatlar:
1- Demetrios Stilyanou v. Andreas Photiades, 21 CLR s.60 at 80.
____________________
-H Ü K Ü M
-
Ülfet Emin, Başkan: Davanın 24.2.1981 tarihinde yapılan duruşması esnasında davacı avukatı 12.5.1980'de yapılan duruşmada davalının şahadeti devam ederken bir ihbarname konusunun ortaya çıktığını ve talep takririnin tadil edilmeisni sağlamak için o zamank-i duruşmasının ertelenmesini talep ettiğini, duruşma ertelendikten sonra talep takririnin tadili için mahkemeye müracaat ettiğini, mahkeme de 7.10.1980 tarihli kararı ile talep takririnin tadil edilmesine emir verdiğini, tadil edilmiş talep takririnin deği-ştirilmiş şekli ile davalıya verildiğini, davalının değiştirilmiş talep takririne yeni müdafaa takriri verdiğini, yapılan tafsilât ile ilgili şahadet ibraz etmek gerektiğini ve bu nedenle şahit çağırmasına müsaade edilmesini istedi. Davalı avukatı yapılan -müracaata itiraz etti. Bunun üzerine davacı avukatı davalı avukatı tarafından yapılan hukuki itirzı incelemek için kısa bir tehir rica etti, mahkeme de davanın duruşmasını 8.4.1981'de erteledi.
8.4.1981'de davacı avukatı o safhada talep takririnde yapıla-n tadilât hususunda şahadet vermek için şahit çağrılabileceği görüşünde olduğunu yeniden tekrarladı. Davalı avukatı ise davacının o safhada şahit çağıramayacağı iddiasında ısrar etti. Mahkeme de konuyu karara bağlamak üzere duruşmayı süresiz erteledi.
8.-4.1981'de yapılan müracaat hususunda mahkeme ancak sekiz ay geçtikten sonra 2.12.1981'de karar verdi. Mahkeme 2.12.1981'de verdiği kararda talep takririnde yapılan değişikliğin içerdiği konu hakkında davacının şait çağırmaya hakkı olduğuna karar verdi ve o- nedenle davacının ve tanıklarının şahadet vermesine izin verdi. Aynı kararda Mahkeme yapılacak yeni iddiaları çürütmek için de davalıya da izin verildiğinden bahsetti. Davalı mahkemenin davacıya şahit çağırmaya izin veren kararının aşağıdaki sebeplerden d-olayı hatalı olduğunu ileri sürdü ve karara karşı istinaf eyledi.
1) Mahkeme davacıya davasını kapattıktan ve davalı şahadet vermeğe başladıktan sonra yeniden şahadet vermek ve/veya şahit çağırmak ve/veya tanıklarının şahadet vermesine izin vermekle hata -etti.
2) Mahkemenin verdiği karar yasal dayanaktan yoksundur.
Dava zabıtlarına göre olgular özetle şöyledir: Dava 15.3.1979'da E.2 n.6 uyarınca bir celpname ile ikâme edildi. Müdafaa takriri 25.6.1979'da verildi. 27.6.1979'da davacı duruşmaya gün verilm-esi için Mahkemeye yazılı müracaat etti. Mahkeme de 29.6.1979'da davanın duruşmasını 27.12.1979'a tayin etti.
27.12.1979'da 2 tanık dinlendikten sonra davanın duruşması 2.1.1980'e ertelendi. 2.1.1980'de bir tanık dinlendi ve duruşma 16.1.1980'e ertelendi-. 16.1.1980'de davalının kaza geçirmesi nedeni ile duruşma 19.3.1980'e ertelendi 19.3.1980'de davacı hasta olduğu nedeni ile duruşma 12.5.1980'e ertelendi. 15.5.1980'de bir tanık ve davacı kısmen dinlendikten sonra duruşma 20.5.1980'e ertelendi. 20.5.1980'-de davacı şahadetini tamamladı ve davalı şahadet vermeye başladı. Davalı davacı avukatı tarafından istintaka tabi tutulduğu bir sırada daavcı talep takririni tadil etmeye karar verdiğini mahke- meye bildirdi ve o konuda istida dosyalamak için duruşmanın er-telenmesini talep etti. Mahkeme de tadilât hakkında davacının Mahkemeye müracaat yapabilmesi için davanın duruşmasını süresiz erteledi. 21.5.1980'de davacı talep takririnin, tadili için Mahkemeye bir istida dosyaladı. İstida ilk önce 23.5.1980'e tayin edil-di. O gün itiraz dosyalanmak için Mahkeme 7 gün müsaade verdi ve istidanın duruşması 12.6.1980'e ertelendi. 12.6.1980'de istida dinlendi ve karar için süresiz ertelendi. Karar 7.10.1980'de verildi ve istenen talep takriri değişik- liğinin yapılmasına izin -verildi. Değiştirilmiş talep takriri 13.10.1980'de Mahkemeye dosyalandı ve bir sureti de davalıya verildi. Davalı da yeni müdafaa takririni 12.12.1980'de mahkemeye dosyaladı ve bir suretini de davacıya verdi. Davanın duruşması 24.1.1981'e tayin edildi. O g-ün davacı talep takririnin değiştirilmiş kısmı için yeniden şahit çağırmak istedi ve bu hususta mahkemeden izin talep etti. Davalı buna itiraz etti. Bunun üzerine davacı hukuki durumu tezekkür etmek için kısa bir tehir istedi. Mahkeme duruşmayı 8.4.1981'e -erteledi. O gün taraflar şahit çağırma hususundaki görüşlerinde ısrar ettiler ve hukuki konu hakkında mahkemeye hitabede bulundular. Mahkeme de konu hakkında karar vermek üzere duruşmayı süresiz erteledi ve 2.12.1981'de daha önce belirtilen kararıverdi. Du-ruşma ise 23.12.1981'e ertelendi.
İstinafın duruşması esnasında istinaf eden davanın duruşması esnasında şahitlerin çağrılma sırasının nasıl olacağına Hukuk Muhakemeleri usulü Tüzüğünün E.33 n.7'de belirlendiğini ve bu nizamda davacının davasını kapattık-tan sonra davalının şahadet verdiği bir safhada davacının yeniden şahit çağırmasına olanak olmadığını, bu nedenle Mahkemenin o aşamada davacıya yeniden şahit çağırmasına izin vermeye yetkisi olmadığını ve/veya böyle bir izin vermekle hata ettiğini ileri sü-rdü.
E.33 n.7 duruşmada şahitlerin çağrılması hususunda prosedürün ne olduğunu öngörmektedir. Kuşkusuz orada belirlenen usul normal bir duruşmada takip olunacak olan usuldür. E.33 n.7'de veya başka herhangi bir nizamda duruşma esnasında davacının talep t-akririnde tadilât yapılmasına izin verdikten sonra yeniden şahit çağırıp çağıramayacağına ve yeniden şahit çağıracaksa hangi safhada çağıracağı hussuunda herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Kanımızca bu gibi hallerde Mahkemenin takip edeceği usulü kendisin-in düzenlemesine asli yetkisi (inherent jurisdiction) vardır. Prosedür hukuku ile ilgili temel ilkelere göre mahkeme herhangi bir davada duruşmanın herhangi bir safhasında herhangi bir talep takriri veya müdafaa takririnin tadil edilmesine emir verdikten s-onra yapılan tadilât konusunda taraflara, istemde bulunmaları halinde, ister daha önce şahadet veren kişileri yeniden çağırmalarına, ister yeni şahit çağırmalarına fırsat vermesi gerekir. Bu hususta Dematrios Stylianou v. Andreas Phoyiades, 21 C.L.R. s.60 -at 80'de zamanın başhakimi Hallinan C.J. şunları söyledi:
"It is fundamental principles of procedure that the defendant be afforded an oppotunity of pleading to an amendment and of calling or recalling witnesses. The procedure followed in this case offen-ded against this principle.
We therefore order that the plaintiff within seven days file an amended statement of claim in proper form and that the defendant be at liberty to file a supplementary statement of defence thereto within seven days of receiving- o copy of the amended statement of claim.
The order of the trial Court that the consent judgement be set aside is vacated and this case remitted to that Court to adjusticate a fresh upon the issue as to whether the consent judgment should be set aside f-or the fraud alleged in the amended Statement of Claim. Upon the hearing of this issue the Court may take into account all evidence already given in the action and either party may re-call any witness for examination or cross-examination or adduce fresh ev-idence relevant to this issue"
Yukarıda alıntısı yapılan içtihat kararından açıkça görülüyor ki talep takrriinde herhangi bir -değişiklik Mahkeme emri ile yapıldıktan sonra Mahkeme o ana kadar verilen şaahdeti dikkate alabilir ve o ana kadar şahadet veren kişilerin yeniden çağrılmasına veya konu hakkında yeni şahit çağrılmasına isten- diği hallerde izin vermesi gerekir.
Yukarıda- belirtilenlerden ötürü Mahkeme o esnada davacıya şahadet veren birisinin talep takririnin deiştililmiş kısmı hakkında şahadet vermesine veya yeniden şahit çağırmasına izin vermekle hata etmiş değildir.
Duruşma esnasında verilen herhangi bir karardan dol-ayı istinaf yapılmasının bir davada parçalı istinaf yapılmış olacağı ve bunun arzu edilmediği daha önce verilen birçok istinaf kararında açıklıkla belirtilmiştir. Bu nedenle ilk mahkemelerin bu gibi istinafların yapılmasını teşvik etmemeleri ve bu gibi ist-idaların yapılması halinde dahi esas davanın duruşmasına ara vermemeleri ve duruşmaya devam etmeleri gerektiğini vurgulamak isteriz. Bu davada ara karardan sonra davanın duruşması 23.12.1981'e tayin edildiği halde bugün edindiğimiz bilgiye göre ara kararda-n istinaf yapıldığı nedeni ile duruşma yapılmadı.
Yüksek Mahkeme davaların duruşması hakkında bugüne birçok kararlarında davaların duruşmasının gereksiz ertelenmemesi, davaların duruşmasının süratle sonuçlandırılması, adaletin yerine getirilmesi ikesinin- zedelenmemesi gerektiğini belirtmekle beraber yargıçların bu uyarıya maalesef uymadıkları istinafa gelen birçok davalarda ve bu davada açıklıkla görülmekte- dir. Bu davanın duruşmasının takip ettiği aşamalar yukarıda olgular kısmında açıklıkla belirtildi.- Bugüne kadar Yüksek Mahkemenin uyarılarına uymayan yargıçların bundan böyle Yüksek Mahkemenin uyarılarına harfiyen uymaları gerektiğine önemle işaret etmek isteriz.
Bu davanın 15.3.1979'da ikame edildiğini, duruşmaların gereksiz ertelendiğini, ara karar- verilmesi için uzun müddet geçtiğini dikkate alarak duruşmanın derhal yapılıp davanın sonuçlandırılması için gerekenin yapılmasına direktif verilir.
Sonuç olarak istinaf reddolunur. İstinaf edenin istinaf masraflarını ödemesi emrolunur.
(Ülfet Emin) - (N. Ergin Salâhi) (Aziz Altay)
Başkan Yargıç Yargıç
3 Şubat 1982
Full & Egal Universal Law Academy