-D.7/83 Yargıtay/Hukuk 3/83
(Genel İstida No.52/80 Lefkoşa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: Salih S. dayıoğlu, N. Ergin Sal(hi, Niyazi F. Korkut
İstinaf eden: 1. KTFD Te-msilen KTFD Başsavcısı, Lefkoşa
2. Ekonomi ve Maliye Bakanlığını temsilen KTFD Başsavcısı, Lefkoşa
(Davalı/Müstedaaleyh)
- ile -
Aleyhine istinaf edilen: Avukat Menteş Aziz, Lefkoşa
- (Davacı/Müstedi)
A r a s ı n d a
İstinaf eden namına: Yaşar Boran
Aleyhine istinaf edilen şahsen hazır.
Satış sözleşmesi - 7/(0 sayı-lı Yabancıdan Satın Alınan Malların Kaydı Yasası - Davacının bir Rumdan satın aldığı arsaların adına kayededilmesi istemi - İlk Mahkemenin arsaların Davacının adına kayddedilmesi, ipotekli borcun özel bir fona yatırılması ve ipoteğin kaldırılması için emir- vermesi.
Usul - Ek şahadet - İstinafta tanık dinlenmesi - Davalının Mahkemede çağrılmayan veya çağrılma olanağı bulunmayan yeni tanığın istinafın duruşmasında şahadet vermesi için istida dosyalanması - Ne gibi hallerde ek şahadete izin verileceği - Makul- bir gayret sonucu elde edilemeyen veya duruşma ssırasında sunulmsının mümkün olmadığı hallerde ek şahadet sunulabilir.
OLAY: Davacı Lefkoşalı bir Rumdan satın aldığı 15 arsanın adına kaydedilmesi, mütebaki borcunun ilgili Bakanlığa göstereceği özel bir- fona yatırılması, arsaların ipotekli borcunun ne şekilde ödeneceği ve arsalar üzerindeki ipoteğin kaldırılması için emir talep etti.
Davalı müdafaa dosyalayarak belgelern 7/80 sayılı Yasanın 6(b)(iii) maddesini kanıtlayıcı mahiyette olmadığını ve ban-ka havalesi veya döviz transferleri yapıldığını gösteren belge olmadığını ileri sürdü.
İlk Mahkeme davacının ödenmemiş (bakiye) satış bedelini özel bir fona yatırması, ipotekli borcun Maliye Bakanlığınca göterilecek özel bir fona yatırılması, arsalar üz-erindeki ipoteğin kaldırılması ve arsanın adına kaydedilmesi için emir verdi.
Davalı bir istida dosyalayarak İlk Mahkemeye çağrılmayan veya çağrılma olanağı bulunmayan yeni bir tanığın istinafın duruşmasında şahadet verilmek üzere çağrılmasına izin veri-lmesini istedi.
Davacı istidaya itiraz dosyalayarak ibraz edilmek istenen şahadetin İlk Mahkemede kolaylıkla ibraz edilebileceğini ileri sürdü.
SONUÇ: Yargıtay, İngiliz içtihat kararlarına da atıfta bulunarak İlk Mahkemede şahadet vermeyen bir tanığın -hangi hallerde şahadet verebileceğini inceledi. Yargıtay, ek şahadetin makul bir gayret sonuca elde edilerek İlk Mahkemeye duruşma sırasında sunulmasının mümkün olup olmadığının araştırılması gerektiğini belirtti. Yargıtay, Davalının sunmak istediği şaha- -detin makul bir gayret sonucu elde ederek İlk Mahkemede sunabileceği kanısına vardı ve istidayı reddetti.
Atıfta Bulunulan Yargısal İçtihatlar:
1- Braddock v. Tillotson's Newspaper Ltd. (1950) 1 K.B. sayfa 50.
2- Yiannakis Kyriacou poutikkos v. Mehmet F-evzi (1962) C.L.R. sayfa
283.
H Ü K Ü M
Salih S. Dayıoğlu: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç Niyazi F. Korkut verecektir.
Niyazi F. Korkut: Aleyhine istinaf edilen müstedi Lefkoşa Kaza Mahkemesinde dosyalamış olduğu Genel İstid-a 52780 altında (a) Lefkoşa'da Kızılbaş Mahallesinde Lefkoşalı Korina Pierides isminde kayıtlı bulunan ve kendisi ile konu mal sahibi arsında oktolunan 6.8.1975 tarihli satış senedi uyarınca satın almış olduğu 15 adet arsanın ismine kaydedilmesine, (b) mah-suben yapılan ödemelerden sonra müteabki kalan mebl(ğın devir işlemi yapılmazdan önce ilgili Bakanlığın göstereceği özel bir fona ödenmesine, (c) Lefkoşalı Korina Pierides'i Bank of Cyprus Ltd.'e olan borcu için, satış konusu arsaların sair 21 arsa ile bir-likte mevcut ve KL51,341.301 mile baliğ olan ipoteğinin e şekilde ödeneceği ve/veya diğer arsalar ile birlikte hangi tarzda bölünmek suretiyle ödeme yapılacağına, (d) veya alternatif olarak müteabki satış bedelinin tümünü ve/veya bir kısmının Bank of Cypru-s Ltd.de mevcut ipoteğe ödenerek satış konusu arsalar üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına; ilişkin emir verilmesi isteminde bulundu. Başvuru sahibi, istidaya ekli yemin varakasında, sair şeyler yanında, lefkoşa'da 6.8.1973 tarihinde Lefkoşalı Korina Pieride-s ile yapmış odluğu bir satış sözleşmesi uyarınca istida konusu 15 arsayı uyuşulmuş KL65,000 mukabilinde satın aldığına, satış bedelini 2 yıl içinde ödeyeceğine, satış senedi üzerinden gerçekleşecek %9 faizi her ay arsaların ipotekli olduğu Kıbrıs Bankası -Ltd.'e yatıracağına ilişkin anlaştıklarını, konu arsaların başka 21 arsa ile birlikte konu bankaya ipotekli olup 7.8.1973 tarihinde birikmiş borcun KL51,341.308 mils olduğunu; Lefkoşa Türk Bankasının 1564224 nolu çeki ile KL900, 27.9.1973'de, 14.12.1973 ta-rihinde 163583 nolu çek ile KL450, 6.3.74 tarihinde nakden KL450 olmak üzere ceman KL2250 konu hesaba yatırdığını ve 2.5.1974 tarihinde de mal sahibinin kocası Doras Pierides'e KL20,00 ödediğini, KTFD Tapu Dairesine kontrat ve eki olan pl(nın bir suretini -20.7.1974'den önce verdiğini, bu arsalardan bir tanesini kumandan Muavini Ahmet Kunter'e senetle sattığını, adıedilenin bu arsaların bir kısmı ile takas yapmak üzere İçişleri Üyeliğine başvurduğunu, bu arsalar ile ilgili olarak 20.7.74'den önce ve sonra K.-T. Yönetimi Resmi Makamlarına ve Başkanlığına b.rçok başvuruları olduğunu ve resmi makamların arşivlerde bu satışı kanıtlayıcı belgeler bulunduğunu ileri sürdü.
İstinaf eden müstedaaleyh bu istidaya dosyalamış olduğu itiraznamede müstedinin istidasına ek-li yemin varakasında belirtilen ile yeminde atıf yapılan belgelerin 7/80 sayılı Yasanın 6. maddesindeki hususular ve özellikle 6(b)(iii) maddesini kanıtlayıcı mahiyette olmadığı ve malın bedeline karşı banka havalesi veya döviz transferi yapıldığını göster-en belge olmadığını ileri sürdü.
İstidanın duruşmasında müstedi bizzat şahadet verdi ve ayrıca 15 tanık dinletti. Müstedi şahadetinde de sözleşmedeki salahiyete dayanarak arsalardan bazılarını sattığını ve bunlardan birisinin de Ahmet Kunter olduğunu ve -hanımına ait bazı mallar takas olarak kendisine verileceği için ona bir harita verdiğini ve onun da bu harita ile İçişlerine takas için başvurduğunu belirtti. Şahadete göre daha önce müstedi tanığı olarak şahadet veren zamanın İçişleri Bakanlığı müsteşarı -ve 1974'den önce Ecnebilerden mal satın alma ile ilgili komisyon sekreteri Ünal bektaşi de şahadetinde Ahmet Kunterin hanımı Bakiye Mehmet'e ait M3/74/650 numaralı dosyayı emare olarak sundu.
Müstedaaleyh ise herhangi bir tanık çağırmadı.
Alt Mahkeme 3-0.12.1982 tarihinde vermiş olduğu bir karar ile müstedinin ödenmemiş satış bedeli olan KL65,000 ile 6.8.1973 tarihinden itibaren nihai tediye tarihine dek bu mebl(ğ üzerinden %9 fazileri (ödendiğine dair bulgu yapılan KL900. çıktıktan sonra) Maliye Bakanlı-ğının göstereceği özel bir fona yatırmasına; Kıbrıs Bankası KLtd. lehine mevcut olan KL49,600 ipotekli borç ile bu mebl(ğ üzerinden 2.3.1973'den nihai tediyeye dek %9 fazilerin Maliye Bakanlığının göstereceği özel bir fona yatırılmasına ve mezk(r arsalar ü-zerindeki ipoteğin kaldırılamsına ve yukaırda belirtilenlerin yapılmasından sonra istida konusu 15 arsanın müstedinin adına kaydedilemsine ilişkin bir emir verdi.
Müstedaaleyh Mahkemenin bu kararın akarşı 13.1.1983 tarihinde bir istinaf dosyaladı ve isti-naf ihbarnamesinde 3 istinaf sebei ileri sürdü.
İstinaf eden daha sonra bu istinaf altında 7.2.1983 tarihinde bir istida yaparak alt mahkemeye çağrılmayan ve/veya çağrılma oalnağı bulunmayan bir yeni tanığın istinafın duruşmasında şahadet vermek üzere ça-ğrılmasına izin verilmesine ilişkin bir istemde bulundu.
İstinafı yürüten kıdemli savcı tarafından yapılan istidaya ekli yemin varakasında, sair şeyler yanında, istinaf konusu 52/80 sayılı genel istidanın 7/80 sayılı yasadan kaynaklandığını, aleyhine ist-inaf edilenin istida konusu arsaları 6.8.1973 tarihinde yazılı bir sözleşme ile satın aldığını ileri sürdüğünü, arsaların aleyhine istinafe dilen tarafından satın alınıp alınmadığının ihtil(flı olduğu, alt mahkemenin konu sözleşmeyi geçeri saydığı ve bu ka-rardan sonra aleyhine istinaf edilenin iddialarına zıt ve onları nakzeden yeni şahadet ve gerçeklerin bilgisine geldiğini bu bilgilere göre K.M. Ahmet Kınter'in hanımı Bakiye Mehmet Sinan Baftaki bu taşınmaz malı ile Korina Pierides'im istida konusu arsal-ardan 5 adedini mübadele etmek için anlaşıp Bakiye Mehemt'in 16.3.1874 tarihinde Adalet ve İçişlerine müracaarra bulunduğu, ilgili Komitece gerekli izin verilmesinin uygun görüldüğü ve Yürütme Kurulunun 25.6.1974 gün ve 5462 numaralı kararı ile mübadelenin- onaylandığı ileri sürülmektedir. yemin varakasında ayrıca ibraz edilmek istenen şahadeti makul olarak ve/veya makul bir gayret ile temin edip alt mahkemeye ibraz etmenin mümkün olmadığı ve ibraz edilmek istenen şahadetin inandırıcı nitelikte bir şahadet o-lup davanın neticesini önemli ve esaslı şekilde özünde etkileyebilecek nitelikte olduğu da ileri sürüldü.
Aleyhine istinaf edilen müstedaaleyh bu istidaya bir itirazname dosaladı. Müstedaaleyhistidaya ekli yemin varakasında, sair şeyler yanında, ibraz ed-ilmek istenen şahdetin alt mahkemede kolaylıkla ibraz edilebileceğini, hakkında şahadet verdirmek istediği muamelenin İçişleri Bakanlığında yer aldığı ve konu hakkında kati derecede bilgi ve yetki sahibi olan Ünal Bektaşi istidada şahitlik yaptığı ve kendi-sine bu hususta herhangi bir soru sorulmadığını, Bakiye mehmet'in takas muamelesi hususunda kendisinin de şahadetinde ve istidaya ekli yemin varakasında değindiği halde bu hususun ele alınmadığını ve bu husustaki tüm resmi muamelerin müstedilerin konroller-i altında olan dairelerde bulundu- ğunu ve şimdi verdirmek istedilleri şahadeti alt mahkemede isteseleri kolaylıkla o zaman verebileceklerini ve Mahkemenin takdir hakkını müstedi lehine kullanmasını haklı gösterecek herhangi bir sebep ve/veya mesnet bulunm-adığını ileri sürdü.
İstinafın duruşması sırasında da taraflar aynı savları yinelediler. İstinaf edenin yeni şahadet dinetmeden amacı, istidadaki yeminden anlaşılacağı gibi, aleyhine istinaf edilen tarafından alt mahkemede verieln ve alt makeme tarafında-n geçerli sayılan şahadete itibar edilmemesini sağlamaktadır.
Alt Mahkemede şahadet vermiyen bir tanığın, istinafın duruşması sırasında, ne gibi hallerde şahadet verebileceği ile ilgili olarak Braddock v. Tilloston's Newspapers Ltd. (1950) 1 K.B. davsınd-a sayfa 50'de Tucker L.J. şöyle dedi:
"It has been the invariable practice of the Court of Appeal in this country to confine the admission of fresh evidence, in circumstances such as this to evidence which could not reasonably have been discovered before- the trial, and to evidence which, if believed, either would be conclusive or, as has been said by some judges, to evidence which would lead to the reasonable probability that the verdict would have been different. But the practice has hitherto been confin-ed to evidence elating to an issue in the case, or at any rate to an issue which could and might yet be raised if there were a new trial in the action. No case has been cited in which this court has ever admitted or has ever been asked to admit evidence go-ing to credit only. That, of course, is not conclusive; it is certainly not conclusive as to the jurisdiction of this court and, for myself, I think that this court clearly has jurisdiction to take any course which it thinks fit with regard to a matter of -this kind; but the invariable practice is clear, and furthermore, when one comes to apply the first test, namely, whether the evidence could have been discovered by reasonable diligence before the trial, .............."
Dah-a sonra sayfa 53'de ise şöyle denmektedir:
"There are two conflicting principles always operating in these matters; one is that everything should be done in order to ascertain the truth; and the other is that there should be some finality in litigation, -and so far as possible, a reasonable limitation of costs. It is in order to achieve the latter result that it is necessary for the court to impose some limit to the re-opening of decided issues, even at the risk that injustice may result, or it may appear- that there is a possibility of injustice resulting."
Yukarıda yapılan alıntılardan da görülebileceği gibi ilke olarak davalar-ın duruşmasının bir yerde son bulması ve gereksiz masraflara girilmeisnin önlenmesi gerektiği ve bu nedenle Mahkemenin yeniden şahadet dinleme yoluna giderek davaların yeni baştan açılmasını bazı kısıtlamalara tabi tuttuğu belirtilerek bir istinafta ek şah-adet verilip verlmeyeceği karara bağlanacağında uygulanması gerken ilk testin söz konusu şahadetin mkaul bir gayret sonucu elde edilerek ilk mahkemeye, duruşma sırasında, sunulmasının mümkün olup olmadığının araştırtılması olduğu vurgulanmaktadır. Bu ilke -daha sonra C.L.R. (1962) sayfa 283'de yayınlanan Yiannakis Kyriakou Pourikkos v. Mehmet Fevzi davasında aynen uygulandığı gibi Y/H 20/81'de de aynen benimsenmiştir.
Önümüzdeki meselede de müstedi istinaf konusu arsalardan 5 adedini Baf'taki taşınmaz malı- ile mübadele etmek isteyen bir tanığa Adalet ve İçişlerie yapmış olduğu başvuru ile ilgili tanıklık ettirilmek istenmektedir. Aleyhine istinaf edilen yemin varakasında bu hususa kısmen değinmiş aynı hususu şahadetinde de yinelemekle kalmayıp Adalet ve İçi-şleri Bakanlığında konu hakkında sorumlu olup k(fi bilgi ve yetkiye sahip olan Ünal Bektaşi'yi de şahadet çağırmış ver adıeilen kişi ilgili dosyayı da mahkemeye sunduğu halde bu istidadaki müstedi tarafından bu hususlarda ne aleyhine istinaf edilen ne de Ü-nal bektaşi sorgulanmaya tabi tutulmamışlrardır.
Kanımızca müstedi bugün sunmak istediği şahadeti, makul bir gayret sonucu elde ederek, ilk mahkemede sunabilirdi.
Bu böyle olduğuna göre de müstedi yukarıda değinilen testi tatmin edemediğinden istidanın- reddedilmesi gerekir.
Sonuç olarak istida reddolunur.
(Salih S. Dayıoğlu) (N. Ergin Sal(hi) (Niyazi F. Korkut)
Yargıç Yargıç Yargıç
23 Ş-ubat 1983
7
Full & Egal Universal Law Academy