-D.1/95 Yargıtay/Hukuk 3/94
(Magosa Deniz Dava No: 18/91)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: Celâl Karabacak, Metin A. Hakkı, Nevvar Nolan.
İstinaf eden: 1. M/V Halilağa -gemisinden Magosa Serbest Liman
Bölgesine tahliye edilmiş bulunan Rolled Cold
Rolled Coils ve Sklavatal 40 Taal yağ yükü.
2. Tekfen Dış Ticaret A.Ş. Tekfen Sites 80600 Etiler
İstanbul.
- (Davalılar)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Kıbrıs Türk Kooperatif Merkez Bankası
Ltd. Lefkoşa.
(Davacı)
- A r a s ı n d a.
İstinaf eden tarafından Av. Ali Dana
Aleyhine istinaf edilen tarafından Av. İsmail Sağlamer.
H Ü K Ü M
Celâl Karabacak: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç Nevvar Nolan verecektir.
Nevvar Nolan: M/V Halilağa gemisi i-le Magosa Limanına gelen yükü Davalı No.2'nin talimatı ile gemiden Magosa Serbest Liman Bölgesine boşalttığını iddia eden Davacı, diğer Davalılar yanında, Davalı No.1 yük ve Davalı No.1 yükün sahibi ve göndericisi olan Davalı No.2 aleyhine boşaltma ile ilg-ili verdiği hizmetler ve ödediği ücretler için Magosa Kaza Mahkemesinde 18/90 sayılı deniz hukuku davasını ikâme etti.
Davayı dinleyen Tam Kadrolu Kaza Mahkemesi Davacı lehine ve Davalı No.1 ile Davalı No.2 aleyhine 13,912,99 Amerikan Doları ve 10,000 TL- için hüküm verdi. Davalı No.1 ve 2. Kaza Mahkemesinin hükmünden istinaf ettiler.
Davalılar istinaf ihbarnamesine, özetle, Kaza Mahkemesinin,
1- Davalı No.1 yükün sorumluluğu ile ilgili yasal prensipleri yanlış değerlendirdiğini ve/veya yanlış uyguladığ-ını,
2- (a) Davalı No.2'nin yükün tahliyesi ile ilgili Davacıyı yetkilendirdiği hususndaki bulgusunun şahadet ile desteklenmediğini,
(b) Davacı tanığı Osman Gündağlar'ın şahadetini hiçbir şekilde ihtilâf konusu yapılmamış bir şahadet gibi değerlendi-rmesinin hata olduğunu,
(c) İhtilâf konusu noktalar ile ilgili şahadeti kâfi derecede incelemediğini ve/eya değerlendirmediğini ve/veya yanlış değerlendirdiğini ve Davacı Davalılar aleyhindeki davasını kâfi derecede ispat edemediği halde Davalılar ale-yhine hüküm vermekle hata ettiğini,
ileri sürdüler.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Mahkemeleri 9/76 sayılı Mahkemeler Yasasının 38(f) maddesi altında deniz hukuku ile ilgili 21 Aralık 1963 tarihinde yürürlükte olan deniz hukukuna ilişkin mevzuatı uygular-. 21 Aralık 1963 tarihinde yürürlükte olan deniz hukukuna ilişkin mevzuat ise 9/76 sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırılan 14/60 sayılı Adalet Mahkemeleri Yasasının 19. maddesi gereği bağımsızlık gününden (16 Ağustos 1960) hemen önce İngiltere'de uygulanan -deniz hukukudur. 16 Ağustos 1960 tarihinden hemen önce İngilter'de uygulanan deniz hukukunu düzenleyen mevzuat da Administration of Justice Act 1956'dır.
Administration of Justice Act 1956, madde 3'de hangi durumlarda in rem dava ikâme etme hakkının tanı-ndığı sıralanmaktadır. Madde 3 gözden geçirildiğinde yükü gemiden boşaltan kişiye in rem dava ikâme etme hakkı, bir başka ifade ile yükü dava etme hakkı tanıdığı görülmemektedir.
Davalı No.1 yük aleyhine hüküm veren Kaza Mahkemesi kararında Davalı No.1 y-ük ile ilgili Davacının Davalı No.1 yük üzerinden Davalı yüke verdiği hizmetlerden dolayı lien hakkı olduğunu, Davalı No.2 ve 3'ün yanında Davalı No.1 yükün sorumluluğunu da teminat altına alan bir banka teminat mektubu verilmesi üzerine Davalı No.1 yükün -tekrar gemiye yüklenerek götürüldüğünü, Davacının bu şartlar altında Davalı No.1 yükün zilyetlik ve/veya tasarrufunu kaybetmesinin Davacının Davalı No.1 yük aleyhindeki dava sebebini veya dava hakkını sona erdirmediğinden Davalı No.1 yük aleyhine hüküm ver-ebileceğini ifade etmiştir. Davacının Davalı No.1 yük üzerinde davalı yüke verdiği hizmetlerden dolayı yükün tasarrufuna sahip olduğu sürece, lien hakkı olabilir; ancak Davacının Davalı No.1 yük üzerinde sahip olduğu lien ne tür bir lien'dir? Davacı Davalı- No.1 yük üzerinde lien hakkı olduğunu iddia etmiş ancak daha ileri birşey söylememiştir. Davacının yük üzerinde possessory lien hakkı olması Davacıya in rem dava ikâme etme, yükü dava etme, hakkını da sağlamamaktadır: Administration of Justice Act 1956, m-adde 3 böyle bir hak tanımamaktadır. Davacının yük üzerinde maritime lien'i var ise, Administration of Justice Act 1956, madde 3(3) altında davacı yük aleyhine deniz hukukunda in rem dava ikâme edebilir. Davacının yük üzerinde maritime lien'i var mıdır? Bu- sorunun yanıtlanabilmesi için maritime lien'in ne olduğunun bilinmesi gerekir. Halsbury's Laws of England, 3rd Edition, Volume 35, paragraf 1204: Maritime liens recognised by English law. The maritime liens recognised by English law are those in respect o-f bottomry and respondentia bonds, salvage of property, seamen's wages and damage." Görülebileceği gibi Davacının yük üzerinde yüke verdiği hizmetlerden kaynaklanan lien'i maritime lien değildir. Davacının sahip olduğunu iddia ettiği lien maritime liean ol-madığına göre Davacı in rem dava ikâme edemez, yükü dava edemez. Belirtilenler nedeni ile Kaza Mahkemesinin Davalı No.1 aleyhine verdiği hükmün iptal edilmesi gerekir.
Kaza Mahkemesi konu yükün M/V Halilağa gemisinden Serbest Liman Bölgesine tahliyesi il-e ilgili olarak Davacıyı Davalı No.2'nin yetkilendirdiği ve yük tahliyesi ile ilgili Davacının hizmetlerinden Davalı No.2'nin sorumlu olduğu bulgusuna vararak Davalı No.2 aleyhine de hüküm verdi. Konu yükün M/V Halilağa gemisinden tahliyesinin Davacı taraf-ından gerçekleştirildiği tartışma konusu değildir. Davalı No.2 adına da dosyalanan Müdafaa Takririnde yükün tahliyesi ile ilgili Davacıya Davalı No.2 tarafından talimat verilmediği, Davacıya talimatın üçüncü şahıslar tarafından verildiği, herhalükarda Dava-cının yükün tahliyesi ile ilgili hizmet ve harcamalarının Davacıya üçüncü şahıslar tarafından ödendiği ve Davacının herhangi bir alacağı kalmadığı ileri sürülmüştür. Huzurundaki şahadeti değerlendiren Kaza Mahkemesi konu yükün M/V Halilağa gemisinden tahli-yesi ile ilgili Davacıya Davalı No.2'nin talimat verdiği ve Davacının yükün tahliyesi ile ilgili hizmet ve harcamaları için ödenmediği bulgusuna varmıştır.
Davacı tanığı Davacının muhasebe sorumlusu Osman Gündağlar şahadetinde konu yükün tahliyesi için k-endilerini Davalı No.2'nin görevlendirdiğini ifade etmiştir. Davalılar avukatı bu tanığın bir evrağa bakarak şahadet vediğini görmüş olacak ki, bir tanığın evrağa bakarak şahadet veremeyeceğini, evrağı ibraz etmesini, evrağın şahadet kurallarına göre emare- olarak kabul edilmesi halinde evrağa bakarak şahadet verebileceğini iddia ederek, tanığın emare olmayan evrağa bakarak şahadet vermesine itiraz etmiştir. Davalılar avukatının bu itirazı şahadet kurallarına uygun, yerinde bir itiraz idi; ancak Kaza Mahekme-si herhangi bir karar vermeden, duruşma notlarından Davalılar avukatının evrağı gördüğü ve itirazını geri çektiği görülmektedir. Davalılar avukatının itirazını geri çekmesinden sonra tanık şahadetine devam etmiş ve Davcıya yükün tahliyesi için Davalı No.2 -tarafından talimat verildiği ile ilgili şahadetinin sonunda evrağı Mahkemeye ibraz etmek istediğinde Davalılar avukatı evrağın ibrazına fotokopi olduğu için itiraz etmiştir. Mahkeme de fotokopi olması nedeni ile evrağın emare olarak ibraz edilmesine izin v-ermemiştir. İstinafın dinlenmesinde Davalılar avukatı, Davacıya konu yükün tahliyesi için Davalı No.2 tarafından talimat verildiğini söyleyen Davacı tanığı Osman Gündağlar'ın bir evrağa bakarak şahadet verdiğini evrağın ise Mahkeme tarafından emare olarak -kabul edilmediğini, bu nedenle Mahkemenin tanığın görevendirme ile ilgili şahadetini değerlendirmekle hata ettiğini, bu tanığın Davacıya yükün tahliyesi için Davalı No.2 tarafından talimat verildiği ile ilgili şahadetinin Mahkeme tarafından talimat verildi-ği ile ilgili şahadetinin Mahkeme tarafından yok sayılması gerektiğini ileri sürmüştür. Yukarıda ifade ettiğimiz gibi Kaza Mahkemesindeki duruşmada Davalılar avukatı tanığın evrağa bakarak şahadet vermesine itiraz etmiş ancak evrağı görerek itirazını geri -çekmiştir. Davalılar avukatı itirazını çekmekle tanığın evrağa bakarak şahadet vermesine ve bu şahadetin Mahkeme tarafından alınmasına açıkça veya üstü kapalı bir şekilde rıza göstermiş, izin vermiştir. Daha sonra fotokopi olması nedeni ile evrağın emare o-larak kabul edilmemesi, Davalılar avukatının ifade ettiğimiz en azından üstü kapalı rızası ile bu evrağa bakılarak verilen şahadetin Mahkeme tarafından yok sayılmasını gerktirmemektedir. Bu nedenle Kaza Mahkemesi bu tanığın konu yükün tahliyesi için Davacı-ya Davalı No.2 tarafına talimat verildiğ ile ilgili şahadetini yok saymamakla ve değerlendirmekle hata etmemiştir.
Yukarıda belirtilenler yanında Davacı tanığı Osman Gündağlar konu yükü tahliye etmelerinden doğan alacaklarını faks ile Davalı No.2'den tal-ep ettiklerini, Davalı No.2'nin de faks ile kendilerine yanıt gönderdiğini ifade edip Davalı No:2'nin 28 Mayıs 1990 tarili yanıtını Emare 7 olarak Mahkemeye ibraz etmiştir. Davalı No.2'nin yanıtı aynen şöyledir:
"Malumlarınız olduğu üzere M/V Halilağa'nın- tahlieysine ait hesaplar halen kapatılmamıştır. Konu ile ilgili sizi bugün aramama rağmen ofiste bulamadım. Acilen benimle temas etmenizi rica ederim."
Davalı No.2'nin gönderdiği yükü gemiden tahliye eden Davacı tahliye ücretini Davalı No.2'den talep edi-yor, Davalı No.2 ise verdiği yanıtta kendisinden bir talepte bulunulamayacağını ifade etmiyor, "malumlarınız olduğu üzere M/V Halilağa'nın tahliyesine ait hesaplar henüz kapatılamamıştır, acilen benimle temas etmenizi rica ederim" diyor. Davalı No.2 gönder-diği yükün tahliyesi için Davacıya talimat vermemiş ise, yükün tahliyesi nedeni ile Davacının bir talepte bulunmasına ve talebin muhatabı olmasına karşılık Davalı No.2'nin verdiği yanıtta farklı ifadelerin yer alması beklenir; örneğin, yükün tahliye hizmet-lerinden sorumlu olmadığı, yükün tahliyeisnden dolayı kendisinin bir borcu olmadığı gibi. Konu yükün tahliye ücretini kendilerinden talep eden Davacıya Davalı No.2'nin verdiği Emare 7'deki yanıt, davanın diğer olguları ile birlikte tezekkür edildiğinde, ol-asılıklar dengesi üzerinden yükün tahliyesi ile ilgili Davacıya Davalı No.2 tarafından talimat verildiğine ağırlık kazandırmaktadır. Duruşmanın sonunda Kaza Mahkemesi huzurundaki şahadet, mahkemenin konu yükün gemiden tahliyesi ile ilgili Davacıya Davalı N-o.2 tarafından talimat verildiği bulgusuna varabilmesine makul olarak açıktı ve Kaza Mahkemesinin böyle bir bulguya varmakla hata ettiğine ikna olmadık.
Yukarıda belirtilenler ışığında Davalı No.2 aleyhine verilen hükümden yapılan istinafın reddedilmesi -gerekir.
Sonuç olarak Kaza Mahkemesinin Davalı No.1 aleyhine vediği hükme karşı yapılan istinaf kabul edilerek Davalı No.1 aleyhindeki hüküm iptal edilir; Davalı No.2 aleyhine verilen hükme karşı ise istinaf reddedilir.
İstinaf masrafları ile ilgili he-rhangi bir emir verilmez.
(Celâl Karabacak) (Metin A. Hakkı) (Nevvar Nolan)
Yargıç Yargıç Yargıç
16 Ocak 1995
Full & Egal Universal Law Academy