-D.1/80
Yargıtay/Hukuk 32/79
(Dava No. 1022/77; Mağusa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Şakir Sıdkı İlkay, Salih S. Dayıoğlıı,
N. Ergin Salâhi.
İstinaf eden-: Halil Mustafa, Mağusa.
(Davalı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Mehmet Hasan Sakaryalı, Mağusa.
(Davacı)
A r a- s ı n d a
İstinaf eden namına: M. Aziz.
Aleyhine istinaf edilen namına: O.Z. Bilgehan.
Tahliye - Davacının "esasa müteallik tadilât" nedeniyle işyeri
için tahliye istemi - 3 aylık ihbar - Davalının tadilâtın esaslı
olmadığına ilişkin itir-azı ve peştemallık talebi - İlk
Mahkemenin yapılacak tadilâtın esasa müteallik tadilât olduğu
kanısına varması ve tahliye emri vermesi - Peştemallık hususunu
da inceleyen İlk Mahkemenin buna hak kazanılmadığı kanaatine
vararak t-azminat talebini reddetmesi - İlk Mahkemenin ayrıca
tahliye emrinin icrasına kadar kiracının kira ödememesine ve
dava masraflarının Davacı tarafından ödenmesine emir vermesi.
Peştemallık - Peştemallık için (a) iş veya ticaret nedeniyle işyer-inin kirasının artması (b) işyerinin tahliyesi neticesi bundan kiralayanın yararlanacak olması gerekir - Davalının 21 senedir kullandığı ana cadde üzerindeki işyerinin kîra artışına katkısı olmasının Davacının başka bir dükkan bulmak için hava parası verme-sinin ve müşterilerin celbi ile reklam v.s. için masraf yapmasının peştemallık koşullarını tatmin etrrıekten uzak kalması - 18/73 sayılı Kira Yasasının 8. maddesi.
İdari karar - Belediye tarafından verilen işyeri tadilâtı için inşaat izni - İnşaat izninin- Belediyece yenilenmesi - İznin yenilenmesinin Fasıl 96 Yollar ve Binalar Düzenleme Yasasının 5. maddesine aykırı olduğu iddiası - Yetkili makam tarafından yenilenen inşaat izninin geçersiz olup olmadığını yargısal olarak inceleyebilecek merci Yüksek İdare- Mahkemesi olduğu için İlk Mahkemenin yenilenen izni geçerli kabul etmekle isabetli hareket etmesi.
Dava sebebi - Talep takririnde Davacının birden fazla dava sebebi ileri sürebilmesi ve dava sebeplerinden birine dayanarak davasını yürütebilmesi - Esasa -müteallik tadilât nedeniyle tahliye istemi - Yargıtayın 18/73 sayılı Kira Yasasının 7. maddesindeki tahliye sebeplerinin birbirinden bağımsız sebepler olduğuna ve Davacıların ileri sürdükleri birden fazla sebeplerden birini seçerek davasını yürütebileceği -ve böyle yapmakla diğer sebeplerin batıl olamayacağı görü,sü - İlk Mahkemenin sadece esasa müteallik tadilât sebebiyle tahliye emri vermekle hata etmemiş olması.
Masraf emri - Mahkemelerin kaybeden taraf lehine tüm masrafların ödenmesine emir vermesi - Tah-liye talebi - İlk Mahkemenin tahliye emri vermesi ve peştemallık için tazminata Davalının hak kazanmadığını gözönünde bulundurarak tüm dava masraflarını Davacının ödemesini emretmesi - Davacının masraf emri aleyhine istinafı - Yargıtayın masraf emri verip -vermeme hususunda Mahkemelerin takdir yetkisi bulunduğunu ve buııun adli surette kullanılması gerektiğini belirtmesi - Mahkemelerin takdir yetkilerini adli surette kullanırken bir hukuk davasını kazanan tarafın herhangi bir masraf kalemini veya davadaki he-rhangi bir safhanın masrafını, o kalem veya safha ile ilgili kusur veya ihmale binaen veya sair geçerli gerekçeye dayanarak karşı tarafa ödemesini emrettiği görülmüşse de tüm dava masraflarını davayı kazananın tarafından ödenmesinin görülmediğine değinen Y-üksek Mahkemenin masraf emrini iptal etmesi.
OLAY: Davacı işyerinin yasal kiracısı olan Davalı aleyhine açtığı davada, işyerinde esasa müteallik tadilât yapacağını iddia etti ve tahliye talep etti. Davalı ise mukabil davasında Davacıdan tazminat talep e-tti. İlk Mahkeme Davacının yapmayı tasarladığı tadilâtın esasa müteallik olduğunu, Davacının Belediyeden gerekli izni aldığını ve Davalıya gerekli ihbarı gönderdiğini dikkate aldı ve Davalı aleyhine tahliye emri verdi. Davalının mukabil davasını kanıtlayam-adığı kanısına varan İlk Mahkeme tazminat talebini reddetti. İlk Mahkeme tahliye için Davalıya tanıdığı süre içinde Davalının Davacıya kira ödememesini ve dava masraflarının Davacı tarafından ödenmesini emretti.
Davalı bu hükme karşı istinaf dosyalayara-k İlk Mahkemenin tahliye gerçekleşinceye kadar kira ödenmemesini emretmekle ve dava masraflarını Davacının ödemesini emretmekle hatalı karar verdiğini iddia etti. Davalı ise mukabil istinafında İlk Mahkemenin tahliye emri vermekle hata ettiğini, çünkü 1 ) -Davacının inşaat için geçerli bir ruhsatı olmadığını 2) Yapılması tasarlanan tadilatın esasa müteallik olmadığını 3) Davacının dava konusu işyerini kendisinin kullanacağını söylediğini, dolayısıyle esasa müteallik tadilât nedeniyle tahliye emri verilemiyec-eğini ve 4) İlk Mahkemenin Davalı lehine tazminata hükmetmemesinin hatalı olduğunu iddia etti.
SONUÇ: Önce mukabil istinaf üzerinde duran Yüksek Mahkeme
Davacının Magosa Belediyesinden aldığı ruhsatın yenilenmiş olduğunu ve ruhsatın süresi dolmadan duruş-manın yapıldığını belirtti. Ruhsatın Fasıl 96 Yollar ve Binaların Düzenlenmesi Yasasının 5. maddesine aykırı olarak yenilendiği iddiasını İlk Mahkemenin dikkate alamayacağını çünkü bu konuda karar verme yetkisinin Yüksek İdare Mahkemesinde olduğunu dikkate- alan Yüksek Mahkeme 1'inci istinaf sebebini reddetti. 2) Davacının apmayı tasarladığı tadilâtın büyük ve köklü olduğu konusunda Ilk Mahkeme önünde şahadet bulunduğunu, İlk Mahkemenin dinlettiği bilirkişi şahadetini tercih etmekle İlk Mahkemenin hata etmed-iğini belirtti ve İlk Mahkeme kararının Yargıtay/Hukuk 55/78'de belirtilen prensiplere uygun olduğunu dikkate alarak 2'nci istinaf sebebini de redetti. 3) Davacının işyerini şahsen kullanma niyetinde olmasının esasa müteallik tadilât nedeniyle tahliye emri- verilmesine engel olmadığını çünkü birkaç dava sebebi bulunan bir davada İlk Mahkemenin dava sebeplerinden birine dayanarak hüküm verebileceğini belirttî. 4) Tazminat konusunda verilen şahadet dikkate alındığında Davacının Sulay v. Kazandjian 24 C.L.R. p.-37'de belirtilen koşulları tatmirı etmekten uzak kaldığını belirten Yüksek Mahkeme tazminat talebini reddetmekle İlk Mahkemenin hatalı hareket ettiği sonucuna vardı. Bu nedenle mukabil istinafı reddeden Yüksek Mahkeme istinaf nedenlerinde haklılık payı bul-unduğunu çünkü ilk mahkemelerin 18/73 sayılı Yasanın 11. maddesine göre tahliye emri verirken koşullar koymaya yetkisi bulunmakla birlikte kiracının hiç kira ödememesini emretme yetkisi bulunmadığını, masraflar konusunda ilk mahkemelerin takdir yetkisi old-uğunu ancak davanın tüm masraflarını davayı kazananın ödemesinin hatalı olduğunu belirtti ve istinafı kabul ederek Davalının tahliye tarihine kadar kirayı ödemesine ve İlk Mahkemedeki dava masrafları için herhangi bir emir verilmemesine karar verdi.
Atıft-a Bulunulan Yargısal İçtihatlar:
Yargıtay/Hukuk 6/75.
Yargıtay/Hukuk 55/78.
Yargıtay /Hukuk 39/79.
4- Sulay v. Kazandjian 24 C.L.R. s.37.
---------------------
HÜKÜM
Şakir Sıdkı İlkay: İşbu İstinaf Mağusa Kaza Mahkemesinin müstenifin
açtağı bir tahli-ye davasında verdiği hüküm ve masraf emrinden ya- pılmıştır.
Müstesnif davacı Mağuda'da İstiklâl Caddesi NO.44'de kâin bir dükkânın sahibidir. Müstenif bu dükkânı ilkin sözlü olarak sonradan da 13.8.1975 tarihli yazılı bir icar mukavelesi tahtında bir yı-l için aleyhine istinaf edilen davalıya ayda K.L.14.- icar bedeli ile kiraladı. Davalı icar mukavelesi hitam bulduktan sonra söz konusu dükkânı kanuni müstecir oılarak işgal etmeğe devam etti.
Davacı, 13.8.1977 tarihli yazılı bir ihbar ile söz konusu dük-kâna esas müteallik tadilât maksadı ile ihtiyacı bulunduğunu ve gerekli plânı hazırlatıp, izni aldığını davalıya bildirdi ve dükkânı boşaltması için kendisine 3 aylık mühlet verdi. Davalının, talep edildiği veçhile, dükkânı boşaltmaması üzerine, davacı ist-inaf konusu davayı açtı ve dükkânın davalı tarafından tahliyesi için emir talep etti.
Davalı dosyaladığı müdafaa vo mukabil dava takririnde birçok hususlar ileri sürmlüşse de davanın duruşmasında dükkâna yapılması tasarlanan tadilât ve mukabil davada tale-p edilen tazminat hususları üzerinde durdu.
Davayı dinleyen Mağusa Kaza Mahkemesi dükkâna yapılacak tadilâtın esasa müteallik olduğu ve bız amaçla davacının dükkâna ihtiyacı bulunduğu, tadilât için belediyeden izin alındığı ve davalıya gerekli 3 aylık ihb-arın verildiği hususlarında bulgu yaptı ve dükkânın davalı tarafından tahliyesi için hüküm ve emir verdi. Bidayet Mahkemesi, davacının talep ettiği tazminata hak kazandığının gözükmediği kanaatına vardı ve mukabil talebi reddetti.
Bidayet Mahkemesi dava ü-zerinden davacı lehine hüküm verdiği ve davalının mukabil talebini de reddettiği halde hüküm verildiği tarihten tahliye eemrinin icrasının o tarihe değin durmasını emrettiği 31.12.79'a kadar davalının davacıya kira ödememesine ve dava masraflarının da dava-cı tarafından ödenmesine karar ve emir verdi.
Davacı, Mahkemenin hükmünden istinaf ederek hüküm tarihinden tahliye tarihine kadar davacıya kira ödenmemesi ve dava masraflarının davacı tarafından ödenmesi hususundaki karar ve emrin hatalı olduğunu ileri sü-rdü.
Aleyhine istinaf edilen davalı mukabil bîr istinaf ihbarnamesi dosyaladı ve özetle (1) Müstenif davacının inşaat için aldığı ruhsatı geçerli olarak kabul etmekle, (2) mutasavver tadilât ile ilgili olarak davacının çağırdığı bilirkişilerin Şahadetini -davalının çağırdığı bilirkişinin şahadetine tercih etmekle ve söz konusu tadilâtın esasa müteallik olduğu kararına varmakla, (3) davacınını kendi şahadetinden dükkânı kendisinin işyeri olarak kullarımak istemekte olduğu gözüktüğü halde tahliye emrini talep- takririne göre yani esasa müteallik
tadilât nedenine istinaden vermekle ve (4) davalı lehine tazminat için hüküm vermemekle Bidayet Mahkemesinin hata ettiğini ileri sürdü.
İlkin yukarıda özetlenen mukabil istinaf sebebini ele alıp incelemeği uygun gördük-.
l.sebep: Davacı söz konusu tadilât için gerekli Emare I inşaat ruhsatını 10.8.1977 tarihinde aldı. Bu ruhsat Mağusa Belediyesi tarafından 7.12.1978 tarihirıde bir yıl için yenilendi. Davanın duruşması yenilenen ruhsatın yürürlülük süresi zarfında yapıld-ı. Bidayet Mahkemesi hükmünü verirken bu ruhsatı geçerli olarak kabul etti. Aleyhine istinaf edilen davalı, Emare I ruhsatın, tadilât ile ilgili inşaata ruhsatın ilk verildiği tarihten itibaren bir yıl zarfında başlanmadığı cihetle, Tasıl 96 Yollar ve Bina-ların düzenlenmosi Yasasının 5. maddesine aykırı olarak yenilendiği ve binaenaleyh Bidayet Mahkemesinin bunu geçerli olarak kabul etmekle hatalı hareket ettiğini ileri sürdü. Söz konusu ruhsat bu gibi ruhsatları vermeğe ve yenilemeğe yetkili ve kullandığı -yetki yönetsel olan Mağusa Belediyesi tarafından yenilenmişti. Bu durumda ruhsatın mevzuata aykırı olarak yenilendiği hakkında karar vermek Yüksek İdare Mahkemesine aittir. Binaenaleyh Bidayet Mahkemesinin, söz konusu ruhsatı, geçersiz olduğuna dair Yüksek- İdare Mahkemesinin kararı olmadığına göre, geçerli saymakla hata ettiği söylenemez. -Gör:Yargıtay/Hukuk 6/75. Bidayet Mahkemesinin bu hususta yetkisi olup olmadığı bir tarafa gerek şudur ki söz konusu ruhsatın geçersiz olduğunu gösterecek olgular takrirle-rde zikredilmedi. Bilâkis davacının tadilât için gerekli ruhsatı aldığı hakkındaki iddiası, müdafaa takririnde reddedilmemekle veya bu iddiaya sair şekilde herhangi bir cevap verilmemekle davalı tarafından kabul edildi. Bu nedenle Bidayet Mahkemesi, yetkis-i olmuş olsa idi dahi, söz konusu ruhsatın geçersiz olduğuna karar veremezdi.
2. sebep: Bidayet Mahkemesinin davacının çağırdığı bilirkişilerin şahadetini davalının çağırdığı bilirkişinin şahadetîne tercih ettiğinden şikâyet edilmektedir. Şahitleri dinley-ip tavır ve hareketlerini müşahade eden bidayet mahkemeleridir. Bunun içindir ki bir İstinaf Mahkemesi, bidayet mahkemelerinin bu husustaki takdir hakkına ender ahvalde müdahale eder. Bu meselede Bidayet Mahkemesinin bu hususta hata ettiğine ve takdir hakk-ına müdahale etmemiz gerektiğine ikna edilmiş değilizdir.
Aleyhine istinaf edilen davalı, Bidayet Mahkemesinin dükkâna yapılması tasarlanarı tadilâtın esasa müteailik olduğuna karar vermesindezı de şikâyet etmektedir. Bidayet Mahkemesi hükmünde, bu hususta-, şöyle demiştir:
"Bir tadilâtın esaslı tadilât olup olmadığını tayin için kesin ölçüler mevcut değildir. Bu bakımdan her mesele kendi olgu-
larına göre işlem görmelidir. Bir tadilâtın esasa müteallik ola- bilmesi için büyük, köklü olması gerekir. (Bak Y-argıtay/Hukuk 5 5/78, sayf a 7 ).
Yukarıda tafsilâtını verdiğim tasarlanan tadilât uygulanacağı katta binanın işyeri niteliğini etkilemiyecekse de fonksiyonel açıdan bu kata önemli değişiklikler getirecektir. Evvelâ bu tadilâtla şimdi duvarlarla kaplı- bulunan büyük bir saha, bu duvarların kısmen kaldırılması ve görevlerinin kolanlara devri ile kazanılacak ve işyerinin faydalı yüzölçümü artmış olacaktır. Halerı dava konusu dükkânda bulunan sendenin genişletilmesi de aynı neticeyi doğuracaktır. .........- Sözü edilen dükkânda halen mevcut vitrinleri ıslah ve bunlara yenilerinin eklenmesi dükkânın fonksiyonel kıymetine geniş surette katkıda bulunacaktır.
Bunlardan daha önemlisi tasarlanan bu tadilât başarı ile uygulandığı takdirde, zemin kattaki iki dükkân- birleştirilerek modern bir tek işyeri haline gelecek ve binanın zemin katı karakter değişikliğine uğrayacaktır. ............... Tadilât malîyeti itibarı ile de oldukça esaslıdır:
Bütün yukarıda aktardığım nedenlerle davacının mecura yapmağı tasarladığı t-adilâtın esasa müteallik bir tadilât olduğunu bulgu olarak bulur ve bu unsurun da isbat edildiğine hükmederim."
Görüleceği gibi Bidayet Mahkemesi bu hususta bir karar verirken yapılması mutasavver tadilâtı gerektiği veçhile gözönünde bulundurdu. Bidayet M-ahkemesinin kararı Yargıtay/Hukuk 55/78'deki çoğunluk kararında serdedilen görüş ve prensiplere uygundur ve hatalı olduğu gözükmemektedir.
3. sebep: Davacı şahadetinde dükkânı tadil veya yanındaki bir dükkânla birleştirildikten sonra onu kendisinin kullan-mayı düşündüğünü söyledi. Bu durumda, aleyhine istinaf edilene göre, davada dükkânın tahliyesinin davacının kendi makul ihtiyacına binaen istendiğine dair bir sebep bulunması getekirdi ve böyle bir dava sebebi gaybubetinde Mahkemenin dükkânın tahliyesini s-adece esaısa müteallik tadilât sebebine istinaden emretmekle hata etmiştir. Biz bu görüşle hemfikir değilizdir. Bir davacı, talebini üzerine istinat ettirebileceği birbirinden müstakil birkaç dava sebebi bulunmasına rağmen davasını tek bir sebep, üzerinden- ileri sürdürmeği seçebilir ve bu şekilde hareket etmesi ileri sürdüğü haklı dava sebebini batıl kılmaz. 18/l.973 sayılı Kira Kontrol (Geçici Hükümler) Yasasının 7. maddesi altında tahliye için öngörülen sebepler ise birbirinden müstakil sebeplerdir. Binae-naleyh Bidayet Mahkemesinin sadece esasa müteallik tadilât sabebine istinaden müstenif lehine tahliye kararı vermekle hata ettiği iddiası geçerli değildir.
4. sebep : Davalı lehine peştemallıktan ötüru tazminat için hüküm vermemekle Bidayet M-ahkemesinin hata ettiği iddia edilmiştir. Yüksek Mahkeme, Yargıtay/Hukuk 39/79' da verdiği hükümde l8/1973 sayılı Yasanın 8. maddesi altında tazminatın hangi ahvalde verilebileceği hususunu esaslıca incelemîştir. Yüksek Mahkeme, Sulay v. Kazandjian, 24 C.L-.R. p.37 davasındaki hükümden iktibas yapmış ve şöyle demiştir:
"Sulay davasındaki hükümden yapılan iktibastan görüleceği gibi 8. madde altında bir müstecir lehine tazminat verilebilmesi için aşağıdaki 4 koşulun tatmin edilmesi gerekir:
(i)Müstecirin orada- icra ettiği iş veya ticaret sebebi ile söz konusu iş yerinde peştemallık husule gelmiş olması;
(ii) Müstecirin icra ettiği iş veya ticaret sebebi ile iş yerinde husule gelen peştemallık dolayısıyle söz konusu iş yerinin kira değerinin artmış olması;
(ii-i)Söz konusu iş yerinin tasarrufunun müstecir tarafından terkedilmesi neticesinde mucitin kira değerindeki artıştan faydalanmış olacağı; ve
(iv) Müstecirin söz konusu iş yerinin tasarrufunu terketmesi
neticesinde zarar görmüş olacağı-."
Yukarıda sözü edilen 4 koşulun tatmin edildiğini kanıtlamak tazminat talep eden tarafın görevidir. Bu meselede tazminat hususuna davalı kendi şahadetinde temas etti ve şöyle dedi:
"Aleyhime tahliye kararı çıkarsa dükkânın içinde bulunmam dolayısıyle ki-ra artışında bir katkım bulundu. 21 seneden beri içindeyim. Benden ayakkabı almak için gelen müşterilerin tesiriyle bu dükkân bugün muhakkak kıymet etmiştir. Kira değeri bakımından ana cadde üzerindedir, fakat benim katkım ile değer bulmuştur. Aleyhime kar-ar çıktığında ikinci bir dükkân bulmak için çok uğraşmak lâzımdır. Böyle bir imkân çıkarsa maddi yönü ve manevi yönü vardır. 21 seneden beridir oradayım, bu manevi yönü. Başka dükkân bulmak, para vermeden bulmak mümkün değildir. Hava parası vermek lâzımdır- dükkân bulunsa dahi."
Davalı istintakı sırasında kendisine tevcih edilen bir suale de şu karşılığı verdi:
"S.Mahkeme emir verirse Mukabil Talebimde olduğu gibi talep ederim dediniz. Yani talep ettiğin hava parasıdır: Talep ettiğiniz nedir?
C.Hava par-ası ve ismimi tekrar vermek için reklâm ve bir sürü masraf vardır. Müşterilerimi gideceğim yere celbi için yapılacak masraf."
Görüleceği gibi davalının şahadeti sözü edilen 4 koşulun tatmin edildiğini göstermekten pek uzaktır. Müdafaa tarafından bu husu-sa ilişkin başka şahadet ibraz edilmiş değildir.
Aleyhime istinaf edilen tarafından, istinafın duruşmasında, davacının şahadetinde davalıya tazminat ödemeği kabul ettiği iddia edildi. Halbuki tutanakların tetkikinden görülecektir ki davacı şahadetinde, dü-kkânın kira değerinin davalının içinde yaptığı iş neticesi arttığını kabul etmedi fakat Mahkemenin bu hususta vereceği karara ve gerektiği takdirde tazminat ödemeğe razı olduğunu söyledi.
Konu ile ilgili şahadet yukarıda izah edildiği merkezde olduğuna gör-e Bidayet Mahkemesi davalı lehine tazminat için hüküm vermemekle hata etmiş değildir.
Yukarıda söylenenlerden anlaşılacağı gibi aleyhine istinaf edilen davalı ileri sürdüğü mukabil istinaf sebeplerinde muvaffak olmamıştır.
Şimdi de müstenif tarafından ile-ri sürülen 2. istinaf sebebini tezekkür etmemiz gerekir.
Bidayet Mahkemesi, daha önce de belirtildiği gibi, hükmün verildiği tarihten tahliye emrinin icrasının o tarihe değin durmasını emrettiği 31.12.79'a kadar davalının davacıya kira ödememesine karar ve- emir verdi. Müstenif, Kaza Mahkemesinin bunu yapmağa yetkisi olmadığını iddia etti. Aleyhine istinaf edilen ise Mahkemenin 18/1973 sayılı Yasanın 11. maddesi altında, verdiği tahliye emrine ilâveten koşul vazetme yetkisine sahip olduğunu ve bu meselede de- bunu yaptığını iddia etti. 18/1973 sayılı Yasanırı netice itibarı ile mehazı İngiltere'deki Kira Tahdit Kanunlarıdır. İngiltere'deki mahkemelerin de, o kanunlar altında, verdikleri tahliye emirlerini koşula bağlama yetkisi varsa da bu yetki bir mucirin al-mağa hakkı olduğu kiranın ödenmemesini emretmeği kapsamaz. Bizde de durum aynıdır ve mahkemenin bir tahliye emrini verirken mucirin almağa hakkı olduğu kiranın, mucir tarafından feragat edilmediği takdirde, ödenmemesini emretmeğe yetkisi yoktur. Bu nedenle- Bidayet Mahkemesi sözü edilen süre zarfında aleyhine istinaf edilenin müstenife kira ödememesini emretmekle hata etmiştir.
Bidayet Mahkemesi müstenif davacı lehine hüküm verdiği ve aleyhine istinaf edilen davalının mukabil talebini reddettiği halde dava -masraflarının davacı tarafından ödenmesini emretti. Müstenif Mahkemenin bu şekilde bir emir vermekle hata ettiğini iddia etmiştir. Hukuk işlemleri ile ilgili masraflar, aksine mevzuat bulunmadıkça, mahkemenin takdir takdirine bağlıdır ve mahkeme, masra-fların kimin tarafından ve ne miktarda ödeneceği hususunda karar verme yetkisine sahiptir. Mamafih, mahkemenin bu takdir yetkisini adli surette kullanması gerekir. Mahkemelerin bu takdir yetkilerini adli surette kullanırken bir hukuk davasını kazanan taraf-ın herhangi bir masraf kalemini veya davadaki herhangi bir safhanın masrafını, o kalem veya safha ile ilgili kusur veya ihmale binaen veya sair geçerli gerekçeye istinaden, karşı tarafa ödemesini emrettiği görülmüşse de tüm dava masraflarını davayı kaybede-n tarafa öderrıesini emrettiği görülmemiştir. Bu meselede Bidayet Mahkemesi masrafların davacı tarafından davalıya ödenmesini emrederken davalının tazminat kazanamadığını göz önünde tutmuştur. Kanımızca bu, dava i1e ilgili tüm ahval ve şerait muvacehesinde-, masrafların davacı tarafından davalıya ödenmesini gerektiren haklı bir neden değildir ve Mahkeme bu şekilde bir emir vermekle hata etmiştir.
Sonuç olarak istinaf kabul edilir, mukabil istinaf ise reddedilir ve Bidayet Mahkemesinin hüküm tarihinden 31.12.-1979 tarihine kadar olan süre için aleyhine istinaf edilen davalının müstenif davacıya kira ödememesi hakkındaki emri i1e dava masraflarının müstenif davacı tarafından ödenmesi hakkındaki emri iptal edilir. Aleyhine istinaf edilen davalı müstenif davacıya -söz konusu süre için ayda K.L.l4.- kira ödeyecektir. Bidayet Mahkemesindeki dava masrafları hakkında ise herhangi bîr emir verilmez.
İstinaf masraflarını aleyhine istinaf edilen ödeyecektir.
(Şakir Sıdkı İlkay)(Salih S. Dayıoğlu)(N. Ergin Salâhi)
- Yargıç Yargıç Yargıç
18 Ocak 1980
Full & Egal Universal Law Academy