-D.32/80 Yargıtay/Hukuk 32/80
(Dava No. 176/78; Girne)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: Ülfet Emin, Başkan, Niyazi F. Korkut, Aziz Altay.
İst-inaf eden: Mehmet Şerif, Aşağı Bostancı
(Davalı)
ile -
Aleyhine istinaf edilen: Enver Kadri, Alsancak.
(Davacı)
- A r a s ı n d a .
İstinaf eden namına: Fuat Veziroğlu adına Hasan Mehmet.
Aleyhine istinaf edilen namına: Gürsel Kadri adına Mustafa Menteş
ve Erbay Kemal.
Satış sözleşmesi - Sözleşmenin ihlali nederıiyle tazminat talebi Davalının sözlü bir an-laşma gereği tonu 700TL'den olmak üzere Davacıdan limon satın almayı kabul etmesi - Davalının, davacıya sözlü anlaşmaya kaparo olarak 2000TL, vermesi - Davalının, kendisi ile Davacı arasında bir anlaşma olmadığı iddiası - Davalının limonları almaması neden-iyle Davacının 35,OOOTL zarar ziyan talebi - İlk Mahkemenin Davacı lehine 35,OOOTL için hüküm vermesi.
Şahadetle ilgili bulgu - İlk Mahkemenin şahadetle ilgili bulgularına Yargıtayın müdahale edebileceği haller.
OLAY: Davalı, Davacı ile sözlü bir anlaşma- gereğince tonu 700TL'den limon satın almayı kabul etti Davalı anlaşmaya kaparo olarak Davacıya 2800TL için çek yazdı. Davalının dava konusu limonları almaması üzerine, Davacı anlaşmanın ihlâlinden doğan 35,OOOTL zarar ziyan talep etti. Davalı kendisinin D-avacı ile anlaşma yapmadığını, müdürü olduğu şirket ile Davacı arasında anlaşma yapıldığını iddia etti.
İlk Mahkeme Davalı aleyhine 35,OOOTL için hüküm verdi. Davalı, İlk Mahkeıne bulgularının şahadetle desteklenmediğini ve İlk Mahkemenin Davacı lehine hü-küm vermekle hata ettiğini iddia ederek istinaf etti.
SONUÇ: Yargıtay, İlk Mahkemelerin şahadetle ilgili bulgularına Yüksek Mahkemenin kolay kolay müdahale etmediğini, ancak İlk Mahkemenin Şahadeti değerlendirirken yanlış ilkeler uyguladığı veya nazarı it-ibara alması gereken faktörleri veya olguları nazarı itibara almadığı veya nazarı itibara almaması gereken bazı ilkeleri veya olguları dikkate aldığı hallerde ikna olması halinde müdahale edebileceğini belirtti.
İlk Mahkeme huzurunda olan şahadete göre ve- ibraz edilen çeke göre, çekin Davalıdan başka birisine ait olduğu hususunda herhangi bir işaret veya emare görülmediğini belirten Yargıtay, bu hususun Davacı ile Davalı arasında bir anlaşma yapıldığı iddiasını destekler mahiyette olduğu kanaatine vararak -Ilk Mahkemenin hata etmediği sonucuna vardı.
H Ü K Ü M
Ülfet Emin, Başkan: Aleyhine istinaf edilen davacı, Girne Kaza Mahkemesinde açtığı bir dava ile istinaf edenle, davalı, takriben 24 Mart 1978 tarihinde sözlü bir anlaşma yaptığını ve bu anlaşmaya g-öre kendisine ait limon bahçesindeki limon mahsûlünü en geç l Nisan 1978 tarihine kadar ve tonu 700TL'den davalının satın almayı kabul ettiğini, bu anlaşmaya kaparo olarak davalının 2000TL ödediğini davalının anlaşmayı ihlâl ederek söz konusu limonları alm-adığını bu nedenle kendisinin 35,OOOTL zarar ziyan ettiğini ileri sürdü. Davalı dosyaladığı müdafaa takriri ile kendisinin davacı ile herhangi bir anlaşma yapmadığını ancak davalının müdürü olduğu bir şirketin bu işle uğraştığını ve davacı ile bu şirket ar-asında limon alım satımı için bir anlaşma yapıldığını ve davacıya bu şirket tarafından kaparo verildiğini, davacının sözleşmeyi ihlâl etmesi nedeniyle mukavelenin icra edilemeyeceğini iddia etti.
Mahkeme tarafları dinledikten sonra davalı aleyhine 35,OOOT-L için hüküm verdi.
Davalı diğer şeyler meyanında İlk Mahkemenin davacının lehine hüküm vermekle ve davacıya inanmakla hata ettiğini ilk mahkemenin bulgularının şahadetle desteklenmediğini ileri sürerek verilen hükme karşı istinaf eyledi.
Davanın duruşma-sı esnasında davacı bizzat şahadet verdi. Davacı nam ve hesabına Lefkoşa Ziraat Bankasından bir memur da şahadet verdi. Davacı mahkeme huzurunda verdiği şahadette davalının 31.3.78 tarihinde gece saat 12'de evine gittiğini ve feribotta yer ayıramadığından -limonları kesmemesini söylediğini iddia etti. Aynı zamanda davacı 1.4.19î8 tarihinde kesimin yapılması için 10 kadına 100'er liradan l000Tl ödemeyi kabul ettiğini de söyledi. Davacı şahadetinde
bahçesinin mahsulünün 50-51 ton kadar olduğunu söyledi ve dava-lının limonları gidip almadığını da söyledi.
Davacı anlaşma yapıldığında davalının kendisine 2000Tl değerinde bir çek verdiğini de şahadetinde belirtti. Ziraat Bankası memurunun verdiği şahadete göre söz konusu çek 27.3.1978 tarihinde davacı tarafından bo-zduruldu. Davalı ise şahadetinde davacının 1978 Mart ayında kendisine müracaat ettiğini limon satmak istediğini söyledi ve sözlü anlaşma yaptıklarını beyan etti. Davalı şahadetinde davacıya 1 kamyonluk kasa göndereceğini ve bir kamyonluk limon satın alacağ-ını beyan etti. Bir kamyonun ise 3-5 ton limon aldığını detine ekledi. Ancak kasa ve kamyon gönderilmediği takdirde limonların kesilmeyeceğini de söyledi. Kamyon da bir Nisana kadar gönderilecekti. Şahadetinde davalı 2000 lira kaparoyu Topkapı Trading Ltd.- Şirketi adına verdiğini söyledi.
Mahkeme tarafları dinledikten sonra huzurunda olan şahtrdeci değerlendirdi ve davacının şahadetini doğru olarak kabul etti. Davalının şahadetine de inanmadı. Yüksek Mahkemenin Yargıtay olarak birçok içtihat kararlarında d-aha önce belirttiği gibi şahadetı değerlendirmek hususunda İlk Mahkemelerin vardıkları bulguya Yüksek Mahkeme kolay kolay müdahale etmez. Meğer ki İlk Mahkemenin şahadeti değerlendirirken yanlış ilkeler uyguladığı veya nazarı itibara alması gerekli bazı il-keleri veya olguları nazarı itibara almadığına veya nazarı itibara almaması gerektiği bazı ilkeleri ve olguları nazarı itibara aldığına dair Yüksek Mahkeme ikna olunsun. İlk Mshkeme huzurunda olan şahadete göre ve Mahkemeye ibraz olunan çeke göre çekin dav-alıdan başka birisine ait olduğu hususunda herhangi bir emare veya işaret gözükmemektedir. Bu da davacının anlaşma hususunda yaptığı iddiayı, yani anlaşmayı davacı ile yaptığı hususunda yaptığı iddiayı, destekler mahiyettedir. İlk Mahkeme anlaşmanın davacı- ile bizzat davalı arasında yapıldığına dair yaptığı bulgu Mahkeme huzurunda verilen şahadet ışığında hatalı deği1dir. Mahkemenin bu hususta herhangi bir hata yaptığına ikna olunmuş değiliz.
Diğer önemli konu istinaf esnasında alınmayan veya satılan limon-ların miktarı hakkında yapılan iddiadır. İtiraf etmek gerekir ki İlk Mahkeme huzurunda verilen şahadet çok tatminkâr değildir. Ancak davacı şahadetinde 50-51 ton limon sattığını kesinlikle söylemektedir. Davalı ise davacının bahçesinde o devirde 50-51 ton -limon olmadığı veya olamayacağı hususunda herhangi bir iddi yapmış veya şahadet ibraz etmiş değildir. Bu nedenle İlk Mahkemenin tanıkları bizzat gördükten sonra bu konuda da, yani limonların miktarı hususunda, yaptığı bulguya da müdahale etmek olanağı yokt-ur kanısındayız. Mahkeme zay olan limonun 50 ton olduğuna kanaat getirmiştir ve anlaşılmış fiyat üzerinden ve işçi parası olarak da 3500OTl zarar olduğuna kanaat getirmiştir ve bu meblağ için hüküm vermiştir. Mahkemenin bu hükmüne müdahale edecek herhangi -bir sebep görmüyoruz.
Bu nedenle istinaf reddolunur ve istinaf edenin istinaf masraflarını da ödemesine emir verilir.
(Ülfet Emin)(Niyazi F. Korkut)(Aziz Altay)
Başkan Yargıç Yargıç
6 Kasım 1980
Full & Egal Universal Law Academy