-D.43/89 Yargıtay/Hukuk 32/89
(Kira İstida No. 54/8, Lefkoşa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Salih S. Dayıoğlu, Aziz Altay, Taner Erginel.
İstinaf eden: Halil Zülhayır Ça-ğdal, Lefkoşa.
(Müstedi)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Erdoğan Ergök, Lefkoşa.
(Müstedaaleyh)
- A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Ümit Özdil.
Aleyhine istinaf edilen namına: Tahir Seroydaş.
H Ü K Ü M
Salih S. Dayıoğlu: İşbu istinaf Lefkoşa Kaza Mahkemesinin kirayı gözden geçirme istidasında, 15.2.1989 -tarihinde, vermiş olduğu karardan yapılmış bulunmaktadır. Olgu ve karşılıklı iddialar aşağıdaki şekilde özetlenebilir:
Müstedi (istinaf eden) Lefkoşa'da 28 Kasım Sokak, Zülhayır Apartman No.3 adresinde bulunan bir apartmanın kayıtlı mal sahibidir. Müste-daaleyh (aleyhine istinaf edilen) ise sözü edilen apartmanın birinci katında ailesi ile birlikte ikamet etmektedir. Müstedaaleyhin karısı müstedinin kız kardeşidir.
31.5.1988 tarihinde müstedi tarafından dosyalanan bir genel istida ile müstedi, müstedaal-eyhin ikamet etmekte olduğu hanenin kirasının ayda 140,000TL olarak saptanmasını talep etti. İstidasına ekli yemin varakasında müstedi özetle, konu daireyi 1979 yılında sözlü bir sözleşme tahtında müstedaaleyh ayda 1000.-TL'ye icar ettiğini, aydan aya olar-ak teessüs eden kiracılık ilişkisinin 1987 Şubat sonu itibarıyle sona erdirdiğini, bu durumda müstedaaleyhin 1.3.1987 tarihinden itibaren daireyi yasal kiracı sıffatı ile işgal etmekte olduğunu, zaman be zaman aylık kirada artış olduğunu, nitekim 1.5.1986 -tarihinde en son ödenen kiranın ayda 25,000.-TL olduğunu, 1.5.1986 tarihinden itibaren 25 aylık bir süre için müstedaaleyhin herhangi bir kira ödemediğini ve sair hususları iddia ederek müstedaaleyh tarafından ödenmesi gereken kiranın ayda 140,000.-TL'na y-ükseltilmesini talep etti.
Müstedaaleyh dosyalamış olduğu itiraznamesine ekli yemin varakasında, sair şeyler yanında, esas itibarı ile müstedi ile kendisi arasında var olduğu iddia edilen kira sözleşmesini reddetti ve müstedinin kira sözleşmesini müstedi-nin kızkardeşi ve müstedaaleyhin karısı olan kişi ile yaptığını, bu durumda davaya müstedaaleyh olarak eklenmesi gerektiğini iddia ederek istidanın iptalini talep etti. Müstedaaleyh alternatif olarak ve yukarıda özeti verilen iddiasına halel gelmeksizin mü-stedinin kendisini aydan aya kiracılık statüsünden yasal kiracı statüsüne soktuğunu reddetti ve kendisine gönderdiği iddia edilen ihabrnameyi almadığını ve dolayısıyle iddia edildiği gibi yasal kiracı olmadığını ve bu nedenle aleyhine başlatılan yagrısal i-şlemin daha fazla ileri gitmeyerek iptal edilmesi gerektiğini ileri sürdü.
Oldukça çekişmeli geçen duruşma sonunda İlk Mahkeme yargıcı 15.2.1989 tarihinde vermiş olduğu hükümde özetle istida konusu daire ile ilgili kira sözleşmesinin müstedaaleyhin iddia- ettiği müstedi ile kızkardeşi arasında yapıldığını bir bulgu olarak buldu ve bu durumda istidanın müstedaaleyhin aleyhine devam edemeyeceği gerçeğinden hareketle istidayı reddetti.
İlk Mahkeme yargıcı doğru bir yöntemi takip ederek ve alternatif olarak- daha ileri giderek bu hususta hukuken yanılması halinde müstedinin istidaya ilişkin sair noktalarını özcümle müstedaaleyhin yasal kiracılık statüsü ile ilgili olarak gönderildiği iddia edilen ihbarın müstedaalyhe yasanın öngördüğü şekilde verilip verilmed-iği konusunu inceledi. Bu hususta da ihbarın yasanın öngördüğü şekilde müstedaaleyhe verilmediğini bir bulgu olarak bulan İlk Mahkeme bu hususta da yanılması halinde, esas kira istemini inceleyrek konu daire için makul kiranın ayda 70,000.-TL olarak saptan-masına karar verdi.
İstinaf işbu karardan yapılmış bulunmaktadır. İstinaf ihbarnamesi 7 sebep içermekle birlikte bunları üç ana başlık altında toplamak mümkündür. Bunlar ise şu şekilde özetlenebilir:
-1. İlk Mahkeme kira ilişkisine taraf olarak müstediyi ve müstedaaleyhi değil de karısını yani müstedinin kızkardeşini bulmakla hata etti;
-
2. Müstedaaleyhi yasal kiracı durumuna sokan ihbarnamenin yasanın öngördüğü şekilde müstedaaleyhe verilmediği kanaatine varmakla İlk Mahkeme hata etti;
3. İlk Mahkeme kirayı talep edildiği şekilde 140,000.-TL yerine ayda 70,000TL oalrak saptamakla hata- etti.
Şimdi 1. istinaf sebebini ele alalım. Bu hususta tarafların görüş ve iddiaları yukarıya çıkarılmıştır. Bu konuda zıt şahadet mevcuttur. Bir taraftan müstedi sözlü olark aktedilen kira sözleşmesini müstedaaleyh ile yaptığını iddia ederken öte yanda-n müstedaaleyhin iddiası bu sözleşmenin müstedi ile kızkardeşi yani müstedaaleyhin karısı ile yapıldığı doğrultsuundadır. İlk Mahkeme, önünde şahadet veren müstedi, müstedaaleyh ve karısını da görüp dinledi ve onların tavır ve hareketlerini müşahade altınd-a bulundurdu ve neticede bu konuda müstedaaleyhe ve karısına inanmayı uygun buldu. Müstedi bu konuda iddiasını en etkin bir şekilde destekelmek üzere Mahkemeye 1778/88 sayılı davada müstedaaleyh tarafından yapılan yemin varakasını ibraz etti. Sözü edilen d-ava müstedinin konu daireye gelen elektrik ve su akımlarına yaptığı iddia edilen müdahalenin durdurulmasına mütedair idi. Bu davada müstedaaleyh tarafından tanzim edilen yemin varakasına göre kendisi konu dairenin kiracısı olduğunu kabul ediyordu. Müstediy-e göre, bu, müstedaaleyh tarafından yapılmış bir itiraftı ve mahkeme bunu yeterince dikkate almadı. Müstedaaleyhe göre 1778/88 sayılı dava bir tecavüz davası idi. Müstedaaleyhin bu babtaki izahı kendisinin de konu dairede ikamet ettiği, karısını Mahkemeler-e sürüklemek istemediği ve kiracılık veya statüsünün o davada ihtilâflı bir konu olmadığı doğrultusunda idi. Zabıtların tetkikinden İlk Mahkemenin müstedaaelyh tarafından ileri sürülen bu iddiaya itibar ettiği anlaşılmaktadır. İlaveten İlk Mahkemenin müste-dinin kızkardeşinin direkt yeminli şahadetine ve bu şahidin esas kira ilişkisinin müstedi ile kızkardeşi arasında olduğu ve kiranın daima kendisi tarafından müstediye verildiği iddiasına inandığı görülmektedir. İlk Mahkemenin müstedaaleyhin görüş ve iddial-arına itibar etmesi için önünde, ideal olmamakla birlikte, yeterince şahadet mevcut idi. İnanırlığa dayanan hususlara İlk Mahkemelerin yapmış olduğu bulgulara Yargıtayın müdahale etmekte çekingen davrandığı ilkesi dikkate alındığında İlk Mahkeme Yargıcının- yapmış olduğu bu bulguya bizim müdahale etmemiz bilhassa bu meselede doğru ve uygun değildir. Bu durumda 1. istinaf sebebinin reddolunması gerekir.
2. ve 3. istinaf sebepleri ilginç olmakla birlikte müstedinin bunlarda başarılı olması halinde dahi isti-nafın soncunu lehinde etkilemeyeceğine göre bu noktalar üzerinde herhangi bir karar vermemiz sadece akademik kalacaktır.
Her ne kadar da müstedaaleyhin masraflar hususunda bir mukabil istinafı varsa da istinafın duruşmasında müstedaaleyhin mukabil istinaf-ında ısrar etmediği anlaşılmaktadır.
Sonuç olarak gerek istinaf gerekse mukabil istinaf reddolunur. Masraflar için herhangi bir emir verilmez.
(Salih S. Dayıoğlu) (Aziz Altay) (Taner Erginel)
Yargı-ç Yargıç Yargıç
11 Ekim 1989
-
-4-
-
Full & Egal Universal Law Academy