- Yargıtay/Hukuk 33/77
(Dava No. 207/77; Lefkoşa)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA.
Mahkeme Heyeti: Şakir Sıdkı İlkay, Salih S. Dayıoğlu, N. Ergin Salâhi.
İstinaf eden: -Gülsün Yusuf, Kanlıköy
(Davacı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Aksigorta A.Ş., c/o Saray Kredi Şirketi Ltd.,
92 Girne Caddesi, Lefkoşa.
- (Davalı)
a r a s ı n d a .
İstinaf eden namına: Talât Kürşat.
Aleyhine istinaf edilen namına: Ümit S. Onan tarafından Kemal Aktay.
Trafik Kazası - Kaza sonucu yaralanan Davacının kazaya neden -olan
otobüs söförü ile sahibini dava etmesi ve KL801.- için aleyhlerine
hüküm alması - Davacının hükmün ödenmesi için sigorta edildiği
şirketi dava etmesi - Davalı sigorta şirketinin otobüs sahip
değiştirdiğinden poliçenin kazayı kapsamadığı id-diası - İlk
Mahkemenin otobüsün satıldığı ve eski sahip adına olan sigorta
poliçesinin kazayı kapsamadığı kanısına varması ve davayı ret ve
iptali - İstinaf - Yargıtayın meselede önemli olanın otobüsün
satıldığına ilişkin şayia şahadet değil ka-za tarihinde otobüsün
kime ait olduğunu ve Davacı da ilk davada otobüsün yeni sahibine
ait olduğunu iddia ettiğine göre eski sahip adına olan sigorta
poliçesinin kazayı kapsamadığından İlk Mahkemenin bu husustaki
bulgusunun hatalı olmadığından -istinafı reddi.
Sigorta - Trafik kazasında Davacının yaralanması - Davacının önce
otobüs sahibi ve şöförü aleyhine açtığı tazminat davasında hüküm
alması ve bilahare otobüsün sigorta edildiği şirketi bu hükme
dayanan alacağının ödenmesi için dava- etmesi - İlk Mahkemenin
otobüsün eski sahibi adına yapılmış sigortanın kazayı kapsamadığı
kanısına vararak davayı ret ve iptal etmesi.
Fasıl 333 Motorlu Araçlar (Uçüncü Şahıs Sigortası) Yasası - Yasanın
10. maddesi - Bu maddeye göre bir sigorta -şirketinin sigortayı
iptal etmesi halinde bile üçüncü kişilere karşı sorumlu olması Buna
rağmen üçüncü kişilerin 10. maddeden yararlanabilmeleri
için öncelikle sigorta kapsamı içinde bulunmaları gereği - Oto-
büsün eski sahibinin yaptığı sigort-a poliçesinin yeni sahibi ve
onun izni ile sürenleri kapsamaması.
Estoppel - Trafik kazasındaki yaralanmaya dayanan ve otobüsün şöförü
ile sahibi aleyhine tazminat hükmü alınması - Hükmün ödenmesi için
sigorta şirketinin dava edilmesi - Her iki d-avayı da aynı avukatın
savunması - Her iki davayı aynı avukat savunduğundan sigortanın,
sorumlu olmadığı iddiasını öne süremeyeceği, bu konuda (Estoppel)
bulunduğu iddiası - Yargıtayın bu olayda estoppel bulunmadığı ve
estoppel iddiasının münas-ip bir şekilde iddia edilmediği görüşü.
Hukuk Usulü - Dava takrirleri - Dava takrirlerinde uygun şekilde
estoppel iddiası yer almadığından istinafta bu iddianın ileri
sürülememesi.
OLAY: Davacı sürmekte olduğu araca bir otobüsün çarpması sonucu
- yaralandı.
Davacı yaralanmasından dolayı otobüs şöförü ve sahibi aleyhine
tazminat davası açtı. Sigorta avukatının Davalıları temsil ettiği
bu davada Davacı lehine K.L.801.- tazminat için hüküm verildi.
Davacı hükmün ödenmesini sigortada-n talep etti. Sigortanın
hükümlü borcu ödemeyi reddetmesi üzerine Davacı sigorta aleyhine
ikinci bir dava açtı.
İlk Mahkeme, kazanın oluş tarihinden önce otobüsün sahip
değiştirdiğini, poliçenin eski sahip ile onun izni ile süren
sürücüle-ri kapsadığını dikkate aldı ve otobüsün yeni sahibi ile
sürücüsü aleyhine alınan tazminat hükmünü poliçenin kapsamadığı
kanısına vararak davayı red ve iptal etti.
Davacı ilk davanın da sigorta şirketinin avukatı tarafından
savunulması nedeni-yle poliçenin kazayı kapsamadığının iddia
edilemeyeceğini (Estoppel), İlk Mahkemenin Fasıl 333 Motorlu
Araçlar (Üçüncü Şahıs Sigortası) Yasası madde 10'a göre şirketin
yaralananı ödeme mükellefiyeti olduğunu ve otobüsün satılmış
olduğuna ilişki-n şahadet şayia şahadet olduğundan buna itibar
edilmemesi gerektiğini öne sürerek hükmü istinaf etti.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme, Davalıların sadece savunmalarını üstlendiği
için sigorta şirketinin aleyhine (Estoppel) doğmadığını kaldı ki bu
hususun i-leri sürülebilmesi için talep takririnde iddia edilmesi
gerektiğini belirtti.
Otobüsün satıldığına ilişkin şahadetin şayia şahadet olduğunun
gerçek olduğunu belirten Yüksek Mahkeme buna rağmen ilk davadaki
talep takririnde Davalılardan birin-in otobüsün sahibi diğerinin de
onun izni ile süren şöförü olduğunun iddia edildiğîne göre eski
sahip adındaki poliçenin kazayı kapsadığının söylenemeyeceği
kanısına vardı.
Fasıl 333 Motorlu Araçlar (Üçüncü Şahıs Sigortası) Yasasının 10.
-maddesine göre bir sigorta şirketinin poliçeyi iptal etse bile
sigortalı aleyhine sorumlu olması için kazanın sigorta kapsamına
girmesi gerektiğini belirten Yüksek Mahkeme, bu olayda eski sahip
adındaki poliçenin kazayı kapsamadığını belirtti ve i-stinafı
reddetti.
Atıfta Bulunulan Yargısal İçtihatlar:
Vandepitte v. Preferred Accident Insurance Corporation of New York
(1933) A.C. s.70 sayfa 82.
Guardian Assurance Co. Ltd., v. Sutherland (1939) .2 All E.R.
s.246 sayfa 250.
Atıfta Bulunulan- Bilimsel İçtihatlar
1- Halsbury's Laws of England 3. baskı, cilt 15, s.202 sayfa 281.
H Ü K Ü M
Şakir Sıdkı İlkay: Müstenif, K.L.801.- için açtığı davayı reddeden Lefkoşa Kaza Mahkemesinin hükmünden istinaf etmiştir.
Müsteni-f davacı, 6.12.1975 tarihinde, Gönyeli-Eskikuyu yolu üzerinde, içinde seyahat etmekte olduğu arabaya TG504 plâkalı otobüsün çarpması neticesi yaralandı ve TG504 plâkalı otobüsün sahibi olarak İbrahim Menteş ve sürücüsü olarak da Ökkeş Yıldırım isimli iki ş-ahıs aleyhine açtığı 804/75 sayılı davada K.L.801.- için hüküm aldı.
Davacı, aldığı hükmün TG504 plâkalı arabanın yanında sigortalı olduğunu iddia ettiği sigorta şirketi tarafından ödenmemesi üzerine de istinaf konusu 207/77 sayılı davayı açtı ve dav-alı sigorta şirketi aleyhine K.L.801.- için hüküm istedi.
Meselenin olguları kısaca şöyledir: Davalı sigorta şirketi, 21.7.75 tarihinde, TG504 plâkalı otobüsü 35/68 sayılı poliçe tahtında, bir sene süre ile o zamanki sahibi Bekir H. Bora adına sigort-aladı. Otobüsün sahibi Bora'nın ismine çıkarılan poliçe, içerdiği şartlara göre, sigortalıyı ve onun hizmetinde çalışan veya onun izni ile otobüsü süren ruhsatlı diğer sürücüleri kapsıyordu. İstinaf konusu kazadan önce ise Bora otobüsü elinden çıkardı ve o-tobüs İbrahim Menteş isimli bir şahsın mülkiyetine geçti. Kaza günü otobüsü İbrahim Menteş'in damadı Ökkeş Yıldırım sürüyordu. Kazadan sonra İbrahim Menteş ve Ökkeş Yıldırım aleyhine davacının açtığı 804/75 sayılı davada davalıların savunmasını sigorta şir-ketinin avukatı Bay Onan yaptı.
Sigorta şirketi aleyhine açılan ikinci davayı dinleyen Lefkoşa Kaza Mahkemesi davalı şirketin sözü edilen kaza neticesi davacının İbrahim Menteş ve Ökkeş Yıldırım aleyhine aldığı hükmü ödemekle mükellef olmadığı kanaat-ına vardı ve davayı reddetti. İstinaf işbu karardan yapılmıştır.
Müstenif, istinafın duruşmasında, 804/75 sayılı davadaki davalıların savunmasının aleyhine istinaf edilen sigorta şirketi tarafından deruhte edilip sigorta şirketinin avukatı tarafından- yapıldığını ve bu nedenle sözü edilen davalıların 804/75 sayılı davaya konu olan kaza için sigortalı bulunmadıkların veya Bekir Bora'nın ismindeki sigortanın kapsamına girmediklerini sigorta şirketinin iddia etmesine hukuki engel (estoppel) mevcut olduğun-u ve iddia edilemeyeceğini ileri sürdü. Biz ileri sürülen bu görüşle hemfikir değiliz. 804/75 sayılı davadaki davalıların sadece savunmalarını deruhte etmiş olması sigorta şirketinin aleyhine müstenifin iddia ettiği gibi bir hukuki engelin doğmasına sebebi-yet vermez.-Gör: Vande- pitte v. Preferred Accident Insurance Corporation of New York 1933 A.C. at 82. Saniyen şu var ki hukuki bir engel (estoppel)'in mevcut olduğunun ileri sürülebilmesi için bunun, bu meseleye şamil olmayan bir iki istisna haricinde, da-vı takrirlerinde münasip şekilde iddia edilmesi gereklidir.- Gör: Halsbury's Laws of Enghland 3. baskı cilt 15 s.202 .381. Bu meselede ise istinafta ileri sürüldüğü şekilde bir iddianın takrirlerde yer aldığı gözûkmemektedir. Talep takririnde sadece aleyhi-ne istinaf edilen davalının, 804/75 sayılı davada yaptığı beyanlarla o davadaki davalılar aleyhine alınacak hükmü ödemekle mükellef olduğunu kabul ettiği iddia edildi. 804/75 sayılı davanın tutanaklarında ise bu mealde herhangi bir beyan bulunmamaktadır.
- Müstenif, keza, TG504 plâkalı otobüsün Bekir Bora tarafından İbrahim Menteş'e satılmış olduğuna dair mevcut şahadetin şayia şahadet olduğu cihetle geçersiz olduğunu ve bu nedenle Bidayet Mahkemesinin bu husustaki bulgusu ile Bora'nın ismindeki sigorta-nın İbrahim Menteş ve Ökkeş Yıldırım'ı sözü edilen kaza ile ilgili olarak kapsamadığı hususundaki bulgusunun hatalı olduğunu ileri sürdü.
Bekir Bora'nın otobüsü kazadan önce İbrahim MenteŞ'e sattığına dair şahadetin, tutanaklardan görüldüğü kadarı il-e, şayia şahadet olduğu bir gerçektir. Mamafih, önemli olan arabanın İbrahim Menteş'e satılmış olup olmadığı değil de kaza sırasında otobüsün mülkiyetinin Bekir Bora'ya yoksa İbrahim Menteş'e ait olup olmadığıdır. Çünkü mevcut sigorta poliçesi kendi ismine- olduğu cihetle otobüsûn mülkiyeti, kaza sırasında, Bora'ya ait idi ise otobüsün onun izni ile sürülmüş olması ve bu nedenle kazanın sigortanın kapsamına girmesi mümkündür. Mülkiyet kaza sırasında İbrahim Menteş'e ait idi ise otobüsün Bora'nın izni ile sür-ülmüş olması söz konusu olamaz. Bora'nın, otobüs sahibi değil idi ise, başkasının onu sürmesi için izin vermeğe veya vermemeğe hakkı yoktu. Guardian Assurance Co. Ltd. ve Sutherland (1939) 2 All E.R. 246 davasında s.250'de Branson J. şöy- le dedi:
- "There is yet another reason which, in my opinion, prevents
the defendant Sidebotham from getting any protection under the
cover note or policy here in question, even if either of them
were otherwise a valid contract of insurance. To brin-g himself
within the policy or cover note, he must show that he was driving
EYT 114 on the insured's order or with his permission. It was
proved that Sutherland had no interest whatever in EYT 114. He
had no right to give or to refuse p-ermission to drive it."
Bu meselede ise TG504 plâkalı otobüsün kaza sırasındaki sahibinin İbrahim Menteş olduğu ve Ökkeş Yıldırım'ın da otobüsü onun izni ile sürmüş olduğu müstenif davacı tarafından 804/75 sayılı davadaki talep takririnde kabul edilm-iştir. Bu davanın dosyası Bidayet Mahkemesine müstenif tarafından ibraz edilen emareler arasındadır.
Kaza sırasında otobüsün mülkiyetinin İbrahim Menteş'e ait bulunduğuna ve Ökkeş Yıldırım'ın da otobüsü onun izni ile sürmüş olduğuna göre Bekir H. Bor-a'nın ismindeki poliçenin kazayı kapsamadığı aşikârdır ve Bidayet Mahkemesinin bu husustaki bulgusu hatalı değildir.
Müstenif son olarak, Bidayet Mahkemesinin Fasıl 333 Motorlu Arnçlar (Üçüncü Şahıs Sigortası) Yasası'nın 10. maddesini nazarı dikkate -almamakla hata ettiğini ileri sürdü. Müstenife göre davalı sigorta şirketi, 10. madde uyarınca, kazada yaralanan üçüncü şahısları ödemekle mükellefti.
Sözü edilen 10. maddenin tetkikinden görülecektir ki bir sigorta şirketi, sigortayı iptal etmeye ha-kkı olmasına veya iptal etmiş olmasına 'rağmen, bazı istisnalar dışında, üçüncü şahıslar lehine ve sigortalı aleyhine verilen bir hükmü, eğer hükmün üzerine dayandırıldığı sorumluluk sigortanın kapsamına giren bir sorumluluk idi ise, ödemekle mûkelleftir. -Diğer bir deyimle 10. madde ancak kazanın ilgili sigortanın kapsamına girdiği hallere şamildir. Bu meselede ise, daha önce de belirtildiği gibi, Bekir Bora'nın ismindeki sigorta istinaf konusu kazayı kapsamamakta idi.
Son olarak bir hususa değinmek i-stiyoruz. Aleyhine istinaf edilen davalı, Bidayet Mahkemesi huzurundaki şahadetin kaza sırasında otobüsün sürücüsü bulunan Ökkeş Yıldırım'ın sigortanın öngördüğü şekilde ruhsatlı bir sürücü olduğunu göstermediğini iddia etti. Mamafih, sigortanın istinaf ko-nusu kazayı kapsamadığı hususunda yukarıda varmış olduğumuz karar muvacehesinde aleyhine istinaf edilenin bu iddiasını inceleyip değerlendirmemize, gerek yoktur.
Yukarıda söylenenlerden anlaşılacağı gibi müstenif yapmış olduğu istinafta muvaffak olma-mıştır.
Sonuç olarak istinaf reddolunur.
Müstenif istinaf masraflarını ödeyecektir.
(Şakir Sıdkı İlkay) (Salih S. Dayıoğlu) (N. Ergin Salâhi)
Yargıç Yargıç Yargıç
2 Haziran, 1978
Full & Egal Universal Law Academy