-D.39/80 Yargıtay/Hukuk 33/80
(Dava No. 958/79; Lefkoşa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: Salih S. Dayıoğlu, Niyazi F. Korkut, Aziz Altay.
İstinaf eden: Mustafa B-edri, Lefkoşa
(Davalı)
ile -
Aleyhine istinaf edilen: 1. Gökay Bedri, Lefkoşa
2. Seçkin Bedri, Lefkoşa
(Davalılar)
A r a s ı n d- a .
İstinaf eden namına: Ümit Özdil.
Aleyhine istinaf edilen namına: H. Cahit Yılmazoğlu.
Kira mukavalesi - Davacıların senet karşılığı Davalıya borçlanmasıDavalının senet borcuna mahsup edilmek üzere evin üst katını kiralaması - Davacıların senet ve -kira sözleşmesinin bir suretinin verilmesi ve kira münasebetinin niteliğinin saptanması için dava açması - Davalının davada dava sebebi bulunmadığı ön itirazını yapması - Davalının ön itirazlarin öncelikle dinlenmesi için Mahkemeye E.27 altında istida dosy-alaması - İlk Mahkemenin kira mütıasebetinin saptanmasıtıa ili,cin tespit kararı verebileceğini belirtmesi - İlk Mahkemenin Davalının yaıında bulunan kira mukavelesi ile borç senetlerinin verilmesi hususundaki Davacıların talebini dava sonunda karara bağ-lamayı uygun görerek istidayı reddetmesi.
Belgelerin keşif ve tesbiti - Keşif ve tesbit yoluyla belgelerin ibrazı - İhtilaf konusu hususların karara bağlanmasında yardımcı olması halinde karşı tarafın elinde bulunan belgelerin ibrazının istenebilmesi - Be-legelerin ibrazıaın bir dava sebebi olarak ileri sürûlememesi - Belgelerin ibrazına emir verebilmek için bu konuda yetki veren bir yasanın bulunma zorunluluğu.
Kira münasebetinin tesbiti için açılan dava - Yargıtayın Davacıların kira münasebetinin niteliğ-ini bilmediklerini, kira ilişkisinin niteliğinin saptanmasının Mahkemeden talep ettiklerini ve niteliği belli olmayan bir talep hakkında Mahkemenin tespit kararı veremeyeneği görüşü.
Ön itiraz - Ön itirazın öncelikle dinlenmesi - Hukuk Muhakemeleri Usulü -Tüzüğii Emir 27.
OLAY: Davacılar karı koca olup Davalı Davacı 1'in babasıdır. Davacılar ev inşa ederken Davalıdan senet karşılığı para borçlandılar. Davalı inşa edilen evin dairelerinden birinde oturmaya başladı. Taraflar evin kirasının ayda K.L.2O.- olm-a.sı ve bu paranın her ay Davacıların Davalıya olan borçlarından mahsup edilmesi hususunda anlaştılar. Borçların T.L.'ye dönüştürülmesi ve faiz hesaplamaları tarafların borç ve yükümlülüklerinin hesaplanmasında zorluklar yarattı. davacılar açtıkları davada- geçmişte yapılmış senetlerle kira sözleşmesinin Davalının yanında kaldığını iddia ettiler ve bu belgelerin birer suretlerinin kendilerine verilmesini ayrıca taraflar arasındaki kira münasebeti ile borç miktarının tespit edilmesini istediler.
Davalı ise g-eçmişte Davacılara gerek belgelerin birer suretini gerekse hesap verdiğini iddia ettî. Davalı ayrıca bir ön itiraz dosyalayarak davada dava sebebi bulunmadığını öne sürdü. Taraflar tanık dinletmeyerek yasal noktalarda Mahkemeye hitab ettiler. İlk Mahkeme t-alebin tadil edilmesi halinde bir tespit kararı verilebileceği kanısıria vardı. Belgelerin suretlerinin verilmesi hususunda karar vermeyi ise dava sonuna bıraktı. Davalı dava sebebi bulunmadığı sonucuna varmamakla İlk Mahkemenin hata ettiğini öne sürerek h-ükmü istinaf etti.
SONUÇ: Yargıtay ihtilaf konusu hususların karara bağlanmasında yardımcı olabileceği ve masrafları azaltacağı için karşı tarafın elinde bulunan belgelerin keşif ve tespit yolu ile ibrazının istenebileceğini belirtti. Buna rağmen bir yasa-nın olanak sağlaması hali dışında belgelerin ibrazının davada talep edilemiyeceği kanısına varan Yargıtay davada icar mukavelesi ile senetlerin suretlerinin Davacılara verilmesini zorunlu kılan bir yasanın mevcut olmadığını dikkate aldı.
Yargıtay, takr-irlerde Davalının hesap verdiği kabul edildiğine göre bu konuda da herhangi bir dava sebebinin kalmadığını belirtti ve İlk Mahkemenin davayı iptal etmemekle hata ettiği sonucuna vardı.
Yargıtay, müdafaa takririnde bir iptidai itirazın ileri sürülmesi hali-nde ilgili tarafın E.27 altında bir istida dosyalayarak öncelikle iptidai itirazın karara bağlanmasını isteyebileceğini vurguladı. Bu meselede layihaların kapanmasından sonra yapılan istidanın zamanında yapılmadığını ve dava sebebi bulunmadığına göre davan-ın iptal edilmesi gerketiğini belirtti. Bu nedenle istinafı kabul eden Yargıtay İlk Mahkemenin verdiği emri iptal etti.
Atıfta Bulunulan Yargısal İçtihatlar:
l-Nickson and Other v. Attorney General (1931) Appeal Case 184 at 193.
2- The Heirs of the Late -Panayi i.e. Andreas Foti and two Others v. The Administrators of The Estate of the late Stylians Georghi Mandrioti, i.e. Socrates Stylianou Mandriotis and Another (1963) C.L.R. p.170.
Atıfta Bulunulan Bilimsel İçtihatlar:
1-Halsburys Laws of England 3 E-d. Vol.l2 p.2 para.l, p.9 para. 9, p.10 para.ll.
2- The Annual Practice 1963 sayfa 681.
H Ü K Ü M
Salih S. Dayıoğlu: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç Aziz Altay verecektir.
Aziz Altay : Aleyhine istinaf edilen, davacılar karı kocadırlar. İ-stinaf eden davalı ise 1. davacının babası 2. davacının da kayın pederidir. Davacılar Lefkoşa'da Marmara bölgesı 27. Sokak No.B'de inşa ettikleri iki katlı bir evin inşaatının devam ettiği günlerde davalıdan birkaç defa senet karşılığında para borçlandılar-. Evin inşaatı tamamlandıktan sonra yaptıkları yazılı bir kira mukavelesi ile üst katını davalıya, kirası borçlarına mahsup edilmek koşulu ile ayda K.L.2O.lira ile kiraladılar. Davacılar Lefkoşa Kaza Mahkemesinde açtıkları 958/79 sayılı davada davalının bi-r süre evde oturup kirayı davacıların kendisine olan borçlarına mahsup ettikten sonra takriben 1.7.1977 tarihinde evin kirasını artıracağını söylediğini fakat miktarını saptamadığını, davalıya olan borçları hakkında kendilerine hesap vermediğini ve kira mu-kavelesi ile borç senetlerinin birer suretini istedikleri halde kendilerine vermediğini iddia ederek aşağıdaki taleplerde bulundular:
"a)Davalının, Lefkoşa'da Marmara Bölgesinde, 27. Sokak No.B adresindeki davacılara ait evin üst katı ile ilgili olarak b-undan 5 yıl kadar önce taraflar arasında aktedilen ve kendi yanında alıkoyduğu yazılı kira mukavelesinin bir suretini davacılara vermesini amir ve emir itası; veya alternatif olarak,
b)Taraflar arasındaki kira münasebetinin niteliğini ve 1976'dan sonra ö-denmesi gereken kirayı saptayan bir emir verilmesi;
c)Taraflar arasında 5 yıl kadar önce aktedilen ve davalının yanında alıkoyduğu mütebaki borç senet veya senetlerinin birer suretinin davacılara verilmesini amir ve emir;
d)Davalının davacılardan olan -alacağı ile ilgili hesap vermesini öngören bir emir "
Davalı dosyaladığı müdafaa takririnde, davada herhangi bir dava sebebi bulunmadığı hususunda yaptığı iptidai itirazı müteakip, kira mukavelesinin iki nüsha olarak yapıldığını ve bunun bir suretinin da-vacıların yanında bulunduğunu, bu nedenle kira münasebetinin niteliğini bildiklerini veya bilmeleri gerektiğini, 30.8.1979 tarihinde davacılara tüm borç senetleri ile ilgili borç ve faiz miktarları ile bu borca mahsup edilen miktarlar hakkında detaylı bir -şekilde yazılı hesap verdiğini ileri sürdü. Davalı talep takririnde yer alan taleplerin her halûkarda yasal dayanaktan yoksun olduğunu ve bu nedenle herhangi bir dava sebebi teşkil etmediğini iddia etti ve davanın reddedilmesini istedi.
Davacılar müdafaay-a cevap dosyalayarak kira mukavelesinin iki suret halinde tanzim edildiği iddiasını reddettiler. Davacılar ayrıca 30.8.1979 tarihinde davalının kendilerine borç durumu hakkında yazılı hesap verdiğini kabul ettiler ancak bunu tatminkâr bulmadıklarını iddia -ettiler. Davalı layihaların teatisi tamamlandıktan sonra Hukuk Üsulü Nizamatı E.27 altında bir istida dosyalayarak davada geçerli ve/veya makul ve/veya herhangi bir dava sebebi gösterilmediği cihetle davanın iptal veya reddedilmesi gerektiğine ilişkin ipti-dai itirazın öncelikle görüşülüp karara bağlanmasını istedi. Davacılar dosyaladıkları itiraznamede davalının istidadaki taleplerine hakkı olmadığını iddia ettiler.
Taraflar istidanın duruşması sırasında şahadet çağırmayarak yasal durum hakkında Mahkemeye -hitap etmekle yetindiler. İlk Mahkeme verdiği kararda taraflar arasındaki kira münasebetinin saptanmasına ilişkin talebin tadil edilmesi halinde Mahkemenin bir tesbit kararı verebileceğini belirttikten sonra davalının, yanında bulunan kira mukavelesi ile b-orç seıietlerinin suretlerinin verilmesi hususundaki taleplerini de dava sonunda karara bağlamayı uygun görerek istidayı reddetti.
İlk Mahkemenin bu kararından istinaf eden davalının istinaf sebepleri özetle şöyledir:
"l. İlk Mahkeme davada kanunen geçer-li ve/veya makul herhangi
bir dava sebebi bulunmadığı bulgusuna varıp davayı iptal
etmemekle hata etmiştir.
2.İlk Mahkeme talep takririnin 10(a) ve (c) paragrafların-
daki taleplerin makul veya herhangi bir dava sebebi teşkil
etmeyeceği hususunda kara-r vermemekle hata etmiştir.
3.İlk Mahkeme davacıların layihalarda ileri sürdükleri husus-
lar ile yaptıkları iddialar ışığında ve herhangi bir olgu ileri
sürmeden bir tesbit kararı ıstemelerinin mümkün olmadığı
hususunda karar vermemekle hata etmiştir.-
4.İlk Mahkeme davacıların vermiş olduğu müdafaaya cevapta
davalının hesap verdiğini kabul ettikten sonra talep takri-
rinin 10(d) paragrafı altında davalının hesap vermesi husu-
sundaki taleplerini iptal veya reddetmemekle hata etmiştir."
İptida 2. i-stinaf sebebini ele alalım: Davacılar talep takririnin
10. paragrafın (a) bendinde 5 yıl kadar önce davalı ile aktettikleri kira mukavelesinin bir suretinin davalı tarafından kendilerine verilmesirü tale ettiler. Davalı müdafaa takririnde kira mukavelesini-n iki suret olarak tanıim edildiğini ve bir suretinin davacıların yanında bulunduğunu iddia etmişse de davacılar dosyaladıkları müdafaaya cevapta bunu kesinlikle reddettiler ve tek nüsha olarak tanzim edilen kira mukavelesinin davalının yanında bulunduğunu- ileri sürdüler.
Davacılar talep takririnin 10. paragrafın (c) bendi altında ise takriben 5 ıl önce imza ettikleri ve davalının yanında bulunan borç senetlerinin birer suretlerinin kendilerine verilmesini talep ettiler. Davalı yanındaki borç senetlerinin -suretlerini çıkararak davacılara verilmesi hususunda herhangi bir yasal zorunluluğu bulunmadığını ileri sürdü ve davacıların isteklerini yerine getirmeyi reddetti. Davaliya göre yanında bulunan kira mukavelesi ile borç senetleri yn birer suretlerini davacı-lara vermesine ilişkin talepleri yasal da anaktan yoksun olduğu kadar bir dava sebebi de teşkil edemez. Yine davalıya göre davacıların açacakları uygun bir davada söz konusu mukavele ile senetleri ancak keşif ve tesbit (Discovery and inspection) yolu ile g-örebilirler. Davacıların avukatı ise açılan davanın bir keşif ve tesbit davası olmadığını kabul etmekle beraber karşı tarafın elinde bulunan belgelerin dava yolu ile talep edilebileceğini ileri sürdü ve İngilterede bunun mümkün olduğunu savundu.
Bir dava-da ihtilaf konusu hususlarla ilgili olup davanın duruşmasının hazılanmasında ve ihtilafın karara bağlanmasında yardımcı olabilecek belgelerin keşif ve tesbiti için Mahkemeler emir verebilir. E.28 n.l'de aynen şöyle denmektedir:
Any party may,without filli-ng any affidavit, apply
to the E.31, 12 Court or a Judge for an order directing and other party to any cause or matter to make dicovery on out of the documents which are or have been in his possession or power relating to any matter in question therein. On- the hearin of such application the Court or Judge or Judge may either refuse or adjourn the same if satisfied that such discovery,
not necessary, or not necessary at that stage of the cause or matter, or make such order either generally or limited to, in -the Court's or Judge's certain classes of documents, as may,
discretion, be thought fit provided that discovery shall not be ordered when and so far as the Court or Judge shall be of opinion that it is not necessary either for disposing fairly of the cause- or matter of for ,savıng costs. If an order is made for discovery, such order shall specifing the time withm which the party directed to make discovery shall file his affidavit."
Halsbury's Laws of England 3.Ed. Vol.l2 p.2 .para.l'de şöyle denmektedir:
-
"1. Meaning of discovery. The term "discovery" is used to describe certain processes by which a party to a civil cause or matter is enabled to obtain f zom the opposite party answers on oath to questions as to the facts in dispute between them and to obta-in information as to, and production of, the documents relevant to the dispute, for the purpose of preparing for the trial of the cause and of obtaining a final judgment."
-Belgelerin keşif ve tesbitine emir verilebilmesi için davada taraflar arasında karara bağlanması gereken bir hususun mevcut olması gerekir.
Halsbury's Laws of England 3. Ed. Vo1.12. p.9 para.9'da şöyle denmektedir:
"9. Discovery against parties to the pr-oceedings. Any party to a cause or matter may normally obtain discovery f rom any other. Discovery is not confined to plaintiff and defendant, or to opposite parties in the ordinary sense of the word, for it may be ordered wherever there are parties betwee-n whom there is some right to be adjusted or some question to be decided in the cause. Therefore, where there is such a right or question, a defendant or plaintiff may obtain discovery against a co-defendant or co-plaintiff; a third party brought in by cou-nterclaim as co-defendant to it with the plaintiff may obtain discovery against the plaintiff if there are rights to be adjusted between them in the action, but not otherwise."
Bu meselede davacıların karşı taraftan istedikleri belgeler ihtilâfın karara b-ağlanmasında yardımcı olabilecek belgeler olmayıp doğrudan ihtilafın kaynağını teşkil eden belgelerdir. İngilterede eskiden bu gibi maksatlar için dava açmak mümkün olmakla beraber günümüzde yasaların müsaade ettiği çok özel durumlar dışında böyle bir uygu-lamanın geçerliliğini yitirdiği görülmektedir.
Halsbury's Laws of England 3. Ed. Vol.l2 p.10 Para.ll'de şöyle denmektedir:
"11. Defendant for purpose of discovery only. In two types of proceeding a person may be made a defendant for the sole purpose of o-btaining discovezy against him, namely, when the sole relief claimed by the palintiff in the action is for production and inspection of documents and when a person who is not a necessary part to the proceedings, is made a defendant for the sole purpose of -getting discovery from him, although no substantive relief is claimed against him.
The first type was common before the Common Law Procedure Acts and Judicature Acts when it was necessary it commence suit by bill in Chancery to obtain discovery required fo-r the purpose of a common law action. It is now pratically unknown but may still occour in special circumstances."
The Annual practice 1963 sayfa 681'de discavery başlığı altında şöyle denmektedir.
". .... The principles applicable in the Court of Chanc-ery now apply in all divisions of the High Court, save that it is no longer necessary to sue for discovery by action, and no such action ought to be brought, nor ought parties to to be added to an action for the purpose only or obtaining discovery."
Yukar-ıda iktibas edilenlerden de görüleceği gibi bir davacı ancak davasının ihtilaf konusu hususların karara bağlanmasında yardımcı olabileceği ve böylece masrafları azaltacağı gerekçesi ile karşı tarafın elinde bulunan belgelerin keşif ve tesbit yolu ile ibraz-ını isteyebilir. Belgelerin ibrazı ise bir dava sebebi olarak ileri sürülenemez meğer ki yasa böyle bir talebe olanak tanımış olsun. Önümüzdeki meselede ise davalının elinde bulunan icar mukavelesi ile senetlerin suretlerinin davacılara verilmesini zorun-lu kılan bir yasa mevcut değildir. Bu durumda davalının elinde bulunan icar mukavelesi ile senetlerin ibrazına ilişkin taleplerin bir dava sebebi teşkil etmediği açıktır ve İlk Mahkeme bu hususta karar vermemekle hata etmiştir.
3. istinaf sebebine gelince-: Davacılar davalı ile olan kira münasebetinin niteliğini ve 1976'dan sonra davalının ödemesi gereken kirayı saptayan bir ernir verilmesini talep ettiler. 1976 Mahkemeler Yasasının 49. maddesi altında tesbit kararı talep edilebileceğine kuşku yoktur. Hukuk- Usulü nizamatında da bir tesbit kararının verilebileceği belirtilmektedir. E.27 n.4'de aynen şöyle denmektedir:
"4. No action or proceeding shall be open to objection on the ground that a merely declaratory judgment or order is sought thereby, and the Co-urt may make binding declarations or right whether any consequential relief is or could be claimed, or not."
Görülüyor ki talep edilen tesbit kararının bir yasal hakka dayandırılması gerekir. Ne var ki davacılar bu meselede talep etmekte oldukları te-sbit kararını herhangi bir yasal hakka dayandırmış değillerdir. Davacılar, örneğin, davalı ile aktedilen bîr mukavele altında kiracı olduklarına veya kira mukavelesinin sona ermesi veya erdirilmesi sonucu kanuni kiracı durumuna geldiklerini iddia etmek ve -bu iddialarına ilişkin olguları ortaya koymak suretiyle, hale göre, mukavele altında bir kiracı veya kanuni kiracı olduğu hususunda bir tesbit kararı talep edebilirlerdi. Halbuki davacılar davalarında Mahkemenin kira münasebetinin niteliğinin saptanmasını -talep etmekle davalı ile olan kira münasebetlerinin ne olduğunu bilmediklerini ortaya koymuşlardır. Muayyen olgulara dayanan niteliği belli bir talep olmadıkça Mahkemenin tesbit kararı vermesi olası değildir.
Nickson And Other v. Attorney General 1931. App-eal Case 184 at 193'te Lord Dumedion şöyle demiştir:
"My Lords, that ends the matter, except for what is called the second question, namely, whether, even if there is not any right to a pension, nevertheless, if the pension is granted it must be granted a-ccording to certain scales laid down in the Acts. My opinion upon that is that there is no second question it is only the first question put in another way, because, if you have not a right to sue at all to say that you are to recover your pension as such,- it does seem to me perfectly impossible to say that you have a right to a declaration that your pension must be so-and-so."
19-76 tarihinden sonra davalının ödemesi gereken kiranın saptanmasına ilişkin talebin de hiçbir yasal dayanağı yoktur. Davacılar talep takririnin 4. paragrafında inşaatı takriben 5 yıl önce tamamlanan dava konusu evi ayda K.L.2O.- kira ile davalıya kiraladıkl-arını kabul ettikleri halde talep kısmında kira miktarı hiç bilinmiyormuş gibi davranarak kiranın saptanması isteminde bulundular. 1973 Kira Kontrol (Geçici Hükümler) Kuralının 6. maddesi altında' 19b3'ten beri aynı evi fasılasız işgal eden müstecirlerin, -yasada belirtilen hususları göz önünde bulundurmak şartıyle ödemekte oldukları normal kiranın %20'sini aşmamak üzere kiranın mahkemece saptanması mümkün olmakla beraber yukarıda belirtilen tarihten sonra kiraya verilen evlerin kiralarının mahkemece saptanm-asına olanak bulunmamaktadır. Bu durumda ayda K.L.2O.- kira ile icar edilen dava konusu evin kirasının talep edildiği şekilde mahkemece yeniden saptanmasına olanak yoktur.
Davacılar gerek İlk Mahkeme huzurunda ve gerekse bu istinafın duruşmasında yaptıkla-rı beyanlarda icar mukavelesinin içeriğini bilmediklerini, bu yüzden de layihalarda herhangi bir iddia ileri sürmenin olanaksız olduğunu beyan ettiler. Davacıların avukatının, İlk Mahkeme huzurunda bu konuda yaptığı beyan aynen şöyledir:
"Bir adam mahkeme-de kesinlikle bilmediği bir şeyi iddia edemez. Mahkemeden bu durumun da saptanmasını isterler. 49. madde altında talebimiz bu durumun saptanmasıdır." Davacılar mukavelenin içeriğini bilmediklerini ve layihalarda buna ilişkin herhangi bir iddia ileri süreme-yeceklerini açıkça kabul ettiklerine göre onların gerekli tadilatı yapamayacakları ortadadır. Durum bu iken İlk Mahkemenin yapılacak tadilat ile davanın usule uygun bir şekile sokulabileceğine ilişkin bulgusu kuşkusuz hatalıdır.
4. istinaf sebebinde daval-ının hesap verdiği davacılar tarafından kabul edildiğine göre davalının hesap vermesine ilişkin talebin reddedilmesi gerektiği ileri sürülmüştür. Davacılar talep takririnin 7. paragrafında davalının alacak durumu ile ilgili hesap vermeye yanaşmadığını, 8. -paragrafında da borçları ile ilgili hesabın verilmesi için davalı nezdinde yaptıkları bütün girişimlerin akim kaldığını iddia ettiler ve 10(d) paragrafında davalının davacılardan olan alacağı ile ilgili hesap verilmesini öngören bir emir talep ettiler. Dav-alı dosyaladığı müdafaa takririnde 30.8.1979 tarihinde davacılara yazılı ve tafsilâtlı hesap verdiğini ileri sürerek davacıların böyle bir emir almaya hakları olmadığını savundu. Davacılar verdikleri müdafaaya cevapta belirtilen tarihte davalının kendileri-ne yazılı hesap verdiğini kabul ettiler ancak verilen hesabı tatminkâr bulmadıklarını iddia ettiler. Görüleceği gibi davacıların şikâyeti davalının kendilerine borçları hakkında hesap vermediği hususunda olmayıp verilen hesabın tatminkar görülmediğine iliş-kindir. Bu durumda davalının hesap vermediği iddiası ile davacıların Mahkemeden davalının hesap vermesi hususunda bir emir talep etmeleri yersizdir. Kanımızca davacıların verilen hesabın tatminkâr bulmadıkları kısımları hakkında dava açmaları gerekirdi: Ta-krirlerde davalının hesap verdiği kabul edildikten sonra davalı aleyhine bu konuda herhangi bir dava sebebi kalmamaktadır ve İlk Mahkeme bu şekilde bulgu yapmamakla hata etmiştir.
Şimdi de 1. istinaf sebebini ele alalım. Müdafaa takririnde davada kanunen -geçerli veya makul herhangi bir dava sebebi bulunmadığı hususunda iptidai itirazda bulunan davalı, takrirler kapandıktan sonra bir istida dosyaladı ve müdafaa takririnde yer alan iptidai itiraz ışığında davanın iptal edilmesini istedi. Davacılar ise İlk Ma-hkemede iptidai itirazın davanın duruşması esnasında ele alınacağı cihetle istidaya gerek olmadığını ileri sürdüler ve istidanın reddedilmesini talep ettiler. Müdafaa. takririnde, bu meselede olduğu gibi bir iptidai itirazın ileri sürülmesi halinde ilgili -tarafın duruşma güriünü bilmeden Emir 27 altında bir istida dosyalayarak iptidai itirazın öncelikle karara bağlanmasını isteyebilir. Bu suretle tarafların duruşma günü şahitleri ile beraber Mahkemeye getip boş yere masraf yapmaları önlenmiş olur.
The Heir-s Of The Late Theodora Panayi i.e. Andreas Foti and Two Others v. The Administrators Of The Estate Of The Late Stylianos Gorghi Mandrioti, i.e. Socrates Stylianou Mandriotis and Another 1963 2 Cyprus L.R. p.170'de şöyle demektedir:
"Having heard learned c-ounsel for the appellants to-day we are satisfied that the ruling of the trial Court was right.
We would like tö add that in cases where an objection is taken irı
the defence the interested party must apply to the Court to have a
perticular- point of law under Order 27 formulated and set down
fzır hearing before the date of trial, and he should not wait
until the day of trial when all the parties and their witnesses are
before the Court, when considerable costs may be incurred. -An
application under Order 27 should normally be made on the summons
for directions."
Bu durumda önümüzdeki meselede de layihaların kapanmasından sonra yapılan konu istidanın zamanında yapıldığına kuşku yoktur.
Yukarıda 2. 3. ve 4. istinaf -sebeplerinde belirtilenler ışığında herhangi bir dava sebebi bulunmadığı cihetle davanın iptal edilmesi gerekirdi. İlk Mahkeme davayı iptal etmemekle hata etmiştir.
Sonuç olarak istinaf kabul edilir. İlk Mahkemenin vermiş olduğu emir iptal edilerek d-ava reddolunur. Aleyhine istinaf edilenin istinaf edene gerek İlk Mahkemenin gerekse istinafın masraflarını ödemesine emir verilir.
(Salih S. Dayıoğlu) (Niyazi F.Korkut) (Aziz Altay)
Yargıç Yargıç - Yargıç
30 Aralık 1980
Full & Egal Universal Law Academy