-D.21/82 Yargıtay/Hukuk 34/82
- (Dava No.37/1980,Güzelyurt)
-
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: Şakir Sıdkı İlkay,Başkan, Salih S. Dayıoğlu, Niyazi F.Korkut
İstinaf eden: Adem Kocaman, Güzelyurt
(Davacı)
- ile -
Aleyhine istinaf edilen: Celâl O. Özbek,- Güzelyurt
(Davalı)
- A r a s ı n d a.
-
İstinaf eden namına: Hüseyin İ. Malyalı
Aleyhine istinaf edilen namına: Kıvanç M. Rıza
Kusur - Trafik kazası sonucu özel ve genel tazminat - Kusur tartışması - İlk Mahkemenin Davalının üzerine doğru gelmekte olan aracı gördükten sonra arabasını durdurm-ası ve kendisinden beklenen davranışı yaptığı bulgusu - İlk Mahkemenin Davalıyı kusurlu bulmaması - Davacının seyir istikametinde Davalının aracını durdurduğunu iddia etmesi ve bunu dikkatsizlik ve kusur olarak kabul etmeyen İlk Mahkeme kararı elyhine isti-nafı.
OLAY: Davacı bir trafik kazası sonucu yaralandı ve Davalı aleyhine özel ve genel zarar ziyan davası açtı.
-davacı, kazanın, davalının bir sokaktan diğerine geçerken gerekli kontrolü yapmadığını, karşıdan gelen araca dikkat etmediğini ve kazayı önleyici tedbirleri almadığını iddia etti.
-Davalı ise Davacının frenleri bozuk bisikletini dikkatsiz, ihmalkârane ve süratli sürmesi sonucu meydana geldiğini iddia etti. İlk Mahkeme Davalının ve kazanın tahkikatını yapan polis memurunun şahadetine inandı. İlk Mahkeme Davalının kazanın önlenmesi -için kendinden bekleneni yaptığını bisikletin üzerine geldiğini gördükten sonra durduğunu belirtti ve kazanın sadece Davacının kusuru ve ihmalârlığı sonucu meydana geldiğini blirtti.
Davacı İlk Mahkemenin Davalıya kusur bulmamakla ve Davalının kendi sey-ir istikametinde part etmesini dikkâtsizlik veya kusur kabul etmemkle hata ettiğini ileri sürdü ve istinaf etti.
SONUÇ: Yargıtay, Davalının kazayı ölemek için fırsatı olduğu haldde yan bir yola sapmayarak Davacının seyir hattı üzerinde durmasının bir dikk-atsizlik olduğu şeklindeki iddianın talep takririnde yer almadığını belirtti. Yargıtay, İlk Mahkemenin mevcut hal ve koşullarda, Davalının durmaktan başka bir çaresi olmadığı ve durmakla makul vir şoförden beklenen davranışı yaptığı bulgusunun hatalı olmad-ığı sonucuna vardı ve istinafı reddetti.
-H Ü K Ü M
-
Şakir Sıdkı İlkay, Başkan: Müstenif, açtığı dava ile aleyhine istinaf edilen davalıdan bir trafik kazasından ötürü özel ve genel zarar ziyan talep etti. Davayı dinleyen Kaza Mahkemesi kazanın davalının değil de müstenif davacının kusuru neticesi yer aldığ-ı kanaatına vardı ve davayı reddetti. istinaf Güzelyurt'ta oturum yağan Lefkoşa Kaza Mahkemesinin bu kararından yapılmıştır.
Kaza, davacının sürdüğü bisiklet ile davalının kontrolunda bulunan TR543 plâka nuamralı araba arasında, 14.9.1979 tarihinde, Güze-lyurt'ta Şehit cengiz ratip sokağında vukubuldu. Kaza neticesi davacı yere düştü ve burun ile sağ göz kapağı üzerinde kesik yara, sol bcak ve sol dirsek üzerinde de sıyrıklar aldı ve bisikleti de hasar gördü.
Davacı, talep takririnde, kazanın davalının T-R543 plâkalı arabayı dikkatsizce ve ihmalkârane sürmesi ve Üsküdar sokağından Şehit cengiz Ratip sokağına gerekli kontrolü yapmadan girmesi, girerken durmaması, karşıdan gelen ve tarafında seyretmekte olan davacıya dihhat etmemesi ve kazayı önleyici tedbir-ler almaması neticesi zuhur ettiğini iddia etti. Davalı ise, müdafaa takririnde, kazanın davacının frenleri bozuk bisikletini dikkatsizce ve ihmlakâ- rane ve süratli sürmesi ve durmakta olan dvalının arabasına çarpması neticesi vukubulduğunu iddia etti.
-Davayı dinleyen Kaza Mahkemesi davacının kaza ile ilgili olarak verdiği şahadete inanmadı, kazanın tahkikatını yapan polis memurunun ve davalının şahadetine ise inandı. Kaza Mahkemesi, davacının yolun solunda değil de sağında seyrettiğini, bisikletinin fre-nlerinin arızalı ve fren lâstiklerinin de yıpranmış olduğunu, davalının Üsküdar sokağına döndükten ve davacının üzerine doğru gelmekte olduğunu gördükten sonra arabasını durdurduğunu ve böylelikle makul bir soför olarak kendisinden bekleneni yaptığını ve k-azanın sadece davacının kusur ve ihmalkârlığı neticesi yer almış olduğunu buldu ve davayı reddetti. Müstenif davacı Kaza Mahkemesinin bu hükümden istinaf etti ve mahkemenin davalıya herhangi bir kusur tahmil etmemekle ve en azından onun da kazanın vukuuna -katkıda bulunmuş olduğunu bulmamakla hata ettiğini ileri sürdü. Bir istinaf sebebi ile de kaza mahkemesinin davalının arabsını davacının seyir istikameti üzerinde durdurmasını dikkatsizlik veya kusur olarak kabul etmemekle hata ettiğini ileri sürdü. Kaza M-ahkemesinin hükmünde şöyle demiştir:
"Emare kroki ve diğer şahadeti de göz önünde tutarak Davacının şahadetinde bazı çelişkiler olduğunu müşahade ettim. davalı beyan ettiği gibi sola Üsküdar Sokağına dönecek olsa idi, kabul ettiğim şahadet ışığında, gidi-ş istikametine göre kazanın "E" noktsınd olamsına olanak yoktu. Bu davacının tarafında değil de yolun sağında olduğunu gösterir. ........................... Şayet davacı yolun soulnda giderek sol tarafa gidecek olsa idi kaza arabanın duruş yerini de göz ön-ünde tutarak meydana gel- miyecekti. davalı görüleceği gibi çıkış yaptıktan sonra tarafında yani gidiş istikametine göre yolun solunda idi. Yolun genişliğine göre ve karşılaştığı durum karşısında kanaatimce kazayı önlemek için durmaktan başka hareket yapam-azdı. fren izlerinden de anlaşılacağı gibi Davalı hemen frene basmıştır ve arabayı durdurmuştur. Durmuş olmamış olsa idi ve davacının beyan ettiği gibi ansızın çıkış yapıp durmuş olsa idi araba kendisini ileriye fırlatacaktı. Halbuki Davacı çarpışma anında- arabanın önüne, sağ yanda bulunan evleğin yanına düşmüştür.
Kabul etmiş olduğum vuruş noktasına da bakıldığı zaman Davacı arabayı gördüğü halde solunu almamıştır. davacının beyan ettiği gibi davalının durmadan yola çıkış yaptığını kabul etmiş olsam dahi-, ki bu hususta şahadetiyle beni ikna etmiş değildir, sola Üsküdar sokağına dönmesinde zaten kendi tarafında gitmiş olsa idi arabaya çarpmaya olanak yoktu............. Verilen şahadette davalının kaza anında normal bir şoförden beklenen hareket, arabasını -durdurmakla yapmıştır. Kanaatimce yukarıdakiler ışığında davalının makûl bir şoförden beklenen gayreti göstermemiştir. .....................................................................................
Yukarıdaki nednlerle ve tüm şahadet çerçevesinde -davacının kaza ile ilgili vermiş odluğu şahadete inanmaya olanak bulmadım.
Ayrıca verilen şahadet ışığında Davacı davalının dikkatsizliği, ihmalkârlığı ve kanuni vecibelerinin ihlâli hakkında Mahkemeye yeterince şahadet ibraz etmeyip davasını isbat edeme-miştir. Kusurun ve ihmalkârlığın sadece davacıda olduğu kanaatine vardım."
Müstenif, aleyhine istinaf edilen davalının kazayı önlemek için fırsatı olduğu halde yan bir yola sapmayarak onun seyir hattı üzerinde durmasının bir dikkatsizlik olduğunu ileri s-ürdü. Ancak aleyhine istinaf edilen davalının yan bir yola sapma fırsatının olduğu ve bunu yapmamakla hata ettiği talep takririnde iddia edilmedi. Esasen, yukarıdaki iktibastan ve söylenenlerden görüleceği gibi, Kaza Mahkemesi, mevcut hal ve koşullarda, da-valının durmaktan başka bir çaresi olmdığını ve durmakta makul bir şofçrden bekleneni yapmış olduğunıu buldu. Kaza Mahkemesinin bu bulgusu doğru olarak kabul ettiği şahadet ışığında hatalı değildir.
Tutanaklar tetkik edildiğinde Kaza Mahkemesinin hükmün-den gerekçeli olduğu ve tüm bulgularını destekleyici yeterli şahadetin mevcut olduğu gözükmektedir. Kaza Mahkemesinin yapmış olduğu bulgularda hata ettiği ve bu bulgulara müdahale etmemi hususunda ikna edilmedik. Bu böyle odluğuna göre de istinafın reddolu-nması gerekir.
Sonuç olarak istinaf reddolunur.
İstinaf masrafları müstenif tarafından ödenecektir.
(Şakir Sıdkı İlkay) (Salih S. Dayıoğlu) (Niyazi F. Korkut)
Başkan Yargıç- Yargıç
3 Aralık 1982
Full & Egal Universal Law Academy