-D.48/89 Yargıtay/Hukuk 34/89
(Genel İstida No. 145/80; Girne)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Salahi S. Dayıoğlu, N. Ergin Salâhi, Aziz Altay.
İstinaf eden: Iain Macfarlane- veya Iain M. Macfarlane İngiltere, vekili ve
temsilcisi avukat Peyman Erginel vasıtasıyle, Girne.
(Müstedi)
ile
Aleyhine istinaf edilen: 1. K.T.F.D.
- 2. K.T.F.D. Ekonomi ve Maliye Bakanlığı vasıtasıyle
KTFD veya Devlet Emlâk ve Malzeme Dairesi
vasıtasıyle KTFD'ni temsilen KTFD Başsavcısı,
Lefkoşa.
(Müstedaaleyh)
- A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Peyman Erginel.
Aleyhine istinaf edilen namına: Derviş Akter.
H Ü K Ü M
Salih S. Dayıoğlu: İşbu istinaf Tam Kadrolu Girne Kaza Mahkemesinin -30.12.1988 tarihinde verdiği hükümden yapılmış bulunmaktadır. Olgular üzerinde taraflar arasında ihtilâf hemen hemen yok gibidir. Olgular, istinaf maksatları bakımından, aşağıdaki şekilde özetlenebilir.
29.11.1973 tarihi yazılı bir satış sözleşmesi tahtı-nda bir Skoç olan müstedi Girne'de Parsel No.700, Blok F Pafta XII/21E1, Kayıt No.5277 olan Castle Beach Hotel Complex diye bilinen apartmanın en üst katında Blok B. No.B22 ile Blok B'nin zemin katında üstü kapalı bir garajı Rum cemaatına mensup bir şirket-ten 9550 KL'sına satın aldı. Müstedi satış bedelinin büyük bir kısmı ödedi. Müstedinin satış bedelinden ödenmemiş kalan miktar ise 332.155 KL'dir. Daha sonra gerçekleştirilen 1974 Barış Harekâtı ile sözü edilen daire ile garajın kaydı müstedinin adına yapı-lamadı.
Müstedi 7/80 sayılı Yabancılardan Sözleşme ile Satın Alınan Taşınmaz Malların Kaydını Düzenleyen Yasa tahtında Mahkemeye başvuru ve sözü edilen daire ile garajın adına kaydının yapılmasını talep etti.
Müstedinin istidasını dinleyen Tam Kadrolu -Girne Kaza Mahkemesi müstediyi tüm ileri sürdüğü iddialarda haklı buldu ancak müstedinin dairesinin bulunduğu B blokunu Devletin mülkiyeti altına alan 23.5.1988 tarih ve E(K-3)7-88 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının mevcudiyeti ve bu kararın geçerliliğini ko-ruması dolayısıyle konu daire için müstedinin lehine kayıt kararı verilemeyeceği kanaatına vararak istidayı ret ve iptal etti. İstinaf bu karardan yapılmış bulunmaktadır.
Dosyalanan istinaf ihbarnamesi altı sebep içermekle birlikte bunları aşağıda özetle-ndiği şekilde 4 başlık altında toplamak mümkündür;
1. Satış bedelinden ödenmemiş olup geriye kalan 332.155KL'sı 3.4.1974 tarihinden bu meblağın ödeneceği güne kadar %8 faiz taşıyacağına ilişkin hükmün ilgili kısmı hatalıdır.
2. A, B, C, D, E olarak beş -kattan oluşan tüm kompleks üzerinde bulunan 200,000KL ipoteğin konu daire için ayrı koçan verilmesi halinde bu koçana kaydedilmesi kararı hatalıdır.
3. Talep, daire yanında bir de garaj içermekle birlikte, garaj için mahkeme hiçbir bulguda ve yargıda bul-unmamakla hata etti.
4. Yukarıda tarih ve sayısı verilen Bakanlar Kurulu Kararını dikkate alıp onu kayıt için bir engel olarak görmekle hata etti.
İstinafın duruşmasında savcılık müstedinin yukarıda özeti verilen 1 ve 2. istinaf sebeplerinde haklı oldu-ğunu kabul ve teslim etti. Müstedi de 3. istinaf sebebi ile ileri sürdüğü garaj konusunda pek durmadı. Bunun nedeni ise bu konuda ibraz ettiği şahadetin pek tatminkar olmaması ve ayrıca Blok B'nin zemin katında - projede değişiklik yapılmış olacak - bir ga-rajın bulunmaması idi. Bu durumda istinafın duruşması sadece 4. sebep üzerinde yapıldı.
Anladığımız kadarıyle istida konusu dairenin de bulunduğu Blok B. Rumdan kalan bir maldır. Normal olarak Blok 'B' Anayasanın 159(1)(b) de ifadesini bulan bir taşınmaz- maldır ve A.M.19/87 (D.8/88) sayılı Anayasa Mahkemesi kararında da vurgulandığı gibi Anayasasının 159(3) maddesinde belirlenen amaçlar için kullanılabileceği gibi yasa ile düzenlenmek suretiyle bunların mülkiyeti gereçek ve tüzel kişilere devredilebilir. -Elbette ki bu gibi bir mal gerçek ve tüzel kişilere devredilirken yine Anayasanın Geçici Madde 1(2) ile düzenlendiği gibi kısaca eşdeğer mal alacaklısı olarak isimlendirebileceğimiz kişilere öncelik verilmesi gerekir.
A.M. 8/88 (D.3/89) sayılı Anayasa M-ahkemesi Kararında 7/80 sayılı Yasa uyarınca üzerinde hak talep edilen bir taşınmaz malın "eşdeğer hak sahiplerine değil de bu yasa altında hak sahibi sayılan kişilere verilmesini öngörmektedir. " denmektedir. Anayasa Mahkemesi, 7/80 sayılı Yasa ve bunun a-ltında yargısal işlem başlatan kişiler için şunları söyledi:
"7/80 sayılı Yasa KKTC Anayasasından önce yürürlüğe girmiş bir yasadır. Bu yasa, yasa altında başvuruda bulunan bir hak sahibine hakkını yasaya uygun olarak kanıtladığı takdirde, ilgili taşınma-z mal üzerinde bir nevi mülkiyet hakkı tanımaktadır. Bir yasanın kendisine hak tanıdığı kişi bunu temin için bir dava açma veya başvuru dosyalamakla bir işlem yapmış olduğu takdirde hakkını bu yasanın kuralları uyarınca karara bağlama hakkını kazanmış olur-. gör: Birleştirilmiş A.M. 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26 ve 27/81 s.11. Anayasanın geçirildiği tarihteki yasal ve fiili durum ve 159. maddesinin (1). fıkrasının (b) bendinin içeriği göz önünde bulundurulduğunda Anayasa koyucunun 7/80 sayılı Yasa kapsamındaki -malların bu madde kapsamında terkedilmiş sanılmasını ve 7/80 sayılı yasa altında kazanılmış haklara müdahale edilmesini niyet etmiş olmadığı ve maddenin Anayasa koyucunun niyeti dorğultusunda yorumlanması gerektiği görüşündeyiz."
-Daha sonra Anayasa Mahkemesi sayfa 7'de şu sonuca vardı; "Yukarıda belirtilen nedenlerle 7/80 sayılı Yasa kapsamınaki taşınmaz mallar Anayasanın 159. maddesinin (1). fıkrasının (b) bendi veya (3). fıkrası kapsamında değildir." Yukarıda atıfta bulunulan Ana-yasa Mahkemesi kararı 18.4.1989 tarihinde verildi.
-
Yukarıya çıkarılan alıntılardan 7/80 sayılı yasa altında başlatılan bir yargısal işlem ile bunu başlatan kişinin bir muktesep hak elde ettiği ve bu hakka saygı duyulması gerektiği sonucu çıkmaktadır.
Önümüzdeki meselede Blok 'B'nin Rumdan kalma bir mal -olması dolayısıyle 1985 Anayasasının 159(1)(b) maddesi uyarınca KKTC mülkiyetindedir. Ne var ki Anayasanın yürürlüğe girmesinden önce müstedi 7/80 sayılı Yasanın bahşettiği bir hak ile başvuru konusu dairenin ismine kaydedilmesi için müracaatta bulunmuştu.-
23.5.1988 tarihli Bakanalr Kurulu Kararı olmamış olsaydı müstedi, yukarıda alıntısı yapılan Anayasa Mahkemesi kararı ışığında hakkını aramaya devam edecekti. O halde sözü edilen Bakanlar Kurulu yeni bir durum yaratmış mıdır? 7/80 sayılı yasanın amacını -uzun boylu anlatmaya gerek yoktur. Devlet, bu yasa ile Türklerin ve üçüncü devlet uyruklularının, Devlet, bu yasa ile Türklerin ve üçüncü devlet uyruklularının, "yabancı" diye nitelendirilen kişilerden, 1974 öncesi satın aldıkları taşınmaz malın isimlerine- kaydedilmesini öngörmüştür. Niyet bu olduğuna göre ve ayrıca 7/80 sayılı yasa altında başlatılan birçok yargısal işlemin varlığından da haberdar olduğuna göre 7/80 sayılı Yasa ile verilmek istenenin mevzuat hiyerarşisinde yasadan daha dûn bir seviyede ola-n Bakanlar Kurulu kararı ile geri alınmak veya yasanın güttüğü esas amacın elde edilmesinin zorlaştırılmasının istenmesini anlamak mümkün değildir. Bunu söylerken sözü edilen Bakanlar Kurulu Kararının geçersiz olduğunu kesinlikle murat etmiyoruz. Esasen bö-yle bir iddia yapılmadığı gibi bu safhada bu konu hakkında karar vermek de yetkimiz dışındadır. Söylemek istediğimiz şudur ki: Müstedinin 7/80 sayılı Yasa altında başlattığı yargısal işlem dolayısıyle, konu daireye sözü edilen Bakanlar Kurulu Kararı teşmil- edilemez, meğer ki bu niyet açık ve seçik bir şekilde ilgili Kararda gözüksün. Böyle bir durum da olmadığına göre sözü edilen Bakanlar Kurulu Kararı müstedi durumunda olan sair kişilere teşmil edilemez ve onların 7/80 sayılı Yasa altında başlattıkları ya-rgısal işlemlerde etkili olamaz.
Sonuç olarak istinaf kabul edilir ve İlk Mahkemenin hükmü iptal edilir. Müstedinin, ödenmeyen mütebaki satış bedeli olan 332.155 KL veya muadilini döviz olarak ve bunun üzerinden bugünden itibaren tediye tarihine kadar %8- faizi ilgililere ödenmesi halinde konu dairenin yasaya uygun bir şekilde müstedinin ismine kaydedilmesine emir verilir.
Masraflar için herhangi bir emir verilmez.
(Salih S. Dayıoğlu) (N. Ergin Salâhi) (Aziz -Altay)
Yargıç Yargıç Yargıç
1 Aralık 1989
-
-4-
-
Full & Egal Universal Law Academy