-D.24/85 Yargıtay/Hukuk 35/85
(Dava No: 361/82, Girne)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Salih S. Dayıoğlu, N. Ergin Salâhi, Aziz Altay.
İstinaf eden: İsmail Tezer, Lefkoşa.-
(Davacı)
-ile-
Aleyhine istinaf eddilen: Türkan Can, Girne.
(Davalı)
A r a- s ı n d a.
İstinaf eden namına: Tahir Seroydaş.
Aleyhine istinaf edilen namına: Mustafa Güryel.
H Ü K Ü M
Salih S. Dayıoğlu: İşbu istinaf Tam Kadrolu Girne Kaza Mahkemesinin davacı (istinaf eden) tarafından açılan bir tahliye davasında davacının iste-mini reddeden hükümden yapılmıştır. Olgular aşağıda gösterildiği şekilde özetlenebilir.
Davacı bütün ilgili zamanlarda Girne'de Kordon Caddesinde bulunan 2 numaralı bir dükkânın kiracısı idi. Davacı bu dükkânı 30.6.1977 tarihinde aktedilen bir kira mukav-elenamesi tahtında K.T.T. İşletmeleri Ltd. Şirketinden kiralamıştı.
14 Ağustos 1978 tarihinde davacı ile davalının (aleyhine istinaf edilenin) kocası Hasan Can arasında yapılan bir ortaklık anlaşması uyarınca sözü edilen dükkân ortaklık esası üzerine işl-etilecek ve dükkânda icra edilecek satış illeri davalı tarafından yapılacaktı. Ortaklık anlaşması üç yıl için geçerli olacaktı. Dava ortaklık müessesesini doğrudan doğruya ilgilendirmediği cihetle yapılan "ortaklığın" hukuki hüvviyeti üzerinde bu safhada b-irşey süylememeği uygun buluruz.
Haziran 1981'de Hasan Can vefat etti ancak karıısı olan davalı sözü edilen dükkânda çalışmaya devam etti. Bundan sonraki olgular ihtilaf konusudur. Tarafların olgular hususundaki iddialarını özet olarak toparlamakta yarar- vardır.
Davacının talep Takririne göre Hasan Can'ın Haziran 1981'de vefat etmesi ile ortaklık kendiliğinden feshedildi ve o tarihten sonra davacı müteaddit defalar davalıdan konu dükkânı tahliye etmesini istedi. Davacıya göre, davalı yapılan bütün talep- ve ısrarlara rağmen dükkânı rızası hilâfına mütecaviz olarak tasarrufunda tutmağa devam etmektedir.
Davalı ise müdafaasını iki nokta üzerinde yürütmüştür. Birinci olarak kocası vefat ettikten sonra davacı ile kocası arasında ihdas edilen ortaklığın kend-isi ile davacı arasında devam ettiğini veya yeni sözlü bir ortaklık tesis ettiğini ve ikinci nokta olarak da davacı ile Mart 1982'de varmış olduğu sözlü bir anlaşma ile dükkânı ayda 25,000TL:'ye icar ettiğini ve dolayısıyle dükkânı mütecaviz olarak tasarr-ufunda bulundurmadığını ileri sürdü.
Tarafları ve tanıklarını dinleyen İlk Mahkeme davalının, davacı ile bir ortaklık anlaşması varolduğu doğrultusundaki iddiasını reddetti ancak Mart 1982'de davacının konu dükkânı davalıya ayda 25,000TL. mukabilinde ica-r ettiği hususunda bir anlaşma yapıldığı iddiasını kabul etti ve ortada taraflar arasında bir kira anlaşması yapıldığı iddiasını kabul etti ve ortada taraflar arasında bir kira münasebeti varolduğu cihetle davalının mütecaviz olamıyacağını, davanın ise dav-alının mütecaviz olduğu esası üzerinden açıldığı ve yürütüldüğü gerçeğini dikkate aldıktan sonra davacının tahliye istemini reddetti.
Davacı İlk Mahkemenin bu hükmünden istinaf etmiş bulunmaktadır. Dosyalanan istinaf ihbarnamesi yedi sebep içermekle bir-likte davacı istinafın duruşmasında bunların tümünü birlikte ve bir sebep altında topladı. Bu sebep ise, İlk Mahkemenin mevcut şahadet ışığında, davacının şahadetine itibar etmeyip davalının şahadetini kabul etmekle hata ettiği noktasında toplanmaktadır.
-
davacı iddialarını kanıtlamak için zabıtların çeşitli kısımlarına atıfta bulundu ve davalının şahadetindeki muhtelif çelişkilere dikkatimizi çekti. Gerçekten davalının şahadetinde muhtelif çelişkiler mevcuttur. Ancak bu çelişkilerin esasa müteallik çeli-şkiler olduğu ve bunların varlığının davalının şahadetini ciddi ve etkili bir şekilde haleldar ettiği hususunda ikna edildiğiizi salimen söylemek olası değildir. Geçmiş birçok kararlarımızda da değindiğimiz gibi tarafları ve tanıklarını gören ve onları müş-ahadesi altında bulunduran İlk Mahkemeler şahadeti değerlendirme hususunda Yargıtaya oranla daha avantajlı bir durumadırlar. Bu gibi hususlarda Yargıtayın ilk mahkemelerin vardıkları sonuçlara, hangi hallerde müdahale edebilecekleri geçmişte verilen irçok -içtihat kararlarında görmek mümkündür. Bunları tekrarlamakta yarar görmüyoruz. davacı istinafın duruşması sırasında davalının yapıldığını iddia ettiği kiracılık anlaşmasının geçersiz olduğunu çünkü bu anlaşmada sürenin belirsiz olduğunu iddia etti. Bu gör-üşe kayılma olanağı yoktur. İlk Mahkemenin itibar ettiği şahadete göre taraflar ayda 25.oooTL kiraya mukabil bir anlaşma yapmışlardır. Şahadetten bu anlaşmanın taraflar arasında aydan aya bir kira ilişkisi meydana getirdiği görülmektedir.
Diğer konulard-a da İlk Mahkeme konuyu ve şahadeti enine boyuna inceledi ve verdiği detaylı hükmünde davalının şahadetini kabul ederek davacının iddialarını reddetti. Kanımızca İlk Mahkemenin yaptığı bulgulara varabilmesi için huzurunda kafi derecede şahadet vardı.
Bu -durumda istinafın reddolunması gerekir.
Sonuç olarak istinaf reddolunur. istinaf masrafları istinaf eden tarafından ödenecektir.
(Salih S. Dayıoğlu) (N. Ergin Salâhi) (Aziz Altay)
Yargıç - Yargıç Yargıç
28 Haziran 1985
-
-3-
-
Full & Egal Universal Law Academy