-D4/83 Yargıtay/Hukuk 35/82
(Dava No: 427/79; Girne)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: Salih S. Dayıoğlu, N. Ergin Sal(hi, Niyazi F. Korkut.
İstinaf eden: Cel(l Özkayın, Oz-anköy,
(Davacı)
- ile -
Aleyhine istinaf edilen: KTFD Bakanlar Kurulunu Temsilen KTFD Başsavcılık, Lefkoşa.
(Davalı)
- A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Güneş Menteş
Aleyhine istinaf edilen namına: Derviş Akter.
Tazminat - 21/62 sayılı Mala El Koyma Yasasının 8. maddesi - Taşınmaz mala Devletin elkoyması nedeniyle tazminat istemi - İlk Mahkemenin- Davacıya yılda KL420 tazminat tespit etmesi - Davacının tespit edilen tazminat miktarını az bulması.
OLAY: Davacı Ozanköy'de bir ev ve 6 ½ dönümlük bahçenin sahibidir. Bu bahçe ve ev 1963-1974 yılları arassında RMMO tarafından işgal edilmiş ve Girne Ru-m Kaza Mahkemesince Davacıya yıllık 945KL tazminat verilmişti. Barış Harekâtı neticesi konu yerler Barış Kuvvetleri tarafından işgal edilmiş ve üç yıl için devletçe el konulmuştu. 1974-77 yılları için Davacıya tazminat ödenmemiştir. Davacı 74-77 ve 77'den- sonraki yıllar için dava açarak tazminat talep etti.
İlk Mahkeme daavcıya yılda 420KL, üç yıl için toplam 1260KL tazminat verilmesini emretti.
Davacı tespit edilen tazminat miktarının az olduğunu idddia ederek istinaf etti.
SONUÇ: Yargıtay, mala el- koyma sonucu mala el koyan makam tarafından ödenecek tazminatın saptanmasında ne gibi hususların dikkate alınacağı 21/62 sayılı Mala El Koyma Yasasının 8. maddesinde açıklandığını belirtti.
Yargıtay, Davacı tabığı Eksperin şahadetini inceledi. Bu tanığ-ın 1973 Rum Kaza mahkemesinin saptadığı 945KL'yi esas alarak TL'nin KL karşısında 11 kat değer kaybını dikkate alarak sonuca vardığını ve bunun hatalı olduğunu belirtti. Yargıtay 21/62 sayılı yasadaki kriterlerin dikkate alınması gerektiğini belirtti.
Y-argıtay, taraflarca sunulan şahadetin yeterli olmamaı halinde Mahkemelerin Anayasanın 33(2) maddesinde ifadesini bulan "tam ve hakkaniyete uygun bir tazminatı" saptayabilmek için 9/76 sayılı Yasanın 56. maddesindeki yetkilerini kullanmayı düşünmeleri gere-ktiğini belirtti.
Yargıtay, meseleyi İlk Mahkemeye iade edip sene ve sene olarak evlerin icara verilmesi halinde TL. olarak ne kadar kira getireceklerinin karara bağlanması gerektiğini belirtti ve istinafı kabul etti.
H Ü K Ü M
Salih S. Dayıoğlu: -Davacı (istinaf eden) bütün ilgili zamanlarda Girne Kazasına bağlı Ozanköyd pafta No.346, 329 ve 441 tahtinde kayıtlı 6 1/2 dönüm bir bahçe ile tafsil(tı daha aşağıda verilecek evlerden oluşan taşınmaz malların kayıtlı mal sahibidir. Bu mallar 1963 hadisel-erinden sonra Rum Milli Muhafız birlikleri tarafından 1974 Barış Harek(tına kadar işgal edilmişti. Davacı bu malların 1963-74 dönemi içinde kanunsuz işgal edilmeleri nedeniyle Kıbrıs Rum Yönetimi aleyhine tazminat davası açmış ve ihtil(fsız olguya göre Gir-ne Kaza Mahkemesi bu mallar için davacıya yılda KL245.- tazminat ödenmesini emretmişti.
1974 Barış Harek(tını müteakip dava konusu mallar Barış Kuvvetleri tarafından işgal edilmişti. 29.6.1977 tarihinde 43 sayılı Resmi gazetenin Ek III'ünde yayınlanan bi-r emirle bu mallara üç yıl Devletçe el konmuştu. Gerek 1974 - 29.6.1977 döenmi ve gerekse daha sonraki dönem için Devlet, davacıya dava konusu mallar için herhangi bir tazminat ödememiştir. Davacı ile Devlet ilgilileri arasında tazminatla ilgili olarak yap-ılan görüşmeler bir semere vermeyince davacı 3.9.1979 tarihinde açtığı bir dava ile özetle;
(a) 1974-29.6.1977'ye kadar olan dönem için yılda 500,000TL tazminat;
(b) 29.6.1977'den sonraki üç yıl için de yılda 500,000TL tazminat tale- binde
bulunmuştur.
-Davayı dinleyen Girne Kaza Mahkemesi davacının yukarıda (a) altındaki talebi ile ilgili olarak Devletin herhangi bir şekilde sorumlu tutulamıyacağı kanaatına vardı ve talebin bu kısmını reddetti. Yukarıda (b) altındaki talep ile ilgili olarak huzurunda ve-rilen şahadeti değerlendirdikten sonra davacıya yılda KL420-dan olmak üzere üç yıl için KL1260.- tazminata hükmetti. Davacı hükmolunan bu tazminatın aşik(r surette az olduğunu iddia ederekistinaf etti.
Dosyalanan istinaf ihbarnamesi altı sebep içermekle -birlikte bunlarıbir tek sebep altında ezcümle hükmolunan tazminat miktarını yılda KL420.- olarak saptamakla İlk Mahkemenin hata ettiği noktasında toplamak mümkündür.
İstinafın duruşması esnasında davacı avukatı 6 1/2 dönümlük arazi ile ilgili olarak sapt-anan miktar üzerinde ısrar etmiyeceğini, esas şik(yetinin İlk Mahkemece ikişer oda ve bir mutfaktan oluşan 8 hane için saptanan tazminat miktarına ilişkin olduğunu beyan etmiştir. Daha ileri gitmeden dava konusu olan haneler hakkında daha fazla bilgi sahib-i olmak yararlıdır.
Dava konusu evler Girnenin üç mil kadar doğusunda bulunmaktadır. Bu konuda İlk Mahkeme şunları söyledi:
"Binaların tetkikinde ise, söz konusu yerin Girneden tahminen 3 mil doğusunda, deniz kenarında --- şeklinde iki kattan ibaret ol-up her katta iç içe iki küçük odadan ibaret dört müstakil oda, doğu kısmında alaturka bir tuvalet ve güneye doğru uzanan çıkıntıda 4 küçük odacık, aşağı katta ise iki küçük odadan müteşekkil, dört ayrı oda, merdiven ayaklarının altında bir odunluk ve yine -Güneye doğru uzanan dör küçük odacık, yukarıda ön tarafta devamlı dar bir beton balkon, deniz tarafında ise her odayı demir parmaklıklarla ayıran küçük birer balkon olduğu tesbit edilmiştir."
Keza İlk Mahkeme binaların fiziki durumu hakkında da şunları s-öyledi:
"Yerinde yapılan inceleme ve ibraz edilen Emare dosyadaki kira mukavelesinin incelenmesinden, Tapu Müdürünün şahadetinden ve mezk(r binanın yukarıda da izah ettiğimiz şekilde davacının daire olarak bahsettiği yerlerin sdece iç içe iki küçük odacı-ktan ibaret, suyu olmayan herhnagi bir konforu olmayan ilkel tarzda bir bina olması, tek bir tuvalet olup ihtiyaca cevap vermemesi, mutfak olarak nitelendirilen 4 küçük odacığın mutfak özelliği taşımaması, içinde suyu ve mutfak olduğunu gösteren herhangi b-ir emare olmaması."
Tazminat hususunda İlk Mahkeme önüne serdedilen şahadet birbiri ile çelişki içindedir. Davacı tarafından eksper şahit olarak çağırılan İsmail Karagözlü yeminli bir muhammin olduğunu, tazminatı saptarken hareket noktasını 1973'de Girne- Rum Kaza Mahkemesinintazminat oalrak saptadığı yılda KL945._yı esas aldığını, 1980'deki emtia ile 1974 yılı emtia arasındaki farkın 13, para değerindeki farkın ise 9 olduğunu, iki katın arası olan 11'i esas alıp Girne Rum Kaza Mahkemesinin saptadığı KL945-.-yı 11 rakamı ile çarptıktan sonra çıkan sonucu 1KL 36TL ile çarptığını ve çıkan sonucun yanı 945x11x36 eşittir 374,220TL'yı davacının almaya hak kazandığı tazminat olarak belirlediğini söyledi. Davacının kocası ise verdiği şahadette herhangi bir ayrıntıy-a girmeyip sadece zararın yılda 500,000TL olduğunu söylemekle yetindi. İlk Mahkeme haklı oalrak, bu şahidin bu konudaki şahadetini dikkate almadı. Davacının çağırdığı eksper şahit için İlk Mahkeme hükmünde şunları söyledi:
"Sadece 2 No.lu şahit yukarıda -da belirtildiği gibi Girne Rum Kaza Mahkemesinin ayni yerle ilgili olarak vermiş olduğu kararından hareket ederek bu rakamlara ulaştığını söylemekle yetinmiştir. Ancak, ayni dönemde dava konusu dönemde kiraların ne olduğu ve dava konusu binanın kiralanıp k-iralanmayacağı veya emsal teşkil eden bina olup getireceği gelirin ne olduğu hususunda herhnagi bir araştırma kıyaslama yapılmadığı gibi dava konusu arazinin de ayni bölgede diğer arazilerin kaça kiralandığı ve getirdikleri gelir hususunda hiçbir araştırma- yapılmadığı görülmektedir."
Öte yandan davalı tarafından çağırılan eksper şahit ise mala el koyma emrinin yayınlanmasından sonra Tapu ve Kadastro dairesinde çalışan bir kişi tarafından dava konusu malların ziyaret edildiği ve tazminat için raporun onun -tarafından hazırlandığını, bu raporun içeriğinin konu taşınmaz malalrı da ziyaret ettikten sonra kendisi tarafından da benimsendiğini ve buna göre binalar için yılda KL400.- ve 6 /2 dönüölük bahçe için yılda KL20.- tazminat takdir ettiğini söyledi. İlk Mah-keme davacı ve eksper şahidin şahadetini tatmink(r bulmadığını ve bu nedenle davalı şahidinin vermiş olduğu rakamların uygun ve makul olduğu kanısına vardı. Ayrıca İlk mahkeme davacının niyetinin bu binalara yerleşmek olduğunu ve dolayısıyle kaybının bunla-rı kullanmamaktan ibaret olduğu görüşünü izah etti.
Mala el koyma sonucu mala el koyan makam tarafından ödenecek tazminatın saptanmasında ne gibi hususların dikkate alınacağı 21/62 sayılı Mala El Koyma Yasasında belirlenmiştir. Bu Yasanın 8. maddesinin i-lgili kısmı aynen şöyledir:
"8. (1) Bu kanun hükümleri gereğince herhangi bir gayrimenkul mala ele koyma ile ilgili olarak ödenecek tazminat, aşağıda gösterilen mebl(ğların toplamına eşit bir mebl(ğ olur:-
(a) bu gibi malı, el koymanın yürülüğe girdiği -tarih ile ilgili mala el koyma emri yürürlüğünün sona erdiği tarih arasındaki süre içinde bu sürenin başlamasından hemen önce yapılan ve bu mala, ödenen kirayı getirebilecek bir durumda idame ettirmek için gerekli tamir ve sigorta masraflarını ve, eğer var-sa, sair masrafları kiracının yapmağı deruhte ettiğine dair bir şartı ihtiva edn bir kira mukavelesi gereğince, işgalinde buludnuran bir kiracı tarafından ödenmesi makul olarak beklenen kirayı eşit bir mebl(ğ: ve
(b) .......................
(c) .........-................
(d) ........................
(e) ........................
Yukarıda alıntısı yapılan Yasa maddesinden de anlaşılacağı gibi tazminat saptanırken tazminat almağa hak kazanmış kişinin el konan malda oturmak suretiyle veya başka herhangi bi-r nedenle kaybı olmıyacağı gerçeği dikkate alınamaz. Mal sahibinin gerçek kaybı olsun veya olmasın ona ödenecek tazminat 8. maddenin hükümleri dikkate alınmak suretiyle saptanır.
İlkin tazminat hususunda davacının ibraz ettiği şahadeti ele alalım. daha ön-ce de değinildiği gibi bu hususta ilkin davacının kocası şahadet vermiş ve karısının zararının yılda 500,000TL olduğunu iddia etmiştir. Bu zararın nasıl 500,000TL ye baliğ olduğunu, ne gibi durumların mevcut olduğunu hangi kriterler dikkata alınmak suretiy-le bu rakama vardığını izah edememiştir. İlk Mahkeme de, haklı olarak bu şahadete hiçbir kıymet vermemiştir.
Davacının 2. şahidi eksper şahit durumunda olan İsmail Karagözlü'dür. Bu şahit evleri görmek ve uygunluklarını saptamak suretiyle bunların getire-bileceği yıllık kirayı tesbit etmek yerine 1973'de Girne Kaza Mahkeemsinin bunlar için saptadığı yılda KL945.-yı esas hareket noktası almış ve ödenecek tazminatın KL olarak değil de TL olarak ödeneceğini dikkata alarak ve TL'nin karşısında değer kaybını 11- kat oalrak bulduktan sonra 945 KL'yi 11 rakamı ile çarpmıştır. kanımızca bu eksper şahidin takip ettiği yöntem hatalıdır. Takip edilmesi gereken yöntem dava mevzuu olan evlerin 21/62 sayılı Yasanın 8. maddesinin öngördüğü yöntemle elde edilebilecek kira m-iktarıdır. Bir taşınmaz malın bulunduğu yer, semt, umumi durmu, kullanış maksadı ve uygunluğu ile o çevredeki benzeri taşınmaz mallar için varolan arz ve talep ve sair faktörler dikkate alınmadan TL, KL karşısında 11 kat değer yitirdi diye eski kirayı 11 k-atla çarpmak mal sahibi için dahi son derece sakıncalı sonuçlar doğurabilir.
Tazminat ile ilgili olarak gerek davalı gerekse davacı tarafından İlk Mahkemeye sunulan şahadet ideal olmaktan çok uzaktır. Bu zor durumda İlk Mahkemenin karşılaştığı güçlükleri- anlayışla karşılarız. Ancakl hemen il(ve etmeliyiz ki bu gibi işlemlerde İlk Mahkemeler sadece önlerindeki şahadetle yetinmeyebilirler. Anayasanın 33(2) maddesinde ifadesini bulan "tam ve hakkaniyete uygun bir tazminatı" saptayabilmek için 9/76 sayılı Yas-anın 56. maddesindeki yetkilerini daha kolaylıkla kullanmayı düşünmelidirler. İlk Mahkemenin önündeki şahadete göre Girnenin bir mil doğusunda yine deniz kenarında L(tif Apartmanları diye bilinen apartmanlar 1977'de ayda 30KL, 1978'de ayda 35KL ve 1979'da -ise ayda 40TL icar edilmişti. Ancak 1978 ve 1979 yılları için anlaşmaya varılan aylık kiralar 1977 yılında yapılmış bir yazılı anşalma tahtinde olduğu fakat birçok hallerde taraflar arasında yapılan ve KL'ye dayanan uzun süreli kira sözleşmelerinde TL'nin -KL karşısında büyük ölçüde değer yitirmesi neticesi müteakip seneler için makul kirayı yansıtmadığı bir gerçektir. Özellikle 1978 ve sonraki yıllarda KTFD para piyasasında KL'nin fiili yeri yoktu. Kullanılan para birimi TL idi ve istisnai durumlar dışında;- yapılan işlemler TL esası üzerinde yapılırdı. Bu durumda konu evlerin 1.1.1978-29.6.1980 tarihleri arasında TL oalrak ne kadar kira getirebileceğinin saptanması gerekir. Aksi takdirde kirayı KL olarak saptamak ve daha sonra ödenecek tazminaın da TL olarak- ödenceği gerçeğini dikkata almak ve bundan hareketle TL'nin değer kaybını hesaplayarak gerçek kıymeti ile çarpmak suretiyle neticeye varmakla ilgililerce saptanan 1 KL eşittir 36TL kurunun değiştirlmesi gerekir ki mahkemelerin bunu yapmaya yetkisi yoktur.-
Kanımızca bu meselede yapılacak en uygun işlem, meseleyi İlk Mahkemeye iade edip sene ve sene olarak konu evlerin icara verilmesi halinde, bunların, konuldukları tarihteki durumlarını da dikkata alarak TL oalrak ne kadar kira getirebileceklerinin karara- bağlanması olacaktır.
Bu safhada iken bir hususa değinmek isteriz. Görüldüğü gibi davacının tazminat istemi dava yoluyla yapılmıştır. Kanımızca 21/62 sayılı Yasanın ilgili hükümleri ışığında bunun bu şekilde yapılmasına olanak yoktur. Ancak dava yoluyla- yapılmasına rağmen davalı tarafından da herhangi bir itiraz gelmemiştir ve yargısal işlem doğru başlatılmış gibi devam etmiştir. Bunun ne gibi sonuçlar doğuracağını, konu İlk Mahkemeye iade edileceği cihetle bu safhada bir şey söylememeği uygun bulduk. Bu-na işaret etmekle tarafların ve İlk Mahkemenin dikkatlarını çekip bu noktaya eğilmelerini istedik.
Sonuç olarak istinaf kabul edilir İlk mahkemenin hükmü iptal edilir. Mesele ivedilikle sonuçlanıdırlmak üzere İlk Mahkemeye iade edilir. Masraflar için her-hangi bir emir verilmez.
(Salih S. Dayıoğlu) (N. Ergin Sal(hi) (Niyazi F. Korkut)
Yargıç Yargıç Yargıç
28 Ocak 1983
Full & Egal Universal Law Academy