-D.31/85 Yargıtay/Hukuk 36/85
(Dava No. 4/81 Mağusa Deniz Hukuku)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Şakir Sıdkı İlkay,Başkan, Niyazi F. Korkut, Aziz Altay.
İstinaf eden: Saff-et mehmet Ali, Londra.
(Davacı)
-ile-
Aleyhine istinaf edilen: "Ocean Bay" Gemisi, Mağusa.
(Davalı)
- A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Ali Dana ve Osman Ertekün.
Aleyhine istinaf edilen hazır değil.
H Ü K Ü M
Şakir Sıdkı İlkay, Başkan: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç Az-iz Altay verecektir:
Aziz Altay: İstinaf eden davacı 29 Mayıs 1981 tarihinde Mağusa Kaza Mahkemesinde aleyhine istinaf edilen davalı gemi aleyhine deniz hukuku yetkisine giren 4/81 sayılı davayı açtı ve davalı gemiye borç olarak verdiği ve faizleri ile bi-rlikte 39,000 küsur sterline baliğ olan alacağı için hüküm talep etti. Davacının aynı gün dosyaladığı bir istida üzerine Mahkeme davalı gemi aleyhine bir tutuklama müzekkeresi isdar etti. Davaya isbat-ı vücut varakası dosyalanma- dığı gibi dava ile de hiç -kimse ilgilenmedi. Buna rağmen davacı 1984 yılına kadar davasını ileri götürmek için hiçbir girişimde bulunmadı.
Limanlar Dairesi Müdürü ve Deniz Hukuku Maraşalı tutuklama müzekkeresi uyarınca konu geminin bekçiliği için gerekli tedbirleri aldı ancak ar-adan uzun bir zaman geçtiği halde dava neticelenmedi ve bekçilik masrafları ile liman ve sair gemi ücretleri kabarık rakamlara ulaştı. Bunun üzerine Deniz Hukuku Maraşalı 21.5.1984 tarihinde Mahkemeye bir istida dosyaladı ve 7,000TL'nı aşan bekçilik v.s. m-asrafların davacı tarafından ödenmesi, konu masrafların ödenmemesi halinde tutuklama müzekkeresinin kaldırılması veya bundan sonra yapılacak masrafların peşinen ödenmesi hususunda Mahkemenin bir emir vermesini istedi. Bu istida sonuçlanmadan davacı 20.11.1-984 tarihinde başka bir istida dosyaladı ve davanın sonuçlanmasını bekelmeden Mahkemenin Deniz Hukuku Maraşalını veya uygun greceği başka birisini davalı gemiyi satması için yetkili kılması ve satış bedelinin uygyn görülecek bir banka hesabına yatırılması -hususunda emir vermesini talep etti.
İlk Mahkeme davanın olgularını inceledikten sonra başka şeyler yanında 29.5.1981 tarihinden beri tutuklu bulunan davalı geminin çürüme veya yıpranma durumunu gösteren ve satışının da geekli olduğunu belirten bir bilir-kişi raporu veya görüşü bulunmadığını dikkate aldı ve takdir yetkisini kullanarak talep edilen emri vermenin uygun olduğu hussuunda tatmin olmadığını belirterek davacının 20.11.1984 tarihli istidasını reddetti.
Davacı İlk Mahkemenin takdir yetkisini kull-anırken dikkate alması gereken husuları hiç veya yeterince dikkate almamak veya dikkate almaması gereken hususları dikkate alıp onlara gereğiden fazla önem vermek ve tatmin olmadığı hususlarda daha fazla bilgi veya şahadet ibraz edilmesini isteyip istiday-ı reddetmekle hataya düştüğünü ileri sürerek istinaf etti.
Mahkemeler 1893 Kıbrıs deniz Hukuku yetkisi nizamları Emir 74 altında dava kesin karara bağlanmadan önce veya bağlandıktan sonra tutuklu bulunan bir malın Mahkeme Maraşalı veya uygun görülecek ba-şka bir şahıs tarafından kıymetinin saptanıp satılması için emir verebilir. Emir 74 aynen şöyledir:
"74. It sahll be lawful for the Court or Judge, either before or after final judgment, on the application of any part and either with or without notice to -any other party, by its order to appoint the marshal of the Court or any other person or persons to appraise any property under the arrest of the Court, or to sell any such property either without appraisement, or to remove or inspect and report on any suc-h property or to discharge any cargo under arrest on board ship."
Hemen şunu da belirtmek gerekir ki tutuklu bulunan bir geminin kıymetinin saptanıp satılmasına ilişkin bir emir normal hükümden sonra verilmektedir. Ancak satışın bütün tarafların çıkarına -olacağı ender hallerde dava sonuçlanmadan önce de böyle bir emir verilebilir. Atkin's Court Forms, 2nd ed., vol.3 s.40'da şöyle denmektedir.
"An order for appraisment and sale is normally made after judgment where the vessel is under arrst, but inrare cas-es, where a sale would be to the adbantage of all parties, it may be made whilst the action is pending."
Rocoe's Admiralty Practice, 5th ed. s.351'de şöyle denmektedir:
"Under this rule it is that the Court will order the sale of a vessel whicch remains -under arrest and against which expenses ara accumulating, and which is deteriorating, if in the interests of all parties a speedy sale would appear to be desirable."
British Shipping Laws vol.1 Admiralty Practicce by Mc Guffie and others 1964 para.275'te -şöyle denmektedir:
-"274. Interlocutory orders for appraisement and sale pendente lite of a ship or other propery under arrest are exceptional but have occasionally to be made."
-
Yukarıda yapılan alıntılardan da anlaşılacağı gibi tutuklu bulunan bir heminin dava sonuçlanmadan satılmasına izin verildiği ender hallerde göz önünde bulundurulan hususlar günlük tutukluluk masraflarının aşırı olduğu veya uzun süre tutukluluktan dolayı -geminin çürümeye başladığı ve satışının ilgili bütün tarafların yararına olacağıdır.
Önümüzdeki meselede davacı geminin satılmasını talep eden istidaya ekli yemin varakasında satışa gerekçe olarak davaın erken zamanda kesin sonuca bağlanmasının mümkün ol-madığı, tutukluluk masraflarının bugüne kadar kabarık bir rakama ulaştığı ve artmaya da devam edeceği, geminin günden güne çürüyüp değerinden büyük kayba uğrayacağı ve davacının talebinde haklı olması halinde hükmün icrasının mükün olamayacağı gösterildi. -Yukarıda belirtildiği gibi 29.5.1981 tarihinde aleyhine tutukluluk emri verilen ve o tarihten beri tutuklu bulunan davalı gemi ile hiç kmse hiçbir şekilde ilgilenmediği, ve davaya da isbat-ı vücut varakası dosyalamadığı halde davacı gıyabi hüküm almak için- hiçbir girişimde bulunmadı. Kimsenin lgilenmediği bu dvada davacının gıyabi hüküm almak için şimdiye kadar müracaat etmeyişine bir anlam veremediğimiz gibi davanın erken bir zamanda kesin bir sonuca bağlanmmasının mümkün olmadığı yolundaki iddiasının da n-edenini anlayamadık. Davacının hüküm almak için harekete geçmemesi davalı geminin uzun süre tutuklu kalmasına yol açmıştır. Bu uzun süren tutukluluktan dolayı geminin çürüyüp değerinden düşeceği ve masraflarn da aşırı derecede yükselip davalının talebini k-arşılayamayacağı iddi edildi. Bununla beraber İlk Mahkemenin satışın gerekli ve bütün ilgili tarafların yararına olup oladığını karara bağlayabilmesi ve adli takdirini satış yönünde kullanabilmesi için geminin kıymeti, çürüme durumu ve geminin değerini ne -oranda etkilediği veya etkileyeceği, hususlarında bilirkişi şahadeti çağırmadığı gibi günlük tutukluluk masraflarının ne olduğu ve davacının talebinde haklı olması halinde icrayı etkileyip etkilemeyeceği hussuunda da yeterli şahadet ibraz edilmiş değildir.- davacının istidasına dayanıklık eden yemin varakası ise belirtilen hususlara ışık tutacak şahadetten yoksundur. Bu durumda istidayı reddetmekle İlk Mahkemenin hataya düştüğü söylenemez.
Mahkemenin tatmin olmadığı hussularda davacının şahadet ibraz etme-sini istememekle hataya düştüğüne ilişkin istinafa gelince: Mahkemenin sağlıklı bir karara varabilmesi için bir davanın duruşması sırasında karanlık kalmış bazı hususların aydınlığa kavuşturulması için sorular sormaya ve uygun hallerde takdirni kullanarak -ek şahadet ibraz edilmesini istemeye hakkı vardır. Ancak bu, davanın yöntemini ele alıp davaya taraf imiş gibi hareket etmekle yükümlü olduğu anlamına gelmez. Bu nedenle ispat etmekle yükümlü olduğu hususlar hakkında şahadet ibraz etmeyen istinaf edenin, -bu medelede, Mahkemede kusur araması, kanımızca yersizdir ve bu konuda yapılan istinafın haklı bir yanı yoktur.
Sonuç olarak istinaf reddolunur. Masraflar için herhangi bir emir verilmez.
(Şakir Sıdkı İlkay) (Niyazi F. Korkut) - (AzizAltay)
Başkan Yargıç Yargıç
15 Ekim 1985
-
-4-
-
Full & Egal Universal Law Academy