- Yargıtay/Hukuk 37/79
(Dava No. 387/79; Lefkoşa)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA.
Mahkeme Heyeti: Şakir Sıdkı İlkay, Salih S. Dayıoğlu, N.Ergin Sâlahi.
İstinaf eden:1.- Abdullah Ltd. Şirketi, Lefkoşa
2. Abdullah Onar, Lefkoşa.
(Davalı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Okan Ali Bursuk, Lefkoşa
(Davacı-)
a r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: K. Riza ve G. Kadri tarafından İ. Hikmet. Aleyhine istinaf edilen namına: A. M. Berberoğlu ve T. Seroydaş.
Hapislik emri - İlk Mahkemenin bir ara emri istidasında- Davalıların
dükkâna müdahale etmemelerini ve dükkânı boş olarak Davacıya teslim
etmelerini emretmesi - Davalıların Mahkeme emrine riayet etmemeleri
İlk Mahkemenin Mahkeme emrine riayet etmediği için Davalı 2
aleyhine 1 ay hapis cezası vermesi - H-apislik istidaının 9/76
sayılı Mahkemeler Yasasının 50. maddesine dayanması - 50. maddenin
Hukuk Muhakemeleri Usulü Nizamlarına uyma koşuluyla hapislik emri
verme olanağı tanıması - Hukuk Muhakemeleri Usulü Nizamları Emir
42A ve Emir 43A - Bir- taşınmaz malı geri almak için Emir 43A'nın
uygulanması gereği - Davacının yanlış yolu seçmesi.
Taşınmaz malın geri alınması için başvurulacak yöntem - Hukuk
Muhakemeleri Usulü i üzüğü Emir 43 A.
Ara emrine riayetsizlik - İlk Mahkemenin verdiği ara- emre Davalıların
riayet etmemesi - İlk Mahkemenin 9/76 sayılı Yasanın 50. maddesine
dayanarak Davalı 2'nin 1 ay hapsine emir vermesi- Bu maddeye göre
hapislik emri verilebilmesi için Hukuk Muhakemeleri Usulü Tüzüğüne
uyma koşuldur - Bir taşınm-az malı geri almak için Emir 43A'nın
uygulanması gereği - Davacının yanlış yolu seçmekle hata etmesi.
OLAY: Bir şirket olan Davalı 1 Lefkoşada bir dükkanı Davacıya 4 yıl
için kiraladı. Davacı Davalı 1 ile şirketin direktörü olan Davalı 2
aleyhine- açtığı davada Davalıların kira süresi sona ermeden,
kendisinin iş icabı ada haricinde bulunduğu bir zamanda dükkânı
işgal ettiklerini, kilidi değiştirip sözleşmeye aykırı olarak
kendisini dükkândan attıklarını iddia etti ve Davalıların dükkâna
- müdahale etmemeleri için bir emir talep etti. Davacı davanın
yanısıra bir de ara emri istidası dosyaladı ve İlk Mahkeme bu
istidada talep olunduğu gibi Davalıların dükkâna müdahale
etmemeleri ve dükkânı boş olarak Davacıya teslim etmeleri için em-ir
verdi. Davalılar bu emre uymadılar ve bir süre sonra Davacı ikinci
bir istida dosyalayarak Mahkeme emrine riayet etmiyen Davalıların
hapis cezasıyla cezalandırılmalarını istedi. Davalılar hapislik
istidasına itiraz dosyalamadılar ve istidayı- ertelemek için
müracaatlarda bulundular. İlk Mahkeme Davalıların son erteleme
müracaatını reddederek istidayı dinledi. Davalı 2'nin ara emrine
riayet etmediği kanısına varan İlk Mahkeme Davalı 2'nin 1 ay
hapsedilmesini emretti. Bu emre karşı D-avalı 2 hapislik emrinin
icrasını bir süre durdurmayı başardı ve emrin hatalı olduğunu öne
süren bir istinaf dosyaladı.
SONUÇ: Yüksek Mahkeme hapislik emrinin 1976 Mahkemeler Yasasının 50.
maddesine dayanarak verildiğini, bu maddenin Hukuk Muhake-meleri
Usulü Tüzüğüne uyma koşuluyla hapislik emri verme yetkisi
tanıdığını belirtti. Hukuk Muhakemeleri Usulü Tüzüğünde bir şahsın
cezalandırılması için Emir 42A ve taşınmaz malın zilyetliğinin geri
alınması için ise Emir 43A'nın uygulandığını-, açıkça belirtmese
bile Davacının Emir 42A'ya dayanarak talepte bulunduğunu halbuki
taşınmaz malın geri alınması için Emir 43A'ya dayanması gerektiğini
dikkate alan Yüksek Mahkeme Davacının yanlış yolu seçtiği kanısına
vardı ve verilmiş olan h-apislik emrini iptal etti.
Atıfta Bulunulan Bilimsel İçtihatlar:
The Annual Practice 1949, Vol.l, s.790 ve s.845.
2- The Annual Practice 1962, Vol.l, s.1003 ve s.1037.
H Ü K Ü M
Şakir Sıdkı İlkay: Lefkoşa Kaza Mahkemesi, müsteni-fin, daha önce verilen emre itaat etmediği gerekçesi ile bir ay süre ile hapsedilmesi için emir vedi. İstinaf işbu emirden yapılmıştır.
Aleyhine istinaf edilen davacı Lefkoşa'da Mahkemeler Önü No.22' de kâin dükkânı müstenif davalının direktörü bulun-duğu Abdullah Ltd. Şirketinden 1.2.1977 tarihinden itibaren 4 yıl için kiralamış ve burada Oliver Butik diye bilinen ve hazır giyim eşyası satışı ve ithali ile iştigal eden bir işletmeyi çalıştırmakta idi.
Aleyhine istinaf edilen davacı, müstenif dav-alı ve Abdullah Ltd. Şirketinin aleyhine Lefkoşa Kaza Mahkemesinde bir dava açarak kendisinin iş icabı ada haricinde bulunduğu bir sırada müstenif (2. davalı) in şahsen ve 1. davalının vekili olarak dava konusu dükkâna haksız, kanunsuz ve icar mukavelename-sine aykırı olarak girdiğini ve bunu işgal edip kilidini de değiştirdiğini iddia etti ve diğer şeyler arasında kendisi ve 1. davalı arasında 16.2.1977' de imzalanan icar mukavelesinin yürürlükte olduğunun beyanını ve davalıların mezkûr dükkâna müdahaleleri-nin menedilmesini talep etti.
Aleyhine istinaf edilen davacı sözü edilen davada 24.4.1979 tarihli bir istida dosyaladı ve dava konusu dükkâna müstedaaleyh davalılar tarafından yapıldığını iddia ettiği haksız, kanunsuz ve kendisi ile 1. müstedaaleyh d-avalı arasındaki icar mukavelenamesine aykırı düşen müdahalenin menedilmesi ve dükkânın kilitlenerek anahtarlarının dava sonuçlanıncaya değin Mahkemenin uygun göreceği bir şahsa teslimi için bir emir istedi. Mahkeme, bu istida üzerine, dükkânın müstedaaley-h davalılar tarafından müstedi davacıya boş olarak teslim edilmesi hususunda 9.8.1979 tarihli bir ara emri verdi.
Davacı 17.8.1979 tarihinde de bir başka istida dosyaladı ve dava konusu dükkânın kendisine boş olarak teslim edilmesi hususunda 9.8.1979-'da verilen emre müstedaaleyh davalıların itaat etmediklerini ve dükkânı üçüncü şahıslara icar ettiklerini iddia etti ve müstedaaleyh davalıların 12 ayı geçmemek üzere veya emre itaat edinceye değin veya Mahkemenin uygun göreceği bir süre için hapsedilmele-rini istedi. Bu istida, tutanaklardan görüldüğüne göre, Mahkeme huzuruna ilkin 21.8.1979'da geldi ve meselenin tümünün halledilmesi için tarafların isteği üzerine zaptı dava için 2.10.1979'a ertelendi. 2.10.1979 tarihinde de, yine tarafların isteği üzerine-, duruşma için 23.10.1979'a ertelendi. Müstedaaleyhler tarafından o güne kadar istidaya herhangi bir itirazname dosyalanmadı. O gün müstedaaleyhlerin yaptıkları yeni bir tehir miiracaatını ise Mahkeme reddetti ve istidayı duruşması yapılmak üzere ö.s. saat- 2.30'a erteledi. Mahkeme huzurunda sadece 2 şahit şahadet verdi. l. şahit olarak müstedinin kendisi şahadet verdi. Müstediden sonra müstenife ara emrinin tebliğini yapan tebliğ ve icra memuru dinlenirken müstenifin avukatı Mahkemeye geldi ve Mahkeme kendi-sine şahidi istintak etmek hakkını tanıdı.
Mahkeme, huzurundaki şahadet üzerine, müstenifin 9.8.1979 tarihli ara emrine itaat etmediği kanaatına vardı ve 1 ay süre ile hapsedilmesini emretti. İstinaf işbu emirden yapılmıştır.
İstinafın incelenm-esine başlamazdan önce bazı hususlara değinmeği uygun gördük. Değinmek istediğimiz ilk husus aleyhine istinaf edilen müstedi davacının yaptığı istidadaki 1. müstedaaleyh davalının durumu ile ilgilidir. Müstedi davacı istidasında Mahkemenin emrine itaat etm-edikleri için her iki müstedaaleyh davalının da cezalandırılmasını istedi. Mahkeme ise 2. müstedaaleyhi 1 ay hapse gönderirken 1. müstedaaleyhe herhangi bir ceza kesmedi. Haddi zatında Mahkeme, 1. müstedaaleyhe kararında herhangi bir şekilde temas etmedi. -Buna dair önümüzde herhangi bir istinaf sebebi bulunmadığı cihetle bu hususa sadece değinmeği ve daha fazla birşey söylememeyi uygun gördük.
Değinmek istediğimiz ikinci husus hapislik emrinin icrasının durdurulması ile ilgilidir. Hapislik emri 6.11.1-979 tarihinde verildi. Ertesi gün müstenif bir istida dosyalayarak yaptığı istinafın dinlenmesine değin hapislik emrinin durdurulmasını istedi. Emri veren Kaza Hakimi kaza haricinde bulunduğu ve mesele de acil olduğu cihetle müstenifin müracaatı başka bir -Kaza Hakimi huzuruna gönderildi. O Kaza Hakimi de, herhalde başka bir hakimin verdiği bir emre gereğinden fazla müdahale etmemek niyeti ile olacaktır ki emrin icrasını sadece kısa bir süre için durduttu. Bu sürenin hitamında müstenif aynı meyanda ikinci bi-r istida yaptı ve istidası bu kez hapislik emrini veren Kaza Hakiminin önüne gitti. İstidayı dinleyen Kaza Hakimi verdiği hapislik emrini durdutmayı uygun görmüş olmasına rağmen durdutma emrini sadece 3 gün için verdi. Hapislik emrinin icrası müstenifin ya-ptığı istinaf nedeni ile durdutulduğuna göre emrin icrasının istanıfın sonuçlandırılmasına değin durdutulmamasının ve müstenifin bu yönde tekrar bir müracaat yapmak mecburiyetinde bırakılmasının nedenini biz anlayamadık.
Bu safhada temas etmek istedi-ğimiz diğer bir husus da bu istinafın konusunun 9.8.1979 tarihli ara emrinin doğru veya haklı olarak verilip verilmediği ve dolayısıyle ne dereceye kadar geçerli olduğu değildir. Bu husus halen askıda bulunan başka bir istinafın konusunu teşkil etmektedir.- Binaenaleyh biz bu hususta herhangi birşey söylememeyi uygun gördük. Bu istinafın konusu müstenifin 1 ay süre ile hapsedilmesi için Kaza Mahkemesinin verdiği emrin ne dereceye kadar geçerli olduğudur.
Davalıların Mahkemenin emrine itaat etmediği ned-eni ile cezalandırılması hususunda davacının yaptığı istida esas itibarı ile 1976 Mahkemeler Yasasının 50. maddesine dayanmaktadır. Bu madde aynen şöyledir:
"50. Her mahkeme Hukuk Muhakemeleri Usul Tüzüğüne uymak
koşuluyla bir işlemin yapıl-masına veya yapılmamasına ilişkin bir
emrine riayeti, para cezası veya hapislik veya müsadere yolu ile
zorlamak yetkisine sahiptir. Mahkeme, ek olarak lehine emir
verilmiş kişiye uygun gördüğü bir miktarın tazminat olarak
ödenmesine hük-medebilir."
Görüleceği gibi Mahkeme bu maddenin verdiği yetkiyi Hukuk Muhakemeleri Usul Tüzüğüne uyarak kullanmalıdır. Hukuk Muhakemeleri Usul Tüzüğünün ise ilgili emirleri Emir 42A ile Emir 43A'dır. Emir 42A, bir işlemin yapılmasını amir veya yapılm-asını meneden Mahkeme emirlerine itaat etmeyen şahısların cezalandırılmasını sağlamak amacı ile şahıs zapt müzekkeresi (writ of attachment) için nasıl ve ne şekilde müracaat edileceğine ve böyle bir müzekkere üzerine Mahkemenin itaat etmeyen şahısları nası-l ve ne şekilde cezalandırabileceğine dair nizamat içermektedir. Emir 43A ise bir taşınmaz malın tasarruf ve zilyetliğinin geri alınması veya teslimi için verilen bir Mahkeme hüküm veya emrinin icrası amacı ile bir zilyetlik müzekkeresinin (writ of possess-ion) nasıl ve ne şekilde elde edilebileceğine dair nizamları içermektedir. Davacının yaptığı istidada E.42A'ya atıf yapılmamış olmakla beraber davalıların cezalandırılması talebinin bu emrin nizamları kapsamında bir talep olduğu açıktır. Bu böyle olduğuna -göre ilkin tezekkür edilmesi gereken husus Mahkemenin verdiği şekilde bir ara emrine itaat etmedikleri nedeni ile davalılar aleyhine böyle bir talebin yapılıp yapılamayacağı veya diğer bir deyimle Mahkemenin verdiği ara emrine davalıların itaatını zorlamak- amacı ile müstedinin E.42A altında bir şahıs zapt müzekkeresi yoksa E.43A altırıda bir zilyetlik müzekkeresi için mi müracaat etmiş olması gerektiğidir.
Genel olarak Hukuk Muhakemeleri Usul Tüzüğünün olduğu gibi bu Tüzüğe sonradan eklenen E.42A ve E-.43A'nın mehazı İngiltere'deki 1883 Yüksek Mahkeme Nizamatıdır. Nitekim E.42A ve E.43A'nın içerdiği nizamların nereden alındığı karşılarında gösterilmektedir. Bu böyle olduğuna göre bir taşınmaz malın geri alınması veya teslimi için verilen emirlerin icras-ının veya bu emirlere riayetin zorlanmasının ne şekilde ve nasıl yapılabileceğini saptayabilmek için 1883 Yüksek Mahkeme Nizamatı altında İngiltere'deki uygulamanın ne olduğunun incelenmesi gerekir. Sırası gelmişken söylemek yerinde olur ki gerek bizde ger-ekse İngiltere'de bir mahkeme tarafından verilen bir emrin icrası veya buna riayetin zorlanması aynı mealdeki bir hükmünkü gibi yapılır. -Gör: E.46 n.24 ve Eng. 0.42 r.24.
İngiltere'deki 1883 Yüksek Mahkeme Nizamatı 0.42 r.5'e göre bir taşınmaz malın- geri alınması veya teslimi için verilen bir hüküm bir zilyetlik müzekkeresi ile icra edilir. 0.42 r.6'ya göre ise taşınmaz maldan başka bir malın geri alınması için verilen bir hüküm bir teslim müzekkeresi veya şahıs zapt müzekkeresi veya mala el koyma mü-zekkeresi ile icra edilebilir. -Gör: The Annual Practice 1949, Vol.l, p.790 ve The Annual Practice 1962, Vol.l, p.1003. Şahıs zapt müzekkeresinin anlam ve kapsamı hakkında nizamlar içeren 0.44 tetkik edildiğinde de bu gibi bir müzekkerenin bir taşınmaz mal-ın elde edilmesi için verilen bir hükmün icrası için çıkarılamayacağı görülür. -Gör: The Annual Practice 1949, Vol.l, p.845 ve The Annual Practice 1962, Vol.l, p.1073. İngiltere'de halen yürürlükte bulunan 1965 Yüksek Mahkeme Nizamatı 1883 Nizamatına bu hu-susta değişiklik getirmişse de yeni nizamat altındaki uygulama eskiye nazaran pek farklı değildir.
Görüleceği gibi bizim tüzüğün ve ilgili emirlerinin mehazını teşkil eden İngiltere'deki 1883 Yüksek Mahkeme Nizamatı altında bir taşınmaz malın geri al-ınması veya teslimi için verilen bir hüküm veya emrin icrası bir şahıs zapt müzekkeresi ile değil de bir zilyetlik müzekkeresi ile yapılabilirdi. Bizde de bugüne kadarki uygulama aynı olmuş ve bu gibi bir hükmün veya emrin icrası sadece bir zilyetlik müzek-keresi ile yapılmıştır.
Tüm söylenenler ışığında müstedinin yanlış yolu seçtiği ve Mahkemenin, önündeki istida üıerine müstenifi 1 ay hapse göndermekle hata ettiği kanaatına vardık.
Son olarak şunu belirtmekte fayda vardır ki E.42A altındaki b-ir müzekkereden faydalanabilmek için bu Emrin içerdiği nizamata uyulması gereklidir. Halbuki bu meselede müstenif davalıya tebliğ edilen ara emrinin sureti üzerine n.l kapsamında bir kaydın yapılmadığı görülmektedir. Binaenaleyh aleyhine istinaf edilen dav-acının istidası E.42A altında yapılabilmiş olsa idi dahi sözü edilen eksiklikten ötürü bu istida üzerine verilen bir hapislik emrinin geçerli sayılmaması pek muhtemeldi.
Sonuç olarak istinaf kabul edilir ve Lefkoşa Kaza Mahkemesinin müstenifin 1 ay s-üre ile hapsedilmesi için verdiği emir iptal edilir.
İstinaf masrafları ile ilgili herhangi bir emir verilmez.
(Şakir Sıdkı İlkay) (Salih S. Dayıoğlu) (N. Ergin Salâhi)
Yargıç Yargıç Yargıç
21 Ka-sım, 1979
- 517 -
Full & Egal Universal Law Academy