-D.4/90 Yargıtay/Hukuk 37/89
(Dava No. 496/68; Gine)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Aziz Altay, Taner Erginel, Metin A. Hakkı.
İstinaf eden: Hüsnü Suiçer, 1, Lala Mustaf-a Paşa Sok.
Köşklü Çiftlik, Lefkoşa.
(Davacı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: 1. Candemir Ltd., Şti., Candemir Apt.
Ecevit Cad., Girne.
2. Ali Candemir, Direktör.
- (Davalı)
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Ali Dana
Aleyhine istinaf edilen namına: Gözel Halim.
H Ü K Ü M
Aziz Alt-ay: İstinaf eden davacı, 13.2.1988 tarihinde aleyhine istinaf edilen davalı ile yaptığı bir sözleşmede, davalının Girne'de Pafta-Harita X11/21 E.1 Parsel 46/6 üzerinde inşa etmekte olduğu binanın duvarlarını tuğla ile tanesini 80 Tl.'den örmeyi, 1., 2. ve -3. el sıvalarını da m2'si 2600 TL'den sıvamayı kabul etti. Davacı, Türkiye'den getirttiği işçilerle bir ekip oluşturarak işe başlayıp takriben 35 gün çalıştıktan sonra işçilerle ücret hususunda ihtilâfa düştü. Davalı, işi yarıda bırakan işçilerle davacıyı -anlaştırmaya çalıştı ise de bir sonuç alamadı. Davacı, Türkiye'den başka işçi getirmek için davalıdan kendisine zaman tanımasını istedi. Ancak, davalı daha fazla beklemeyeceğini söyledi ve davacının işçileriyle doğrudan anlaşarak onların işe devam etmeleri-ni sağladı. Davacı, bunun üzerine işi terk etmek zorunda kaldı ve 20.5.1988 tarihinde davalıya bir ihbar göndererek sözleşmeyi feshettiğini bildirdi. Davacı 13.5.1988 tarihinde de Girne Kaza Mahkemesinde bir dava açarak davalıdan zarar ziyan talebinde bulu-ndu.
Davayı dinleyen İlk Mahkeme, davalının sözleşmeyi ihlâl etmediği kanaatine vararak davayı reddetti. İlk Mahkeme kararından istinaf edilebileceğini dikkate alarak, zarar ziyan konusunu da inceledi. Ancak davacının zarar ziyanını kanıtlayamadığı neden-iyle sadece nominal bir tazminat hakkı olabileceği sonucuna vardı.
Davacı, İlk Mahkemenin bu kararından istinaf etti ve davalının sözleşmeyi ihlâl etmediği, etmişse haklı olarak ihlâl ettiği hususunda bulgu yapmakla ve her halükarda, davalının sözleşmeyi- ihlâl ettiği kabul edilse dahi davacının zarar ziyanını ispat etmediği cihetle nominal zarar dışında hiçbir zarar ziyan verilemeyeceği kanaatine varmakla İlk Mahkemenin hataya düştüğünü öne sürdü.
Davacı, sözleşmenin 4. maddesi altında 30 gün gecikme ha-kkı bulunduğunu, bu süre zarfında başka ekip oluşturup işe devam etme imkanı olduğu halde davalı beklemeyip kendi hesabına işçileri çalıştırmakla sözleşme ihlâl ettiğini iddia etmeketdir. Davalı ise davacının işçileri işi bıraktıkları için sözleşmenin 6. m-addesine dayanarak işi başkalarına yaptırdığını savundu. Tarafların argümanlarını dayandırdıkları 4. ve 6. maddeler şöyledir:
"4. İşin belirtilen sürede bitirilmemesi halinde Müteahhit her geçen gün için ... gecikme tazminatı vermekle mükellef olacak ve g-ecikme 30 günü geçerse işveren her gün için bu tazminatı alarak beklemekte veya mukaveleyi bozmakta serbest olacaktır."
"6. İşveren, herhangi bir anlaşmazlık veya işin Müteahhit tarafından tamamlanmaması halinde işi başkasına devredebilecek ve bu halde ya-pılacak fazla ödemeyi talep edebilecektir."
-Görüleceği gibi 4. madde gecikmeyi düzenleyen bir madde olup davacıya 30 günlük bir gecikme süresi tanımaktadır. Davalının sözleşmeyi bozma hakkı, gecikmenin 30 günden fazla uzaması halinde doğmaktadır. 6. madde ise genel bir madde olup 4. maddeye tabi ol-arak ve onunla birlikte okunması gerekir. Bu durumda davalının işi başkasına devretme hakkı, davacının işi 30 gün geciktirmesinden sonra sözkonusu olabilir. Halbuki davacı, işçiler işi bıraktıktan ve onları tekrar çalıştıramayacağına kanaat getridikten son-ra Türkiye'den başka işçi getirebilmek için davalının kendisine fırsat vermesini istediği halde, davalı kabul etmeyip 5 gün sonra işi başkalarına yaptırma yönüne gitmiş ve böylece sözleşmenin 4. maddesi hükümlerine aykırı hareket ederek sözleşmeyi ihlâl et-miştir. Bu durumda İlk Mahkemenin, davalının sözleşmeyi ihlâl etmediğine karar vermekle hataya düştüğü açıktır.
İlk Mahkeme, davalının sözleşmeyi ihlâl etmediğine dair bulgu yaptıktan sonra istinaf edilmesi ve davalının sözleşmeyi ihlâl ettiği bulgusuna -varılması ihtimalini göz önünde tutarak, davacının zarar ziyanla ilgili talebini inceledi ancak yeterli şahadet bulunmadığı nedeniyle talebi reddetti.
Davacı, davalı ile yaptığı sözleşmede davalıdan beher tuğla için 80 TL., sıvanın m2'si için de 2600 TL.- alacağı ve kendisi de işçilerine beher tuğla için 50 TL, sıvanın m2'si için 1700 TL. ödeyeceği dikkate alındığında aradaki farkın kendisinin kârını oluşturduğunu ve Mahkemenin bu miktarı zarar ziyan olarak saptaması gerektiğini iddia etti. Ne var ki, işçi-lerine ödenen beher tuğla için 50TL. sıvanın m2'si için 1700 TL. ücretin normal, makûl ve geçerli bir ücret olduğu hususunda, kendi şahadeti dışında başka şahadet bulunmamaktadır. Davacının işçileri, kendilerine ödenen bu ücreti az bulup işi terk etmiş olm-aları ücretin makûl bir ücret olmadığını göstermektedir ve bu ücretin esas alınarak tazminatın saptanmasına olanak yoktur. Davacı, uğradığı zarar ve ziyanı, mahkemeyi tatmin edecek şekilde isbat etmekle yükümlüdür. Bonham-Carter v. HYDE PARK HOTEL LIMITED -(1948) T.L.R. 177 at 178'de şöyle denmektedir:
"On the question of damages I am left in an extremely unsatisfactory position. Plaintiffs must understand that if they bring actions for damages it is for them tp prove their damages; it is not enough to writ-e down the particulars, and, so to speak, throw them at the head of the Court, saying; 'This is what I have lost; I ask you to give me these damages. They have to prove it. The evidence in this case with regards to damages is extremely unsatisfactory."
-Önümüzdeki meselede, şahadetten de görülebileceği gibi, davacı, işçilerine ödediği ücreti esas alarak zarar ziyanını ispatlamaya çalışmıştır. Ancak yine şahadetten anlaşılacağı gibi, davacının işçilerine ödediği ücret normal, makûl ve geçerli bir ücret de-ğildir. Nitekim yanında çalıştırdığı işçiler kendilerine ödenmekte olan ücreti az bulduklarından davacının yanında çalışmaktan vazgeçmişlerdir. Davacı, her ne kadar da Türkiye'den başka içşi getireceğini iddia etmiş ise de, getirteceği bu işçilerin kaça ça-lışacakları hususunda şahadet yoktur.
Sonuç olarak istinaf kabul edilerek davalının 12.2.1988 tarihli sözleşmeyi ihlâl ettiğine, ancak davacının zarar ziyanını isbat edemediği cihetle davalının sadece 5.000TL. nominal zarar ziyan ve gerek İlk Mahkemenin g-erekse işbu istinaf masraflarını ödemesine karar verilir ve Alt Mahkemenin hükmünün buna göre tadil edilmesine emir verilir.
(Aziz Altay) (Taner Erginel) (Metin A. Hakkı)
Yargıç - Yargıç Yargıç
9 Şubat 1990
-
-
4
-
Full & Egal Universal Law Academy