-D.34/90 Yargıtay/Hukuk 37/90
(Deniz Hukuku 12/88; Mağusa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: Salih S. Dayıoğlu, Niyazi F. Korkut, Celâl Karabacak
İstinaf eden: Ankara Anoni-m Türk Sigorta Şirketi c/o Levent Yatırım
Ltd., Lefkoşa.
(Davacı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: M/V Marburg Gemisi kaptanı Mağusa ve
diğerleri.
- (Davalılar)
A r a s ı n d a.
İstinaf eden namına: Ali Dana ve Aydın Kalfaoğlu
Aleyhine istinaf edilen namına: Ümit S. Onan
H Ü K Ü M
Salih S. Dayıoğlu: İşbu istinaf Gazi Mağusa Kaz-a Mahkemesinin 24.1.1990 tarihinde verdiği karardan yapılmış bulunmaktadır. Olgular istinafı ilgilendirdiği oranda, aşağıda özetlendiği gibidir:
Bütün ilgili zamanlarda, davacı, sair şeyler meyanında, sigortacılık ile iştigal eden bir şirketti. 1988 tari-hinde Erman Ltd. isimli bir şirket Antwerp Limanından Gazi Mağusa Limanına boşaltılmak üzere 3.3.1988 tarihinde Marburg gemisine bir konteyiner için yükletilen 300 karton spor ayakkabı ve 50 karton raketi sigortaladı. Geminin Gazi Mağusa Limanına 22.3.1988- tarihinde vasıl olması üzerine sözü edilen 300 karton spor ayakkabıdan 99 kartonu ve 40 karton raketten de 31 kartonunun eksik geldiği müşahade edildi. Bu eksik emtia için davacı Erman Ltd.'e 15.4.1988 tarihinde 34.382.769TL ödedi. 24.3.1988 tarihinde 34.-382.769TL'yi davalılardan talep etti. Davalıların herbirinin ne sıffatla dava edildiklerinin açıklanması bu istinaf maksatları için gerekli değildir. Davacı 24.3.1988'de dosyaladığı davada (indorsement) talebini " ......... spor ayakkabı ve raketleri sahip-leri Erman Ltd'e ödemek zorunda kaldığı ve/veya ödemek zorunda olduğu 40.000.000 TL'ni (Kırk milyon Türk Lirası) Davalılardan rücu yoluyla talebe istihkakı olduğu cihetle davalıların davacılara müştereken ve/veya münferiden tediyesine" şeklinde dermeyan et-ti.
10.5.1988 tarihinde verilen tafsilâtlı talep takririnde ise yukarıda özeti verilen rücu hakkı sebebine dayanan alacak talebine ek olarak 5. paragraf ile başka bir sebebe dayanan talep de eklendi. Sözü edilen 5. paragraf şöyledir:
"10.2.1988 tarihind-e ve/veya o tarihlerde, davacı nezdinde sigorta ettirilen yukarıda paragraf 3'de anılan eşyanın ve/veya yükün Consiguee'si olan Levent Yatırım Ltd.'e Notify adres olan Erman Ltd. tarafından Liner Bill of Lading'in ciro ve/veya devir (indorsed) edilmesi vey-a bu ciro veya devirle (indorsement) anılan yükün mülkiyeti (property in the goods) adı geçer sigortacıya ve/veya Davacıya devredildi ve/veya aktarıldı."
Taraflar duruşma için Mahkemede hazır oldukları 2.11.1989 tarihinde Mahkemeye yaptıkları müşterek bi-r beyanla Talep Takririnin, olduğu şekilde bir dava sebebi içerip içermediği konusunun karara bağlanmasını talep ettiler. Mahkeme de bu istemi yerinde buldu ve duruşma sadece bu maksada matuf olarak yapıldı.
Gerek İlk Mahkemece ve gerekse istinafın duruş-masında tarafların argümanları ayni idi. Bunları şöyle özetlemek mümkündür:
Dava sebebi olmadığını iddia eden davalılara göre davacının ortaya koyduğu dava sebebi rücu hakkıdır (subrogatior). Rücu hakkı ancak ödemekle mükellef olunan paranın ödenmesiyle -elde edilebilir. Bu meselede rücu hakkı, davacının ödemekle mükellef olduğu miktarı ödediği 15.4.1988 tarihinden sonra doğdu. Dava ise 23.3.1988 tarihinde açıldı. Dava açıldığı tarihte rücu hakkı olmadığı için açılan dava zamansız veya mevsimsizdir (premat-ure) ve reddolunması gerekir.
Davacıya göre ise dava sebebi sadece rücu hakkına dayalı değildir. Bir de yukarıda alıntısı yapılan ve tafsilâtlı talep takririnin 5. paragrafında ifadesini bulan ve ayakkabı ve raket kartonların mülkiyetinin ciro yolu ile k-endisinde (Davacıda) olduğunu ileri süren başka bir iddia ve dolayısıyle bir dava sebebi de vardır.
24.1.1990 tarihinde kararını veren İlk Mahkeme talep takririnin iki dava sebebi içerdiğini ve bunların özetle;
(a) Davacının sigorta şirketi olarak eksi-k mallar için ödemek zorunda kaldığı miktarı rücu etme hakkından ve
(b) Dava konusu eşyaları konşimentosunun yük sahibi Erman Ltd. tarafından davacıya devredilmesiyle mülkiyetin davacıya geçtiği ve davacının bu talebini mal sahibi sıffatıyle yapmasından- ibaret olduğu kanaatına vardı. İlk Mahkeme rücu konusunda, davada belirtilen miktar dava açıldıktan sonra ödendiği için davanın ikâme tarihinde davacının rücu hakkının henüz doğmadığı ve bu nedenle davanın zamansız (premature) olduğuna kanaat getirdi. İki-nci dava sebebi için ise İlk Mahkeme şunları söyledi:
" Davacı avukatı mahkemeye hitabesinde talep takririnde birden fazla dava sebebi olduğunu ve bu sebeplerden bir tanesinin de dava konusu eşyaların konşimentosunun (bill of lading) yük sahibi Erman Ltd.- tarafından davacıya devredildiğini ve bu devirden dolayı davacının dava sahibi olarak da taşımacılık anlaşmasının ihlâlinden dolayı da davalılardan zarar-ziyan talep ettiklerini dolayısıyle bu davanın ileri gidebileceğini ileri sürmüştür.
Davacının iler-i sürdüğü bu iddiaların doğru olması halinde davanın ileri gidebileceği hususundaki iddiası ile biz de hemfikiriz. Davacının iddialarının doğru olup olmadığını tesbit etmek için talep takririni incelememiz gerekmektedir.
Davacı talep takririnin 5. paragr-afında dava konusu eşyaları ihtiva eden Bill of Lading'in yük sahibi olan Erman Ltd. tarafından davacıya ciro veya devir edildiğini, böylece davacının dava konusu eşyaların sahibi olduğu iddia edilmektedir. Ancak talep takririnin 5.ci paragrafında dava kon-usu eşyaların Bill of Lading'in ne zaman davacıya devredildiği hususunda herhangi bir iddia yoktur.
Talep Takriri bir bütün olarak okunduğu zaman, davacının 5.ci paragrafta ileri sürdüğü iddiaların doğru olmadığı veya talep takririnin tüm diğer paragrafl-arı ile çeliştiği görülür."
İlk Mahkeme yukarıda özetlenen yargıya vardıktan sonra davayı reddetti.
Davacı bu karardan istinaf etmiş bulunmaktadır. Davacı dosyaladığı istinaf ihbarnamesiyle İlk Mahkemenin sadece yukarıda (b) altında özetlenen yargısını-n hatalı olduğunu ileri sürdü.
2.11.1988 tarihinde tarafların Mahkemeye yapmış oldukları müracaatta karara bağlanacak husus talep takririnde yapılan iddiaların doğru olması halinde ileri gidecek bir dava sebebinin var olup olmadığı hususudur. Davalılara -göre talep takririnde iddia edilenlerin doğru olmaları halinde dava yine de ileri gidemez.
İlk Mahkemenin rücu konusunda söyledikleri ile hemfikiriz. Esasen davacı da, haklı olarak, bu hususu istinaf konusu etmemiştir. İlk Mahkeme, kanaatımızca doğru ola-rak rücu konusunda talep takririnde yapılanın doğru olduğunu varsayarak sadece hukuki cihetin, tezekkür etmiştir. Ne var ki talep takrinin 5. paragrafında yapılan iddiaların karara bağlanmasında ayni yolun takip edildiği söylenemez. Talep Takririn mevcut h-aliyle ispatı hayli güç olan bu iddiaların doğru olup olmadığı veya talep takririnin diğer paragraflarındaki iddialar ile çelişkili olup olmadıkları cihetine gidilmişti. Nitekim İlk Mahkemenin bu tutumu yukarıda alıntısı yapılan kararında da açıklıkla görü-lmektedir.
Kanaatımızca davanın daha ileri gidebilmesi için talep takririnin bir dava sebebi içerip içermediği hususu incelenirken, o safhada, İlk Mahkemenin deyimiyle "davacının iddialarının doğru olup olmadığını tesbit" etmek gerekmez. Elbette ki bu ya-klaşım İlk Mahkemeye, taraflara davalarını diledikleri gibi savunma fırsatı verildikten sonra açıktır. Bu safhada İlk mahkemenin kendi kendine soracağı soru şudur: "Talep Takririnde ileri sürülenlerin tümünün doğru olması halinde davanın ileri gitmesini ha-klı kılacak bir dava sebebi varmıdır?" Esasen İlk Mahkemenin kendisi de bu soruya yukarıda yapılan alıntıdan da görülebileceği gibi, olumlu cevap vermiştir. O halde bu safhada İlk mahkeme talep takririnin 5. paragrafı açısından davalılar tarafından yapılan- iptidai itirazı reddetmeliydi. Bu nedenle aksine bir karara varmakla İlk Mahkemenin hatalı hareket ettiğine hükmetmek gerekir. Bu neticeye varırken talep takrirnin 5. paragrafında ileri sürülenlerin bir dava sebebi oluşturduğu varsayımından hareket ediyor-uz. Bunun aksi yani 5. paragraftaki iddiaların doğru olması halinde dava sebebi oluşturmadığı ne İlk Mahkeme tarafından ve ne de taraflarca huzurumuzda ileri sürülmüş değildir. Mamafih ileride davalılar 5. paragraftaki iddiaların dahi bir dava sebebi oluşt-urmadığı iddiasını yapmakta serbestirler.
Yukarıda söylenenlerden de anlaşılacağı gibi istinaf kabul edilir. İlk Mahkemenin kararı iptal edilir. Davanın talep takririnin 5. paragrafında ileri sürülenler ışığında bir karara bağlanmasına karar verilir. Elb-ette ki bu hususta tarafların tanık celbetmek gibi sair tüm hakları da mahfuzdur.
Masraflar için herhangi bir emir verilmez.
(Salih S. Dayıoğlu) (Niyazi F. Korkut) (Celâl Karabacak)
Yargıç - Yargıç Yargıç
29 Kasım 1990
Full & Egal Universal Law Academy