-D.26/80 Yargıtay/Hukuk 38/80
(Dava No.215/80;Lefkoşa)
Yüksek Mahkeme Huzurunda.
Mahkeme Heyeti: Şakir Sıdkı İlkay, Niyazi F. Korkut, Aziz Altay.
İstinaf eden: Kuzey İnşaat- Ltd. Lefkoşa
ile -
Aleyhine istinaf edilen: KTFD Sağlık Bakanlığı ve/veya K.T.F.
Devletini temsilen Başsavcılık, Lefkoşa.
A r a s ı n d a .
İstinaf eden namına: K. Riza.
Aley-hine istinaf edilen namına: Y. Boran.
İnşaat - Hastahane inşası için sözleşme - Davalının tek taraflı olarak sözleşmeyi feshetmesi - Sözleşmenin feshi üzerine Davacının işyerinde bulunan malzemelere Davalının el koyması - İhale komisyonunun el konulan m-alzemelerin değerini 189552Tl olarak tespit etmesi - Davacının tespit edilen bedelin ödenmemesi üzerine talep ettiği miktar için seri hüküm istemesi.
Seri hûkûm talebi - İlk Mahkemenin talebin %20'si için hüküm vermesi - Mahkeme Tüzüğünün E.18, n.l ve 2.
-
OLAY: Davacı, Davalı ile yaptığı yazılı bir sözleşme uyarınca Akıl Sağlığı Merkezini inşa etmeyi üstlendi. Daha sonra Davalı inşaat sözleşmesini tek taraflı olarak fesh etti. Sözleşmenin feshi üzerine Davacının işyerindeki malzemelerine Davalı el koydu.- Mukaveleye göre el koyma halinde Davalının işyerinde bulunan malzemeyi satın almağa hakkı vardı. Tüm malzemelerin değeri ihale komisyonunca 189552.50Tl olarak tespit edildi. Tespit edilen miktarın Davacıya ödenmemesi üzerine Davacı, Davalı aleyhine bir da-va açarak tespit edilen miktar için hüküm talep etti. Davacı bir müddet sonra da bir istida dosyalayarak Mahkemenin seri hüküm vermesini istedi.
Davalı ise karşılıklı alacak durumlarını gösteren hesap kesme işleminin tamamlanmadığını ve işlem sonunda alac-aklı olma ihtimalinin bulunduğunu ayrıca Davacıya malzemelerle ilgili daha önce ödeme yapıldığını ileri sürerek Davacı lehine hüküm verilemiyeceğini öne sürdü.
İlk Mahkeme Davalının tarafların karşılıklı alacak durumlarını gösteren hesap kesme işleminin t-amamlanmadığı yönündeki itirazını kabul etmedi. Ancak Davalının ikinci itirazını yani davacıya el konulan malzemeler için ödeme yapıldığını kabul etti. İlk Mahkeme talebin %20'si için Davacı lehine hüküm verdi. Davacı hüküm aleyhine istinaf etti.
SONUÇ: Y-argıtay, tarafların kesin hesap işleminin tamamlanmadığını vurgulayarak Davalı avukatının istidaya ekli yemin varakasındaki olguları kabul ettiğine de değinerek Ilk Mahkemenin istida uyarınca Davacı lehine hüküm vermesi gerektiğini belirtti ve Davacı lehin-e 189552Tl için hüküm verdi.
H Ü K Ü M
Şakir Sıdkı İlkay : İşbu istinaf Lefkoşa Kaza Mahkemesinin bir seri hüküm istidası üzerine verdiği hükümden yapılmıştır.
Müstenif davacı kayıtlı bir şirket olup inşaat müteahhitliği yapmaktadır. Müstenif davacı ve- aleyhine istinaf edilen davalı arasında yapılan 29.9.1977 tarihli yazılı bir sözleşme uyarınca müstenif TL19008000.- karşılığında Akıl Sağlığı Merkezini inşa etmeyi üstlendi.
Davalı, 20.12.1979 tarihinde, taraflar arasındaki inşaat sözleşmesini feshetti.- Davacı bu feshin haksız davalı ise haklı yapıldığını iddia etmektedir. Mamafih bu husus, tutanakların tetkikinden anlaşıldığı kadarı ile, taraflar arasındaki başka bir davanın konusunu teşkil etmektedir.
Mukavelenin feshi üzerine davalı davacının iş yeri-nde bulunan malzeme, alet ve avadanlığın bir kısmına el koydu. Taraflar arasındaki sözleşmenin bir kısmını teşkil eden "KTFD Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı Yapı İşleri Genel Şartlaşması ve Mukavele"nin 31 ve 42. maddelerine göre böyle bir el koyma hali-nde davalı iş yerinde bulunan tesisat, malzeme, alet ve avadanlığı satın almak isterse İhale Komisyonunun tesbit edeceği fiyatlar üzerinden bunları satın alma hakkına sahiptir. İhale Komisyonu davacının davalıya ait olup davacının satın almak istediği ve e-l oyduğu malzemenin değerini TL189552.50 olarak saptadı. Bu miktarın davacıya ödenmemesi üzerine davacı 6.3.1980 tarihinde bir dava açıp sözü edilen miktar için hüküm talep etti. Davacı, davanın açılmasından bir müddet sonra dâ Mahkeme Tüzüğü E.18 n.l ve 2- uyarınca bir istida dosyaladı ve davada ta.lep ettiği miktar için seri hüküm (summary judgment) istedi.
Müstedi davacı talep takririnde ve istidaya ekli yemin varakasında taraflar arasındaki anlaşmalara göre müstedaaleyh davalının el koyduğu malzeme ve s-airenin kıymetinin davacıya derhal ödenmesi gerektiğini, İhale Komisyonunun bunların kıymetini TL189552.50 olarak saptadığını, müstedinin bu meblağı almağa hakkı olduğunu fakat müstedaaleyhin bunu ödemediğini ve müstedaaleyhin müstedinin talebine karşı müd-afaası bulunmadığını iddia etti.
Müstedaaleyh ise dosyaladığı itiraznameye ekli yemin varakasında, Bidayet Mahkemesinin özetlediği ve hükmünde belirttiği gibi, aşağıdaki iki nedenle müstedi davacı lehine hüküm verilemeyeceğini savundu:
"1. Taraflar arası-nda karşılıklı alacak durumlarını gösteren hesap kesme işlerrıi henüz tamamlanmamıştır. Bu işlem sonunda davalının alacaklı olma ihtimali vardır. Bu nedenle davalı aleyhine hüküm verilmemesi gerekir.
2. Davalıya ait malzemeler için davacıya bir ödeme yapı-lmıştır. Davalı bu ödemenin ne kadar olduğunu açıkça söylememekte ancak Bayındırlık İşleri Genel Şartlaşması ile mukavelenin 33'üncü maddesi gereğince ödeme yapıldığını belirtmektedir."
Bidayet Mahkemesi yukarıdaki l. nedeni kabul etmemiş bu hususta şöyle- demiştir:
"Bu itirazları tek tek ele alınca birinci itirazın haksız olduğu sonucuna varmak mümkündür. Taraflar arasında imzalanmış sözleşmenin eki olan Bayındırlık İşleri Genel Şartlaşması sözleşmenin feshi halinde taraflar arasındaki karşılıklı hesaplaş-mayı hesap kesme işlemi olarak tanımlamış ve müteahhide ait malzeme alet ve avadanlığın satın alınmasından ayrı bir prosödüre tabi tutmuştur.
Müstedaaleyhi temsil eden savcı hesap kesme işlemi ile satın alma işleminin birlikte yapılmasının uygun olduğunu -iddia etmiştir. Ancak taraflar anlaşmaları ile bunun aksini kararlaştırmışlar ve bu işlemler için ayrı prosedür saptamışlardır. ........ ....... ................................................. Dolayisıyle mukavelenin feshi halindeki hesaplaşma ile davacı-ya ait malzeme alet ve avadanlığın satın alınmasını farklı mütalâa etmek gerekir."
Bidayet Mahkemesinin yukarıda iktibas edilen görüşleri ile hemfikiriz.
Bidayet Mahkemesi yukarıda özetlenen 2. nedeni geçerli olarak kabul etmiş ve şöyle demiştir:
"İkinc-i iddiaya gelince davalı 33'üncü maddeye göre ödeme yapıldığını iddia etmektedîr. 33'üncü madde şantiyede bulunan ihzaratın kıymetinin /80'inin ödemede nazarı itibara alınacağını belirtmektedir. .......................................... Bu nedenle malzeme-nin %80'inin ödendiğini iddia ve isbatlama olanağı davalaya verilmelidir. Dolayısıyle talebin %20'si için davacı hüküm almaya hak kazanmıştır.
Davacı lehine ve davalı aleyhine talebin %20'si için hüküm verilir. Geriye kalan miktar için davalı savunmasını -I4 güne kadar dosyalayacaktır."
Bidayet Mahkemesinin yukarıdaki görüşü varırken müdafaa avukatının, 15.4.1980 tarihinde istidanın duruşması yapılmazdan önce, Mahkemeye yaptığı beyanı göz önünde bulundurmadığı anlaşılmaktadır. O gün istidanın duruşmas-ı yapılmazdan önce taraflar Mahkemeye aşağıdaki şekilde beyanlarda bulunmuşlardır:
"Y. Boran: İstidaya ekli yemin varakasındaki olguları kabul ederim. Sadece ek olarak şunları belirtmek isterim. Esas mukavelenin davalı tarafından feshinden sonra inşaatta- durum tesbitine gidilmiştir. Bu bir kesin hesap işlemidir. Bu çalışmalara devam edilmekte olup henüz sonuçlanmamıştır. Taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmenin fotokopisi ile Bayındırlık İşleri Genel Şartlaşması ile Mukaveleyi Emare I ve II olarak ib-raz ederim.
K. Riza: İnşaattaki durum tesbitinîn halen devam ettiğini ben de kabul ediyorum. Bu durumda herhangi bir şahadet çağırmamıza gerek olmadığı kanısındayım. Sadece hitabede bulunmakla yetineceğim. Emarelerin ibrazına itirazım yoktur."
Müstedaale-yhin avukatının 'istidaya ekli yemin varakasındaki olguları' kabul ettiğine ve sadece kesin hesap işleminin tamamlanmadığını belirtmek istediğîne dair beyanı tezekkür edildiğinde bunun itiraznamede ileri sürülen ve el konulan malzemelere mahsuben ödeme yap-ıldığı hususundaki iddianın geri çekildiği ve itirazın sadece yukarıda belirtilen ve sonuçta Bidayet Mahkemesinin reddettiği l.. nedene münhasır tutulduğu anlamını taşıdığı görülür. Bu böyle olduğuna ve itirazın üzerine dayandığı l. nedeni reddettiğine gör-e Bidayet Mahkemesinin istida uyarınca müstedi lehine hüküm vermesi gerekirdi.
Söylenenlerden anlaşılacağı gibi müstenif yapmış olduğu istinafta muvaffak olmuştur.
Sonuç olarak istinaf kabul olunur ve Bidayet Mahkemesinin hükmü tadil edilerek müstenif da-vacı lehine TL189552.50 için hüküm verilir.
Aleyhine istinaf edilen davalı müstenif davacıya dava ve istinaf masraflarını ödeyecektir.
(Şakir Sıdkı İlkay) (Niyazi F. Korkut) (Aziz Altay)
Yargıç Yargıç - Yargıç
8 Ekim 1980
Full & Egal Universal Law Academy