-D.9/96 Yargıtay/Hukuk 38/95
Birleştirilmiş
(Dava No: 1194/93 ve 545/92; Lefkoşa)
Yüksek- Mahkeme Huzurunda
Mahkeme Heyeti: Celâl Karabacak, Mustafa H. Özkök, Gönül Erönen
İstinaf eden: Hasan Koçak, Zümrütköy
(Davacı)
ile
Aleyhine istinaf edilen: Kıbrıs Kredi Bankası Ltd., Lefkoşa
- (Davalı)
A r a s ı n d a
İstinaf eden namına: Avukat Kıvanç M. Riza
Aleyhine- istinaf edilen namına: Avukat Hüseyin Malyalı
H Ü K Ü M
Celâl Karabacak: Bu istinafta Mahkemenin hükmünü Sayın Yargıç Gönül Erönen okuyacaktır.
Gönül Erönen: Güzelyurt'ta oturum yapan Lefkoşa Kaza Mahkemesinde ikame edilmiş 545/92 sayılı dava ile Lef-koşa Kaza Mahkemesinde ikame edilen 1194/93 sayılı davalar birleştirilerek dinlendi.
545/92 sayılı davadaki Davacı banka Kıbrıs Kredi Bankası Ltd.'in iddia ve talepleri özetle şöyledir:
Davalı 1 şirket CEH Enterprise Ltd'in yetkilisi ve/veya direktörü -olan Davalı 2 takriben 28.4.1989 tarihinde Davacı banka nezdinde Davalı 1 şirket adına ibrazında alacaklı G.1007 no'lu cari hesap açmıştır. Davalı 1 şirket 28.4.1989 tarihi ile 22.9.1989 tarihleri arasında bu hesabı çalıştırmış ve şirketin yaptığı ödemeler-den sonra 15.3.1991 tarihinde şirketin bankaya 25.303.649.70TL ile 26.6.1990 tarihinden itiabren %68 faiz borcu kalmıştır. Banka bu meblağı müştereken ve/veya münferiden Davalılardan talep etmektedir. Davalı 2 Hasan Koçak ve Davalı 3 Ersin Arı, bu davada ş-irketin direktörleri sıfatıyle dava edilmektedirler.
Davalılar Davacının iddialarını red ve inkar ettikten sonra yukarıdaki iddia ve taleplere karşı savunmalarını şöyle yapmıştır:-
Davalı 1 Şirket adına açılan G.1007 no'lu hesap henüz davalı 1 şirket -kurulmadan açılmış olması nedeniyle banka ile Şirket arasında yasal olarak aktedilmiş bir anlaşmanın varlığından söz edilemez. Bu durumda Davalı 2 ve 3'ün direktörler olarak herhangi bir sorumlulukları yoktur. Neticede davalılar davanın masraflarla reddini- talep etmişlerdir.
1194/93 sayılı davadaki ihtilafa gelince: Bu dava 545/92 sayılı davadaki Davalı 2 Hasan Koçak tarafından 545/92 sayılı davadaki Davacı banka, Kıbrıs Kredi Bankası Ltd. aleyhine ikame edilmiş olup iddia ve talepleri özetle şöyledir:
-Davacı, davalı banka nezdinde 1 yıl vade ile 2,500 Sterlin yatırmış olduğunu, bu meblağın 1.5.1993 tarihinde vadesinin geldiğini, bankadan talep ettiği halde kendisine ödenmediğini ve konu hesapta bulunan parasının faizleriyle birlikte 3419,08 Sterlin'e ba-liğ olduğunu, muaccel olan bu meblağın 1.5.1993 tarihinden itibaren %11 faizleri ile birlikte ödenmesini talep etmektedir.
Davalının savunması ise şöyledir: -
Davacı, davalı banka nezdinde "CEH ENTERPRISE LTD." adına açılmış olan G.1007 no'lu borçlu c-ari hesap için talep etmekte olduğu parasını bloke etmiş ve "CEH ENTERPRISE LTD"in borçlu hesabına mahsup edilmesi hususunda "CEH ENTERPRISE LTD."in direktörü olarak yetki vermiştir. Bu yetkiye istinaden de dava konusu meblağı 15.3.1991 tarihinde, Türk par-asına çevrilmek suretiyle 23,447,880 TL olarak "CEH ENTERPRISE LTD"in G.1007 no'lu borçlu hesabına yatırmış dolayısıyle davacının da herhangi bir alacağı kalmamıştır. Davalı ayrıca davanın ret ve iptal edilmesini talep etmektedir.
545/92 sayılı davada Da-vacı davasını ispat etmek için 2 tanık dinletmiş ve 9 emare ibraz etmiştir. 1194/93 sayılı davadaki Davacı ve 545/92 sayılı davadaki Davalılar şahadet vermediler.
Birleştirilerek dinlenmiş olan bu iki davadaki kararında Kaza Mahkemesi, 545/92 sayılı dava-da aşağıdaki bulgulara vararak bankanın talebini ret etmiştir. Şöyle ki: -
25.7.1989 tarihinde şirketler mukayyitliğinde kayıt olunan davalı 1 şirketin direktörleri Davalı 2 ve 3'tür. Davalı 2, 28.4.1989 tarihinde Bankanın Güzelyurt şubesine müracaat ed-erek, şirket adına ibrazında alacaklı bir cari hesap, yani çek hesabı açılması hususunda müracaatta bulundu. Banka 28.4.1989 tarihinde talep edilen G.1007 no'lu hesabı davalı 1 Şirket adına açtı. Şirket adına hazırlanan çek defteri ise Davalı 2'ye verildi.- Davalı 2 aynı tarihte 2,500 Sterlin tutarında kendi adına vadeli döviz mevduat hesabı açtı ve bu hesabı şirkete ait G.1007 no'lu hesap için yazılı bloke belgesiyle bloke ettirdi. G.1007 no'lu hesap 3.5.1989'dan 29.6.1990 tarihine kadar çalıştırıldı ve şir-ketin birikmiş borcuna karşılık G.1007 no'lu cari hesap kartına işlendi. Davalı 2'nin sona ermiş olan döviz mevduat hesabı 30.4.1990 tarihinde yenilendi ve davalı 2 aynı tarihte ikinci bloke yetki formunu imzaladı. Şirketin 29.6.1990 tarihi itiabrıyle faiz-ler dahil 48,781,529,70TL borcu bulunmakta idi. Şirket 22.9.1989 tarihinden sonra bu hesabının çalışmasını durduttu. İhbarlara rağmen davalı 1 şirket borcunu ödemeyince, Davacı banka 15.3.1991 tarihinde ikinci bloke belgesine dayanrak davalı 2'ye ait ve 11-94/93 sayılı davada dava konusu olan vadeli döviz hesabındaki 2,896 Sterlin'i (faizler dahil) o günkü kur üzerinden bozdurup şirketin G.1007 no'lu hesabına yatırdı. Davalı 2'nin hanımına ait vadeli bloke hesabındaki 4,567,000 TL'de Davalı1 şirketin hesabın-a yatırılarak Davalı 1 şirket için toplam 23,477,880TL yatırım kabul etmiş oldu. Davalı 1'in 25,303,649,70TL borcu halen ödenmemiştir. Keza Mahkeme, 28.4.1989 tarihinde G.1007 no'lu hesap açıldığı zaman Davalı 1 şirketin henüz kayıtlı olmadığını, kayıtlı o-lmayan şirketin ise direktörü veya vekili de olamıyacağı noktasından hareket ederek, konu şirketin G.1007 no'lu hesabının açılmasından sonra yani 25.7.1989 tarihinde kurulduğu ve bu tarihten sonra tüzel kişilik kazanmış olduğu halde taraflar arasındaki bat-ıl (void) ilişkinin yeni bir mukavele ile geçerli kılınmaması nedeniyle konu şirketin direktörleri sıfatıyle dava edilen Davalı 2 ve Davalı 3 şirketin borcundan sorumlu tutulamıyacağı sonucuna varmış ve aynı sebeple davacının davasını reddetmiştir.
1194-/93 sayılı davada ise Kaza Mahkemesi aşağıdaki bulgulara varmıştır:-
Şirket direktörü olan 545/92 sayılı davadaki Davalı 2, Davacı banka aleyhine açtığı bu davadaki 545/92 sayılı dava neticesinde Davacı bankanın Davalı 2'ye ait hesabı bloke etme yetkisi -ile konu hesaptaki parayı şirketin borcuna aktarma yetkisi vardır ve konu döviz mevduat hesabından 2896 Sterlin tutarında para yukarıda belirtildiği şekilde şirketin G.1007 no'lu hesabına aktarılmıştır. 2896 Sterlin 545/92 sayılı davadaki davalı 2 ve bu da-vadaki davacı tarafından verilen yetki ile henüz kaydı yapılmayan bir şirketin hesabına yatırılmış ve işlem tamamlanmıştır. Bu nedenle banka nezdindeki mezkûr döviz hesabı kapanmış olduğundan bu davdaki davacının banka aleyhine herhangi bir dava sebebi kal-mamıştır.
1194/93 sayılı davadaki Davacı Hasan Koçak bu karara karşı huzurumuzdaki istinafı dosyalamıştır.
İstinaf ihbarnamesi dört istinaf sebebi içermekle birlikte bu istinaf maksatları bakımından bunları şöyle özetleyebiliriz:-
1) Davalının, Davac-ıya ait döviz mevduat hesabındaki takriben 2869 sterlin tutarındaki parayı 545/92 sayılı davadaki davalı 1 Şirketin G.1007 no'lu hesabına aktarmış olduğu cihetle, Davacının söz konusu döviz mevduat hesabının kapanmış olduğuna ve/veya davacının söz konusu d-övizlerinin kayıtsız bir şirketin hesabına yatırılması ile işlemin tamamlanmış olduğu cihetle, davanın reddine karar vermekle hata etmiştir.
2) Mahkeme, var olmayan bir şirketin vekilliğinden veya diektör-lüğünden bahsedilemeyeceğine karar verdikten sonr-a, var olmayan bir şirketin kefilliğinden söz etmenin olası olmadığına karar vermemekle ve var olmayan bir şirketin borcuna davacının parasının aktarılmasını doğru bulmakla hata etmiştir.
3) Mahkeme, 545/92 sayılı davada şirketin yok olduğuna karar verdi-ğine göre, var olmayan bir şirketin hesabına bloke yetki belgesi ile Davacıya ait dövizleri böyle bir şirketin borcuna aktarmaya yetkisi olduğu hususundaki bulguları hatalıdır.
4) Mahkeme, 545/92 sayılı davada şirketin sonradan kayıt edilmesiyle ve tüzel- kişilik kazanmış olmasının taraflar arasında yeni bir akit yapılmadıkça hukuki durumu değiştirmeyeceğine, ve yeni bir akit yapılmadığına karar verdikten sonra davacının davasını ret etmekle hata etmiştir.
Taraflar bu konular üzerinde Mahkemeye hitapta b-ulunup, şahadet dinletmediler.
Huzurumuzdaki istinaf, birleştirilmiş 545/92 ile 1194/93 sayılı davalarda verilen hükümden yapılmıştır. Bu istinaf, 1194/93 sayılı davadaki davacı Hasan Koçak (istinaf eden) aleyhine verilen hükümle ilgilidir.
Bu itibarla- 28.4.1989 tarihinde G.1007 no'lu hesap açıldığı zaman herhangi bir şirket henüz kayıtlı olmadığından aynı tarihte direktörü veya vekili de olamıyacağı, G.1007 no'lu hesabın açılmasından sonra yani 25.7.1989 tarihinde ise mekûr şirket kurulmuş ve tüzel kiş-ilik kazanmış olduğu halde taraflar arasında başlangıçta batıl olan ilişkinin yeni herhangi bir mukavele ile geçerli kılınmış olduğu için CEH Enterprise Ltd. isimli şirketin ve bu şirketin direktörleri olarak dava edilen Davalı 2 ve 3'n, konu şirketin borc-undan sorumlu tutulamıyacağı hususları Alt Mahkemece verilen hüküm sonucu 545/92 sayılı davada neticeye bağlanmıştır ve bu istinafta tartışma konusu değildir. Alt Mahkemenin bu konudaki bulgularını göz önünde bulundurarak huzurumuzdaki istinafı incelemeye -devam ediyoruz.
Sırası gelmişken şu hususa dikkat çekmek gerekir. Birleştirilmiş dinlenen bu davalarda 545/92 sayılı davadaki Davalı 2 ve 3'ün, şahsi kapasitelerinde dava edilmediklerini göz önünde bulundurarak, tüzel kişilik kazanmamış olan Davalı 1 Şir-ketin, kuruluş öncesi kurucuları veya teşvikcileri (promoters) keza kişisel, asli borçlu olarak veya başka şekilde sorumlulukları olup olmadığı ile ilgili hususlar taraflar arasında ileride mutemel başka bir davanın konusu yapılabileceği cihetle bu konuda -herhangi bir görüş beyan etmeyi doğru bulmuyoruz. Keza bu istinafta huzurumuzdaki Asli Borçlu (principal debtor) Davalı 1 Şirket olarak durmaktadır.
545/92 sayılı davada verilen karar neticesinde 545/92 sayılı davadaki Davacı ve 1194/93 sayılı davadaki D-avalı Bankanın, 545/92 sayılı davadaki Davalı 1 Şirketin borcuna istinaf edenin parasını aktarmakta hak veya yetkisi olup olmadığına bakmak gerekiyor.
Bu incelemeyi yaparken 1194/93 sayılı davada karşımıza şu soru çıkmaktadır:-
545/92 sayılı davada 28-.4.1989 tarihinde aktedildiği belirtilen G.1007 no'lu hesabın şirketi bağlayıp bağlamaması açısından hukuki olmayan varlığı (nullity), Banka ile istinaf eden arasında 1194/93 sayılı davaya konu olan mevduat hesabı bloke etme yetki belgelerinin geçerliliğin-i etkiler mi?
Değinildiği gibi G.1007 no'lu hesabın şirketi ve direktörlerini bağlamadığı hususu Alt Mahkemece irdelenmiş ve karara bağlanmıştır. Burada fazla incelemeye gerek duymamakla birlikte, kararımıza açıklık kazandırmak açısından bu konudaki huku-ki durumu bir kez daha anımsatmayı uygun görmketeyiz.
Bir şirketin ana sözleşmesinin tescili üzerinde Şirketler Mukayyidi o şirketin 'limited' bir şirket olarak kurulduğunu imzası ile tasdik eder ve kendisine bir tescil belgesi verir. Tescil belgesinin i-sdar tarihiden önce bir kuruluş hukuken var sayılmaz ve faaliyette bulunamaz. Şirket ancak hukuki şahsiyet kazandıktan sonra legal bir statü kazanmakta ve gerçek kişler olmadan akit yapmak için ehliyetli veya yetkili değildir. Bu nedenle tescilinden önce h-erhangi bir şirketin giriştiği akitler geçersiz veya yok sayılır (null and void). Aynı şekilde adına veya namına yapılan akitler de kendini bağlamaz.
Chitty on Contracts 2. Cilt 21. baskı sayfa 448'de şöyle denmektedir:-
"The rule that a party cannot be- liable upon a conrtact of guarantee unless the principal be also liable is, in some cases, true in form or words rather than in substance ...................... for, either he might be unable to urge the incapacity of the supposed principal, or he mght, b-y consruction of law, be himslef trated as the principal. In the main, however, the general rule stated above holds good, and it is likely that in the absence of special circumstances the guarantor in such a case would not be held liable."
-Bir şirketin kuruluşu aşmasında kurucuları tarafındn mezkûr şirketin faaliyete geçmesine hazırlık olarak bazı akitler veya işlemler yapılabilir. Kuruluştan önce, tescil öncesi akitler (Pre-incorporation contracts) yapıldığı takdirde şirketin kayıt ve tesc-ilinin yapılması üzerine burada bahsi geçen akitlerin, şirketi bağlaması istendiği takdirde, bir çok işlem veya anlaşma şekilleri kullanılabilir. Aksi takdirde yeni bir girişim veya anlaşma yapılmaksızın başlangıçta geçersiz olan akitler sadece şirket tara-fından geriye dönük bir kararla tasdik veya onaylanmakla geçerli kılınamaz (by ratification or adoption of contracts). Bir başka ifadeyle, hükmü şahsiyet kazanmadan önce yapılan "tescil öncesi akitler", (Pre-incorporation contracts), tescilden ve hükmü şah-siyet kazandıktan sonra kendi başlarına geçerli olamazlar veya devam etmezler. Dolayısıyle şirket, tescil öncesi yaptığı akte ancak, tescilden sonra yeniden yapacağı sözlü, yazılı veya zımni bir anlaşma ile bağlanabilir.
Re Empress Engineering Co. 16 Ch.- D 125, 128 M.R. Sir George Jessel şöyle demiştir:-
"It does not follow from that that acts may not be done by the company after its formation which make a new contract to the same effect as the old one, but that stands on a different principle."
1886 C-d. Div. Re Northumberland Ave Hotel Co. davada sayfa 21'de Lopes L.J. şu hususalra yer vermiştir:-
"The question is whether there was a contracts between Wallies and the Company. There no doubt was an agreement between a man called Nunneley, who agent fo-r Wallis, and a man named Doyle, who decribed himself as trustee for the company. But at that time the company was not incorporated, and therefore it is perfectly clear that the agreement was inoperative as againsy the company. It is also equally clear tha-t the company,a fter it came into existence, could not ratify that contract, because the company was not in existence at the time the contract was made. No doubt the company, after it came into existence, might have entered into a new cotact upon the same -terms as the agreement od the 24th July 1882, and we are asked to infer such a contract from the conduct and transactions of the company after they came into existence. It seems to me impossible to infer such a contract, for it si celar to my mind that the- company never intended to make anu new contract, because they firmly believede taht the contract of the 24th of July was in existence, and was a binding valid contract. Everything that was done by them after tehri incoprporation appears to me to be based -upon the assumption that the contract of the 24th of July, 1882, was an existing and binding contract."
(Bak ayrıca bu konuda:- Palmer's Company Law 24. Bskı sayfa 277, 299; Newborne v. Sensolid (Great Britain) 1954 1QB 45., Kelner and Baxter 1867 L.R. 2 -C.P. 174; Company La - Janet Line 2. baskı sayfa 20, 67, 71; Howard v. Patent Ivory 1888 38 Ch D 156; Collen v. Wright 1857 8 E&B 647; Phonograph v. lane 1982 QB 938.)
Huzurumuzdaki meselede CEH Enterprise Ltd. Şirketi, banka ile herhangi bir anlaşma yap-mamış ve nezdinde hesap açmamıştı. Başka bir deyişle, kurulup tescil edildikten sonra CEH Enterprise Ltd. Şirketinin ve/veya bankanın karşılıklı yaptıkları işlemler taraflar arasında herhangi bir resmi ve geçerli anlaşmanın varlığına işaret etmemektedir. Ş-irketin gerek Ana Sözleşmesi gerekse Tüzüğünde ilgili banka ile bir anlaşma yapıldığından veya hesap açıldığından bahsedilmemektedir. Gerek birinci bloke yetki belgesinde gerekse ikinci bloke yetki belgesinden anlaşılacağı üzere yapılan tüm işlemler G.1007- no'lu hesabın şirketi bağladığı ve kurulup tescil edildikten sonra devam ettiği varsayımı ile yapılmıştır.
Bu gerçekler ışığında konuya yaklaştığımızda, istinaf edenin imzalamış olduğu bloke yetki belgelerinin ne anlam taşıdığına bakmak gerekir.
Emare- bloke yetki belgelerinden de görülebileceği üzere genelde bloke yetki belgesi veren kişi, bankanın kendisine kredi verme veya diğer banka hizmetlerinde kolaylık göstermesi karşılığında bankaya karşı olan borçlarının ödenmesi veya taahhütlerinin yerine get-irilebilmesine kefil olmuş demektir. Bir başka deyişle banka, bloke yetkisi veren kişinin bu yetki ile ilgili banka hesabında mevcut olan aktinin 3. kişiden alacağı veya aynı şahıstan bir başka hesabı nedeniyle hasıl olan alacağını, borçlu hesaba aktararak- almasını sağlar. İvaz, kendi parasına karşılık bankanın başkasına veya bir başka hesaba para vermesidir.
Birinci bloke yetki belgesi 28.4.1989 tarihinde şirketin tescilinden önce yapılmıştır. Bu husus taraflarca bilinmekte idi. Yukarıda izah ettiğimiz g-ibi bu tarihte şirket akit yapamıyacağı gibi müstakbel direktörleri veya temsilcileri de adına veya namına herhangi bir belge imzalayamazdı. İstinaf eden ile aleyhine istinaf edilen banka arasında yapılan cari hesap anlaşmasının, kurulduktan sonra 545/92 s-ayılı davadaki Davalı 1 şirketi bağlaması veya bu şirketin kayıt ve tescili tamamlanmadan açılan G.1007 no'lu hesaptan sorumlu tutulması mümkün değildir. Nerede kaldı ki şirket ilgili tarihte henüz hükmü şahsiyeti olmayan asıl (principal) borçlu olarak yok- sayılmakta ve sorumlu tutulamamakatdır. Bu cihetle, bu şirketin aynı tarihte direktör, kefil veya vekili de olamaz ve bunların vermiş olduğu bloke yetki belgesi de geçerli olamazdı.
İkinci bloke yetki belgesi ile birincisi arasında sadece iki fark bulun-maktadır. İkinci bloke yetki belgesinin verildiği 30.4.1990 tarihinde CEH Enterprise Ltd. Şirketi tescil edilmiş olup faaliyete geçmiş bulunmakta idi. İkinci bloke yetki belgesi, birinci bloke yetki belgesinden ayrı bir akit olmakla birlikte, bu belgeyi is-tinaf edenin şahsen imza ettiği görülmektedir. İkinci bloke yetki belgesi, şirketin kurulduğu 25.7.1989 tarihinden sonra şirketi bağladığına inanılan aynı G.1007 no'lu hesabın geçerli olduğu varsayılarak yapılmıştır. Bu durumda var olmayan (null and void)- bir anlaşma (G.1007 no'lu hesap) ikinci bloke yetki belgesinin temelini oluşturmaktadır. Bu itibarla, ikinci bloke yetki belgesinin hükümsüz olmaktan kurtarılması mümkün değildir. Şöyle ki:- konu G.1007 no'lu hesap CEH Enterprise Ltd.'i sorumlu tutamıyaca-ğına ve bağlayıcı olamayacağına göre, istinaf edenin de ikinci bloke yetki belgesi vermiş olsa bile legal ve var olmayan asli borçlu şirketin hesabından vekili veya kefili olarak sorumlu olamıyacağının kabul edilmesi gerekir.
Yukarıdaki nedenlerle aleyhi-ne istinaf edilen Bankanın istinaf edenin şahsi hesabından G.1007 no'lu hesaba aktarma yapmaya yetkisi veya hakkı bulunmamaktadır.
Alt Mahkeme 545/92 sayılı davada şirketin yok sayıldığı, bu nedenle şirketin direktörleri veya vekilinden bahsedilemiyeceği-ne ve bunun neticesinde açılan G.1007 no'lu hesabın geçersiz olduğu cihetle o davadaki Davalıların sorumlu olamıyacaklarına ilişkin bulgu yapmış olmasına rağmen, bloke yetki belgesine dayanarak istinaf edenin döviz hesabınaki parasının G.1007 no'lu hesaba -aktarılmasıyla istinaf edenin banka nezdinde döviz hesabının kapanmış olduğu ve alacağı olmadığı şeklinde karar vermekle hata etmiştir.
Yukarıdakilerden anlaşılacağı üzere 1194/93 sayılı davada Alt Mahkeme talep takirinin 6(a) paragrafı mucibince davacı -(istinaf eden) lehine 3419.08 sterlin ile bu meblağ üzerinden 1.5.1993 tarihinden itibaren senelik %11 faiz için hüküm vermesi gerekirdi. Alt Mahkeme bu doğrultuda hüküm vermemekle ve Davacının talebini ret etmekle hata etmiştir.
Keza yukarıdaki sonuca v-ardıktan sonra istinaf ihbarnamesinde G.1007 no'lu hesap kartlarında şirket isminin "C.E.H. Enterprise Ltd." olarak yazılmış olması ile ilgili yer alan diğer hususlara değinmeye gerek duymuyoruz.
Sonuç olarak istinaf kabul edilir. Alt Mahkemenin 1194/93 -sayılı dava ile ilgili vermiş olduğu hüküm iptal edilir ve yerine Davacı lehine Davalı aleyhine talep takriri doğrultusunda 3419.08 sterlin ile bu meblağ üzerinden 1.5.1993 tarihinden itibaren nihai tediye tarihine değin senelik %11 faiz için hüküm ve emi-r verilir.
İstinafın özelliği bakımından masraflarla ilgili herhangi bir emir verilmez.
(Celâl Karaabcak) (Mustafa H. Özkök) (Gönül Erönen)
Yargıç Yargıç - Yargıç
28 Haziran 1996
Full & Egal Universal Law Academy