-D.16/98 Yargıtay/Hukuk 38/97
(İstida-İstinaf No:37/96;Girne)
YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA.
Mahkeme Heyeti : Taner Erginel, Nevvar Nolan, Mustafa H. Özkök.
İstinaf edenl-er. l. Tapu ve Kadastro Dairesi Müdürü, Lefkoşa
2. Ahmet Behzat Aziz Beyli, Lefkoşa
3. Halide Ahmet Raşit, (Raşit Ahmet Raşit
Terekesi İdare Memuru sıffatıyle), Lefkoşa
4. Münür Ünsal, Lefk-oşa
5. Ali Niyazi Fikret, Lefkoşa
6. Rauf Ünsal, Lefkoşa
7. Orhan S.Oktay, Lefkoşa
(Müstedaaleyhler)
- ile -
Aleyhine istinaf edilen:- Şakir Sıtkı İlkay, Lefkoşa
(Müstedi)
A r a s ı n d a.
İstinaf, Girne Kaza Mahkemesinin 37/96 sayılı İstida-İstinafta
16.4.1997 tarihinde verdiği karara karşı y-apılmıştır. Karar Mahkeme Başkanı Talât Derviş Refiker tarafından verilmiştir.
İstinaf edenler namına: Avukat Ergin Ulunay
Aleyhine istinaf edilen namına: Avukat Kıvarıç Rıza.
---------------------
H Ü K Ü M
Taner Erginel: İstinaf Edenler (İlk Mah-kemede Müstedaaleyhler olup bundan böyle Geçit Talep Edenler diye anılacaktır) Tapu ve Kadastro Dairesine başvurarak Ozanköyde bulunan parsel 317 ve 318 numaralı taşınmaz mallarından kamu yoluna ulaşabilmek
için bir geçit istediler. Tapu ve -Kadastro Dairesinin
aleyhine İstinaf Edilene ait (İlk Mahkemede Müstedi olup
bundan böyle Geçit Talep Edilen diye anılacaktır) parsel
319'dan geçit vermesi üzerine Geçit Talep Edilen, Tapu ve
Kadastro Dairesinin bu kararına karşı Girne Kaza Mahkemesinde-
bir İstida-İstinaf dosyaladı. İstida-İstinafa karşı savunma
dosyalayan Geçit Talep Edenlerin avukatı öncelikle usül
itirazları üzerinde durdu. İstinaf nedenlerinin istidada yer almadığını ve kararın bir suretinin istinaf ihbarnamesine eklenmediğini öne- süren Geçit Talep Edenlerin avukatı İstida-
İstinafın bu nedenle, geçersiz olduğunu ve iptal edilmesi
gerektiğini iddia etti. Bu itiraz üzerine Geçit Talep
Edilenin avukatı İstida-İstinafı tadil ederek öne sürülen
hataları ortadan kaldırmak istedi. Geç-it Talep Edenlerin
avukatı bu tadil talebine de karşı çıktı ve İstida-İstinafı
tadil etmenin mümkün olmadığını öne sürdü.
İlk Mahkenıe bu usül tartışmasını dinledikten sonra Geçit
Talep Edenlerin avukatının usul itirazlarını reddetti ve
tadile izin v-ererek istida-istinafın esasını dinlemeye karar
verdi.
Önümüzdeki istinaf İlk Mahkemenin bu kararına karşı
yapılmış olup bu İstinafta Geçit Talep Edenler usul
itirazlarında ısrar etmekte, diğer bir ifadeyle Geçit Talep
Edilenin dosyaladığı istida-isti-nafın usul yönünden iptal
edilmesini dolayısıyle Tapu ve Kadastro Dairesinin kararının
geçerli kalmasını istemektedirler.
İstinafın olguları özetle şöyledir. Geçit Talep
Edenlerin Ozanköyde 317 ve 318 parsel numaralı bir taşınmaz malları bul-unmaktadır.Bu mala komşu 319 numaralı parsel ise Geçit Talep Edilene aittir. Geçit Talep Edenlere ait
parsellerin kamu yoluyla bağlantısı olmadığından Geçit Talep Edenler Tapu ve Kadastro Dairesirıe başvurarak bir geçit talep ettiler. 1978, Taşınmaz Mal -(Geçit Verme) Tüzüğünün 3'üncü maddesine dayanarak yapılan bu müracaat üzerine Tapu ve
Kadastro Dairesi malların bulunduğu yeri ziyaret etti ve Geçit Talep Edilene gönderdiği 28.11.1996 tarihli yazıda geçitin
Geçit Talep Edilene ait parsel 319'dan geçmes-inin uygun ve gerekli olduğunu bildirdi. Bu karara karşı Geçit Talep Edilen Girne Kaza Mahkemesinde 20 Aralık 1996 tarihli 37/1996 sayılı İstida-İstinafı dosyaladı ve kararın gerekli araştırma yapılmadan ve kendisine söz hakkı verilmeden alındığını öne sür-erek iptalini talep etti. İstida-İstinaf isminden anlaşılabileceği gibi hem istida hem de istinaf olduğu için müracaatın nasıl kaleme alınacağı tartışma konusu oldu. Geçit Talep Edilen avukatı müracaatı olağan bir istida şeklinde
kaleme aldı. Yani olgu ve- gerekçeleri yeminnameye yazarak istidada sadece talebi belirtti. Yapılan müracaatın bir istidadan çok istinaf olduğunu düşünen Geçit Talep Edenler avukatı ise bir istida dosyalayarak İstida-İstinafın yeterince gerekçe içermediğini ve Tapu Dairesi Müdürünü-n kararının bir suretinin istinaf ihbarnamesi ile birlikte dosyalanmadığını bu nedenle iptal edilmesi gerektiğini öne sürdü. Bu istida
üzerine müracaatında değiŞiklik yapmayı kabul eden Geçit Talep Edilen avukatı 5 Mart 1997 tarihli tadil istidasını
dosy-alayarak İstida-İstinafın şeklini değiştirmek istedi.
Özetle yeminnamede yer alan gerekçeleri istinafın metnine alıp
kararın bir suretini de eklemek suretiyle İstida-İstinafı
Yargıtayda dosyalanan istinaf ihbarnamelerine benzetmeye
çalıştı. Ge-çit Talep Edenlerin avukatı bu tadil istidasına
itiraz etti. İlk Mahkeme her iki istidayı birlikte dinleyerek
karara bağladı. Tarafların tanık dinletmeyip yasal argüman
yapmakla yetindikleri duruşma sonunda İlk Mahkeme şöyle dedi.
"Müstedinin (Geçit Ta-lep Edilen) 1956 Taşınmaz Mal
(Taşınmaz Kayıt ve Kıymet Takdiri) Tüzüğünün 5 ve 7.maddelerine uygun olarak İstida/İstinafı
dosyalamadığı diğer bir ifade ile müstedinin istinaf sebeplerini istidanın metninde belirtmediği ve
istidasını Tapu Dairesi Müdürü-nün kararının bir
sureti ile birlikte dosyalamadığı doğru olmakla
beraber İstida/İstinaf'a ekli Yemin Varakası'nda
olgular ile birlikte istinaf sebeplerinin de yer
aldığı görülmektedir. Oysa yukarıda temas edilen
yasa maddelerine göre istinaf sebepler-inin istidanın metninde, olguların ise Yemin Varakası'nda
belirtilmesi ve Tapu Dairesi Müdürünün kararının
bir suretinin de İstida/İstinaf ile birlikte
dosyalanması gerekirdi. İstinaf sebeplerinin
Yemin Varakası'nda yer alrzıasına karşın istidanın
met-ninde yer almamasının ve keza istidanın Tapu
Müdürünün kararının bir sureti ile birlikte dosyalanmamasının şekil ve biçim bakımından bir
eksiklik olduğu ve bunun bir usulsüzlük olarak değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılması
olası mı?"
...........-.....
"Dolayısıyle yukarıda atıfta bulunduğum istinaf
kararları ışığında huzurumdaki meselede istinaf sebeplerinin Yemin Varakası'nda yer almasına
karşın istidanın metninde yer almamasının ve keza İstida/İstinaf'ın Tapu Müdürünün şikayet konusu
yapıla-n kararının bir sureti ile dosyalanmamış
olmasının esasa ilişkin ve istidayı doğrudan
geçersiz kılacak bir eksiklik olmadığı ve bu
eksikliğin E.64 N.l kapsamında bir usulsüzlükten
ibaret olduğu sonucuna varmakta ve bulgu
ya-pmaktayım. "
...................
-"Müstedinin yapmış olduğu Tadilat İstidası'nı yukarıda atıfta bulunduğum istinaf kararı ışığında değerlendirmeye tabi tuttuğum zaman yapılması
istenen Tadilatın müstedinin istidasının takdim edilmesinde makul surette gerekli olduğu; tadilat isteminin maku-liyet sınırını aşan bir süre
içerisinde yapılmadığı ve tadilat isteminin kabulü halinde karşı tarafa zarar verilmesinin söz konusu olmadığı ve her hal ve karda bu zararın zay olan masrafların müstedi tarafından kendisine ödenmesi sureti ile telafi edilebi-leceği; tadilat isteminin kabul edilmesi halinde ise karşı tarafın muktesep haklarının etkilenmesinin söz konusu olmadığı sonucuna varmakta ve bulgu yapmaktayım."
-
Bu karara karşı önüınüzdeki istinafı dosyalayan Geçit
Talep Edenler avukatı yapılan usül hatalarının ciddi hatalar
olduğunu ve İstida-İstinafın yoklukla malul olduğunu iddia
etmektedir.
İstinafta karar verilınesi gereken Geçit Talep Edilenin avukatın-ın yaptığını kabul ettiği ve tadil istidası ile
düzeltmeye çalıştığı hataların bir usulsüzlük mü yoksa
bir hükümsüzlük mü olduğudur. Eğer hükümsüzlük sözkonusu ise
İstida-İstinaf yok sayılacak dolayısıyle tadili mümkün
olmıyacaktır.
Yargıtay/Hukuk 47/-97 D.11/97 sayfa 10'da Şöyle
denmektedir.
"Görüleceği gibi içtihatlar hükümsüzlükle
usulsüzlüğü birbirinden ayıracak sınırı kesin
olarak belirlemiş değillerdir. Ancak hüküm-
süzlük olması için önemli bir hukuk kuralının
ihlâl edilmesi ve dolayısıyle ön-emli bir hatanın
yapılmış olması gerektiği ve tereddütlü
durumlarda takdir hakkının kullanılmasına olanak
veren usulsüzlük teşhisinin tercih edilmesi
gerektiği vurgulanmıştır."
Burada hangi önemli usül kuralı ihlâl edilmiştir ki bir
hükümsüzlük- söz konusu olabilsin?
Yukarıda alıntı yaptığım kararın bir başka bölümünde
şöyle denmektedir.
"Usul kurallarını koyan kural koyucunun amacı
taraflardan birinin diğerine haksızlık yapmasını
önlemek ve davanın âdil bir sonuca ulaşmasını
sağlamaktır. K-ural koyucu katı ve anlamsız
kurallar koyarak haksız sonuçlara varılmasını
amaçlamaz. Aksine âdil bir sonuca ulaşmaya
çalışan yargıca yol göstermek amacıyla usul
kurallarını saptar ve yargıcın takdir hakkını da
kullanarak adaleti gerçekleştirmesini be-kler."
Burada Geçit Talep Edilenin avukatı İstida-İstinafı
Yargıtayda dosyalanan istinaflar gibi değil de istida gibi dosyalamakla Geçit Talep Edenlere en küçük bir haksızlık
yapmış değildir. Çünkü Geçit Talep Edenlerin öğrenmek
istedikleri tüm bilgile-r yeminnamede yer almıştır. Pratikte
hiç fark olmaınasına rağmen daha sonra İstida-İstinafı
dosyalayan avukat bir hata yaptığını kabul etmiş ve düzeltme
yönüne gitmiştir. Eğer bir hata varsa bu hatanın Mahkemenin
takdiri ile düzeltilebilecek bir usul h-atasından yani
"usulsüzlükten" başka birşey olması söz konusu değildir. İlk
Mahkeme de takdir hakkını kullanarak hatanın düzeltilmesine
izin vermiştir. Bu düzeltme nedeniyle Geçit Talep Edenlere
herhangibir haksızlık olınuş değildir. Bu nedenlerle istin-afın
başarılı olamadığı görüşündeyiz. Dolayısıyle istinaf
masraflarla reddedilir. Bu durumda istida-istinafın esasına
geçmek ve Tapu Müdürü kararının doğru olup olmadığını tartışmak gerekecektir.
Taner ErginelNevvar NolanMustafa H.Özkök
Yargıç-YargıçYargıç
3 Nisan 1998
-1
7
1
7
-
Full & Egal Universal Law Academy